Zekât Kitabı

Et-Tirmizi · Sünen-i Tirmizi (Standart Arapça Metin) · Türkçe çeviri

632. Hadis

حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ بَشَّارٍ، حَدَّثَنَا عَبْدُ الْوَهَّابِ الثَّقَفِيُّ، حَدَّثَنَا أَيُّوبُ، عَنْ نَافِعٍ، عَنِ ابْنِ عُمَرَ، قَالَ مَنِ اسْتَفَادَ مَالاً فَلاَ زَكَاةَ فِيهِ حَتَّى يَحُولَ عَلَيْهِ الْحَوْلُ عِنْدَ رَبِّهِ ‏.‏ قَالَ أَبُو عِيسَى وَهَذَا أَصَحُّ مِنْ حَدِيثِ عَبْدِ الرَّحْمَنِ بْنِ زَيْدِ بْنِ أَسْلَمَ ‏.‏ قَالَ أَبُو عِيسَى وَرَوَى أَيُّوبُ وَعُبَيْدُ اللَّهِ بْنُ عُمَرَ وَغَيْرُ وَاحِدٍ عَنْ نَافِعٍ عَنِ ابْنِ عُمَرَ مَوْقُوفًا ‏.‏ وَعَبْدُ الرَّحْمَنِ بْنُ زَيْدِ بْنِ أَسْلَمَ ضَعِيفٌ فِي الْحَدِيثِ ضَعَّفَهُ أَحْمَدُ بْنُ حَنْبَلٍ وَعَلِيُّ بْنُ الْمَدِينِيِّ وَغَيْرُهُمَا مِنْ أَهْلِ الْحَدِيثِ وَهُوَ كَثِيرُ الْغَلَطِ ‏.‏ وَقَدْ رُوِيَ عَنْ غَيْرِ وَاحِدٍ مِنْ أَصْحَابِ النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم أَنْ لاَ زَكَاةَ فِي الْمَالِ الْمُسْتَفَادِ حَتَّى يَحُولَ عَلَيْهِ الْحَوْلُ ‏.‏ وَبِهِ يَقُولُ مَالِكُ بْنُ أَنَسٍ وَالشَّافِعِيُّ وَأَحْمَدُ وَإِسْحَاقُ ‏.‏ وَقَالَ بَعْضُ أَهْلِ الْعِلْمِ إِذَا كَانَ عِنْدَهُ مَالٌ تَجِبُ فِيهِ الزَّكَاةُ فَفِيهِ الزَّكَاةُ وَإِنْ لَمْ يَكُنْ عِنْدَهُ سِوَى الْمَالِ الْمُسْتَفَادِ مَا تَجِبُ فِيهِ الزَّكَاةُ لَمْ يَجِبْ عَلَيْهِ فِي الْمَالِ الْمُسْتَفَادِ زَكَاةٌ حَتَّى يَحُولَ عَلَيْهِ الْحَوْلُ فَإِنِ اسْتَفَادَ مَالاً قَبْلَ أَنْ يَحُولَ عَلَيْهِ الْحَوْلُ فَإِنَّهُ يُزَكِّي الْمَالَ الْمُسْتَفَادَ مَعَ مَالِهِ الَّذِي وَجَبَتْ فِيهِ الزَّكَاةُ ‏.‏ وَبِهِ يَقُولُ سُفْيَانُ الثَّوْرِيُّ وَأَهْلُ الْكُوفَةِ ‏.‏

Bize Muhammed b. Beşşâr anlattı; dedi ki: Bize Abdulvehhâb es-Sekafî anlattı; dedi ki: Bize Eyyûb anlattı; Nâfi’den; İbn Ömer’den (rivayetle); dedi ki: “Kim bir mal kazanırsa, sahibinin yanında (iken) o malın üzerinden bir yıl geçmedikçe onda zekât yoktur.” Ebû Îsâ dedi ki: Bu (mevkuf rivayet), Abdurrahman b. Zeyd b. Eslem’in (merfu) hadisinden daha sahihtir. Ebû Îsâ dedi ki: Eyyûb, Ubeydullâh b. Ömer ve birden çok kimse (bunu) Nâfi’den, İbn Ömer’den mevkuf olarak rivayet ettiler. Abdurrahman b. Zeyd b. Eslem hadiste zayıftır; Ahmed b. Hanbel, Ali b. el-Medînî ve hadis ehlinden başkaları onu zayıf saymışlardır; o çok hata yapan biridir. Nebi sallallâhu aleyhi ve sellem’in ashabından birden çok kimseden rivayet edildiğine göre, kazanılan malın üzerinden bir yıl geçmedikçe onda zekât yoktur. Mâlik b. Enes, Şâfiî, Ahmed ve İshâk da böyle derler. Bazı ilim ehli ise şöyle demişlerdir: Eğer (kişinin) yanında kendisinde zekât gereken (nisaba ulaşmış) bir mal varsa, onda zekât vardır (ve sonradan kazandığını da buna ekler). Eğer yanında sonradan kazanılan maldan başka, kendisinde zekât gereken bir mal yoksa, üzerinden bir yıl geçmedikçe o kazanılan malda ona zekât gerekmez. Şayet üzerinden bir yıl geçmeden önce bir mal kazanırsa (ve elinde nisap miktarı malı varsa), o kazanılan malın zekâtını, kendisinde zekât vacip olan (asıl) malıyla beraber verir. Süfyân es-Sevrî ve Kûfe ehli bunu söylerler.