3769. Hadis
حَدَّثَنَا سُفْيَانُ بْنُ وَكِيعٍ، وَعَبْدُ بْنُ حُمَيْدٍ، قَالاَ حَدَّثَنَا خَالِدُ بْنُ مَخْلَدٍ، قَالَ حَدَّثَنَا مُوسَى بْنُ يَعْقُوبَ الزَّمْعِيُّ، عَنْ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ أَبِي بَكْرِ بْنِ زَيْدِ بْنِ الْمُهَاجِرِ، قَالَ أَخْبَرَنِي مُسْلِمُ بْنُ أَبِي سَهْلٍ النَّبَّالُ، قَالَ أَخْبَرَنِي الْحَسَنُ بْنُ أُسَامَةُ بْنِ زَيْدٍ، قَالَ أَخْبَرَنِي أَبِي أُسَامَةُ بْنُ زَيْدٍ، قَالَ طَرَقْتُ النَّبِيَّ صلى الله عليه وسلم ذَاتَ لَيْلَةٍ فِي بَعْضِ الْحَاجَةِ فَخَرَجَ النَّبِيُّ صلى الله عليه وسلم وَهُوَ مُشْتَمِلٌ عَلَى شَيْءٍ لاَ أَدْرِي مَا هُوَ فَلَمَّا فَرَغْتُ مِنْ حَاجَتِي قُلْتُ مَا هَذَا الَّذِي أَنْتَ مُشْتَمِلٌ عَلَيْهِ قَالَ فَكَشَفَهُ فَإِذَا حَسَنٌ وَحُسَيْنٌ عَلَيْهِمَا السَّلاَمُ عَلَى وَرِكَيْهِ فَقَالَ " هَذَانِ ابْنَاىَ وَابْنَا ابْنَتِي اللَّهُمَّ إِنِّي أُحِبُّهُمَا فَأَحِبَّهُمَا وَأَحِبَّ مَنْ يُحِبُّهُمَا " . هَذَا حَدِيثٌ حَسَنٌ غَرِيبٌ .
Bize Süfyan b. Veki ve Abd b. Humeyd anlattılar; dediler ki: Bize Halid b. Mahled anlattı; dedi ki: Bize Musa b. Yakub ez-Zem'î anlattı, Abdullah b. Ebi Bekir b. Zeyd b. el-Muhacir'den, dedi ki: Bana Müslim b. Ebi Sehl en-Nebbal haber verdi; dedi ki: Bana Hasan b. Usame b. Zeyd haber verdi; dedi ki: Bana babam Usame b. Zeyd haber verdi; dedi ki: Bir gece bir ihtiyacım için Nebi'nin (sallallâhu aleyhi ve sellem) kapısını çaldım. Nebi (sallallâhu aleyhi ve sellem) (dışarı) çıktı; bir şeye sarınmıştı, ne olduğunu bilmiyordum. İhtiyacımı bitirince: "Bu sarındığın şey nedir?" dedim. Onu açtı; bir de baktım ki Hasan ve Hüseyin (a.s.) kalçalarının üzerindeydiler. Buyurdu ki: “Bunlar benim iki oğlum ve kızımın iki oğludur. Allah'ım! Ben onları seviyorum, sen de onları sev ve onları sevenleri de sev.” Bu hadis hasen gariptir.