2462. Hadis
حَدَّثَنَا سُوَيْدُ بْنُ نَصْرٍ، أَخْبَرَنَا عَبْدُ اللَّهِ بْنُ الْمُبَارَكِ، عَنْ مَعْمَرٍ، وَيُونُسَ، عَنِ الزُّهْرِيِّ، أَنَّ عُرْوَةَ بْنَ الزُّبَيْرِ، أَخْبَرَهُ أَنَّ الْمِسْوَرَ بْنَ مَخْرَمَةَ أَخْبَرَهُ أَنَّ عَمْرَو بْنَ عَوْفٍ وَهُوَ حَلِيفُ بَنِي عَامِرِ بْنِ لُؤَىٍّ وَكَانَ شَهِدَ بَدْرًا مَعَ رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم - أَخْبَرَهُ أَنَّ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم بَعَثَ أَبَا عُبَيْدَةَ بْنَ الْجَرَّاحِ فَقَدِمَ بِمَالٍ مِنَ الْبَحْرَيْنِ وَسَمِعَتِ الأَنْصَارُ بِقُدُومِ أَبِي عُبَيْدَةَ فَوَافَوْا صَلاَةَ الْفَجْرِ مَعَ رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم فَلَمَّا صَلَّى رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم انْصَرَفَ فَتَعَرَّضُوا لَهُ فَتَبَسَّمَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم حِينَ رَآهُمْ ثُمَّ قَالَ " أَظُنُّكُمْ سَمِعْتُمْ أَنَّ أَبَا عُبَيْدَةَ قَدِمَ بِشَيْءٍ " . قَالُوا أَجَلْ يَا رَسُولَ اللَّهِ . قَالَ " فَأَبْشِرُوا وَأَمِّلُوا مَا يَسُرُّكُمْ فَوَاللَّهِ مَا الْفَقْرَ أَخْشَى عَلَيْكُمْ وَلَكِنِّي أَخْشَى أَنْ تُبْسَطَ الدُّنْيَا عَلَيْكُمْ كَمَا بُسِطَتْ عَلَى مَنْ قَبْلَكُمْ فَتَنَافَسُوهَا كَمَا تَنَافَسُوهَا فَتُهْلِكَكُمْ كَمَا أَهْلَكَتْهُمْ " . قَالَ أَبُو عِيسَى هَذَا حَدِيثٌ حَسَنٌ صَحِيحٌ .
Bize Süveyd b. Nasr anlattı; bize Abdullah b. el-Mübârek haber verdi; Ma'mer ve Yûnus'tan; Zührî'den; Urve b. ez-Zübeyr ona haber vermiş; Misver b. Mahreme ona haber vermiş; Amr b. Avf -ki kendisi Benî Âmir b. Lüey'in müttefikidir ve Resûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem ile Bedir'e katılmıştır- ona haber vermiş ki; Resûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem Ebû Ubeyde b. el-Cerrâh'ı gönderdi. O da Bahreyn'den mal ile geldi. Ensâr, Ebû Ubeyde'nin geldiğini işitti ve sabah namazında Resûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem ile (cemaate) geldiler. Resûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem namazı kıldırınca döndü. (Ensâr) onun karşısına çıktılar. Resûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem onları görünce gülümsedi. Sonra şöyle buyurdu: "Sanırım siz Ebû Ubeyde'nin bir şeyle geldiğini işittiniz." "Evet, ey Allah'ın Resûlü!" dediler. Şöyle buyurdu: "O halde müjdelenin ve sizi sevindirecek şeyi umun! Vallahi sizin üzerinize fakirlikten korkmuyorum. Lakin ben sizin üzerinize; sizden öncekilerin üzerine serildiği (bollaştığı) gibi dünyanın sizin üzerinize de serilmesinden, onların (dünya için) yarıştıkları gibi sizin de yarışmanızdan ve onları helak ettiği gibi sizi de helak etmesinden korkuyorum." (Ebû Îsâ der ki: Bu hadis hasen sahihtir.)