2270. Hadis
حَدَّثَنَا نَصْرُ بْنُ عَلِيٍّ، حَدَّثَنَا عَبْدُ الْوَهَّابِ الثَّقَفِيُّ، حَدَّثَنَا أَيُّوبُ، عَنْ مُحَمَّدِ بْنِ سِيرِينَ، عَنْ أَبِي هُرَيْرَةَ، قَالَ قَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم " إِذَا اقْتَرَبَ الزَّمَانُ لَمْ تَكَدْ رُؤْيَا الْمُؤْمِنِ تَكْذِبُ وَأَصْدَقُهُمْ رُؤْيَا أَصْدَقُهُمْ حَدِيثًا وَرُؤْيَا الْمُسْلِمِ جُزْءٌ مِنْ سِتَّةٍ وَأَرْبَعِينَ جُزْءًا مِنَ النُّبُوَّةِ وَالرُّؤْيَا ثَلاَثٌ فَالرُّؤْيَا الصَّالِحَةُ بُشْرَى مِنَ اللَّهِ وَالرُّؤْيَا مِنْ تَحْزِينِ الشَّيْطَانِ وَالرُّؤْيَا مِمَّا يُحَدِّثُ بِهَا الرَّجُلُ نَفْسَهُ فَإِذَا رَأَى أَحَدُكُمْ مَا يَكْرَهُ فَلْيَقُمْ وَلْيَتْفُلْ وَلاَ يُحَدِّثْ بِهَا النَّاسَ قَالَ وَأُحِبُّ الْقَيْدَ فِي النَّوْمِ وَأَكْرَهُ الْغُلَّ الْقَيْدُ ثَبَاتٌ فِي الدِّينِ " . قَالَ وَهَذَا حَدِيثٌ حَسَنٌ صَحِيحٌ .
Bize Nasr b. Ali anlattı; bize Abdülvehhâb es-Sekafî anlattı; bize Eyyûb anlattı; Muhammed b. Sîrîn’den; Ebû Hureyre’den rivayet edildiğine göre şöyle demiştir: Resûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu: “Zaman yaklaştığında (kıyamet yaklaştığında) müminin rüyası neredeyse hiç yalan çıkmaz. Rüyası en doğru olanınız, sözü en doğru olanınızdır. Müslümanın rüyası, peygamberliğin kırk altı cüzünden bir cüzdür. Rüya üç çeşittir: Salih rüya Allah’tan bir müjdedir; şeytandan [gelen ve insanı] üzen rüya vardır; bir de kişinin kendi kendine düşündüğü şeylerden [doğan rüya] vardır. Biriniz hoşlanmadığı bir rüya gördüğünde kalksın, [sol tarafına] tükürsün (üfleyip tükürür gibi yapsın) ve onu insanlara anlatmasın.” [Râvi] dedi ki: “Uykuda (rüyada) bağı severim, boyun halkasından (lâle/kelepçe) ise hoşlanmam; bağ, dinde sebat demektir.” Ebû Îsâ dedi ki: Bu hadis hasen sahihtir.
2271. Hadis
حَدَّثَنَا مَحْمُودُ بْنُ غَيْلاَنَ، حَدَّثَنَا أَبُو دَاوُدَ، عَنْ شُعْبَةَ، عَنْ قَتَادَةَ، أَنَّهُ سَمِعَ أَنَسًا، عَنْ عُبَادَةَ بْنِ الصَّامِتِ، أَنَّ النَّبِيَّ صلى الله عليه وسلم قَالَ " رُؤْيَا الْمُؤْمِنِ جُزْءٌ مِنْ سِتَّةٍ وَأَرْبَعِينَ جُزْءًا مِنَ النُّبُوَّةِ " . قَالَ وَفِي الْبَابِ عَنْ أَبِي هُرَيْرَةَ وَأَبِي رَزِينٍ الْعُقَيْلِيِّ وَأَبِي سَعِيدٍ وَعَبْدِ اللَّهِ بْنِ عَمْرٍو وَعَوْفِ بْنِ مَالِكٍ وَابْنِ عُمَرَ وَأَنَسٍ . قَالَ وَحَدِيثُ عُبَادَةَ حَدِيثٌ صَحِيحٌ .
Bize Mahmûd b. Gaylân anlattı; bize Ebû Dâvûd anlattı; Şu’be’den; Katâde’den; onun Enes’ten işittiğine göre; Ubâde b. es-Sâmit’ten rivayet edildiğine göre Nebi sallallâhu aleyhi ve sellem şöyle buyurmuştur: “Müminin rüyası, peygamberliğin kırk altı cüzünden bir cüzdür.” Ebû Îsâ dedi ki: Bu konuda Ebû Hureyre, Ebû Rezîn el-Ukaylî, Ebû Saîd, Abdullah b. Amr, Avf b. Mâlik, İbn Ömer ve Enes’ten de hadis rivayet edilmiştir. Ebû Îsâ dedi ki: Ubâde’nin hadisi sahih bir hadistir.
2272. Hadis
حَدَّثَنَا الْحَسَنُ بْنُ مُحَمَّدٍ الزَّعْفَرَانِيُّ، حَدَّثَنَا عَفَّانُ بْنُ مُسْلِمٍ، حَدَّثَنَا عَبْدُ الْوَاحِدِ يَعْنِي ابْنَ زِيَادٍ، حَدَّثَنَا الْمُخْتَارُ بْنُ فُلْفُلٍ، حَدَّثَنَا أَنَسُ بْنُ مَالِكٍ، قَالَ قَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم " إِنَّ الرِّسَالَةَ وَالنُّبُوَّةَ قَدِ انْقَطَعَتْ فَلاَ رَسُولَ بَعْدِي وَلاَ نَبِيَّ " . قَالَ فَشَقَّ ذَلِكَ عَلَى النَّاسِ فَقَالَ " لَكِنِ الْمُبَشِّرَاتُ " . قَالُوا يَا رَسُولَ اللَّهِ وَمَا الْمُبَشِّرَاتُ قَالَ " رُؤْيَا الْمُسْلِمِ وَهِيَ جُزْءٌ مِنْ أَجْزَاءِ النُّبُوَّةِ " . وَفِي الْبَابِ عَنْ أَبِي هُرَيْرَةَ وَحُذَيْفَةَ بْنِ أَسِيدٍ وَابْنِ عَبَّاسٍ وَأُمِّ كُرْزٍ . قَالَ هَذَا حَدِيثٌ حَسَنٌ صَحِيحٌ غَرِيبٌ مِنْ هَذَا الْوَجْهِ مِنْ حَدِيثِ الْمُخْتَارِ بْنِ فُلْفُلٍ .
Bize Hasan b. Muhammed ez-Za’ferânî anlattı; bize Affân b. Müslim anlattı; bize Abdülvâhid -yani İbn Ziyâd- anlattı; bize el-Muhtâr b. Fülfül anlattı; bize Enes b. Mâlik anlattı; şöyle dedi: Resûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu: “Şüphesiz risâlet (elçilik) ve nübüvvet (peygamberlik) sona ermiştir; benden sonra artık ne bir resûl ne de bir nebi vardır.” [Enes] dedi ki: Bu durum insanlara ağır geldi. Bunun üzerine [Resûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem]: “Fakat mübeşşirât (müjdeleyiciler) vardır” buyurdu. “Ey Allah’ın Resûlü! Mübeşşirât nedir?” dediler. [Resûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem]: “Müslümanın rüyasıdır ve o, peygamberliğin cüzlerinden (parçalarından) bir cüzdür” buyurdu. Bu konuda Ebû Hureyre, Huzeyfe b. Esîd, İbn Abbâs ve Ümmü Kürz’den de hadis rivayet edilmiştir. Ebû Îsâ dedi ki: Bu hadis, el-Muhtâr b. Fülfül’ün hadisi olarak bu tarikten hasen sahih garibtir.
2273. Hadis
حَدَّثَنَا ابْنُ أَبِي عُمَرَ، حَدَّثَنَا سُفْيَانُ، عَنْ مُحَمَّدِ بْنِ الْمُنْكَدِرِ، عَنْ عَطَاءِ بْنِ يَسَارٍ، عَنْ رَجُلٍ، مِنْ أَهْلِ مِصْرَ قَالَ سَأَلْتُ أَبَا الدَّرْدَاءِ عَنْ قَوْلِ اللَّهِ تَعَالَى: (لَهُمُ الْبُشْرَى فِي الْحَيَاةِ الدُّنْيَا ) فَقَالَ مَا سَأَلَنِي عَنْهَا أَحَدٌ غَيْرَكَ إِلاَّ رَجُلٌ وَاحِدٌ مُنْذُ سَأَلْتُ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم سَأَلْتُ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم فَقَالَ " مَا سَأَلَنِي عَنْهَا أَحَدٌ غَيْرَكَ مُنْذُ أُنْزِلَتْ هِيَ الرُّؤْيَا الصَّالِحَةُ يَرَاهَا الْمُسْلِمُ أَوْ تُرَى لَهُ " . قَالَ وَفِي الْبَابِ عَنْ عُبَادَةَ بْنِ الصَّامِتِ . قَالَ هَذَا حَدِيثٌ حَسَنٌ .
Bize İbn Ebî Ömer anlattı; bize Süfyân anlattı; Muhammed b. el-Münkedir’den; Atâ b. Yesâr’dan; Mısır ehlinden bir adamdan rivayet edildiğine göre şöyle demiştir: Ebü’d-Derdâ’ya Allah Teâlâ’nın: { لَهُمُ الْبُشْرَى فِي الْحَيَاةِ الدُّنْيَا } “Dünya hayatında da [onlar için] müjde vardır” [Yûnus: 64] kavlini sordum. Şöyle dedi: Ben Resûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem’e sorduğumdan bu yana, senden ve bir kişiden başka hiç kimse bunu bana sormadı. Ben Resûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem’e sorduğumda şöyle buyurmuştu: “Bu [ayet] indirildiğinden beri senden başka hiç kimse bunu bana sormadı. O, Müslümanın gördüğü veya kendisi için görülen salih rüyadır.” Ebû Îsâ dedi ki: Bu konuda Ubâde b. es-Sâmit’ten de hadis rivayet edilmiştir. Ebû Îsâ dedi ki: Bu hadis hasendir.
2274. Hadis
حَدَّثَنَا قُتَيْبَةُ، حَدَّثَنَا ابْنُ لَهِيعَةَ، عَنْ دَرَّاجٍ، عَنْ أَبِي الْهَيْثَمِ، عَنْ أَبِي سَعِيدٍ، عَنِ النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم " أَصْدَقُ الرُّؤْيَا بِالأَسْحَارِ "
Bize Kuteybe anlattı; bize İbn Lehîa anlattı; Derrâc’dan; Ebü’l-Heysem’den; Ebû Saîd’den; Nebi sallallâhu aleyhi ve sellem’den rivayet edildiğine göre şöyle buyurmuştur: “Rüyaların en doğrusu seher vakitlerinde [görülenidir].”
2275. Hadis
حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ بَشَّارٍ، حَدَّثَنَا أَبُو دَاوُدَ، حَدَّثَنَا حَرْبُ بْنُ شَدَّادٍ، وَعِمْرَانُ الْقَطَّانُ، عَنْ يَحْيَى بْنِ أَبِي كَثِيرٍ، عَنْ أَبِي سَلَمَةَ، قَالَ نُبِّئْتُ عَنْ عُبَادَةَ بْنِ الصَّامِتِ، قَالَ سَأَلْتُ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم عَنْ قَوْلِهِ (لَهُمُ الْبُشْرَى فِي الْحَيَاةِ الدُّنْيَا ) قَالَ " هِيَ الرُّؤْيَا الصَّالِحَةُ يَرَاهَا الْمُؤْمِنُ أَوْ تُرَى لَهُ " . قَالَ حَرْبٌ فِي حَدِيثِهِ حَدَّثَنِي يَحْيَى بْنُ أَبِي كَثِيرٍ . قَالَ أَبُو عِيسَى هَذَا حَدِيثٌ حَسَنٌ .
Bize Muhammed b. Beşşâr anlattı; bize Ebû Dâvûd anlattı; bize Harb b. Şeddâd ve İmrân el-Kattân anlattılar; Yahyâ b. Ebî Kesîr’den; Ebû Seleme’den rivayet edildiğine göre şöyle demiştir: Bana Ubâde b. es-Sâmit’ten haber verildiğine göre şöyle demiştir: Resûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem’e: { لَهُمُ الْبُشْرَى فِي الْحَيَاةِ الدُّنْيَا } “Dünya hayatında da [onlar için] müjde vardır” [Yûnus: 64] ayeti hakkında sordum. Şöyle buyurdu: “O, müminin gördüğü veya kendisi için görülen salih rüyadır.” Harb kendi rivayetinde: “Bana Yahyâ b. Ebî Kesîr anlattı” demiştir. Ebû Îsâ dedi ki: Bu hadis hasendir.
2276. Hadis
حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ بَشَّارٍ، حَدَّثَنَا عَبْدُ الرَّحْمَنِ بْنُ مَهْدِيٍّ، حَدَّثَنَا سُفْيَانُ، عَنْ أَبِي إِسْحَاقَ، عَنْ أَبِي الأَحْوَصِ، عَنْ عَبْدِ اللَّهِ، عَنِ النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم قَالَ " مَنْ رَآنِي فِي الْمَنَامِ فَقَدْ رَآنِي فَإِنَّ الشَّيْطَانَ لاَ يَتَمَثَّلُ بِي " . قَالَ وَفِي الْبَابِ عَنْ أَبِي هُرَيْرَةَ وَأَبِي قَتَادَةَ وَابْنِ عَبَّاسٍ وَأَبِي سَعِيدٍ وَجَابِرٍ وَأَنَسٍ وَأَبِي مَالِكٍ الأَشْجَعِيِّ عَنْ أَبِيهِ وَأَبِي بَكْرَةَ وَأَبِي جُحَيْفَةَ . قَالَ أَبُو عِيسَى هَذَا حَدِيثٌ حَسَنٌ صَحِيحٌ .
Bize Muhammed b. Beşşâr anlattı; bize Abdurrahman b. Mehdî anlattı; bize Süfyân anlattı; Ebû İshâk’tan; Ebü’l-Ahvas’tan; Abdullah’tan; Nebi sallallâhu aleyhi ve sellem’den rivayet edildiğine göre şöyle buyurmuştur: “Kim beni rüyasında görürse gerçekten beni görmüş olur; çünkü şeytan benim suretime giremez (benim şeklime bürünemez).” Ebû Îsâ dedi ki: Bu konuda Ebû Hureyre, Ebû Katâde, İbn Abbâs, Ebû Saîd, Câbir, Enes, Ebû Mâlik el-Eşcaî’nin babasından rivayeti, Ebû Bekre ve Ebû Cuhayfe’den de hadis rivayet edilmiştir. Ebû Îsâ dedi ki: Bu hadis hasen sahihtir.
2277. Hadis
حَدَّثَنَا قُتَيْبَةُ، حَدَّثَنَا اللَّيْثُ، عَنْ يَحْيَى بْنِ سَعِيدٍ، عَنْ أَبِي سَلَمَةَ بْنِ عَبْدِ الرَّحْمَنِ، عَنْ أَبِي قَتَادَةَ، عَنْ رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم أَنَّهُ قَالَ " الرُّؤْيَا مِنَ اللَّهِ وَالْحُلْمُ مِنَ الشَّيْطَانِ فَإِذَا رَأَى أَحَدُكُمْ شَيْئًا يَكْرَهُهُ فَلْيَنْفُثْ عَنْ يَسَارِهِ ثَلاَثَ مَرَّاتٍ وَلْيَسْتَعِذْ بِاللَّهِ مِنْ شَرِّهَا فَإِنَّهَا لاَ تَضُرُّهُ " . قَالَ وَفِي الْبَابِ عَنْ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ عَمْرٍو وَأَبِي سَعِيدٍ وَجَابِرٍ وَأَنَسٍ . قَالَ وَهَذَا حَدِيثٌ حَسَنٌ صَحِيحٌ .
Bize Kuteybe anlattı; bize Leys anlattı; Yahyâ b. Saîd’den; Ebû Seleme b. Abdirrahman’dan; Ebû Katâde’den; Resûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem’den rivayet edildiğine göre şöyle buyurmuştur: “Güzel rüya (rü’yâ) Allah’tandır, kötü rüya (hulüm) ise şeytandandır. Biriniz hoşlanmadığı bir şey gördüğü zaman sol tarafına üç defa üflesin (tükürür gibi yapsın) ve onun şerrinden Allah’a sığınsın; şüphesiz bu ona zarar vermez.” Ebû Îsâ dedi ki: Bu konuda Abdullah b. Amr, Ebû Saîd, Câbir ve Enes’ten de hadis rivayet edilmiştir. Ebû Îsâ dedi ki: Bu hadis hasen sahihtir.
2278. Hadis
حَدَّثَنَا مَحْمُودُ بْنُ غَيْلاَنَ، حَدَّثَنَا أَبُو دَاوُدَ، قَالَ أَنْبَأَنَا شُعْبَةُ، قَالَ أَخْبَرَنِي يَعْلَى بْنُ عَطَاءٍ، قَالَ سَمِعْتُ وَكِيعَ بْنَ عُدُسٍ، عَنْ أَبِي رَزِينٍ الْعُقَيْلِيِّ، قَالَ قَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم " رُؤْيَا الْمُؤْمِنِ جُزْءٌ مِنْ أَرْبَعِينَ جُزْءًا مِنَ النُّبُوَّةِ وَهِيَ عَلَى رِجْلِ طَائِرٍ مَا لَمْ يَتَحَدَّثْ بِهَا فَإِذَا تَحَدَّثَ بِهَا سَقَطَتْ " . قَالَ وَأَحْسَبُهُ قَالَ " وَلاَ يُحَدِّثُ بِهَا إِلاَّ لَبِيبًا أَوْ حَبِيبًا " .
Bize Mahmûd b. Gaylân anlattı; bize Ebû Dâvûd anlattı; dedi ki: Bize Şu’be haber verdi; dedi ki: Bana Ya’lâ b. Atâ haber verdi; dedi ki: Vekî’ b. Udus’tan işittim; Ebû Rezîn el-Ukaylî’den rivayet edildiğine göre şöyle demiştir: Resûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu: “Müminin rüyası, peygamberliğin kırk cüzünden bir cüzdür. O rüya anlatılmadığı sürece bir kuşun ayağı üzerindedir (kararsız/askıdadır); anlatıldığı zaman ise düşer (gerçekleşir).” [Râvi] dedi ki: Sanırım şöyle de buyurdu: “Ve onu ancak akıllı bir kimseye veya sevilen bir dosta anlatsın.”
2279. Hadis
حَدَّثَنَا الْحَسَنُ بْنُ عَلِيٍّ الْخَلاَّلُ، حَدَّثَنَا يَزِيدُ بْنُ هَارُونَ، أَخْبَرَنَا شُعْبَةُ، عَنْ يَعْلَى بْنِ عَطَاءٍ، عَنْ وَكِيعِ بْنِ عُدُسٍ، عَنْ عَمِّهِ أَبِي رَزِينٍ، عَنِ النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم قَالَ " رُؤْيَا الْمُسْلِمِ جُزْءٌ مِنْ سِتَّةٍ وَأَرْبَعِينَ جُزْءًا مِنَ النُّبُوَّةِ وَهِيَ عَلَى رِجْلِ طَائِرٍ مَا لَمْ يُحَدِّثْ بِهَا فَإِذَا حَدَّثَ بِهَا وَقَعَتْ " . قَالَ هَذَا حَدِيثٌ حَسَنٌ صَحِيحٌ . وَأَبُو رَزِينٍ الْعُقَيْلِيُّ اسْمُهُ لَقِيطُ بْنُ عَامِرٍ . وَرَوَى حَمَّادُ بْنُ سَلَمَةَ عَنْ يَعْلَى بْنِ عَطَاءٍ فَقَالَ عَنْ وَكِيعِ بْنِ حُدُسٍ وَقَالَ شُعْبَةُ وَأَبُو عَوَانَةَ وَهُشَيْمٌ عَنْ يَعْلَى بْنِ عَطَاءٍ عَنْ وَكِيعِ بْنِ عُدُسٍ وَهَذَا أَصَحُّ .
Bize Hasan b. Ali el-Hallâl anlattı; bize Yezîd b. Hârûn anlattı; bize Şu’be haber verdi; Ya’lâ b. Atâ’dan; Vekî’ b. Udus’tan; amcası Ebû Rezîn’den; Nebi sallallâhu aleyhi ve sellem’den rivayet edildiğine göre şöyle buyurmuştur: “Müslümanın rüyası, peygamberliğin kırk altı cüzünden bir cüzdür. O rüya anlatılmadığı sürece bir kuşun ayağı üzerindedir; anlatıldığı zaman ise düşer (tahakkuk eder).” Ebû Îsâ dedi ki: Bu hadis hasen sahihtir. Ebû Rezîn el-Ukaylî’nin ismi Lakît b. Âmir’dir. Hammâd b. Seleme ise Ya’lâ b. Atâ’dan rivayet ederek “Vekî’ b. Hudus’tan” demiştir. Şu’be, Ebû Avâne ve Huşeym ise Ya’lâ b. Atâ’dan, o da “Vekî’ b. Udus’tan” rivayet etmişlerdir ki doğru olanı da budur.
2280. Hadis
حَدَّثَنَا أَحْمَدُ بْنُ أَبِي عُبَيْدِ اللَّهِ السَّلِيمِيُّ الْبَصْرِيُّ، حَدَّثَنَا يَزِيدُ بْنُ زُرَيْعٍ، حَدَّثَنَا سَعِيدٌ، عَنْ قَتَادَةَ، عَنْ مُحَمَّدِ بْنِ سِيرِينَ، عَنْ أَبِي هُرَيْرَةَ، قَالَ قَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم " الرُّؤْيَا ثَلاَثٌ فَرُؤْيَا حَقٌّ وَرُؤْيَا يُحَدِّثُ بِهَا الرَّجُلُ نَفْسَهُ وَرُؤْيَا تَحْزِينٌ مِنَ الشَّيْطَانِ فَمَنْ رَأَى مَا يَكْرَهُ فَلْيَقُمْ فَلْيُصَلِّ " . وَكَانَ يَقُولُ " يُعْجِبُنِي الْقَيْدُ وَأَكْرَهُ الْغُلَّ الْقَيْدُ ثَبَاتٌ فِي الدِّينِ " . وَكَانَ يَقُولُ " مَنْ رَآنِي فَإِنِّي أَنَا هُوَ فَإِنَّهُ لَيْسَ لِلشَّيْطَانِ أَنْ يَتَمَثَّلَ بِي " . وَكَانَ يَقُولُ " لاَ تُقَصُّ الرُّؤْيَا إِلاَّ عَلَى عَالِمٍ أَوْ نَاصِحٍ " . وَفِي الْبَابِ عَنْ أَنَسٍ وَأَبِي بَكْرَةَ وَأُمِّ الْعَلاَءِ وَابْنِ عُمَرَ وَعَائِشَةَ وَأَبِي مُوسَى وَجَابِرٍ وَأَبِي سَعِيدٍ وَابْنِ عَبَّاسٍ وَعَبْدِ اللَّهِ بْنِ عَمْرٍو . قَالَ أَبُو عِيسَى هَذَا حَدِيثٌ حَسَنٌ صَحِيحٌ .
Bize Ahmed b. Ebî Ubeydillâh es-Selîmî el-Basrî anlattı; bize Yezîd b. Zürey’ anlattı; bize Saîd anlattı; Katâde’den; Muhammed b. Sîrîn’den; Ebû Hureyre’den rivayet edildiğine göre şöyle demiştir: Resûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu: “Rüya üç çeşittir: Hak (doğru/sadık) rüya; kişinin kendi kendine düşündüğü şeylerden [doğan rüya]; bir de şeytandan [gelen ve insanı] üzen rüya. Biriniz hoşlanmadığı bir rüya gördüğü zaman kalksın ve namaz kılsın.” Ve [Resûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem] şöyle buyururdu: “Rüyadaki bağı severim, boyun halkasından ise hoşlanmam; bağ, dinde sebat demektir.” Yine şöyle buyururdu: “Kim beni görürse şüphesiz beni görmüştür; zira şeytanın benim suretime girmesi mümkün değildir.” Yine şöyle buyururdu: “Rüya ancak bir âlime veya samimi bir nasihatçiye (öğüt verene) anlatılır.” Bu konuda Enes, Ebû Bekre, Ümmü’l-Alâ, İbn Ömer, Âişe, Ebû Mûsâ, Câbir, Ebû Saîd, İbn Abbâs ve Abdullah b. Amr’dan da hadis rivayet edilmiştir. Ebû Îsâ dedi ki: Bu hadis hasen sahihtir.
2281. Hadis
حَدَّثَنَا مَحْمُودُ بْنُ غَيْلاَنَ، حَدَّثَنَا أَبُو أَحْمَدَ الزُّبَيْرِيُّ، حَدَّثَنَا سُفْيَانُ، عَنْ عَبْدِ الأَعْلَى، عَنْ أَبِي عَبْدِ الرَّحْمَنِ السُّلَمِيِّ، عَنْ عَلِيٍّ، قَالَ أُرَاهُ عَنِ النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم قَالَ " مَنْ كَذَبَ فِي حُلْمِهِ كُلِّفَ يَوْمَ الْقِيَامَةِ عَقْدَ شَعِيرَةٍ " .
Bize Mahmûd b. Gaylân anlattı; bize Ebû Ahmed ez-Zübeyrî anlattı; bize Süfyân anlattı; Abdülalâ’dan; Ebû Abdirrahman es-Sülemî’den; Ali’den -sanırım o da Nebi sallallâhu aleyhi ve sellem’den- rivayet ettiğine göre şöyle buyurmuştur: “Kim rüyasında [görmediği halde gördüğünü söyleyerek] yalan söylerse, kıyamet gününde iki arpa tanesini birbirine bağlamasıyla mükellef tutulur (buna zorlanır; oysa bunu asla yapamaz).”
2282. Hadis
حَدَّثَنَا قُتَيْبَةُ، حَدَّثَنَا أَبُو عَوَانَةَ، عَنْ عَبْدِ الأَعْلَى، عَنْ أَبِي عَبْدِ الرَّحْمَنِ السُّلَمِيِّ، عَنِ عَلِيٍّ، عَنِ النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم نَحْوَهُ . قَالَ هَذَا حَدِيثٌ حَسَنٌ . وَفِي الْبَابِ عَنِ ابْنِ عَبَّاسٍ وَأَبِي هُرَيْرَةَ وَأَبِي شُرَيْحٍ وَوَاثِلَةَ . قَالَ أَبُو عِيسَى وَهَذَا أَصَحُّ مِنَ الْحَدِيثِ الأَوَّلِ .
Bize Kuteybe anlattı; bize Ebû Avâne anlattı; Abdülalâ’dan; Ebû Abdirrahman es-Sülemî’den; Ali’den; Nebi sallallâhu aleyhi ve sellem’den [önceki hadisin] bir benzeri rivayet edilmiştir. Ebû Îsâ dedi ki: Bu hadis hasendir. Bu konuda İbn Abbâs, Ebû Hureyre, Ebû Şüreyh ve Vâsile’den de hadis rivayet edilmiştir. Ebû Îsâ dedi ki: Bu rivayet birinci hadisten daha sahihtir.
2283. Hadis
حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ بَشَّارٍ، حَدَّثَنَا عَبْدُ الْوَهَّابِ، حَدَّثَنَا أَيُّوبُ، عَنْ عِكْرِمَةَ، عَنِ ابْنِ عَبَّاسٍ، عَنِ النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم قَالَ " مَنْ تَحَلَّمَ كَاذِبًا كُلِّفَ يَوْمَ الْقِيَامَةِ أَنْ يَعْقِدَ بَيْنَ شَعِيرَتَيْنِ وَلَنْ يَعْقِدَ بَيْنَهُمَا " . قَالَ أَبُو عِيسَى هَذَا حَدِيثٌ حَسَنٌ صَحِيحٌ .
Bize Muhammed b. Beşşâr anlattı; bize Abdülvehhâb anlattı; bize Eyyûb anlattı; İkrime’den; İbn Abbâs’tan; Nebi sallallâhu aleyhi ve sellem’den rivayet edildiğine göre şöyle buyurmuştur: “Kim görmediği halde yalandan rüya gördüğünü iddia ederse, kıyamet gününde iki arpa tanesini birbirine düğümlemekle mükellef tutulur; oysa onları asla birbirine düğümleyemez.” Ebû Îsâ dedi ki: Bu hadis hasen sahihtir.
2284. Hadis
حَدَّثَنَا قُتَيْبَةُ بْنُ سَعِيدٍ، حَدَّثَنَا اللَّيْثُ، عَنْ عُقَيْلٍ، عَنِ الزُّهْرِيِّ، عَنْ حَمْزَةَ بْنِ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ عُمَرَ، عَنِ ابْنِ عُمَرَ، قَالَ سَمِعْتُ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم يَقُولُ " بَيْنَمَا أَنَا نَائِمٌ إِذْ أُتِيتُ بِقَدَحِ لَبَنٍ فَشَرِبْتُ مِنْهُ ثُمَّ أَعْطَيْتُ فَضْلِي عُمَرَ بْنَ الْخَطَّابِ " . قَالُوا فَمَا أَوَّلْتَهُ يَا رَسُولَ اللَّهِ قَالَ " الْعِلْمَ " . قَالَ وَفِي الْبَابِ عَنْ أَبِي هُرَيْرَةَ وَأَبِي بَكْرَةَ وَابْنِ عَبَّاسٍ وَعَبْدِ اللَّهِ بْنِ سَلاَمٍ وَخُزَيْمَةَ وَالطُّفَيْلِ بْنِ سَخْبَرَةَ وَسَمُرَةَ وَأَبِي أُمَامَةَ وَجَابِرٍ . قَالَ حَدِيثُ ابْنِ عُمَرَ حَدِيثٌ صَحِيحٌ .
Bize Kuteybe b. Saîd anlattı; bize Leys anlattı; Ukayl’den; ez-Zührî’den; Hamza b. Abdillâh b. Ömer’den; İbn Ömer’den rivayet edildiğine göre şöyle demiştir: Resûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem’in şöyle buyurduğunu işittim: “Ben uyumakta iken bana bir kadeh süt getirildi; ondan içtim, sonra artığımı Ömer b. el-Hattâb’a verdim.” “Onu neye yordun (nasıl tabir ettin) ey Allah’ın Resûlü?” dediler. [Resûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem]: “İlime” buyurdu. Ebû Îsâ dedi ki: Bu konuda Ebû Hureyre, Ebû Bekre, İbn Abbâs, Abdullah b. Selâm, Huzeyme, Tufeyl b. Sahbere, Semure, Ebû Ümâme ve Câbir’den de hadis rivayet edilmiştir. Ebû Îsâ dedi ki: İbn Ömer’in hadisi sahih bir hadistir.
2285. Hadis
حَدَّثَنَا الْحُسَيْنُ بْنُ مُحَمَّدٍ الْجُرَيْرِيُّ الْبَلْخِيُّ، حَدَّثَنَا عَبْدُ الرَّزَّاقِ، عَنْ مَعْمَرٍ، عَنِ الزُّهْرِيِّ، عَنْ أَبِي أُمَامَةَ بْنِ سَهْلِ بْنِ حُنَيْفٍ، عَنْ بَعْضِ، أَصْحَابِ النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم أَنَّ النَّبِيَّ صلى الله عليه وسلم قَالَ " بَيْنَمَا أَنَا نَائِمٌ رَأَيْتُ النَّاسَ يُعْرَضُونَ عَلَىَّ وَعَلَيْهِمْ قُمُصٌ مِنْهَا مَا يَبْلُغُ الثُّدِيَّ وَمِنْهَا مَا يَبْلُغُ أَسْفَلَ مِنْ ذَلِكَ فَعُرِضَ عَلَىَّ عُمَرُ وَعَلَيْهِ قَمِيصٌ يَجُرُّهُ " . قَالُوا فَمَا أَوَّلْتَهُ يَا رَسُولَ اللَّهِ قَالَ " الدِّينَ " .
Bize Hüseyin b. Muhammed el-Cüreyrî el-Belhî anlattı; bize Abdürrezzâk anlattı; Ma’mer’den; Zührî’den; Ebû Ümâme b. Sehl b. Huneyf’ten; Nebi sallallâhu aleyhi ve sellem’in ashabından bazılarından rivayet edildiğine göre Nebi sallallâhu aleyhi ve sellem şöyle buyurmuştur: “Ben uyumakta iken [rüyada] insanların üzerlerinde gömleklerle bana arz olunduklarını gördüm; o gömleklerden kimi göğüslere ulaşıyor, kimi de bundan daha aşağıya iniyordu. Bana Ömer de arz olundu; üzerinde [yerde] sürüklediği bir gömlek vardı.” “Onu neye yordun (nasıl tabir ettin) ey Allah’ın Resûlü?” dediler. [Resûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem]: “Dine” buyurdu.
2286. Hadis
حَدَّثَنَا عَبْدُ بْنُ حُمَيْدٍ، حَدَّثَنَا يَعْقُوبُ بْنُ إِبْرَاهِيمَ بْنِ سَعْدٍ، عَنْ أَبِيهِ، عَنْ صَالِحِ بْنِ كَيْسَانَ، عَنِ الزُّهْرِيِّ، عَنْ أَبِي أُمَامَةَ بْنِ سَهْلِ بْنِ حُنَيْفٍ، عَنْ أَبِي سَعِيدٍ الْخُدْرِيِّ، عَنِ النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم نَحْوَهُ بِمَعْنَاهُ . قَالَ وَهَذَا أَصَحُّ .
Bize Abd b. Humeyd anlattı; bize Ya’kūb b. İbrâhim b. Sa’d anlattı; babasından; Sâlih b. Keysân’dan; Zührî’den; Ebû Ümâme b. Sehl b. Huneyf’ten; Ebû Saîd el-Hudrî’den; Nebi sallallâhu aleyhi ve sellem’den mana olarak [önceki hadisin] bir benzeri rivayet edilmiştir. Ebû Îsâ dedi ki: Bu rivayet daha sahihtir.
2287. Hadis
حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ بَشَّارٍ، حَدَّثَنَا الأَنْصَارِيُّ، حَدَّثَنَا أَشْعَثُ، عَنِ الْحَسَنِ، عَنْ أَبِي بَكْرَةَ، أَنَّ النَّبِيَّ صلى الله عليه وسلم قَالَ ذَاتَ يَوْمٍ " مَنْ رَأَى مِنْكُمْ رُؤْيَا " . فَقَالَ رَجُلٌ أَنَا رَأَيْتُ كَأَنَّ مِيزَانًا نَزَلَ مِنَ السَّمَاءِ فَوُزِنْتَ أَنْتَ وَأَبُو بَكْرٍ فَرَجَحْتَ أَنْتَ بِأَبِي بَكْرٍ وَوُزِنَ أَبُو بَكْرٍ وَعُمَرُ فَرَجَحَ أَبُو بَكْرٍ وَوُزِنَ عُمَرُ وَعُثْمَانُ فَرَجَحَ عُمَرُ ثُمَّ رُفِعَ الْمِيزَانُ . فَرَأَيْنَا الْكَرَاهِيَةَ فِي وَجْهِ رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم . قَالَ أَبُو عِيسَى هَذَا حَدِيثٌ حَسَنٌ صَحِيحٌ .
Bize Muhammed b. Beşşâr anlattı; bize el-Ensârî anlattı; bize Eş’as anlattı; Hasan’dan; Ebû Bekre’den rivayet edildiğine göre Nebi sallallâhu aleyhi ve sellem bir gün: “Sizden kim [bu gece] bir rüya gördü?” diye sordu. Bir adam: “Ben gördüm; sanki gökten bir terazi indirildi; sen ve Ebû Bekir tartıldınız, sen Ebû Bekir’den ağır bastın. Sonra Ebû Bekir ile Ömer tartıldı, Ebû Bekir ağır bastı. Sonra Ömer ile Osman tartıldı, Ömer ağır bastı; sonra terazi [göğe] kaldırıldı” dedi. Bunun üzerine Resûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem’in yüzünde bir hoşnutsuzluk gördük. Ebû Îsâ dedi ki: Bu hadis hasen sahihtir.
2288. Hadis
حَدَّثَنَا أَبُو مُوسَى الأَنْصَارِيُّ، حَدَّثَنَا يُونُسُ بْنُ بُكَيْرٍ، حَدَّثَنِي عُثْمَانُ بْنُ عَبْدِ الرَّحْمَنِ، عَنِ الزُّهْرِيِّ، عَنْ عُرْوَةَ، عَنْ عَائِشَةَ، قَالَتْ سُئِلَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم عَنْ وَرَقَةَ فَقَالَتْ لَهُ خَدِيجَةُ إِنَّهُ كَانَ صَدَّقَكَ وَلَكِنَّهُ مَاتَ قَبْلَ أَنْ تَظْهَرَ . فَقَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم " أُرِيتُهُ فِي الْمَنَامِ وَعَلَيْهِ ثِيَابٌ بَيَاضٌ وَلَوْ كَانَ مِنْ أَهْلِ النَّارِ لَكَانَ عَلَيْهِ لِبَاسٌ غَيْرُ ذَلِكَ " . قَالَ هَذَا حَدِيثٌ غَرِيبٌ . وَعُثْمَانُ بْنُ عَبْدِ الرَّحْمَنِ لَيْسَ عِنْدَ أَهْلِ الْحَدِيثِ بِالْقَوِيِّ .
Bize Ebû Mûsâ el-Ensârî anlattı; bize Yûnus b. Bükeyr anlattı; bana Osmân b. Abdirrahmân anlattı; Zührî’den; Urve’den; Âişe’den rivayet edildiğine göre şöyle demiştir: Resûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem’e Varaka [b. Nevfel] hakkında soruldu; Hatice O’na: “O seni tasdik etmişti; fakat sen [peygamberliğini açıkça] ortaya koymadan önce vefat etti” dedi. Bunun üzerine Resûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu: “O bana rüyada üzerinde beyaz elbiselerle gösterildi; eğer o cehennem ehlinden olsaydı üzerinde bundan başka bir elbise olurdu.” Ebû Îsâ dedi ki: Bu hadis garibtir. Osmân b. Abdirrahmân ise hadis ehli nezdinde kuvvetli biri değildir.
2289. Hadis
حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ بَشَّارٍ، حَدَّثَنَا أَبُو عَاصِمٍ، أَخْبَرَنَا ابْنُ جُرَيْجٍ، أَخْبَرَنِي مُوسَى بْنُ عُقْبَةَ، أَخْبَرَنِي سَالِمُ بْنُ عَبْدِ اللَّهِ، عَنْ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ عُمَرَ، عَنْ رُؤْيَا النَّبِيِّ، صلى الله عليه وسلم وَأَبِي بَكْرٍ وَعُمَرَ قَالَ " رَأَيْتُ النَّاسَ اجْتَمَعُوا فَنَزَعَ أَبُو بَكْرٍ ذَنُوبًا أَوْ ذَنُوبَيْنِ فِيهِ ضَعْفٌ وَاللَّهُ يَغْفِرُ لَهُ ثُمَّ قَامَ عُمَرُ فَنَزَعَ فَاسْتَحَالَتْ غَرْبًا فَلَمْ أَرَ عَبْقَرِيًّا يَفْرِي فَرِيَّهُ حَتَّى ضَرَبَ النَّاسُ بِعَطَنٍ " . قَالَ وَفِي الْبَابِ عَنْ أَبِي هُرَيْرَةَ . وَهَذَا حَدِيثٌ صَحِيحٌ غَرِيبٌ مِنْ حَدِيثِ ابْنِ عُمَرَ .
Bize Muhammed b. Beşşâr anlattı; bize Ebû Âsım anlattı; bize İbn Cüreyc haber verdi; bana Mûsâ b. Ukbe haber verdi; bana Sâlim b. Abdillâh haber verdi; Abdullah b. Ömer’den rivayet edildiğine göre Nebi sallallâhu aleyhi ve sellem, Ebû Bekir ve Ömer hakkındaki rüyasını şöyle anlattı: “İnsanların [bir kuyu başında] toplandıklarını gördüm. Ebû Bekir bir veya iki kova [su] çekti; çekişinde bir zayıflık vardı, Allah onu bağışlasın. Sonra Ömer kalkıp [kova ile su] çekti; derken kova devasa bir kovaya dönüştü. İnsanlar [develerini suya kandırıp] dinlenme yerine çekinceye kadar, onun gibi güçlü ve maharetle su çeken bir yiğit görmedim.” Bu konuda Ebû Hureyre’den de hadis rivayet edilmiştir. Ebû Îsâ dedi ki: Bu hadis, İbn Ömer’in hadisi olarak sahih garibtir.
2290. Hadis
حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ بَشَّارٍ، حَدَّثَنَا أَبُو عَاصِمٍ، حَدَّثَنَا ابْنُ جُرَيْجٍ، أَخْبَرَنِي مُوسَى بْنُ عُقْبَةَ، أَخْبَرَنِي سَالِمُ بْنُ عَبْدِ اللَّهِ، عَنْ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ عُمَرَ، عَنْ رُؤْيَا النَّبِيِّ، صلى الله عليه وسلم قَالَ " رَأَيْتُ امْرَأَةً سَوْدَاءَ ثَائِرَةَ الرَّأْسِ خَرَجَتْ مِنَ الْمَدِينَةِ حَتَّى قَامَتْ بِمَهْيَعَةَ وَهِيَ الْجُحْفَةُ وَأَوَّلْتُهَا وَبَاءَ الْمَدِينَةِ يُنْقَلُ إِلَى الْجُحْفَةِ " . قَالَ هَذَا حَدِيثٌ حَسَنٌ صَحِيحٌ غَرِيبٌ .
Bize Muhammed b. Beşşâr anlattı; bize Ebû Âsım anlattı; bize İbn Cüreyc anlattı; bana Mûsâ b. Ukbe haber verdi; bana Sâlim b. Abdillâh haber verdi; Abdullah b. Ömer’den rivayet edildiğine göre Nebi sallallâhu aleyhi ve sellem rüyasını şöyle anlattı: “Saçları dağınık siyah bir kadının Medine’den çıkıp Mehye’a’ya -ki orası Cuhfe’dir- vardığını ve orada durduğunu gördüm. Ben bunu, Medine’deki vebanın (salgın hastalığın) Cuhfe’ye nakledilmesi şeklinde tabir ettim.” Ebû Îsâ dedi ki: Bu hadis hasen sahih garibtir.
2291. Hadis
حَدَّثَنَا الْحَسَنُ بْنُ عَلِيٍّ الْخَلاَّلُ، حَدَّثَنَا عَبْدُ الرَّزَّاقِ، أَخْبَرَنَا مَعْمَرٌ، عَنْ أَيُّوبَ، عَنِ ابْنِ سِيرِينَ، عَنْ أَبِي هُرَيْرَةَ، عَنِ النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم قَالَ " فِي آخِرِ الزَّمَانِ لاَ تَكَادُ رُؤْيَا الْمُؤْمِنِ تَكْذِبُ وَأَصْدَقُهُمْ رُؤْيَا أَصْدَقُهُمْ حَدِيثًا وَالرُّؤْيَا ثَلاَثٌ الْحَسَنَةُ بُشْرَى مِنَ اللَّهِ وَالرُّؤْيَا يُحَدِّثُ الرَّجُلُ بِهَا نَفْسَهُ وَالرُّؤْيَا تَحْزِينٌ مِنَ الشَّيْطَانِ فَإِذَا رَأَى أَحَدُكُمْ رُؤْيَا يَكْرَهُهَا فَلاَ يُحَدِّثْ بِهَا أَحَدًا وَلْيَقُمْ فَلْيُصَلِّ " . قَالَ أَبُو هُرَيْرَةَ " يُعْجِبُنِي الْقَيْدُ وَأَكْرَهُ الْغُلَّ الْقَيْدُ ثَبَاتٌ فِي الدِّينِ " . قَالَ وَقَالَ النَّبِيُّ صلى الله عليه وسلم " رُؤْيَا الْمُؤْمِنِ جُزْءٌ مِنْ سِتَّةٍ وَأَرْبَعِينَ جُزْءًا مِنَ النُّبُوَّةِ " . قَالَ أَبُو عِيسَى وَقَدْ رَوَى عَبْدُ الْوَهَّابِ الثَّقَفِيُّ هَذَا الْحَدِيثَ عَنْ أَيُّوبَ مَرْفُوعًا وَرَوَاهُ حَمَّادُ بْنُ زَيْدٍ عَنْ أَيُّوبَ وَوَقَفَهُ .
Bize Hasan b. Ali el-Hallâl anlattı; bize Abdürrezzâk anlattı; bize Ma’mer haber verdi; Eyyûb’dan; İbn Sîrîn’den; Ebû Hureyre’den; Nebi sallallâhu aleyhi ve sellem’den rivayet edildiğine göre şöyle buyurmuştur: “Ahir zamanda müminin rüyası neredeyse hiç yalan çıkmaz. Rüyası en doğru olanınız, sözü en doğru olanınızdır. Rüya üç çeşittir: Güzel rüya Allah’tan bir müjdedir; kişinin kendi kendine düşündüğü şeylerden [doğan] rüya vardır; bir de şeytandan [gelen ve insanı] üzen rüya vardır. Biriniz hoşlanmadığı bir rüya gördüğü zaman onu hiç kimseye anlatmasın, kalkıp namaz kılsın.” Ebû Hureyre dedi ki: “Rüyadaki bağı severim, boyun halkasından ise hoşlanmam; bağ, dinde sebat demektir.” [Ebû Hureyre] dedi ki: Nebi sallallâhu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu: “Müminin rüyası peygamberliğin kırk altı cüzünden bir cüzdür.” Ebû Îsâ dedi ki: Abdülvehhâb es-Sekafî bu hadisi Eyyûb’dan merfû olarak rivayet etmiştir; Hammâd b. Zeyd ise bu hadisi Eyyûb’dan mevkûf olarak rivayet etmiştir.
2292. Hadis
حَدَّثَنَا إِبْرَاهِيمُ بْنُ سَعِيدٍ الْجَوْهَرِيُّ الْبَغْدَادِيُّ، حَدَّثَنَا أَبُو الْيَمَانِ، عَنْ شُعَيْبٍ، وَهُوَ ابْنُ أَبِي حَمْزَةَ عَنِ ابْنِ أَبِي حُسَيْنٍ، وَهُوَ عَبْدُ اللَّهِ بْنُ عَبْدِ الرَّحْمَنِ بْنِ أَبِي حُسَيْنٍ عَنْ نَافِعِ بْنِ جُبَيْرٍ، عَنِ ابْنِ عَبَّاسٍ، عَنْ أَبِي هُرَيْرَةَ، قَالَ قَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم " رَأَيْتُ فِي الْمَنَامِ كَأَنَّ فِي يَدَىَّ سِوَارَيْنِ مِنْ ذَهَبٍ فَهَمَّنِي شَأْنُهُمَا فَأُوحِيَ إِلَىَّ أَنْ أَنْفُخَهُمَا فَنَفَخْتُهُمَا فَطَارَا فَأَوَّلْتُهُمَا كَاذِبَيْنِ يَخْرُجَانِ مِنْ بَعْدِي يُقَالُ لأَحَدِهِمَا مُسَيْلِمَةُ صَاحِبُ الْيَمَامَةِ وَالْعَنْسِيُّ صَاحِبُ صَنْعَاءَ " . قَالَ هَذَا حَدِيثٌ صَحِيحٌ حَسَنٌ غَرِيبٌ .
Bize İbrâhim b. Saîd el-Cevherî el-Bağdâdî anlattı; bize Ebü’l-Yemân anlattı; Şuayb’dan -ki o İbn Ebî Hamza’dır-; İbn Ebî Hüseyn’den -ki o Abdullah b. Abdirrahmân b. Ebî Hüseyn’dir-; Nâfi’ b. Cübeyr’den; İbn Abbâs’tan; Ebû Hureyre’den rivayet edildiğine göre şöyle demiştir: Resûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu: “Rüyamda iki elimde altından iki bilezik olduğunu gördüm. Onların durumu beni endişelendirdi (üzerime dert oldu). Bunun üzerine bana onları üflemem vahyolundu; ben de onları üfledim ve ikisi de uçup gitti. Ben onları benden sonra çıkacak iki yalancı [peygamberlik iddiacısı] olarak tabir ettim; onlardan birine Yemâme sahibi Müseylime, diğerine de San’a sahibi el-Ansî (el-Esved el-Ansî) denilir.” Ebû Îsâ dedi ki: Bu hadis sahih hasen garibtir.
2293. Hadis
حَدَّثَنَا الْحُسَيْنُ بْنُ مُحَمَّدٍ، حَدَّثَنَا عَبْدُ الرَّزَّاقِ، أَخْبَرَنَا مَعْمَرٌ، عَنِ الزُّهْرِيِّ، عَنْ عُبَيْدِ اللَّهِ بْنِ عَبْدِ اللَّهِ، عَنِ ابْنِ عَبَّاسٍ، قَالَ كَانَ أَبُو هُرَيْرَةَ يُحَدِّثُ أَنَّ رَجُلاً، جَاءَ إِلَى النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم فَقَالَ إِنِّي رَأَيْتُ اللَّيْلَةَ ظُلَّةً يَنْطِفُ مِنْهَا السَّمْنُ وَالْعَسَلُ وَرَأَيْتُ النَّاسَ يَسْتَقُونَ بِأَيْدِيهِمْ فَالْمُسْتَكْثِرُ وَالْمُسْتَقِلُّ وَرَأَيْتُ سَبَبًا وَاصِلاً مِنَ السَّمَاءِ إِلَى الأَرْضِ وَأَرَاكَ يَا رَسُولَ اللَّهِ أَخَذْتَ بِهِ فَعَلَوْتَ ثُمَّ أَخَذَ بِهِ رَجُلٌ بَعْدَكَ فَعَلاَ ثُمَّ أَخَذَ بِهِ رَجُلٌ بَعْدَهُ فَعَلاَ ثُمَّ أَخَذَ بِهِ رَجُلٌ فَقُطِعَ بِهِ ثُمَّ وُصِلَ لَهُ فَعَلاَ بِهِ . فَقَالَ أَبُو بَكْرٍ أَىْ رَسُولَ اللَّهِ بِأَبِي أَنْتَ وَأُمِّي وَاللَّهِ لَتَدَعَنِّي أَعْبُرْهَا فَقَالَ " اعْبُرْهَا " . فَقَالَ أَمَّا الظُّلَّةُ فَظُلَّةُ الإِسْلاَمِ وَأَمَّا مَا يَنْطِفُ مِنَ السَّمْنِ وَالْعَسَلِ فَهُوَ الْقُرْآنُ لِينُهُ وَحَلاَوَتُهُ وَأَمَّا الْمُسْتَكْثِرُ وَالْمُسْتَقِلُّ فَهُوَ الْمُسْتَكْثِرُ مِنَ الْقُرْآنِ وَالْمُسْتَقِلُّ مِنْهُ وَأَمَّا السَّبَبُ الْوَاصِلُ مِنَ السَّمَاءِ إِلَى الأَرْضِ فَهُوَ الْحَقُّ الَّذِي أَنْتَ عَلَيْهِ فَأَخَذْتَ بِهِ فَيُعْلِيكَ اللَّهُ ثُمَّ يَأْخُذُ بِهِ بَعْدَكَ رَجُلٌ آخَرُ فَيَعْلُو بِهِ ثُمَّ يَأْخُذُ بِهِ بَعْدَهُ رَجُلٌ آخَرُ فَيَعْلُو بِهِ ثُمَّ يَأْخُذُ رَجُلٌ آخَرُ فَيَنْقَطِعُ بِهِ ثُمَّ يُوصَلُ لَهُ فَيَعْلُو أَىْ رَسُولَ اللَّهِ لَتُحَدِّثَنِّي أَصَبْتُ أَوْ أَخْطَأْتُ . فَقَالَ النَّبِيُّ صلى الله عليه وسلم " أَصَبْتَ بَعْضًا وَأَخْطَأْتَ بَعْضًا " قَالَ أَقْسَمْتُ بِأَبِي أَنْتَ وَأُمِّي لَتُخْبِرَنِّي مَا الَّذِي أَخْطَأْتُ . فَقَالَ النَّبِيُّ صلى الله عليه وسلم " لاَ تُقْسِمْ " . قَالَ هَذَا حَدِيثٌ حَسَنٌ صَحِيحٌ .
Bize Hüseyin b. Muhammed anlattı; bize Abdürrezzâk anlattı; bize Ma’mer haber verdi; Zührî’den; Ubeydullâh b. Abdillâh’tan; İbn Abbâs’tan rivayet edildiğine göre şöyle demiştir: Ebû Hureyre anlatırdı ki, bir adam Nebi sallallâhu aleyhi ve sellem’e gelip şöyle dedi: “Ben bu gece [rüyada] yağ ve bal damlayan bir bulut gördüm; insanları da elleriyle [ondan] alırken gördüm; kimi çok alıyor kimi de az alıyordu. Gökten yere uzanan bir ip gördüm; ey Allah’ın Resûlü, senin o ipe tutunup yükseldiğini gördüm. Sonra senden sonra bir adam tutunup yükseldi; sonra onun ardından bir adam daha tutunup yükseldi; sonra bir adam daha tutundu da ip koptu, sonra onun için tekrar bağlandı ve o da yükseldi.” Bunun üzerine Ebû Bekir: “Ey Allah’ın Resûlü! Anam babam sana feda olsun, Allah aşkına beni bırak da onu ben tabir edeyim” dedi. [Resûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem]: “Onu tabir et” buyurdu. [Ebû Bekir] dedi ki: “Bulut, İslâm bulutudur (gölgesidir). Damlayan yağ ve bal ise Kur’an’dır; onun yumuşaklığı ve tatlılığıdır. [Ondan] çok veya az alanlar ise Kur’an’dan çok veya az nasiplenen kimselerdir. Gökten yere uzanan ip ise senin üzerinde bulunduğun haktır; sen ona tutunursun da Allah seni yüceltir. Senden sonra bir adam daha ona tutunur ve onunla yücelir. Ardından başka bir adam daha ona tutunur ve onunla yücelir. Sonra başka bir adam tutunur, ip onun elinde kopar, sonra onun için tekrar bağlanır ve o da onunla yücelir. Ey Allah’ın Resûlü! [Allah aşkına] bana söyle, isabet mi ettim yoksa yanıldım mı?” Nebi sallallâhu aleyhi ve sellem: “Bir kısmında isabet ettin, bir kısmında ise yanıldın” buyurdu. [Ebû Bekir]: “Anam babam sana feda olsun, yemin ederim ki bana neyi yanlış yaptığımı haber vereceksin” dedi. Nebi sallallâhu aleyhi ve sellem: “Yemin etme!” buyurdu. Ebû Îsâ dedi ki: Bu hadis hasen sahihtir.
2294. Hadis
حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ بَشَّارٍ، حَدَّثَنَا وَهْبُ بْنُ جَرِيرِ بْنِ حَازِمٍ، عَنْ أَبِيهِ، عَنْ أَبِي رَجَاءٍ، عَنْ سَمُرَةَ بْنِ جُنْدَبٍ، قَالَ كَانَ النَّبِيُّ صلى الله عليه وسلم إِذَا صَلَّى بِنَا الصُّبْحَ أَقْبَلَ عَلَى النَّاسِ بِوَجْهِهِ وَقَالَ " هَلْ رَأَى أَحَدٌ مِنْكُمُ اللَّيْلَةَ رُؤْيَا " . قَالَ هَذَا حَدِيثٌ حَسَنٌ صَحِيحٌ . وَيُرْوَى هَذَا الْحَدِيثُ عَنْ عَوْفٍ وَجَرِيرِ بْنِ حَازِمٍ عَنْ أَبِي رَجَاءٍ عَنْ سَمُرَةَ عَنِ النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم فِي قِصَّةٍ طَوِيلَةٍ . قَالَ وَهَكَذَا رَوَى مُحَمَّدُ بْنُ بَشَّارٍ هَذَا الْحَدِيثَ عَنْ وَهْبِ بْنِ جَرِيرٍ مُخْتَصَرًا .
Bize Muhammed b. Beşşâr anlattı; bize Vehb b. Cerîr b. Hâzim anlattı; babasından; Ebû Recâ’dan; Semure b. Cündeb’den rivayet edildiğine göre şöyle demiştir: Nebi sallallâhu aleyhi ve sellem bize sabah namazını kıldırdığında yüzünü insanlara döner ve: “Bu gece sizden bir rüya gören oldu mu?” buyururdu. Ebû Îsâ dedi ki: Bu hadis hasen sahihtir. Bu hadis Avf ve Cerîr b. Hâzim’den, Ebû Recâ’dan, Semure’den, Nebi sallallâhu aleyhi ve sellem’den uzun bir kıssa olarak da rivayet edilmiştir. Muhammed b. Beşşâr bu hadisi Vehb b. Cerîr’den muhtasar (kısaltılmış) olarak böyle rivayet etmiştir.