Yunus Suresi 35. Ayet

Arabic Uthmani · Diyanet İşleri

35. Ayet

قُلْ هَلْ مِنْ شُرَكَٓائِكُمْ مَنْ يَهْد۪ٓي اِلَى الْحَقِّۜ قُلِ اللّٰهُ يَهْد۪ي لِلْحَقِّۜ اَفَمَنْ يَهْد۪ٓي اِلَى الْحَقِّ اَحَقُّ اَنْ يُتَّبَعَ اَمَّنْ لَا يَهِدّ۪ٓي اِلَّٓا اَنْ يُهْدٰىۚ فَمَا لَكُمْ۠ كَيْفَ تَحْكُمُونَ

De ki: “Allah’a koştuğunuz ortaklarınızdan hakka iletecek olan bir kimse var mı?” De ki: “Hakka Allah iletir.” Öyle ise, hakka ileten mi uyulmaya daha lâyıktır, yoksa iletilmedikçe doğru yolu bulamayan kimse mi? Ne oluyor size? Nasıl hüküm veriyorsunuz?”

Diğer Türkçe mealler

Abdulbaki Gölpınarlı

De ki: Ona eş saydıklarınız içinde hangisi halkı gerçeğe sevkedip yol gösterir? De ki: Allah, gerçek yola sevk eder, doğru yolu gösterir. Halkı gerçeğe sevk eden mi uyulmaya daha layıktır, doğru yola sevkedilmedikçe o yolu bulamayan mı? Nasıl hükmediyorsunuz?

Besim Atalay (1965)

De ki: «Allah halkı yaratır, önce yaratan, sonra yine getirendir, niçin yalan söylersiniz?»

Cemal Külünkoğlu

De ki: “Ortak koştuklarınızdan doğru yolu gösterecek olan var mıdır?” Yine de ki: “Allah, hak olan doğru yola iletir. O halde doğru yola ileten mi kendisine uyulmaya daha layıktır, yoksa kendisine yol gösterilmeyince onu bulamayan mı daha layıktır. O halde ne oluyor size? Nasıl hükmediyor (Allah'tan başka varlıklara tanrısal nitelikler yakıştırıyor)sunuz?”

Cemil Said (1924)

"Putlarınızdan biri sizi tarîk-i hidâyete sevk idebilür mi? Allâh hak yolına sevk ider. Hangisi ’ibâdete müstehakdır. Tarîk-i hidâyete sevk iden mi? yoksa kendisi de sevk idildiği yola giden mi? Neden Böyle düşünüyorsunuz?"

Diyanet Vakfı

De ki: Ortak koştuklarınızdan hakka iletecek olan var mı? De ki: «Hakka Allah iletir.» Öyle ise hakka ileten mi uyulmaya daha lâyıktır; yoksa hidayet verilmedikçe kendi kendine doğru yolu bulamayan mı? Size ne oluyor? Nasıl (böyle yanlış) hükmediyorsunuz?

Edip Yüksel

De ki "Ortaklarınızdan hangisi gerçeğe ulaştırabilir?" De ki, "ALLAH gerçeğe ulaştırır. Gerçeğe ulaştıran mı uyulmaya daha yaraşır, yoksa gerçeğe ulaştırılmadıkça gerçeği bulamıyan mı? Ne biçim hüküm veriyorsunuz?"

Elmalılı Hamdi Yazır

De ki sizin şeriklerinizden hakka hidayet eden var mı? Allah de ki: hakka hidayet eder, o halde hakka hidayet eden mi ittibaa ehaktır, yoksa hidayet olunmadıkça kendi kendine iremiyen mi? O halde ne oluyorsunuz? Nasıl hukmediyor sunuz?

Elmalılı (Sadeleştirilmiş)

De ki, "Ortak koştuklarınızdan doğru yolu gösterecek olan var mıdır?" Deki, "Allah, hak olan doğru yola hidayet eder. O halde doğru yola hidayet eden mi kendisine uyulmaya daha layıktır, yoksa kendisine yol gösterilmeyince onu bulamayan mı daha layıktır. O halde ne oluyorsunuz? Nasıl hükmediyorsunuz?"

Emrah Demiryent

De ki: “(Allah’a) şirk koştuklarınız arasında (mutlak hakikati ortaya koyarak, sizi) hak yola yönlendirebilecek olan var mı?” *De ki: “(Mutlak hakikati ortaya koyarak,) hak yola (ancak) Allah yönlendirir. Öyle ise hakka yönlendiren mi tâbi olunmaya daha lâyıktır, yoksa kendisine hak yol gösterilmedikçe kendi başına hak yolu bulamayacak olan mı? Ne oluyor size? Nasıl hüküm veriyorsunuz?”

Abdullah-Ahmet Akgül

De ki: "Sizin şirk koştuklarınızdan (insanlara hidayet edip) Hakka ulaştırabilecek var mı?" (Cevap verip) De ki: "Hakka (doğruya) ulaştıracak (yalnız) Allah’tır. Öyleyse, Hakka (her konuda hayra ve doğruya) ulaştıran mı uyulmaya daha hak sahibidir, yoksa doğru yola ulaştırılmadıkça kendisi hidayete (doğru yola) ulaşamayan mı? Peki o halde ne oluyor size, nasıl hükmediyor (ve yanlış kararlar veriyor)sunuz?"

Erhan Aktaş

De ki: “Ortak koştuklarınızdan, gerçeğe iletebilecek kimse var mı?” De ki: “Allah gerçeğe iletir. Gerçeğe ileten mi, yoksa kendisi iletilmedikçe doğru yolu bulamayan mı uyulmaya daha layıktır. Ne oluyor size, nasıl karar veriyorsunuz?”

Eski Anadolu Türkçesi

eyit: “hįç var mı ortaķlaruñuzdan ol kim ŧoġru yol gösterür ḥaķ yaña?” eyit “Tañrı ŧoġru yol gösterür ḥaķķa. pes ol kim ŧoġru yol gösterür ḥaķdın yaña ḥaķluraķdur kim uyıla yā ol kim ŧoġru yol göstermez [107a] illā kim yol gösterinile? pes nedür sizüñ nite hükm eylersiz?”

Hasan Basri Çantay

De ki: «Sizi ortaklarınızın içinden hakkı (doğru yolu) gösterecek bir kimse var mıdır»? De: «Hakkı gösterecek ve ona iletecek Allahdır. O halde hakka hidâyet edecek (Allah) mı (kendisine) uyulmıya daha lâyıkdır, yoksa (hayat ve) hidâyet verilmedikçe kendi kendine doğru yolu bulamayan (o uydurma Tanrılar) mı? Ne oluyor size? Nasıl (böyle yanlış) hükmediyorsunuz»?

Hayrat Neşriyat

De ki: “(Allah'a şirk koştuğunuz) ortaklarınızdan hakka hidâyet edecek var mı?” De ki: “Allah, hakka hidâyet eder. Öyle ise hakka hidâyet eden mi tâbi' olunmaya daha lâyıktır, yoksa hidâyet olunmadıkça kendi kendine doğru yolu bulamayan mı? Öyle ise size ne oluyor? Nasıl (böyle esassız) hüküm veriyorsunuz?”

İhsan Aktaş

Resulüm!) De ki: “Ortak koştuklarınızdan (insanları) hakka (doğruya) iletecek olan var mı?’’ (Cevap veremeyen müşriklere yine) de ki: “Allah (insanları) hakka (doğruya) iletir. O hâlde, hakka ileten mi uyulmaya daha lâyıktır, yoksa kendisine yol gösterilmedikçe, kendi başına doğru yolu bulamayacak durumda olan mı? Öyleyse ne oluyor size, nasıl (yanlış) hüküküm veriyorsunuz? *

İlyas Yorulmaz

Deki “Ortaklarınızdan gerçek doğru yolu gösterip, sonra o doğru yola iletecek var mı?” Deki “Allah, gerçek doğrulara iletir. Gerçek doğrulara ileten, tabi olunmaya daha layık değil midir? Yoksa kendileri doğru yola iletilmeye muhtaç olanlar mı, tabi olunmaya layıktır? Size ne oluyor, nasıl hüküm veriyorsunuz?”

İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu

De ki: "Sizin eş koştuklarınız arasında doğru yola iletebilecek biri var mıdır? De ki: "Doğru yola iletecek olan, yalnız Allah’tır. Öyleyse, doğru yola iletilmedikçe kendi kendilerini doğru yola iletemiyen yalancı tanrılar mı? Size ne oluyor da böyle yanlış yargılıyorsunuz."

İsmail Hakkı İzmirli

Onlara de ki: Ortak tuttuğunuz putlardan hakka yol gösterebilen var mıdır? Cevap veremeyince şöyle dersin: Allah hakka yol gösterir [¹], acaba hakka yol gösteren mi ittiba/a daha lâyıktır, yoksa kendisine gösterilmeden yolu gösteremeyen [²] mi? Size ne oluyor? Nasıl böyle hükmediyorsunuz?

İsmail Yakıt

(Yine de ki) “Koştuğunuz ortaklardan gerçeğe/hakka eriştirecek var mıdır?” De ki: “Allah hakka eriştirir. Hakka eriştiren mi tabi olmaya daha layıktır, yoksa doğru yola eriştirilmedikçe kendisi doğru yolu bulamayan mı?¹⁵ O hâlde size ne oluyor? Ne biçim hükmediyorsunuz?”¹⁶

Kadri Çelik

De ki: “Koştuğunuz ortaklardan gerçeğe hidayet eden var mıdır?” De ki: “(Ama) Allah gerçeğe hidayet eder. Gerçeğe hidayet eden mi, yoksa hidayet verilmedikçe kendi kendine hidayeti bulamayan mı uyulmağa daha layıktır? Ne oluyor size? Nasıl hükmediyorsunuz?”

Abdullah Parlıyan

De ki: O sizin ilahlaştırdığınız varlıklardan, hiç sizi gerçeğe eriştiren var mı? De ki: Yalnızca Allah'tır gerçeğe ulaştıran. Öyleyse, gerçeğe eriştiren mi izlenmeye daha layıktır, yoksa kendisine yol gösterilmedikçe, kendi başına doğru yolu bulamayacak durumda olan mı? Peki ne oluyor size, nasıl böyle yanlış hükmediyorsunuz?

Kuran Yolu

Tanrı diye taptıklarınız içinde hakka götüren biri var mı?” diye sor. De ki: “Hakka götüren yalnız Allah’tır.” Öyleyse hakka götüren mi izlenmeye daha lâyıktır, yoksa rehberlik edilmedikçe bir başına yolunu bulmaktan bile âciz olan mı? Size ne oluyor, nasıl yargıda bulunuyorsunuz böyle?

Mahmut Kısa

Ey Müslüman! Bıkıp usanmadan hakîkati haykırmaya devam ederek de ki: “Sizin Allah’a ortak koştuğunuz sahte ilâhlarınız, arasında, her türlü beşeri zaaflardan, önyargılardan uzak biçimde, insanoğlunu dünya ve âhirette mutluluğa ulaştıracak mutlak hakîkati ortaya koyarak sizi doğru yola iletebilecek biri var mı?” Yine cevabı kendin vererek de ki: “Sizin de itiraf edeceğiniz gibi, gönderdiği kitaplar ve elçiler vasıtasıyla insanoğlunu mutlak hakîkate ileten, yalnızca Allah’tır! Şimdi söyleyin, tüm varlığı doğru yola ileten sonsuz kudret sahibi Allah mı itaat edilmeye daha lâyıktır, yoksa kendisine yol gösterilmedikçe doğru yolu bulamayacak kadarâciz olan yaratıklar mı? Şu hâlde ey halkım, neyiniz var sizin; nasıl hüküm veriyorsunuz?” Allah’ın ayetlerini reddeden bu insanlar, bakın kendilerine neyi rehber ediniyorlar?

Mahmut Özdemir

De ki: -“Şeriklerinizden / ortaklarınızdan Hakk’a eriştiren hiç kimse var mı?”. De ki: -“Hakk’a Allah eriştiriyor. Hakk’a eriştiren kimse mi uyulmaya en layıktır, yoksa yol gösterilmeksizin yol bulamaz kimse mi? Size ne oluyor? Nasıl hüküm veriyorsunuz?”.

Mehmet Çakır

Sor: " uyduruk tanrılarınız arasında doğruya götürebilecek biri var mı? " Cevap: " Sadece Allah, doğruya götürdüğüne göre doğruya götüren birine mi uymak daha doğru yoksa, yedilmeden yönünü bile bulamayan birine mi? N'oluyor size, ne biçim karar veriyorsunuz ?... "

Mehmet Çoban

"Allah’ın yasalarını terk edip, kulların yasalarına uyarak yönetimde Allah’a ortak koştuklarınız arasında sizi gerçeğe ulaştıracak var mı? Hiç düşünmez misiniz? Allah’ın yasalarına karşı yasa yaparak insanlara egemenlik kuranlar zaten yoldan çıkmışlardır." Onlara ısrarla de ki: "Gerçeğe ancak Allah iletir. Öyleyse gerçeğe ileten mi uyulmaya daha lâyıktır; yoksa hidayet verilmedikçe kendi kendine doğru yolu bulamayan mı? Size ne oluyor? Nasıl yanlış hükümler veriyorsunuz?"

Mehmet Okuyan

De ki: “Ortak koştuklarınızdan gerçeğe ulaştıracak olan var mı?” De ki: “Allah gerçeğe ulaştırır. Gerçeğe ulaştıran mı uyulmaya daha layıktır; yoksa hidayet verilmedikçe kendi kendine doğru yolu bulamayan mı? Ne oluyor size? Nasıl (böyle) hükmediyorsunuz?” [*]

Mehmet Türk

(Yine onlara): “Sizin Allah’a ortak koştuklarınızdan Hakka (giden) yolu gösterebilecek birisi var mıdır?” de. (Ve onlara): “Hakka ulaştırmak için en doğru yolu, ancak Allah gösterir.¹ Hakka (giden) doğru yolu gösteren (Peygamber) mi uyulmaya daha lâyıktır yoksa kendilerine doğru yol gösterilmedikçe asla doğruyu bulamayacak kadar âciz olanlar mı?² Şimdi size ne oluyor da nasıl böyle (yanlış) hükümler veriyorsunuz?” de.

Muhammed Esed

De ki: “O sizin tanrılaştırdığınız varlıklardan hiç sizi hakka eriştiren var mı?” De ki: “[Yalnızca] Allah’tır, hakka eriştiren. Öyleyse, hakka eriştiren mi izlenmeye layıktır, yoksa kendisine yol gösterilmedikçe bir başına doğru yolu bulamayacak durumda olan mı? ⁵⁶ Peki, ne oluyor size ve muhakemenize!” ⁵⁷

Mustafa Çavdar

De ki: – İlahlık nitelikler yakıştırdıklarınızdan hakikate ulaştıran var mıdır? De ki: – Allah’tır hakikate ulaştıran. Hakikate ulaştıran mı uyulmaya daha layıktır, yoksa kendisine yol gösterilmedikçe doğruya ulaşamayan mı? Ne oluyor size? Nasıl böyle hüküm veriyorsunuz? 16/9, 17/9, 68/36

Ahmet Tekin

Onlara: “İlâhlığında, otoritesinde, mülkünde, tasarruflarında Allah'a ortak koştuğunuz varlıklar arasında hakça düzene yönlendirecek, aydınlatıcı bilgiler veren var mı?” de. Sen: “Allah hakça düzenin gerçekleşmesi için aydınlatıcı bilgi verir. O halde hakça düzene yönlendirecek, aydınlatıcı bilgiler veren mi tâbî olmaya daha lâyıktır, yoksa, doğru yol gösterilmedikçe, kendi kendine doğru yolu bulamayacak olan mı? Sizin ne imtiyazınız var? Nasıl hüküm veriyorsunuz?” de.

Mustafa İslamoğlu

Sor (onlara): “Ortak koştuklarınız arasında hak yola yönelten biri var mıdır?”[¹⁶¹⁵] Cevap ver: “Hak yola yönelten Allah’tır. Peki, hak yola yönelten mi uyulmaya daha lâyıktır, yoksa yol gösterilmedikçe kendi başına doğru yolu bulamayacak olan mı? Şu hâlde ne oluyor size; nasıl böyle bir hükme varabiliyorsunuz?”

Ömer Nasuhi Bilmen

De ki: «Sizin şeriklerinizden Hakk'a hidâyet edecek bir kimse var mıdır? De ki: «Allah Teâlâ Hakk'a hidâyet eder. Artık Hakk'a hidâyet eden zât mı uyulmaya daha haklıdır, yoksa hidâyet olunmadıkça kendi kendine hidâyete eremiyecek kimse mi? Artık sizin için ne var? Nasıl hükmediyorsunuz?»

Orhan Kuntman

Onlara de ki "Allah'a ortak koştuklarınız arasında (halkı, bizzat) doğruya iletecek biri var mıdır? (Elbette yoktur) De ki: Allah, (kimsenin yardımına muhtaç olmadan) hakk’a hidayet eder. O halde doğru yola hidayet eden mi, kendisine uyulmaya layıktır, yoksa kendisine yol gösterilmedikçe onu bulamayan mı daha layıktır? (Elbetteki hidayete ermek için, ortaklarınıza değil Rabbinize baş vurmanız gerekir) O halde nasıl oluyor da o nesneleri Rabbinize ortak koşabiliyorsunuz.

Osman Fırat

De ki: "Allah’a koştuğunuz ortaklarınızdan hakka iletecek olan bir kimse var mı?" De ki: "Hakka ileten Allah’dır. " Öyle ise, hakka ileten mi uyulmaya daha lâyıktır, yoksa doğruya iletmeyen ancak kendisi iletilen kimse mi? Ne oluyor size? Nasıl hüküm veriyorsunuz?"

Şaban Piriş

De ki:-Ortak koştuklarınızdan gerçeğe eriştiren var mıdır? De ki:-Allah, gerçeği gösterir. Gerçeği gösteren mi uyulmaya daha layıktır; yoksa birisi yol göstermezse, doğruya ulaşamayan mı? Ne oluyor size? Nasıl hüküm veriyorsunuz?

Satıraltı Meal (1534)

Eyit yā Muḥammed: Sizüñ şerīklerüñüzden hīç kimse var mıdur ki hidāyetvire ḥaḳḳa? Eyit: Tañrı Ta‘ālā hidāyet virür ḥaḳḳa. Pes ol kim hidāyet virür ḥaḳḳa, vācibdür özine tābi‘ olmaḳ yā ol kimse ki hidāyet virmez özinehidāyet virmeyince. Pes ne oldı size, nice ḥükm eylersiz?

Suat Yıldırım

De ki: “O şeriklerinizden hakikate götürecek var mı? De ki: “Gerçeğe ancak Allah hidâyet eder. ”Şimdi söyleyin bakalım; gerçeğe ulaştıran mı tâbi olunmaya lâyıktır, yoksa elinden tutulup doğru yola götürülmedikçe kendisi yol bulamayan mı? Ne oluyor size! Nasıl böyle yanlış hükmediyorsunuz? ”

Süleyman Ateş

De ki: "Sizin ortaklarınızdan hakka götürecek var mı?" De ki: "Allah, hakka götürür. Hakka götüren mi uyulmağa daha layıktır, yoksa (tutulup) yola götürülmedikçe kendisi doğru yolu bulamayan mı? O halde neyiniz var? Nasıl hükmediyorsunuz?"

Süleyman Tevfik (1927)

Onlara di ki: "Şerîk ittihâz iylediklerinizden insânları tarîk-i hakka hidâyet idecek biri var mıdır?" Yine sen söyle: "Hakka hidâyet iden Allâh'dır. Hakka hidâyet iden mi, yoksa hidâyet itmeyen ve kendileri sevk ve tahrîke muhtâc olanlar mı tâbi' olmağa lâyıkdır? Size ne oldı ki böyle bâtıl hüküm idersiniz?"

Süleymaniye Vakfı

De ki “Ortak saydıklarınız arasında doğruyu gösterecek biri var mı? De ki “Doğruyu gösteren Allah’tır. Öyleyse, doğruyu gösterene uymak mı, yoksa kendine gösterilmedikçe doğruyu gösteremeyecek olana uymak mı daha doğrudur? Size ne oluyor? Ne biçim karar veriyorsunuz?”

Ahmet Varol

De ki: "Sizin ortak koştuklarınızdan hakka iletecek olan var mıdır?" De ki: "Allah hakka iletir. Öyleyse hakka ileten mi uyulmaya daha lâyıktır yoksa kendisi yöneltilmedikçe doğru yolu bulamayan mı? Size ne oluyor, nasıl hüküm veriyorsunuz!"

Ümit Şimşek

De ki: Allah'a ortak koştuklarınız arasında, hak yola rehberlik edecek birisi var mı? De ki: Hak yola ancak Allah iletir. Hak yola ileten mi kendisine uyulmaya lâyıktır, yoksa yol gösterilmedikçe kendiliğinden yol bulamayan mı? Öyleyse ne oluyor size? Nasıl bir yargıya varıyorsunuz?

Yaşar Nuri Öztürk

Şunu da söyle: "Ortak tuttuklarınızdan kim var hakka götüren?" De ki: "Allah götürür hakka. Hakka götürebilen mi izlenmeye daha layıktır yoksa kılavuzlanmadıkça yolu bulamayan mı? Peki, ne oluyor size? Nasıl hüküm veriyorsunuz siz?"

Ali Bulaç

De ki: 'Sizin şirk koştuklarınızdan hakka ulaştırabilecek var mı?' De ki: 'Hakka ulaştıracak Allah'tır. Öyleyse, hakka ulaştıran mı uyulmaya daha hak sahibidir, yoksa doğru yola ulaştırılmadıkça kendisi hidayete ulaşmayan mı? Ne oluyor size? Nasıl hükmediyorsunuz?'

Ali Fikri Yavuz

(Ey Rasûlüm), de ki: “-Ortaklarınızdan hak yolu gösterebilecek var mı? “ (cevap veremiyen müşriklere) de ki: “- Allah, ancak hak yolu gösterir ve ona iletir. O halde, hakka ileten mi uyulmaya daha lâyıktır, yoksa kendisine hidayet olunmadıkça tek başına doğru yolu bulamıyan (putunuz) mu? Öyle ise, ne oluyorsunuz, nasıl bâtıl hüküm veriyorsunuz (uyulmaya lâyık olmayan putlara uyuyorsunuz?)”

Bahaeddin Sağlam

De ki: “Allah’a eş koştuklarınızdan hak ve hakikati gösterecek kimse var mı?” De ki: “Ancak Allah, hak ve hakikati gösterir. Hakkı gösteren mi tabi olunmaya layık, yoksa ona yol gösterilmeden yol bulamayan mı? Artık ne oluyor size? Nasıl hükmediyorsunuz?”

Bayraktar Bayraklı

De ki: “Ortak koştuklarınızdan, hakka iletecek olan var mı?” De ki: “Allah hakka iletir. Öyle ise hakka götüren mi uyulmaya lâyıktır, yoksa hidayet verilmedikçe kendi kendine doğru yolu bulamayan mı? Size ne oluyor? Nasıl böyle yanlış hükmediyorsunuz?”