Diğer Türkçe mealler
Abdulbaki Gölpınarlı
De ki: Allah isteseydi okumazdım onu size ve o da, onda ne olduğunu bildirmez, anlatmazdı size. O inmeden önce de aranızda ömür sürmüştüm, hala mı aklınızı başınıza almıyorsunuz?
Besim Atalay (1965)
De ki: «Allah dileseydi, onu size okumazdım, size onu bildirmezdim, bundan önce de, aranızda yaşamıştım, anlamaz mısınız?»
Cemal Külünkoğlu
De ki: “Eğer Allah dileseydi, ben size onu okumazdım, Allah da size onu bildirmezdi. Ben (peygamber olmadan ve Kur'an inmeden) önceki yıllarımı sizin aranızda geçirdim. Siz yine de aklınızı kullanarak gerçeği görmeyecek misiniz?”
Cemil Said (1924)
"Eğer Allâh istese idi ben ânları size okuyub ta’lîm itmez idim. Sizin içinizde kırk yaşına kadar yaşadım bir şey yapmadım anlayamıyacak mısınız?"
Diyanet Vakfı
De ki: Eğer Allah dileseydi onu size okumazdım, Allah da onu size bildirmezdi. Ben bundan önce bir ömür boyu içinizde durmuştum. Hâla akıl erdiremiyor musunuz?
Edip Yüksel
De ki: "ALLAH dilemeseydi onu size okuyamazdım ve sizin de ondan haberiniz olmazdı. Bundan önce bir ömür boyu aranızda yaşadım. Anlamaz mısınız?"
Elmalılı Hamdi Yazır
De ki: eğer Allah dilese idi ben onu size okumazdım, hiç bir suretle de size onu bildirmezdi bilirsiniz ki ben sizin içinizde bundan evvel bir ömür durdum, artık bir kerre aklınıza müracat etmezmisiniz?
Elmalılı (Sadeleştirilmiş)
De ki, "Eğer Allah dileseydi ben onu size okumazdım. O da onu hiçbir şekilde size bildirmezdi. Bilirsiniz ki, ben sizin içinizde bundan önce yıllarca bulundum. Siz hâlâ aklınızı başınıza toplamayacak mısınız?"
Emrah Demiryent
(Resûlüm! Yine o müşriklere) De ki: “Allah dileseydi (Kur’ân’ı bana vahyetmez, ben de) onu size okumazdım ve (Allah) onu size bildirmezdi. (Siz de iyi biliyorsunuz ki) ben, bundan (Kur’ân’ın bana vahyedilmesinden) önce (40 yıl) aranızda yaşadım. (Şu ana kadar bir kez bile olsun benim yalan söylediğime şâhit oldunuz mu? Veya bugüne kadar benden, Kur’an’a benzer sözler işittiniz mi? Üstelik benim okuma yazma bilmeyen biri olduğumu da gâyet iyi biliyorsunuz. Bunca açık delillere rağmen hâlâ, Kur’ân’ın benim sözlerim değil de ezelî ve ebedî olan Allah’ın kelâmı olduğunu) hiç düşünmüyor musunuz?”
Abdullah-Ahmet Akgül
De ki: "Eğer Allah dileseydi, Onu size okuyup (öğretemezdim ve O da) Onu (Kur’an’ı) size bildirmez ve idrak ettirmezdi. Ben bundan önce de sizin içinizde (40 yıl) bir ömür sürdüm, (aklımdan ve ahlâkımdan nasıl şüphe edersiniz?) Siz yine de aklınızı kullanıp (imana gelmeyecek) misiniz?"
Erhan Aktaş
De ki: “Eğer Allah dileseydi onu size okumazdım. Onu size hiç bildirmezdim. İçinizde bir ömür kaldım. Hala aklınızı kullanmayacak mısınız?
Eski Anadolu Türkçesi
eyit: “eger dilese-di Tañrı oķımayadum anı sizüñ üzerüñüze daħı bildürmeye-di size anı. bayıķ dölendüm sizde bir 'umr andan ilerü pes ögütlenmez misiz?”
Hasan Basri Çantay
De ki: «Eğer Allah dileseydi (bana bu Kur'ânı indirmezdi. Ben de) onu size okumazdım. (Allah) onu (benim lisânımla) size bildirmezdi de. Ben ondan (o Kur'andan) evvel (bu güne kadar) içinizde bir ömür durmuşum (yaşamışım) dır. Siz haalâ aklınızı kullanmaz mısınız»?
Hayrat Neşriyat
De ki: “Eğer Allah dileseydi, onu size okumazdım ve (Allah) onu size (benim lisânımla) bildirmezdi. İşte şübhesiz ki (ben) bundan önce sizin içinizde bir ömür boyu durmuşum.(2) (Benim aslâ yalan söylemediğimi siz çok iyi bilirsiniz!) Hiç akıl erdirmez misiniz?”
İhsan Aktaş
Resulüm!) De ki: ‘’Eğer Allah (başka türlüsünü) dileseydi, (beni tebliğ yapmakla görevli kılmasaydı) size onu (o vahiy ürünü olan Kur’an’ı) okuyup duyurmazdım. Ve (O da) onu (Kur’an’ı, benim vasıtamla) size bildirmezdi. Doğrusu, (bu vahiy bana gelmezden önce) bir ömür aranızda bulundum. (Benim asla yalan söylemediğimi siz çok iyi bilirsiniz! Peki, aklımdan ve ahlâkımdan nasıl şüphe edersiniz?) Hâlâ aklınızı kullanmayacak mısınız?”
İlyas Yorulmaz
Deki “Eğer Allah isteseydi bu Kur’an’ı size okumazdım ve Allah’da size ayetlerini ulaştırmamış olurdu! Sonra ben, daha önce sizin aranızda bir ömür yaşadım. (Bu size okuduklarıma benzer bir şeyler söyledim mi?) Hiç aklınızı kullanmıyor musunuz?”
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
De ki: "Eğer Allah dileseydi, ben onu size okumazdım. O da onu size tanıtmazdı. Bakın, ben Kur’an gönderilmeden önce aranızda ömür boyunca yaşadım. Daha da aklınız yatmıyor mu?"
İsmail Hakkı İzmirli
De ki: Allah dileseydi ben size onu okumazdım. O da size onu benim lisanım ile bildirmezdi. Bilirsiniz ki ben bundan evvel aranızda uzun müddet yaşadım [²]. Daha aklınız ermiyor mu?
İsmail Yakıt
(Ey Peygamber!) De ki: “Eğer Allah dileseydi onu size okumazdım ve O da size onu bildirmezdi [edrâkum]. Gerçekten ben ondan/Kur’an’dan önce sizin aranızda bir ömür geçirdim. Hâlâ aklınızı kullanmıyor musunuz?”
Kadri Çelik
De ki: “Allah dileseydi ben onu (Kur'an'ı) size okumazdım, (da böylece Allah) size de bildirmemiş olurdu. Daha önce de bir ömür (kırk yıl) aranızda bulundum (ama Allah dilemediği için size bu ayetlerden bir şey okumadım), siz hiç düşünmüyor musunuz?”
Abdullah Parlıyan
De ki: “Eğer Allah dileseydi, bana bu Kur'ân'ı indirmezdi. Ben de onu size okumazdım, Allah ta size onu bildirmezdi. Gerçek şu ki, bu vahiy bana gelmezden önce bir ömür aranızda bulundum, böyle şeylerle hiç ilişkimin olmadığını görüyordunuz, öyleyse yine de aklınızı kullanmayacak mısınız?”
Kuran Yolu
Yine de ki: “Allah (öyle) dileseydi ne ben onu size okuyabilirdim ne de siz onu anlayabilirdiniz; o gelmeden aranızda uzun bir süre yaşadım, siz aklınızı kullanıp düşünmez misiniz?”
Mahmut Kısa
Ey Muhammed! Kur’an’ı senin uydurduğunu iddia eden bu câhillere öğüt vererek de ki: “Bu kitap doğrudan doğruya Allah’ın sözüdür ve O’nun emriyle size bildirilmektedir. Nitekim Allah size bu hakîkati ulaştırmamı dilemeseydi, ben bunu size okuyamazdım, çünkü Kur’an gibi bir şaheseri meydana getirebilecek ne bilgim, ne de yeteneğim var ve siz de bunu gâyet iyi bilirsiniz. Kaldı ki, Allah dileseydi onu size hiçbir şekilde bildirmezdi de. Madem size lütfedip böyle muhteşem bir kitap gönderdi, onun kıymetini bilmeniz gerekmez mi? Şimdi düşünün: Ben Peygamber olmadan önceki bütün hayatımı sizin aranızda geçirdim, şu ana kadar bir kez olsun yalan söylediğime şâhit oldunuz mu? Veya bugüne kadar benden, Kur’an’a benzer sözler işittiniz mi? Çocukluğumdan beri beni ‘emin: dürüst ve güvenilir kişi’ lakabıyla çağıran sizler, nasıl olur da Allah adına yalan uydurduğumu iddia edebilirsiniz? Üstelik bu konuda hiçbir bilgi ve tecrübesi olmayan benim gibi ümmî birinin, Kur’an gibi bir şaheser meydana getirmesi nasıl mümkün olabilir, hiç düşünmüyor musunuz?”
Mahmut Özdemir
De ki: “Allah dileseydi, onu size ne okurdum, ne bildirirdim! Bunun öncesinden bir ömür içinizde kaldım. Akletmez misiniz?”.
Mehmet Çakır
Hem Allah isteseydi, bunları size okumaz, pekâlâ size bu bilgileri vermeyebilirdim. Ayrıca ben, yaklaşık bir ömür boyudur sizin aranızdayım, düşünsenize bir... "
Mehmet Çoban
"Eğer Allah dileseydi gönderdiği ayetleri size okumazdım! Ya da kitap hiç gönderilmezdi. Size gönderilen ayetleri okumadan önce aranızda bir ömür yaşadım! Hiç düşünmüyor musunuz? Ayetleri kendiliğimden söylemiş olsaydım bugüne kadar beklemezdim! Söyleyeceklerimi önceden size söylerdim."
Mehmet Okuyan
De ki: “Allah dileseydi onu size [tilavet] edemezdim (okuyup aktaramazdım); (Allah da) onu size bildirmezdi. Ben bundan önce bir ömür içinizde kalmıştım. Akıl etmiyor musunuz?”
Mehmet Türk
(Ey Muhammed bir de onlara:) “Eğer Allah dileseydi ben onu size okuyamazdım¹ ve (Allah da) onu size bildirmezdi. Sonra ben, O (Kur’an) gelmeden önce yıllardır sizin aranızda yaşadım.² Siz hiç (gerçekleri) idrak etmeye çalışmaz mısınız?” de.
Muhammed Esed
De ki: “Allah [başka türlüsünü] dileseydi, size bu [ilahî kelâmı] okuyup duyurmazdım; O da size ulaştırmazdı onu. Gerçek şu ki, bu [vahiy bana gelmezden] önce bir ömür boyu aranızda bulundum: öyleyse, yine de aklınızı kullanmayacak mısınız?” ²⁴
Mustafa Çavdar
De ki: - Eğer Allah dileseydi ne ben size bu ayetleri okurdum, ne de O bunu size bildirirdi. Düşünsenize bundan önce aranızda bir ömür yaşadım, hiç aklınızı kullanmıyor musunuz? 17/86, 28/86, 21/10
Ahmet Tekin
“- Eğer Allah'ın sünnetinin, düzeninin yasaları içinde, iradesinin tecellisine uygun olsaydı, ben Kur'ân'ı size okumazdım. Onu doğrudan size bildirirdi./ Bununla ilgili size, benim vasıtamla hiç bilgi vermezdi. Bundan önce, bir ömür boyu içinizde nasıl yaşadığımı biliyorsunuz. Hâlâ aklınızı başınıza almayacak mısınız?” de.
Mustafa İslamoğlu
De ki: “Eğer Allah öyle tercih etseydi, ben onu size okumazdım; zaten O da onu size göndermezdi. Hem doğrusu şu ki; ondan önce yıllarımı sizin aranızda geçirmişim: bu kadarını olsun düşünemiyor musunuz?”
Ömer Nasuhi Bilmen
De ki: «Eğer Allah Teâlâ dilese idi onu size okumazdım ve onu size bildirmezdi. Muhakkak ki, ben ondan evvel sizin aranızda bir ömür sürmüştüm. Siz hiç âkilâne düşünmez misiniz?»
Orhan Kuntman
De ki: "Eğer Allah dileseydi (bana bu Kur'an'ı indirmezdi. Ben de) onu size okumazdım. Allah da size bildirmemiş olurdu, (sizler benim Kur'an'ı, Rabbimin katından aldığıma inanmak istemiyorsunuz, oysa düşünmeniz gerekir) Ki ben ondan evvel (vahiy gelmeden evvel) aranızda bir ömür boyu yaşadım, (okuma yazma bilmem ve kimseden de bir şey öğrenmiş değilim. Kur'an gibi içinde hikmetli sözlerin ve evvelki ümmetlerin kıssalarının en ufak ayrıntılarının yer aldığı bu eşsiz Kitab'ı ben nasıl tanzim edebilirim? Kur'an'ın benim sözüm olmayacağına) Hala akıl erdiremiyor musunuz? (Müşrikler şirk ve küfürde direndiler; hem Rablerine ortak koştular, hem de Rablerinin ayetlerini inkar ettiler)
Osman Fırat
De ki: "Eğer Allâh dileseydi, onu size anlatmazdım ve (Allah) onu(Kur’an’ı da) size hiç bildirmezdi. Ben ondan önce aranızda bir ömür boyu kalmıştım., Siz hiç akletmiyor musunuz?"
Şaban Piriş
De ki:-Eğer Allah dileseydi onu size hiç okumazdım ve O'nu size hiç bildirmezdi. Daha önce sizin aranızda bir ömür yaşadım, hiç düşünmüyor musunuz?
Satıraltı Meal (1534)
Eyit yā Muḥammed, eger dilese‐y‐di Tañrı Ta‘ālā ben bu Ḳur’ānı oḳumaz‐dum üstüñüze, ne daḫı bildürürdi Tañrı Ta‘ālā size anı. Taḥḳīḳ ben oturdumsizüñ içüñüzde bir ‘ömr, ya‘nī ḳırḳ yıl nebī olmazdan öñdin. Pes niçünfehm eylemezsiz?
Suat Yıldırım
De ki: “Eğer Allah dileseydi ben Kur'ân'ı size okuyamazdım, hiçbir suretle de size onu bildirmezdi. Bilirsiniz ki, daha önce, bir ömür boyu aranızda yaşadım, böylesi bir iddiada bulunmadım. Aklınızı kullanıp bunu anlamaz mısınız? ”
Süleyman Ateş
De ki: "Eğer Allah dileseydi, onu size okumazdım ve onu size hiç bildirmezdi. Ben ondan önce aranızda bir ömür boyu kalmıştım (böyle bir şey yapmamıştım), düşünmüyor musunuz?"
Süleyman Tevfik (1927)
Di ki: "Eğer Allâh dilemiş olsa idi onı (Kur'ân'ı) size tilâvet itmezdim. Ve onı size teblîğ idüb bildirmezdim. Bundan evvel sizin aranızda uzun zamânlar kaldım, (o vakit böyle bir şey yapmadığımı) düşünüb ta'akkul itmez misiniz?
Süleymaniye Vakfı
De ki “Allah farklı tercihte bulunsaydı[*] onu size okumazdım. O, onu size bildirmezdi de. Bundan önce aranızda bir ömür geçirdim. Aklınızı kullanmaz mısınız?”
Ahmet Varol
De ki: "Allah dileseydi bunu size okumazdım ve O da bunu size hiç bildirmezdi. Daha önce sizin aranızda belli bir ömür geçirdim. Hiç düşünmüyor musunuz?"
Ümit Şimşek
De ki: Eğer Allah dileseydi ne ben size onu okurdum, ne Allah size onu bildirirdi. Bundan önce ben sizin aranızda bir ömür geçirdim. Hiç akıl etmiyor musunuz?
Yaşar Nuri Öztürk
De ki: "Allah dileseydi, onu size okumazdım, onu size bildirmezdi de. Ondan önce içinizde bir ömür kalmıştım. Hâlâ aklınızı kullanmayacak mısınız?"
Ali Bulaç
De ki: 'Eğer Allah dileseydi, onu size okumazdım ve onu size bildirmezdi. Ben ondan önce sizin içinizde bir ömür sürdüm. Siz yine de akıl erdirmeyecek misiniz?'
Ali Fikri Yavuz
De ki: “- eğer Allah dileseydi, ben KUR'AN'ı size okumazdım ve hiç bir sûretle Allah onu size bildirmezdi. Bilirsiniz ki, ben içinizde bundan önce (kırk yıl kadar) bir ömür durdum (okuyup yazdığım bir şey yoktur). Artık Kur'an'ın kendi tarafımdan olmadığını (sırf Allah'ın vahyi bulunduğunu) düşünmez misiniz?
Bahaeddin Sağlam
De ki: “Eğer Allah, (onu size okumamı) dilemeseydi, o Kur’anı size okuyamazdım. Ve Allah onu size bildirmezdi. Ondan önce de içinizde bir ömür yaşadım. (Böyle şeylerle hiç ilişkimin olmadığını görüyordunuz.) Artık düşünmeyecek misiniz?
Bayraktar Bayraklı
De ki: “Eğer Allah dileseydi, onu size okuyamazdım, Allah da onu size bildirmezdi. Ben bundan önce bir ömür boyu içinizde durmuştum. Hâlâ aklınızı kullanmıyor musunuz?”