100. Ayet
وَمَا كَانَ لِنَفْسٍ اَنْ تُؤْمِنَ اِلَّا بِاِذْنِ اللّٰهِۜ وَيَجْعَلُ الرِّجْسَ عَلَى الَّذ۪ينَ لَا يَعْقِلُونَ
Allah’ın izni olmadıkça, hiçbir kimse iman edemez. Allah, azabı akıllarını (güzelce) kullanmayanlara verir.
Arabic Uthmani · Diyanet İşleri
وَمَا كَانَ لِنَفْسٍ اَنْ تُؤْمِنَ اِلَّا بِاِذْنِ اللّٰهِۜ وَيَجْعَلُ الرِّجْسَ عَلَى الَّذ۪ينَ لَا يَعْقِلُونَ
Allah’ın izni olmadıkça, hiçbir kimse iman edemez. Allah, azabı akıllarını (güzelce) kullanmayanlara verir.
Allah'ın izni olmadıkça hiç kimse inanamaz. Düşünüp akıl etmeyenlere de azap eder.
Allah tarafından izin olmadan, kimse inan edemez, anlamayan kimseleri o azaba uğratır
Allah'ın izin vermedikçe (elbette ki) hiç kimse iman etmez. (Ama inanmak iradesi insanın elindedir. Allah) pisliği (huzursuzluğu, kokuşmuşluğu, azabı), akıllarını kullanmayanların üzerine yağdırır.
Allâh’ın izni olmaksızın bir insân nasıl mü’min olur? Bunı anlamıyanlara Allâh te’âlâ ’azâb ider.
Allah’ın izni olmadan hiç kimse inanamaz. O, akıllarını kullanmayanları murdar (inkârcı) kılar.
Hiç bir kişi ALLAH'ın izni olmadan inanamaz ve O, akıllarını kullanmayanları rezilliğe mahkum eder.
Allâhın izni olmadıkça hiç bir nefs için iyman edebilmek yoktur ve akıllarını husni isti'mal etmiyenleri o pislik içinde bırakır
Allah'ın izni olmadıkça hiçbir kişinin iman etmesi mümkün değildir. Akıllarını kullanmayanlar üzerine Allah bir uğursuzluk yükler.
*Allah’ın izni (irâdesi/yaratması) olmaksızın (elbette ki) hiç kimsenin îmân etmesi mümkün değildir. O (Allah), azabı, aklını kullanmayan (ısrarla/inatla hakkı inkâr eden îmânsız) lara gönderir.
(Hayır!) Allah’ın izni olmadan (gerçeği araştırıp Hakka teslim olmadan) hiç kimse iman edemez. O (Allah), akıllarını kullanmayan (ve nefsi hevâlarına uyan)ları (imandan ve İslam’dan mahrum ve) murdar kılıp (bırakır).
Allah'ın bilgisi¹ dışında hiç kimsenin iman etmesi mümkün değildir.² Ve aklını kullanmayanları rics³ ile karşı karşıya bırakır.
daħı olmadı hįç nefs kim įmān getüre illā Tañrı destūrıyıla. daħı ķılur 'azābı anlaruñ üzere kim añlamazlar.
Allahın izni olmadan hiç bir kimsenin îman etmesi mümkün değildir. O, akılları iyi kullanmazlara murdarlık (azâb) verir.
Hâlbuki Allah'ın izni olmadan hiçbir kimsenin îmân etmesi mümkün değildir.(2)(Fakat O, irâdesini îmâna sarf eden kullarını hidâyete muvaffak kılar.) Azâbı ise, akıllarını kullanmayan (îmânsız)lara verir.
Ve Allah’ın izni (kullarına verdiği akıl, irade ve iman etme imkânı) olmasaydı, hiçbir kimsenin (gerçekten) iman etmesi de mümkün olmazdı. Ve ricsi (huzursuzluğu, cehaleti, zilleti, azabı), akıllarını kullanmayanların üzerine bırakır. *
Herhangi bir nefsin (kişinin) Allah dilemedikçe iman etmesi yoktur[14]. Allah aklını kullanmayanları pislik içinde bırakır.
Allah’ın uygunu olmadıkça kimse inanç getiremez. Allah azabı aklını kullanamıyanlara gönderir.
Allah/ın izni olmaksızın hiçbir kimse iman getiremez. Allah delâile akıl erdirmeyenlere de mahrumiyet [²] verir.
Allah’ın izni olmaksızın hiçbir nefis/kimse inanmaz⁴¹. O, aklını kullanmayanların üzerine pislik/belâ [rics] yağdırır.⁴²
Allah'ın izni olmadıkça hiç kimse iman edemez. O, aklını kullanmayanların üzerine bir pislik karar kılar.
Allah'ın izni olmadıkça hiçbir kimse iman etmez; Allah, azabı ve rezilliği, akıllarını kullanamayanlara musallat eder.
Allah’ın izni olmadıkça hiç kimsenin inanması mümkün değildir. O, akıllarını kullanmayanları inkâr bataklığında bırakır.
Sen ne kadar çırpınsan da, Allah izin vermedikçe hiç kimse iman etmez. Ve şu halleriyle, Allah buna izin vermeyecektir. Çünkü O, akıllarını kullanmayan böyle önyargılı ve kötü niyetli insanların kalpleri üzerine, hakîkati görme yetisini kirletip örten, vicdan ve kabiliyetini körelten, akıllarını kullanma özelliklerini yok eden mânevî pislikler yağdırır! Bu ilâhî kanun gereğince, hakîkate yönelmeyen insanların iman etmeleri mümkün değildir.
Bir kimse için Allah’ın izniyle olmadan inanmak mümkün / olası değildir. Akletmez olanlara Rezillik veriyor.
Allah'ın izni olmadan, kimse imana gelmez. Allah, kafasını çalıştırmayanları pis işlere bulaştırır.
İnsanların kendi kendilerine biz doğru yoldayız demelerinin bir anlamı yoktur. Kimin doğru yolda olup olmadığına hüküm verecek olan ancak Rabbiniz Allah’tır. Bunu akıl edemiyorlar mı? Rabbin akıl etmeyen kimselerin üzerine iğrenç bir azap gönderir.
Allah’ın izni olmadan kimse inanamaz. [*] Akıllarını kullanmayanlara pislik verir (yağdırır). [*]
Hiçbir kimsenin Allah’ın izni olmaksızın îman etmesi mümkün değildir¹. Ve (Allah dilerse akıllarını kullanarak) îman etmeyen kimseleri pislik (şirk/küfür/azap) içerisinde bırakıverir.
hem de, hiç kimsenin, Allah’ın izni olmadıkça ¹²³ asla imana erişemeyeceği ve aklını kullanmayanlara alçaltıcı, bayağılaştırıcı [inançsız]lığı musallat edenin O olduğu (gerçeği) ortadayken? ¹²⁴
Allah’ın izni (akıl ve irade vermesi) olmasaydı hiç kimse iman edemezdi. Zira O, aklını kullanmayanları pislik içinde bırakır. 21/10, 25/44, 67/10
Allah'ın iradesiyle bilgilendirme gerçekleşmeden hiçbir kimsenin iman etmesi mümkün değildir. Allahın vahiyle, melekle, kitapla, peygamberle iradi bilgilendirmesine rağmen akıllarını kullanmayan, gelişmeyen, iman edip cehaletten kurtulmayan fertlerin ve toplumların boynuna Allah kirli, pis, cahil, kâfir ve ceza mahkûmu yaftası asar.
Hem Allah’ın (akıl ve irade vermek sûretiyle gerçekleşen) izni olmasaydı, hiçbir insan imana eremezdi! Ve O aklını kullanmayanları pisliğe mahkûm eder![¹⁶⁷⁴]
Hiçbir şahıs için Allah Teâlâ'nın izni olmaksızın imân etmek kabil değildir. Ve murdarlığı âkilâne düşünmez kimselerin üzerine kılar.
Allah’ın izni olmadan hiç kimsenin iman etmesi mümkün değildir. O, murdarlığı (azabı) ancak aklını (ve hür iradesini iyi yollarda) kullanmayanların üzerine yükler! (Böylece onları hidayetinden yoksun bırakır)
Allâh’ın izni olmadan hiç kimse iman edemez. Ve (Allâh) ricsi/iğrençliği akıllarını kullanmayanların üzerine bırakır.
Allah'ın izni olmadıkça hiç kimse inanamaz. O, aklını kullanmayanlara kötü bir azap verir. Ve pisliği akıllarını kullanmayanların üzerine koyar.
Daḫı īmān getürmek yoḳdur bir nefse illā Tañrı Ta‘ālā buyruġı bile. Daḫıḳılur Tañrı Ta‘ālā rüsvāylıġı ol kişiler üstine ki fikr eylemezler delīl‐lerde.
Allah'ın izni olmadıkça hiç bir kimsenin iman etmesi mümkün değildir. (O, akıl ve iradelerini iman tarafına kullananlara iman nasib eder). Fakat akıllarını çalıştırmayanlara ise şeytanı musallat eder, o pislikte bırakır. [11, 118-119; 13, 31; 88, 21-22; 28, 56]
Allah'ın izni olmadan hiç kimse inanmaz ve (Allah) pisliği (huzursuzluğu, azabı), akıllarını kullanmayanların üzerine kor.
Allâh'ın izni olmadıkca bir nefs îmân idemez. Allâh Te'âlâ mundar 'azâbını, ta'akkul itmeyenler üzerine havâle ider.
Allah’ın onayı olmadan kimse inanıp güvenmiş (mümin) sayılmaz. Allah, aklını kullanmayanların üstünde inançsızlık pisliği oluşturur.
Allah dilemedikçe hiç kimse iman edemez. O, iğrenç azabı akıl erdiremeyenlerin üzerlerine gönderir.
Hiç kimse Allah'ın izni olmadan iman etmez. Aklını kullanmayanlara ise, O, pisliği(17) musallat eder.
Allah'ın izni olmadıkça hiçbir benlik iman edemez. Allah, pisliği, aklını kullanmayanlar üzerine bırakır.
Allah'ın izni olmaksızın, hiç kimse için iman etme (imkanı) yoktur. O, akıl erdiremeyenlerin üzerine iğrenç bir pislik kılar.
Allah'ın izni olmadıkça, hiç bir kimsenin iman etmesi mümkün değildir. Bir de Allah, akıllarını iyi kullanmıyanlara azab verir.
Hiç kimse Allah’ın izni olmadan inanamaz. Allan manevi azabı, o akıl etmeyen insanların üzerine kılar.
Allah'ın izni olmadan hiç kimse inanamaz. O, akıllarını kullanmayanları murdar kılar.