2514. Hadis
حَدَّثَنَا بِشْرُ بْنُ هِلاَلٍ الْبَصْرِيُّ، حَدَّثَنَا جَعْفَرُ بْنُ سُلَيْمَانَ، عَنْ سَعِيدٍ الْجُرَيْرِيِّ، ح قَالَ وَحَدَّثَنَا هَارُونُ بْنُ عَبْدِ اللَّهِ الْبَزَّازُ، حَدَّثَنَا سَيَّارٌ، حَدَّثَنَا جَعْفَرُ بْنُ سُلَيْمَانَ، عَنْ سَعِيدٍ الْجُرَيْرِيِّ الْمَعْنَى، وَاحِدٌ، عَنْ أَبِي عُثْمَانَ النَّهْدِيِّ، عَنْ حَنْظَلَةَ الأُسَيْدِيِّ، وَكَانَ، مِنْ كُتَّابِ النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم أَنَّهُ مَرَّ بِأَبِي بَكْرٍ وَهُوَ يَبْكِي فَقَالَ مَا لَكَ يَا حَنْظَلَةُ قَالَ نَافَقَ حَنْظَلَةُ يَا أَبَا بَكْرٍ نَكُونُ عِنْدَ رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم يُذَكِّرُنَا بِالنَّارِ وَالْجَنَّةِ كَأَنَّا رَأْىَ عَيْنٍ فَإِذَا رَجَعْنَا إِلَى الأَزْوَاجِ وَالضَّيْعَةِ نَسِينَا كَثِيرًا . قَالَ فَوَاللَّهِ إِنَّا لَكَذَلِكَ انْطَلِقْ بِنَا إِلَى رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم . فَانْطَلَقْنَا فَلَمَّا رَآهُ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم قَالَ " مَا لَكَ يَا حَنْظَلَةُ " . قَالَ نَافَقَ حَنْظَلَةُ يَا رَسُولَ اللَّهِ نَكُونُ عِنْدَكَ تُذَكِّرُنَا بِالنَّارِ وَالْجَنَّةِ كَأَنَّا رَأْىَ عَيْنٍ فَإِذَا رَجَعْنَا عَافَسْنَا الأَزْوَاجَ وَالضَّيْعَةَ وَنَسِينَا كَثِيرًا . قَالَ فَقَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم " لَوْ تَدُومُونَ عَلَى الْحَالِ الَّذِي تَقُومُونَ بِهَا مِنْ عِنْدِي لَصَافَحَتْكُمُ الْمَلاَئِكَةُ فِي مَجَالِسِكُمْ وَفِي طُرُقِكُمْ وَعَلَى فُرُشِكُمْ وَلَكِنْ يَا حَنْظَلَةُ سَاعَةً وَسَاعَةً وَسَاعَةً " . قَالَ أَبُو عِيسَى هَذَا حَدِيثٌ حَسَنٌ صَحِيحٌ .
Bize Bişr b. Hilâl el-Basrî anlattı; bize Ca'fer b. Süleymân anlattı; Sa'îd el-Cüreyrî'den. (H) Ve bize Hârûn b. Abdullah el-Bezzâz anlattı; bize Seyyâr anlattı; bize Ca'fer b. Süleymân anlattı; Sa'îd el-Cüreyrî'den; mana olarak aynıdır; Ebû Osmân en-Nehdî'den; Nebi sallallâhu aleyhi ve sellem'in katiplerinden olan Hanzale el-Üseydî'den (rivayet edildiğine göre) o, ağlayarak Ebû Bekir'in yanına uğradı. (Ebû Bekir): "Neyin var ey Hanzale?" dedi. Dedi ki: "Hanzale münafık oldu ey Ebû Bekir! Resûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem'in yanında bulunuyoruz, bize Cehennemi ve Cenneti hatırlatıyor, sanki gözle görüyormuş gibi oluyoruz. Fakat eşlerimizin ve işimizin başına döndüğümüzde çoğunu unutuyoruz." (Ebû Bekir) dedi ki: "Vallahi biz de aynen böyleyiz. Haydi Resûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem'e gidelim." Gittik. Resûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem onu görünce: "Neyin var ey Hanzale?" dedi. "Hanzale münafık oldu ey Allah'ın Resûlü! Senin yanında bulunuyoruz, bize Cehennemi ve Cenneti hatırlatıyorsun, sanki gözle görüyormuş gibi oluyoruz. Fakat geri dönüp eşlerimizle ve işlerimizle meşgul olduğumuzda çoğunu unutuyoruz," dedi. Resûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu: "Eğer siz benim yanımdan kalktığınız hal üzere (sürekli) devam etseydiniz, melekler meclislerinizde, yollarınızda ve yataklarınızda sizinle tokalaşırdı. Fakat ey Hanzale! Bir saat (öyle), bir saat (böyle); bir saat (ibadet), bir saat (dünya işleri)." (Ebû Îsâ der ki: Bu hadis hasen sahihtir.)