Yunus Suresi 76. Ayet

Arabic Uthmani · Diyanet İşleri

76. Ayet

فَلَمَّا جَٓاءَهُمُ الْحَقُّ مِنْ عِنْدِنَا قَالُٓوا اِنَّ هٰذَا لَسِحْرٌ مُب۪ينٌ

Katımızdan kendilerine hak (mucize) gelince, “Şüphesiz bu, apaçık bir sihirdir” dediler.

Diğer Türkçe mealler

Abdulbaki Gölpınarlı

Gerçek olan şey, katımızdan onlara gelince bu dediler, şüphe yok ki apaçık bir büyü.

Besim Atalay (1965)

Bizim katımızdan onlara hak gelende: «Bu apaçık bir büyüdür» dediler

Cemal Külünkoğlu

Onlara tarafımızdan hak (mucize) ulaşınca: “Bu açık bir sihirdir” dediler.

Cemil Said (1924)

Hakîkat tarafımızdan kendilerine irişdiği vakit bu âşikâr bir sihirdir didiler.

Diyanet Vakfı

Katımızdan onlara hak (mucize) gelince: «Bu elbette apaçık bir sihirdir» dediler.

Edip Yüksel

Tarafımızdan kendilerine gerçek gelince, "Bu apaçık bir büyüdür," dediler.

Elmalılı Hamdi Yazır

Tarafımızdan kendilerine hak geldiği vakıt her halde bu açık bir sihir dediler

Elmalılı (Sadeleştirilmiş)

Kendilerine tarafımızdan hak gelince, "Muhakkak ki bu, apaçık bir sihirdir." dediler.

Emrah Demiryent

Tarafımızdan kendilerine hak (mu‘cize) gelince, “Şüphesiz bu, apaçık bir sihirdir!” dediler.

Abdullah-Ahmet Akgül

Nitekim onlara katımızdan Hakk geldiği zaman: "Bu, kuşkusuz apaçık bir büyüdür" demişlerdi.

Erhan Aktaş

Onlara, Tarafımızdan hakikat¹ geldiği zaman, “ Kuşkusuz bu apaçık bir sihirdir.” dediler.

Eski Anadolu Türkçesi

pes ol vaķt kim geldi anlara ḥaķ ķatumuzdan eyittiler “bayıķ uşbu cādūlıķdur bellü.”

Hasan Basri Çantay

Tarafımızdan kendilerine hak (mu'cize) geldiği vakit: «Her halde bu, apaçık bir sihirdir» dediler.

Hayrat Neşriyat

Nihâyet onlara tarafımızdan hak gelince: “Doğrusu bu apaçık bir sihirdir” dediler.

İhsan Aktaş

Katımızdan onlara gerçek (doğru bilgiler) geldiği zaman, onlar: ’Doğrusu bu (aklımızı etki altına alan) açık bir sihirdir’ dediler.

İlyas Yorulmaz

Ne zamanki katımızdan onlara gerçekler gelse, bu apaçık bir sihirdir dediler.

İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu

Bizden onlara bir gerçek, bir belge gelince de: "Besbelli ki bu açıktan açığa büyü" dediler.

İsmail Hakkı İzmirli

Vaktaki onlara tarafımızdan hak mucize geldi, onlar ise bu, apaçık bir büyücülüktür, dediler.

İsmail Yakıt

Onlara katımızdan gerçek/hak gelince, “Bu apaçık bir sihirdir” dediler.

Kadri Çelik

Katımızdan onlara gerçek gelince, “Doğrusu bu apaçık bir büyüdür” dediler.

Abdullah Parlıyan

Öyle ki, kendilerine tarafımızdan gerçek olan kitabımız ve mucizeler geldiği zaman: “Bakın bu düpedüz bir büyü” dediler.

Kuran Yolu

Öyle ki, kendilerine katımızdan hakikat geldiğinde, “Bu apaçık bir büyü!” dediler.

Mahmut Kısa

Bizim katımızdan onlara mutlak hakîkati gösteren mûcizeler gelince, “Hiç kuşku yok ki, hepimizi acze düşüren bu hârika olaylar, olsa olsa bir büyüdür!” dediler.

Mahmut Özdemir

Bizim katımızdan onlara Hakk geldiğinde: “Bu, elbette açıkça bir sihir!” dediler.

Mehmet Çakır

Kendilerine fermanımız okununca: " büyü " deyip çıktılar.

Mehmet Çoban

Ayetlerimizdeki gerçekler Firavun ve adamlarının yüzlerine okununca, "Bunlar bizi saptırmak için okunan büyülü sözlerdir." dediler. Hatırla! sen de ayetlerimizi toplumuna okuduğunda sana da büyücü demişlerdi.

Mehmet Okuyan

Katımızdan onlara gerçek (bilgi) gelince “Elbette bu, apaçık bir büyüdür!” demişlerdi.

Mehmet Türk

Onlara bizim katımızdan değişmez gerçekler gelince “kesinlikle bu apaçık bir büyüdür” deyip çıktılar.

Muhammed Esed

Öyle ki, kendilerine katımızdan hak geldiği zaman, “Bakın, bu düpedüz bir büyü!” ⁹⁹ dediler.

Mustafa Çavdar

Katımızdan onlara hakikatin belgeleri mucizeler geldiğinde, onlar: – Bu, apaçık bir sihirdir! Demişlerdi. 26/34- 35

Ahmet Tekin

Kendilerine tarafımızdan hak bir mûcize, doğru bilgiler gelince: “Bunlar kesinlikle, aklımızı etki altına alan apaçık bir sihirdir, bir aldatmacadır” dediler.

Mustafa İslamoğlu

Şöyle ki: Katımızdan kendilerine hakikatin ta kendisi geldiği zaman dediler ki: “İşte bu kesinlikle ayan beyan bir sihirdir!”[¹⁶⁵⁶]

Ömer Nasuhi Bilmen

Vaktâ ki onlara Bizim tarafımızdan hak geldi, «Şüphe yok ki bu elbette apaçık bir sahirdir,» dediler.

Orhan Kuntman

(Musa vasıtasıyle) Katımızdan onlara hak (mucize) geldiğinde: "Bu elbette apaçık bir sihirdir" dediler.

Osman Fırat

Ne zaman ki onlara katımızdan gerçek gelince: "Bu, apaçık bir büyüdür. " dediler.

Şaban Piriş

Katımızdan onlara gerçek geldiği zaman, onlar:-Bu, apaçık bir sihirdir! demişlerdi.

Satıraltı Meal (1534)

Pes ol vaḳt ki ḥaḳ geldi anlara bizüm ḳatumuzdan. Eyitdiler: Taḥḳīḳ bu ulusiḥrdür, didiler.

Suat Yıldırım

Onlara tarafımızdan gerçek ulaşınca: “Bu besbelli bir sihirdir. ” dediler. [27, 14]

Süleyman Ateş

Onlara katımızdan gerçek gelince: "Bu, apaçık bir büyüdür." dediler.

Süleyman Tevfik (1927)

Vaktâ ki onlara tarafımızdan hak olan rasûlümüz ve mu'cizelerimiz geldi. "Bu, âşikâr sihirdir" didiler.

Süleymaniye Vakfı

Bizim katımızdan olduğu belli olan o gerçek onlara gelince “Bu apaçık bir sihir!” dediler.

Ahmet Varol

Onlara katımızdan gerçek gelince: "Bu apaçık bir sihirdir" dediler.

Ümit Şimşek

Tarafımızdan onlara hak geldiğinde, “Bu düpedüz bir büyü” dediler.

Yaşar Nuri Öztürk

Gerçek, katımızdan onlara geldiğinde şöyle demişlerdi: "Hiç kuşkusuz, bu, apaçık bir büyüdür."

Ali Bulaç

Onlara katımızdan hak geldiği zaman, dediler ki: 'Bu, kuşkusuz apaçık bir büyüdür.'

Ali Fikri Yavuz

Tarafımızdan kendilerine mûcize geldiği vakit, “ - Muhakkak bu açık bir sihirdir.” dediler.

Bahaeddin Sağlam

Kendi katımızdan onlara hak geldiğinde “şüphesiz bu apaçık bir sihirdir” dediler.

Bayraktar Bayraklı

Katımızdan onlara hak gelince, “Bu elbette apaçık bir sihirdir” dediler.