3456. Hadis
حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ بَشَّارٍ، حَدَّثَنَا يَحْيَى بْنُ سَعِيدٍ، حَدَّثَنَا ثَوْرُ بْنُ يَزِيدَ، حَدَّثَنَا خَالِدُ بْنُ مَعْدَانَ، عَنْ أَبِي أُمَامَةَ، قَالَ كَانَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم إِذَا رُفِعَتِ الْمَائِدَةُ مِنْ بَيْنِ يَدَيْهِ يَقُولُ " الْحَمْدُ لِلَّهِ حَمْدًا كَثِيرًا طَيِّبًا مُبَارَكًا فِيهِ غَيْرَ مُوَدَّعٍ وَلاَ مُسْتَغْنًى عَنْهُ رَبُّنَا " . قَالَ هَذَا حَدِيثٌ حَسَنٌ صَحِيحٌ .
Bize Muhammed b. Beşşâr anlattı, bize Yahyâ b. Saîd anlattı, bize Sevr b. Yezîd anlattı, bize Hâlid b. Ma'dân anlattı, Ebû Ümâme'den nakletti. O şöyle dedi: Resûlullah (s.a.v.)'in önünden sofra kaldırıldığında şöyle derdi: "El-hamdü lillâhi hamden kesîran tayyiben mübâreken fîhi gayra müveddein ve lâ müstağnen anhu Rabbunâ." (Allah'a hamdolsun; çok, temiz ve bereketli bir hamd ile... (Ey Rabbimiz!) Kendisinden ayrılınamayan (terk edilemeyen) ve kendisine (her zaman) muhtaç olunan Rabbimiz!) (Tirmizî) dedi ki: Bu hadis hasen sahihtir.