3176. Hadis
حَدَّثَنَا سُوَيْدُ بْنُ نَصْرٍ، أَخْبَرَنَا عَبْدُ اللَّهِ بْنُ الْمُبَارَكِ، عَنْ سَعِيدِ بْنِ يَزِيدَ أَبِي شُجَاعٍ، عَنْ أَبِي السَّمْحِ، عَنْ أَبِي الْهَيْثَمِ، عَنْ أَبِي سَعِيدٍ الْخُدْرِيِّ، عَنِ النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم قَالَ : (وهُمْ فِيهَا كَالِحُونَ ) قَالَ " تَشْوِيهِ النَّارُ فَتَقَلَّصُ شَفَتُهُ الْعُلْيَا حَتَّى تَبْلُغَ وَسَطَ رَأْسِهِ وَتَسْتَرْخِي شَفَتُهُ السُّفْلَى حَتَّى تَضْرِبَ سُرَّتَهُ " . قَالَ أَبُو عِيسَى هَذَا حَدِيثٌ حَسَنٌ صَحِيحٌ غَرِيبٌ .
Bize Süveyd b. Nasr anlattı, bize Abdullah b. Mübarek haber verdi, Said b. Yezid Ebu Şüca'dan, o Ebu's-Semh'ten, o Ebu'l-Heysem'den, o da Ebu Said el-Hudri'den naklettiğine göre Nebi (s.a.v.) "(Ateş) onların yüzlerini yalar, onlar orada (öyle) sırıtıp kalmışlardır" (Mü'minûn 23:104) ayeti hakkında şöyle buyurdu: "Ateş onu (yüzünü) öyle bir dağlar ki, üst dudağı büzülüp başının ortasına kadar ulaşır, alt dudağı ise sarkıp göbeğine kadar iner." Ebu İsa dedi ki: Bu hadis hasen sahih gariptir.