Diğer Türkçe mealler
Abdulbaki Gölpınarlı
Onlara apaçık delilleri muhtevi olan ayetlerimiz okunduğu zaman bize kavuşmayı ummayanlar, bize bundan başka bir Kur'an getir, yahut da değiştir onu dediler. De ki: Ben onu kendiliğimden değiştiremem, ben, ancak bana vahyedilene uyarım ve şüphe yok ki ben, isyan ettiğim takdirde o pek büyük günün azabından korkarım.
Besim Atalay (1965)
Bizim açık âyetlerimiz onlara okunduğunda bize kavuşmayı umunmayanlar: «Bundan başka, bir Kur'anı getiresin, ya da değiştiresin I» demektedirler, diye-sin ki: «Ben kendiliğimden değiştiremem; ancak ben, bana vahyolunmuş bulunana uyarım, ben Allahıma karşı azacak olsam, ulu günün azabından korkarım»
Cemal Külünkoğlu
Ayetlerimiz onlara açık-seçik parçalar halinde okunduğu zaman, bizimle karşılaşmayı beklemeyenler derler ki, “bundan başka bir Kur'an getir veya bunu değiştir.” (Onlara) de ki: “Onu kendiliğimden değiştirmem olmaz. Ben, ancak bana vahyolunana uyarım. Ben, Rabbime karşı gelirsem; büyük bir günün azabından korkarım.”
Cemil Said (1924)
Bizim âyâtımız öldükden sonra bize rücû’ itmeği ümîd iylemiyenlere okundığı vakit "Bize başka kitâb getir ve yâhud bunı biraz değişdir." diyorlar. Ânlara di ki: "Ben kendiliğimden bir şey değiştiremem, ben bana vahy olanı bilürim korkarım ki itâ’atsizlikde bulunur isem yevm-i ’azîmde rabbimin ’azâbına uğrarım"
Diyanet Vakfı
Onlara âyetlerimiz açık açık okunduğu zaman (öldükten sonra) bize kavuşmayı beklemeyenler: Ya bundan başka bir Kur’an getir veya bunu değiştir! dediler. De ki: Onu kendiliğimden değiştirmem benim için olacak şey değildir. Ben, bana vahyolunandan başkasına uymam. Çünkü Rabbime isyan edersem elbette büyük günün azabından korkarım.
Edip Yüksel
Onlara apaçık olan ayetlerimiz okunduğu zaman, bize kavuşmayı ummayanlar, "Bundan başka bir Kuran getir, yahut onu değiştir!," derler. De ki: "Onu kendi tarafımdan değiştiremem. Ben yalnız bana vahyedilene uyarım. Rabbime karşı gelirsem, büyük günün azabından korkarım."
Elmalılı Hamdi Yazır
Böyle iken âyetlerimiz birer beyyine olarak karşılarında okunduğu zaman likamızı arzu etmiyenler «bundan başka bir Kur'an getir veya bunu değiştir» dediler, de ki, onu kendiliğimden değiştirmekliğim benim için olacak şey değildir, ben ancak bana vahyolunana ittiba' ederim; ben, rabbıma isyan edersem şüphesiz büyük bir günün azâbından korkarım
Elmalılı (Sadeleştirilmiş)
Böyle iken, âyetlerimiz, kesin birer belge olarak kendilerine okunduğu zaman, o bizimle karşılaşmayı ummayanlar, "Bundan başka bir Kur'ân getir veya bunu değiştir." dediler. De ki, "Onu kendiliğimden değiştiremem, benim açımdan bu olacak bir şey değildir. Ben ancak bana vahyolunana uyarım. Rabbime isyan edersem, şüphesiz büyük bir günün azabından korkarım."
Emrah Demiryent
Onlara âyetlerimiz apaçık bir şekilde okunduğu zaman, bize kavuşmayı (öldükten sonra tekrar diriltilmeyi) ummayanlar (müşrikler), “Bundan başka bir Kur’ân getir veya bunu (n, hoşumuza gitmeyen bazı yerlerini) değiştir” derler. (Resûlüm! O müşriklere) de ki: “Benim onu kendiliğimden değiştirmem söz konusu olamaz. Ben ancak bana vahyedilene uyarım. *(Farz-ı muhâl) ben, Rabbime karşı gelirsem, büyük bir günün azabından korkarım!”
Abdullah-Ahmet Akgül
Onlara (münafıklara ve inkârcılara); apaçık belgeler olan ayetlerimiz okunduğu zaman, (günahları ve din tahribatları nedeniyle) Bizimle karşılaşmayı (ve huzurumuza çıkmayı ummayan ve) arzulamayanlar: "(Bu hükümler ve haberler bize ağır geliyor) Bundan başka bir Kur’an getir, veya (nefsimizin hoşuna gidecek şekilde) Onu değiştir" derler. (Ey Resulüm!) Onlara de ki: "Onu (Kur’an’ın apaçık hüküm ve haberlerini) kendi nefsi tahmin ve tedbirimle değiştirmem asla olacak şey değildir. Ben sadece Bana vahyedilene tâbiyim. Eğer Rabbime isyan ederek (Kur’ani haber ve hükümleri değiştirir ve yanlış mana verirsem) gerçekten büyük bir günün azabından korkup çekinirim."
Erhan Aktaş
Bizimle karşılaşmayı ummayanlara, ayetlerimiz açık açık okunduğu zaman, onlar: “ Ya bundan başka bir Kur'an getir veya onu değiştir. ” dediler. De ki: “Onu kendiliğimden değiştirmem olacak şey değildir. Ben, ancak bana vahyolunana uyarım. Eğer Rabb'ime karşı gelirsem, büyük günün azabından korkarım.”
Eski Anadolu Türkçesi
daħı ķaçan oķına anlaruñ üzere āyetlerümüz bellüler eyitti anlar kim ümid dutmazlar görmegümüzi “getür ķur’ān uşbundan ayruķ yā degşür anı.” eyit “olmaya benüm kim degşürem anı gendüzündin yañadın uymazın illā aña kim daħı olınur baña. bayıķ ben ķorķarın eger ben āsį olam çalabuma 'aźābından ulu günüñ.”
Hasan Basri Çantay
Âyetlerimiz onlara, apaçık deliller (i muhtevi) olarak, okunduğu zaman (öldükden sonra) bize kavuşmayı ummayan onlar (o müşrikler): «Ya (bize) bundan başka bir Kur'an getir, yahud onu değişdirl» dedi (ler). Deki: «Onu kendiliğimden değişdirmem benim için olmayacak şeydir. Ben, vahy olunagelenden başkasına tâbi olmam. Eğer Rabbime isyan edersem şübhesiz büyük günün azabından korkarım».
Hayrat Neşriyat
Ve onlara âyetlerimiz apaçık olarak okunduğu zaman, bize kavuşmayı ummayanlar: “Bundan başka bir Kur'ân getir veya bunu değiştir!” dedi. De ki: “Onu kendiliğimden değiştirmem, benim için olmayacak şeydir! (Çünki ben,) ancak bana vahyolunana tâbi' olurum! Şübhesiz ki ben, Rabbime isyân ettiğim takdirde, (gelecek)büyük bir günün azâbından korkarım!”(1)
İhsan Aktaş
Ayetlerimiz onlara açık açık okunduğu (tebliğ edildiği) zaman (öldükten sonra) bize kavuşmayı ummayanlar “Bundan başka bir Kur’an getir veya bunu değiştir”dediler. De ki: “Onu kendiliğimden değiştiremem. Ben ancak bana vahyolunana uyarım. Eğer ben Rabbime isyan edersem, büyük bir günün (ahiret gününün) azabından korkarım. *
İlyas Yorulmaz
Onlara açıklayıcı ayetlerimiz okunduğu zaman, “Bundan başka bir Kur’an getir veya onu değiştir” dediler. Deki: “Kendi kendime o’nu değiştirmem mümkün olmadığı gibi, zaten bende bana vahy olan bu kitaba uyuyorum. Eğer ben Rabbimin emirlerine (yetkim olmadığı halde değiştirerek) isyan edersem, büyük hesap gününün azabından korkarım.”
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
Ayetlerimiz onlara açıklayıcı belgeler olarak okununca, Bize kavuşmayı ummıyanlar dediler: "Sen bize ya bundan başka bir Kur’an getir, ya da onu değiştir." De ki: "Onu kendiliğimden değiştirmek elimden gelmez . ben yalnız benim gönlüme bildirilene uyarım. çünkü eğer ben çalabıma karşı ayaklanacak olursam, ulu bir günün azabından korkarım."
İsmail Hakkı İzmirli
Onlara bizim âyetlerimiz pek açık olarak okunduğu vakit bize kavuşmayı ummayanlar «— bundan başka bir Kur/an getir [¹] veya bunu değiştir» derler. Onlara de ki: Onu kendiliğimden değiştirmek elimden gelmez. Ben yalnız bana vahiy olunana tâbi olurum. Şayet ben Rabbime âsi olursam kıyamet gününün büyük azabından korkarım.
İsmail Yakıt
Onlara ayetlerimiz açık açık okunduğu zaman, Biz’e kavuşmayı ummayanlar, “Bundan başka bir Kur’an getir veya bunu değiştir!” derler. De ki: “Ben onu kendiliğimden değiştiremem. Ben sadece bana vahyolunana tabi olurum. Şayet ben Rabbime karşı gelirsem büyük bir günün azabından korkarım.”
Kadri Çelik
Ayetlerimiz onlara açık açık okununca, bizimle karşılaşmayı ummayanlar, “Bundan başka bir Kur'an getir veya bunu değiştir” dediler. De ki: “Onu ben kendiliğimden değiştiremem, ben ancak, bana vahyolunana uyarım. Ben Rabbime karşı gelirsem, büyük günün azabına uğramaktan korkarım.”
Abdullah Parlıyan
Ve hal böyleyken, ne zaman ayetlerimiz bütün açıklığıyla, kendilerine okunup ulaştırılsa, o bizim huzurumuza çıkacaklarına inanası gelmeyen kimseler “Ya bize bundan başka bir Kur'ân getir veya bunu değiştir” derler. De ki: “onu kendiliğimden değiştirmem olacak şey değil. Ben ancak bana vahyedilene uyarım. Bakın bu konuda, Rabbime baş kaldıracak olursam, dehşet veren o büyük günün azabından korkarım.”
Kuran Yolu
Kendilerine âyetlerimiz açıkça okunup anlatılınca bize geleceklerine inanmayanlar, “Bundan başka bir Kur’an getir veya bunu değiştir” dediler. Onlara şöyle de: “Onu kendiliğimden değiştirmeye hak ve yetkim yoktur, ben ancak bana vahyedilene uyuyorum. Eğer rabbime itaatsizlik edersem şüphesiz dehşetli bir günün azabından korkarım.”
Mahmut Kısa
Apaçık birer belge olan ayetlerimiz, ne zaman onlara tebliğ ve uyarı amacıyla okunsa, Hesap Gününde huzurumuza geleceklerini hiç ummayan o inkârcılar, “Bize bundan farklı bir Kur’an getir, ya da hiç değilse, işimize gelmeyen ayetleri iptal edip keyfimize uygun hâle getirerek onda bazı değişiklikler yap!” diyorlar. Onlara de ki: “Kur’an’ı kendi görüşlerim doğrultusunda değiştirmeye benim yetkim yok; zira o benim değil, Allah’ın sözüdür. Ben ancak, bana gönderilen emir ve direktiflere uyarım. Çünkü Rabb’ime karşı geldiğim takdirde, büyük bir günün azâbından korkarım.”
Mahmut Özdemir
Onlara, açık belgeler olarak bizim âyetlerimiz okunacağı zaman bizimle karşılaşmayı ummayanlar dedi ki: “Bundan başka bir kur’ân getir veya bunu değiştir!”. De ki: “Onu kendiliğimden değiştirmem benim için olacak şey değildir. Ben ancak bana vahyedilene uyarım. Rabbime isyan edersem, şüphesiz ben, çok büyük bir günün azabından korkarım”.
Mehmet Çakır
Kendilerine ayetlerimiz açık seçik okununca, Bize hesap verme beklentisinde olmayanlar: " bize bundan başka bir Kuran getir ya da onu değiştir " diyorlar. Resulüm! onlara şunu söyle: " onu benim değiştirmem mümkün değil. Çünkü ben, sadece bana vahyedilene uymak zorundayım. Çünkü ben, Rabb’ime karşı gelerek ahiret cezasını göze alamam.
Mehmet Çoban
Onlara ayetlerimiz apaçık okunduğunda bize kavuşmayı ummayan kimseler dediler ki: "Ya bunu değiştir ya da bize başka bir Kur’an getir!" De ki: "Onu kendiliğimden değiştirmem söz konusu olamaz. Ben ancak bana vahiy edilene uyarım! Şüphesiz Rabbime karşı gelirsem büyük bir günün azabından korkarım!"
Mehmet Okuyan
Onlara ayetlerimiz açıkça [tilavet] edildiği (okunup aktarıldığı) zaman, (öldükten sonra) bizimle karşılaşmayı ummayanlar (ahirete inanmayanlar), “Ya bundan başka bir Kur’an getir veya bunu değiştir!” dediler. De ki: “Onu kendiliğimden değiştirmem benim için olacak şey değildir. Ben, bana vahyolunandan başkasına uymam. [*] Rabbime isyan edersem elbette büyük günün azabından korkarım.” [*]
Mehmet Türk
Bizim açık âyetlerimiz, Bize kavuşacaklarını ummayanlara okunduğu zaman, (sana):¹ “Ya bundan başka bir Kur’an getir ya da bu (Kur’an’ı) değiştir.”² dediler. Sen de onlara: “Onu kendi keyfime göre değiştirmem mümkün değil. Ben ancak bana vahyolunana tâbi olurum ve ben Rabbime isyan edersem büyük günün (âhiretin) azabından korkarım.” de.³
Muhammed Esed
VE [hal böyleyken:] ne zaman ayetlerimiz bütün açıklığıyla kendilerine okunup ulaştırılsa, o Bizim huzurumuza çıkacaklarına inanası gelmeyen kimseler, “Bize bundan başka bir söylem/bir öğreti getir; ya da bunu değiştir” ²³ diyecek olurlar. [Ey Peygamber] de ki: “Onu kendiliğimden değiştirmem olacak şey değil; ben ancak bana vahyedilene uyarım. Bakın, [bu konuda] Rabbime baş kaldıracak olursam, dehşet veren o [Büyük] Gün (gelip çattığında) azabın [beni bulmasın]dan korkarım!”
Mustafa Çavdar
Hakikatin apaçık belgeleri olan ayetlerimiz onlara okununca, bizimle karşılaşmayı hesaba katmayanlar: “Bize bundan başka bir Kuran getir veya bunu değiştir” derler. De ki: – Bunu kendi arzuma göre değiştirme yetkim yok, zira ben sadece bana vahyedilen Kuran’a uymak zorundayım, eğer Rabbime isyan edersem o zaman ben o korkunç günün azabından korkarım. 6/50- 51, 7/203, 46/9
Ahmet Tekin
Onlara, birliğimizi ispat eden, şirkin bâtıl olduğunu anlatan âyetlerimiz açık açık okunduğu zaman, bizim huzurumuzda hesaba çekilmeyi, mükâfatı ummayanlar, cezalandırılma endişesi duymayanlar: “Bundan başka bir Kur'ân getir veya bunu değiştir” dediler. Sen: “Onu kendiliğimden değiştirmem söz konusu olamaz. Ben sadece, bana vahyolunana, Kur'ân'a tâbî olurum. Eğer Rabbime âsi olursam, büyük bir günün azâbına dûçar olmaktan korkarım” de.
Mustafa İslamoğlu
Bir de ne zaman hakikatin apaçık kanıtları olan âyetlerimiz onlara okunsa, Bizim (rahmetimizle) buluşma arzusu ve umudu olmayan o kimseler derler ki: “Git, bize bundan başka bir hitab[¹⁵⁸⁷] getir, ya da onda değişiklik yap!”[¹⁵⁸⁸] (Ey Nebî)! De ki: “Onu kendime göre değiştirmem olacak şey değil. Ben yalnızca bana vahyedilene uyarım: çünkü ben Rabbime karşı gelecek olursam, korkunç bir Gün’ün azabından korkarım.”
Ömer Nasuhi Bilmen
Onlara Bizim zâhir âyetlerimiz okunduğu zaman, Bize mülâki olacaklarını ummayanlar dedi ki: «Bundan başka bir Kur'an getir veya bunu değiştir.» De ki: «Onu kendi tarafımdan değiştirmek benim için sahih olamaz. Ben ancak bana vahyolunana tâbi olu-um, başkasına değil. Şüphe yok ki, ben Rabbime isyan eder olursam büyük bir günün azabından korkarım.»
Orhan Kuntman
(Ey Muhammed buna rağmen) Bize kavuşmayı ummayanlar, -kendilerine ayetlerimiz açık açık okunduğu zaman- "Bize bundan başka bir Kur'an getir veya bunu değiştir!" (İşimize gelmeyen, kıyametten, hesaptan ve cezadan bahseden, putlarımızı ayıplayan bu Kur’an'ı bırak da bize okuyacak başka bir kitap getir veya hoşlanmadığımız bazı ayetlerini olsun hoşumuza gidecek şekilde değiştir) dediler. De ki: "Onu kendiliğimden değiştirmem asla olacak şey değildir! Ben, ancak bana vahyolunana uyarım, şayet ben, Rabbime karşı gelecek olursam, elbette o büyük günün azabından korkarım."
Osman Fırat
Onlara açık açık âyetlerimiz anlatıldığı zaman, bizimle buluşmayı ummayanlar: "Bundan başka bir Kur’ân getir veya bunu değiştir. " dediler. De ki: "Onu kendi tarafımdan değiştiremem. Ben sadece bana vahyolunana uyarım. Şâyet ben Rabbime karşı gelirsem, büyük bir günün azâbından korkarım. "
Şaban Piriş
Ayetlerimiz açık açık onlara okununca, bizimle karşılaşmayı ummayanlar: -Bundan başka bir Kur'an getir ya da bunu değiştir, dediler. De ki:-O'nu kendi arzuma göre değiştirmem mümkün değildir. Ben, sadece bana vahyedilene uyarım. Ben eğer Rabbime isyan edersem, büyük bir günün azabından korkarım.
Satıraltı Meal (1534)
Daḫı ḳaçan oḳunsa anlar üstine bizüm āyetlerümüz beyān eyleyici, eyitti olkişiler ki ḳorḳmazlar bizüm ḥażretümüze durmaḳdan: Getür bize bir Ḳur’ānbundan özge, yā tebdīl eyle. Eyit yā Muḥammed: Anı tebdīl eylemekelümden gelmez benüm ḳatumdan, ben uymazın illā baña vaḥy olan nesneye.Ben ḳorḳarın eger ‘āṣī olsam Tañrı Ta‘ālā[ya] ulu ‘aẕābdan ḳıyāmetde.
Suat Yıldırım
Böyle iken, âyetlerimiz kendilerine, açık deliller halinde okunduğunda, âhirette huzurumuza varacaklarını ummayanlar, “Bize bundan başka bir Kur'ân getir veya bunu değiştir! ” derler. De ki: “Onu kendiliğimden değiştirmem asla olacak bir şey değil. Çünkü ben sadece bana vahyedilene tâbi olurum ve eğer sizin arzunuza uyar da Rabbime isyan edersem, o müthiş günün azabından korkarım. ”
Süleyman Ateş
Onlara açık açık ayetlerimiz okunduğu zaman, bizimle buluşmayı ummayanlar: "Bundan başka bir Kur'an getir veya bunu değiştir." derler. De ki: "Onu kendi tarafımdan değiştiremem. Ben sadece bana vahyolunana uyarım. Şayet ben Rabbime karşı gelirsem, büyük bir günün azabından korkarım."
Süleyman Tevfik (1927)
Onlara (müşriklere) âşikâr âyetlerimiz tilâvet olundukda, likâmızı ümîd itmeyenler: "Bize bundan başka bir Kur'ân getir veyâhud onı tebdîl it" dirler. Onlara di ki: "Ben kendi tarafımdan onı tebdîl ider değilim. Ben ancak bana vahy olunan şeye ittibâ' iderim. Eğer rabbime 'isyân ider isem büyük günün 'azâbından korkarım."
Süleymaniye Vakfı
Onlara, birbirini açıklayan âyetlerimiz okununca, bizimle karşılaşmayı beklemeyenler derler ki “Bize başka bir Kur’an(ayetler kümesi)[*] getir, ya da onu değiştir.” De ki “Onu kendiliğimden değiştirmeye yetkim yoktur. Ben sadece bana yapılan vahye uyarım. Eğer Rabbime karşı gelirsem büyük bir günün azabından korkarım.”
Ahmet Varol
Onlara ayetlerimiz apaçık bir şekilde okunduğunda bize kavuşmayı ummayanlar: "Bundan başka bir Kur'an getir veya bunu değiştir" derler. De ki: "Benim onu kendiliğimden değiştirmem sözkonusu olamaz. Ben ancak bana vahyedilene uyuyorum. Ben, Rabbime karşı gelirsem büyük bir günün azabından korkarım."
Ümit Şimşek
Kendilerine apaçık âyetlerimiz okunduğunda, Bize kavuşmayı ummayanlar, “Bize bundan başka bir Kur'ân getir veya onu değiştir” derler. De ki: Ben onu kendiliğimden değiştiremem. Ben, ancak bana vahyedilene uyarım. Rabbime isyan edecek olursam, büyük bir günün azabından korkarım.
Yaşar Nuri Öztürk
Ayetlerimiz onlara açık-seçik parçalar halinde okunduğu zaman, bize ulaşmayı ummayanlar şöyle dediler: "Bundan başka bir Kur'an getir yahut bunu değiştir." De ki: "Onu kendiliğimden değiştirmem benim için söz konusu olamaz. Ben sadece bana vahyolunana uyuyorum. Rabbime isyan edersem, büyük bir günün azabından korkuya düşerim."
Ali Bulaç
Onlara ayetlerimiz apaçık belgeler olarak okunduğunda, bizimle karşılaşmayı ummayanlar, derler ki: 'Bundan başka bir Kur'an getir veya onu değiştir.' De ki: 'Benim onu kendi nefsimin bir öngörmesi olarak değiştirmem benim için olacak şey değildir. Ben, yalnızca bana vahyolunana uyarım. Eğer Rabbime isyan edersem, gerçekten ben, büyük günün azabından korkarım.'
Ali Fikri Yavuz
Böyle iken, âyetlerimiz, müşriklere birer açık delil olarak okunduğu zaman, karşımızda hesap vermeyi ummayanlar: “- Bundan başka bir KUR'AN getir veya bunu değiştir” dediler. Sen de ki: “- Onu kendiliğimden değiştirmekliğim, benim için mümkün değil. Ben, ancak bana vahyolunana uyarım. Ben, Rabbime isyan edersem, gerçekten büyük bir günün (kıyametin) azabından korkarım.”
Bahaeddin Sağlam
Ayetlerimiz, onlara açık olarak okunduğu zaman, Bizimle karşılaşmayı ummayanlar “Bundan başka bir Kur’an getir veya onu değiştir” derler. De ki: “Kendi tarafımdan onu değiştirmek benim elimde değil. Ben ancak bana vahyolana tabi olurum. Şüphesiz, eğer ben (O’na) isyan edersem, büyük bir günün azabının başıma gelmesinden korkarım.
Bayraktar Bayraklı
Âyetlerimiz onlara açık açık okunduğu zaman bize kavuşmayı ummayanlar, “Bundan başka bir Kur'ân getir veya bunu değiştir” dediler. De ki: “Onu kendiliğimden değiştiremem. Ben ancak bana vahyolunana uyarım. Doğrusu, Rabbime karşı gelirsem, büyük günün azabından korkarım.”