3280. Hadis
حَدَّثَنَا سَعِيدُ بْنُ يَحْيَى بْنِ سَعِيدٍ الأُمَوِيُّ، حَدَّثَنَا أَبِي، حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ عَمْرٍو، عَنْ أَبِي سَلَمَةَ، عَنِ ابْنِ عَبَّاسٍ، فِي قَوْلِ اللَّهِ ( ولَقَدْ رَآهُ نَزْلَةً * أُخْرَى عِنْدَ سِدْرَةِ الْمُنْتَهَى ) ( فأوْحَى إِلَى عَبْدِهِ مَا أَوْحَى ) (فكَانَ قَابَ قَوْسَيْنِ أَوْ أَدْنَى ) . قَالَ ابْنُ عَبَّاسٍ قَدْ رَآهُ النَّبِيُّ صلى الله عليه وسلم . قَالَ أَبُو عِيسَى هَذَا حَدِيثٌ حَسَنٌ .
Bize Saîd b. Yahyâ b. Saîd el-Emevî anlattı. Bize babam anlattı. Bize Muhammed b. Amr, Ebû Seleme'den, o da İbn Abbâs'tan nakletti. Allah'ın: "Andolsun onu, bir diğer inişinde de gördü. Sidretü'l-Müntehâ'nın yanında..." (Necm: 13-14); "Kuluna vahyedeceğini vahyetti" (Necm: 10); "Aradaki mesafe iki yay boyu kadar, hatta daha yakın oldu" (Necm: 9) sözleri hakkında, İbn Abbâs dedi ki: "Nebi (s.a.v.) O'nu (Rabbini) gördü." Ebû Îsâ dedi ki: Bu hadis hasendir.