Yunus Suresi 36. Ayet

Arabic Uthmani · Diyanet İşleri

36. Ayet

وَمَا يَتَّبِعُ اَكْثَرُهُمْ اِلَّا ظَنًّاۜ اِنَّ الظَّنَّ لَا يُغْن۪ي مِنَ الْحَقِّ شَيْـًٔاۜ اِنَّ اللّٰهَ عَل۪يمٌ بِمَا يَفْعَلُونَ

Onların çoğu ancak zannın ardından gider. Oysa zan, hak namına hiçbir şeyin yerini tutmaz. Şüphesiz Allah, onların yapmakta olduklarını hakkıyla bilendir.

Diğer Türkçe mealler

Abdulbaki Gölpınarlı

Onların çoğu, ancak zanna kapılmışlardır. Şüphe yok ki zan, gerçek karşısında hiçbir şeye yaramaz. Şüphe yok ki Allah, onlar ne yapıyorlarsa hepsini bilir.

Besim Atalay (1965)

Diyesin ki: «Var mı sizin ortak koştuğunuz putlardan, hakka kılavuzlaydı?», diyesin ki: «Hakkın kılavuzu Allahtır, Hakka doğru götüren mi, yoksa götürülmedikçe, doğru yola gitmiyen mi, uymaya daha çok yaraşmadadır? Noldu size, nice hükmederiniz?»

Cemal Külünkoğlu

Onların çoğu sadece zanna (asılsız bilgiye/kuruntuya) dayanırlar. Oysa zan, hiçbir şekilde gerçeğin yerini tutmaz. Hiç şüphesiz Allah onların yaptıklarını hakkıyla bilendir.

Cemil Said (1924)

Kâfirlerin ekserîsi yalnız bir zan üzerine hareket idiyorlar fakat zan hak yerini tutmaz Allâh yapdığınızı bilür.

Diyanet Vakfı

Onların çoğu zandan başka bir şeye uymaz. Şüphesiz zan, haktan (ilimden) hiçbir şeyin yerini tutmaz. Allah onların yapmakta olduklarını pek iyi bilendir.

Edip Yüksel

Onların çoğu, ancak zanna uyarlar. Zan ise gerçeğin yerini tutamaz. ALLAH onların yaptıklarını Bilendir.

Elmalılı Hamdi Yazır

Maamafih ekserisi sırf bir zan ardında gider' fakat zan, hakdan hiç bir şey ifade etmez, her halde Allah, onların ne yaptıklarını bilib duruyor

Elmalılı (Sadeleştirilmiş)

Onların birçoğu zandan başka bir şeye uymaz. Zan ise haktan hiç bir şeyin yerini tutmaz. Şüphesiz ki, Allah onların ne yaptıklarını bilir.

Emrah Demiryent

Onların çoğu sadece zanna (asılsız bilgiye) dayanırlar. Oysa zan, hiçbir şekilde hakkın/gerçeğin yerini tutamaz. Şüphesiz Allah onların bütün yaptıklarını hakkıyla bilendir.

Abdullah-Ahmet Akgül

Onların (Hakk’tan sapan ve bâtıla sığınan münafıkların) çoğunluğu, zandan (ve boş kuruntudan) başkasına uymamaktadırlar. Zan ise kesinlikle Hakk’tan hiçbir şeyi sağlayamaz. (Kuru zan ve tahminler gerçek sayılamaz.) Şüphesiz Allah, onların işlemekte olduklarını bilip durmaktadır.

Erhan Aktaş

Onların çoğu, ancak zanna¹ uyarlar. Kuşkusuz zan hakikatin yerini tutamaz. Allah, onların ne yaptıklarını çok iyi bilendir.

Eski Anadolu Türkçesi

daħı uymaz anlaruñ eyregi illā gümān eylemeġe. bayıķ gümān eylemek aśśı eylemez ḥaķdan neseneye. bayıķ Tañrı bilicidür anı kim işlerler.

Hasan Basri Çantay

Onların çoğu (kupkuru bir) zandan başkasına tâbi' olmaz. Hakıykatde zan ise hakdan hiç bir şey'in yerini tutmaz. Şübhesiz ki Allah, onlar ne işlerlerse kemaliyle bilendir.

Hayrat Neşriyat

Hâlbuki onların çoğu, zandan başka bir şeye tâbi' olmaz. Elbette zan, haktan(ilimden) hiçbir şeyin yerini tutmaz! Şübhesiz ki Allah, onlar ne yaparlarsa hakkıyla bilendir.

İhsan Aktaş

Hâlbuki onların çoğu, ancak zanna (asılsız bilgiye, kuruntuya) uyuyorlar. Şüphe yok ki zan, gerçek karşısında hiçbir şeye yaramaz. Şüphesiz Allah, onların yapmakta olduklarını (hakkıyla) bilendir.

İlyas Yorulmaz

Onların çoğu kesin doğru olmayan şeylere (zanna) tabi oluyorlar. Hâlbuki zan, kesin doğruların yanında hiçbir şey ifade etmez. Şüphesiz ki Allah onların yaptıklarını en iyi bilendir.

İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu

Onların pek çoğu ancak kuruntularına uyuyorlar. Besbelli ki kuruntu doğru bilginin yerini tutamaz. Gerçekten Allah onların bütün işlediklerini bilicidir.

İsmail Hakkı İzmirli

Onların pek çoğu [³] ancak zanne tâbi olanlardır, şüphe yok ki zan hiçbir veçhile hak [⁴] yerini tutmaz. Allah işlediklerini hakkıyle bilir.

İsmail Yakıt

Onların çoğu zandan başka şeye tabi olmaz. Şüphesiz ki zan gerçekten hiçbir şey kazandırmaz/gerçeğin yerini tutmaz. Muhakkak ki Allah onların yapmakta oldukları şeyleri en iyi bilendir.

Kadri Çelik

Onların çoğunluğu zandan başkasına uymaz. Gerçekten zan ise, haktan hiç bir şeyi sağlayamaz. Şüphesiz Allah, onların işlemekte olduklarını bilendir.

Abdullah Parlıyan

Onların çoğu, sadece zanna uymaktadırlar. Oysa zan hiçbir şekilde gerçeğin yerini tutamaz. Gerçek şu ki, Allah onların yaptıklarını bütünüyle bilmektedir.

Kuran Yolu

Onların çoğu sadece zanna uyuyor. Oysa zan hiçbir şekilde gerçek ve kesin bilginin yerini tutamaz. Allah, onların yaptıklarını çok iyi bilmektedir!

Mahmut Kısa

Onların çoğu, hiçbir dayanağı olmayan kuruntu ve zandan başka bir şeye uymazlar. Oysa zan, ne kadar gösterişli ve yaldızlı olursa olsun, hiçbir zaman hakîkat bilgisinin yerini tutamaz. Hiç kuşkusuz Allah, onların yapıp ettikleri her şeyi en ince ayrıntısıyla bilmektedir vecezalarını da mutlaka verecektir. Bu durumda yapmanız gereken, bütün bu zanlardan, önyargılardan sıyrılarak Allah’ın kitabına yönelmek ve onu ciddî bir incelemeye tâbi tutmaktır. Bunun sonucunda, bizzat siz de göreceksiniz ki:

Mahmut Özdemir

Onların çoğu ancak zanna uyuyorlar / tâbi’ oluyorlar. Zann, Hakk’tan bir şey ifade etmez. Allah, ne yapıyorlarsa bilmektedir.

Mehmet Çakır

Resulüm! Onların çoğu varsayımlarla hareket ediyor. Halbuki varsayım gerçeği ifade etmez. Allah, onların yaptıklarını görüp duruyor.

Mehmet Çoban

Bilin ki; Allah’ın emirlerine uymayan, Allah’ın yasalarına karşılık yasa yapanların çoğu zandan başka bir şeye uymuyorlar. Bu nedenle sürekli yasaları çıkarlarına göre değiştirip duyuyorlar. Çünkü yaptıkları yasalar gerçeklere değil zanlarına dayanıyor. Zan ise gerçekten hiçbir şey kazandırmaz. Zan sadece tahminden ibarettir. Gerçeklerle hiçbir alakası yoktur. Muhakkak ki Allah onların ne yaptıklarını bilir.

Mehmet Okuyan

Onların çoğu zandan başka bir şeye uymaz. Şüphesiz ki zan, gerçeklik bakımından hiçbir şey ifade etmez. [*] Şüphesiz ki Allah onların yapmakta olduklarını bilendir.

Mehmet Türk

Onların birçoğu zandan başka bir şeye uymaz.¹ Hâlbuki zan, Hak’tan hiçbir şeyin yerini tutmaz. Muhakkak ki, onların ne yaptıklarını Allah çok iyi bilir.

Muhammed Esed

Onların çoğu sadece zanna uymaktadırlar. Oysa, zan hiçbir şekilde hakkın yerini tutamaz. ⁵⁸ Gerçek şu ki, Allah onların yaptıklarını bütünüyle bilmektedir.

Mustafa Çavdar

Onların çoğu hakka Kuran’a değil sadece zanna (kitaba dayanmayan bilgilere) uyarlar. Gerçekte zan hakikati ortaya koyma adına hiçbir şey ifade etmez. Şüphesiz ki Allah, onların ne yaptıklarını bilendir. 6/148, 10/66, 41/22, 53/28

Ahmet Tekin

Onların çoğu sadece zanla, tahminle karar verdikleri şeylere uyarlar. Halbuki zan, hiçbir şekilde hakkın, Allah'tan gelen vahyin, ilmin yerini tutmaz. Allah onların sergilemeye devam ettikleri davranışlarını biliyor.

Mustafa İslamoğlu

Bir de onların çoğu, başka değil sadece zannın peşine takılırlar. Şu da bir gerçek ki, hiçbir zan hak ve hakikat adına hiçbir değer ifade etmez. Elbette Allah onların yaptıklarını çok iyi bilmektedir.

Ömer Nasuhi Bilmen

Onların ekserisi zandan başka bir şeye tâbi olmaz. Zan ise şüphe yok ki, hiçbir şey ile haktan müstağni kılamaz. Allah Teâlâ ise muhakkak ki, ne yaptıklarını tamamıyla bilicidir.

Orhan Kuntman

Onların çoğu (kupkuru) zandan başka bir şeye tabi olmazlar, oysa zan haktan hiç bir şeyin yerini tutmaz! (Zanna tabi olan kimse hiçbir zaman kendisini hakkın sultasından ve hükümranlığından kurtaramaz. Hakkı bâtıl, bâtılı hak, Yaratıcıyı mahluk, yaratılmışı Yaratan, hayrı şer, şerri hayır zan ve telakki etmekle kimse kendisini sorumluluktan kurtaramaz) Hiç şüphe yok ki Allah, onların bütün yaptıklarını bilmektedir. (Cezalarını muhakkak verecektir)

Osman Fırat

Onların çoğu ancak zanna tabi oluyorlar. Kesinlikle zan, gerçeğe olan ihtiyacı ortadan kaldırmaz. Şüphesiz Allah, onların yapmakta olduklarını hakkıyla bilendir.

Şaban Piriş

Onların çoğu sadece zanna uyarlar. Gerçekte zan hakikat karşısında bir şey ifade etmez. Şüphesiz ki Allah, onların ne yaptıklarını bilendir.

Satıraltı Meal (1534)

Daḫı uymaz anlaruñ çoġı illā gümāna. Taḥḳīḳ gümān aṣṣı eylemez ḥaḳdanhīç nesne ile. Tañrı Ta‘ālā bilicidür anlar işledügi işleri.

Suat Yıldırım

Onların çoğu sadece zanna uyarlar. Halbuki zan asla gerçeğin yerini tutamaz. Allah onların bütün yaptıklarını hakkıyla bilir.

Süleyman Ateş

Onların çoğu, zandan başka bir şeye uymuyorlar. Zan ise gerçekten hiçbir şey kazandırmaz. Muhakkak ki Allah, onların ne yaptıklarını bilir.

Süleyman Tevfik (1927)

Onların (küffârın) ekserîsi ancak zanna tâbi' olurlar. Zan, hakdan bir şey ifâde itmez. Allâh onların yapdıklarını bilir.

Süleymaniye Vakfı

Onların çoğu, sadece kendi varsayımlarının peşine takılırlar. Varsayım, hiçbir şekilde gerçeğin yerini tutmaz. Allah, onların ne yaptıklarını bilir.

Ahmet Varol

Onların çoğu zandan başka bir şeye uymamaktadır. Zan ise gerçek açısından bir şey kazandırmaz. Allah onların yaptıklarını bilmektedir.

Ümit Şimşek

Onların çoğu bir zanna kapılmıştır, o kadar. Zan ise asla gerçeğin yerini tutmaz. Onların neler işleyip durduğunu hiç şüphesiz Allah biliyor.

Yaşar Nuri Öztürk

Onların çoğu sanıdan başka bir şeyin ardınca gitmiyor. Doğrusu da şu ki sanı, haktan hiçbir şey ifade etmez. Allah, onların yaptıklarını iyice bilmektedir.

Ali Bulaç

Onların çoğunluğu zandan başkasına uymaz. Gerçekten zan ise, haktan hiç bir şeyi sağlayamaz. Şüphesiz Allah, onların işlemekte olduklarını bilendir.

Ali Fikri Yavuz

Kâfirlerin çoğu, sırf kuru bir zan ardında gider. Fakat zan, gerçekten hiç bir şey ifade etmez. Muhakkak ki Allah, onların yaptıklarını tamamen bilmektedir.

Bahaeddin Sağlam

Onlar, zandan başka hiçbir şeye uymuyorlar. Hâlbuki zan, gerçekten hiçbir şeyi kazandırmaz. Muhakkak Allah, onların yaptıklarını çok iyi bilendir.

Bayraktar Bayraklı

Onların çoğu, zandan başka bir şeye uymaz. Şüphesiz zan, haktan hiçbir şeyin yerini tutmaz. Allah, onların yapmakta olduklarını çok iyi bilendir.