77. Ayet
قَالَ مُوسٰٓى اَتَقُولُونَ لِلْحَقِّ لَمَّا جَٓاءَكُمْۜ اَسِحْرٌ هٰذَاۜ وَلَا يُفْلِحُ السَّاحِرُونَ
Mûsâ: “Size hak gelince, onun hakkında böyle mi diyorsunuz? Bu bir sihir midir? Oysa sihirbazlar, iflah olmazlar!” dedi.
Arabic Uthmani · Diyanet İşleri
قَالَ مُوسٰٓى اَتَقُولُونَ لِلْحَقِّ لَمَّا جَٓاءَكُمْۜ اَسِحْرٌ هٰذَاۜ وَلَا يُفْلِحُ السَّاحِرُونَ
Mûsâ: “Size hak gelince, onun hakkında böyle mi diyorsunuz? Bu bir sihir midir? Oysa sihirbazlar, iflah olmazlar!” dedi.
Musa, size gerçek, gelince böyle mi dersiniz dedi, büyü mü bu? Ve büyücüler, kurtulmazlar, muratlarına erişmez onlar.
Musa dedi onlara: «Sizlere hak geldiğinde, buna büyü mü diyordunuz? Büyücüler kurtulmazlar
Musa (onlara): “Size hakikat gelince, onun hakkında böyle mi diyorsunuz? Bu bir sihir midir? Oysa sihirbazlar, iflah olmazlar!” dedi.
O vakit Mûsâ ânlara didi ki: " Size hak ve mu’cize ile gelene sihirbaz mı diyorsunuz? Sihirbazlar felâh bulmazlar."
Musa: «Size hak geldiğinde onun için (hep böyle) mi dersiniz? Bu bir sihir midir? Halbuki sihirbazlar iflâh olmazlar» dedi.
Musa, "Size gelen gerçeği böyle mi nitelendiriyorsunuz? Bu bir büyü müdür? Oysa büyücüler başarıya ulaşamaz."
Musâ, ya! dedi: size hak gelince böyle mi diyorsunuz? Bu sihir mi? Halbuki sihirbazlar felâh bulmazlar
Musa dedi ki, "Size hak gelince, ona böyle mi diyorsunuz? Bu sihir midir?" Halbuki sihirbazlar iflah olmazlar.
Mûsâ (onlara), “Size hakikat gelince, onun hakkında böyle mi diyorsunuz? Bu bir sihir midir? Oysa sihirbazlar iflah olmazlar!” dedi.
Musa (onlara): "Size Hakk geldiğinde (hep böyle) mi söylersiniz? Bu (benim tebliğim ve mucizelerim) bir büyü müdür? (Hiç akıl erdirmez misiniz?) Oysa büyücüler, kurtuluşa ermezler" deyip (uyarıvermişti.)
Musa: “ Size gelen Hakikat için, “bu sihirdir” mi diyorsunuz? Oysa sihirbazlar iflah olmazlar.” dedi.
eyitti mūsā’dir [109b] misiz ḥaķ içün ol vaķt kim geldi size? cādūlıķ mıdur uşbu? daħı ķurtılmaz cādūlar.”
Musa: «Siz, hak için, o size gelince (böyle) mi söylersiniz? Bu, bir sihir midir? Halbuki sihirbazlar umduklarına eremezler» dedi.
Mûsâ: “Size hak gelince, onun için böyle mi diyorsunuz? Bu bir sihir midir? Hâlbuki sihirbazlar kurtuluşa ermez!” dedi.
Musa dedi ki: “Size gerçekler geldiğinde, onun hakkında böyle mi konuşursunuz, hiç büyü olabilir mi bu? Hâlbuki sihirbazlar iflâh olmazlar"(sahtekârlıkları ortaya çıkar) dedi. *
Musa onlara “Size hak (gerçekler) geldiğinde, gerçeklere mi bu sihirdir diyorsunuz? Sihirle uğraşanlar asla kurtuluşa eremezler” dedi.
Musa onlara dedi: "Size bir gerçek gelince ona büyü mü dersiniz? Oysaki büyücüler onmazlar."
Musa onlara: «— Size hak mucize gelince onun hakkında büyücülüktür mü dersiniz. Bu büyücülük müdür? Halbuki büyücüler umduklarına ermezler» dedi.
Musa, “Size gelen gerçek hakkında böyle mi konuşuyorsunuz? Bu bir sihir mi? Hâlbuki sihirbazlar/büyücüler mutlu sona ulaşamazlar” (dedi).
Musa, “Size gerçek gelince, “Sihir” mi dersiniz? Oysa sihirbazlar asla kurtuluşa ermezler” dedi.
Musa dedi ki: “Size gerçekler geldiğinde, onun hakkında böyle mi konuşursunuz, hiç büyü olabilir mi bu? Hem de büyücülerin hiçbir şekilde, umduklarına eremedikleri ortada iken.”
Mûsâ şöyle dedi: “Size gerçek ulaştığında böyle mi söylersiniz? Bu sihir mi! Oysa sihirbazlar gerçek bir başarıya ulaşamaz.”
Mûsâ, “Size gelen gerçek hakkında bunu mu söyleyecektiniz? Bu apaçık mûcizeler hiç büyü olabilir mi? Oysa büyücülerle Peygamberler arasında ne kadar muazzam fark var! Zira büyücüler, yüce bir ideal uğruna her şeylerini fedâ edebilecek kişiler değillerdir. Siz hiç bir büyücünün, zâlim bir diktatörün karşısına çıkıp dâvâsını korkusuzca haykırdığını, onu Allah’ın dinine dâvet ettiğini gördünüz mü? Tam tersine, büyücü para kazanmak için müşterilerinin önünde numarasını gösterir ve mükâfâtını almak için avucunu açar. Onun hak, hukuk, adâlet diye bir tasası yoktur; olsa zaten büyücülük yapmaz. Kaldı ki, bunlar kazara Peygamberlik iddiasında bulunsalar bile, çok geçmeden foyaları meydana çıkar. Kısacası, sihirbazlar asla iflah olmazlar!” dedi.
Musa: “Size geldiğinde Hakk için: “-‘Bu bir sihir mi?’ diyorsunuz, öyle mi? Sihirbazlar başarılı olmaz” dedi.
Musa cevap verdi: " şimdi siz bu gerçeğe göz göre göre büyü mü diyorsunuz? Büyücüler iflah olmaz ki. "
Musa Firavun ve kavmine: "Size gelen gerçekler için böyle mi diyorsunuz? Size okunan gerçekler büyü müdür? Andolsun ki insanları kandırmak için büyülü sözler söyleyen, büyüye başvuranlar asla iflah olmazlar." dedi.
Musa “Size gerçek (bilgi) geldiğinde onun için ‘Bu bir büyü müdür? (Hep böyle mi) dersiniz? (Oysa) büyücüler başarılı olamazlar!” diye sormuştu.
Mûsa da onlara: “size hakk geldiği zaman siz hep böyle mi dersiniz? Bunun hiç büyüye (benzer bir yanı) var mı? Hem büyücüler asla kurtuluşa eremezler.” dedi.
Musa: “Size hak geldiğinde hakkında böyle mi konuşursunuz?” dedi, hiç büyü olabilir mi, bu? Hem de, büyücülerin mutlu sona asla ulaşamayacakları ortadayken!” ¹⁰⁰
Musa: – Size gelen hakikat için hep böyle mi söylersiniz ve bu bir sihir midir? Oysa sihirbazlar asla başarıya ulaşamazlar, demişti. 20/69
Mûsâ: “Size hak bir mûcize, doğru bilgiler gelince böyle mi söylüyorsunuz? Bu sihir mi? Sihirbazlar iflâh olmaz, kurtuluşa, ebedî nimetlerle mutluluğa eremez” dedi.
Musa dedi ki: “Siz (ayağınıza) gelen hakikat hakkında (hep) bu tarz mı düşünürsünüz?[¹⁶⁵⁷] Ne yani, şimdi sihir bu mu? İyi ama, sihirbazlar (bunu) başaramaz ki!”[¹⁶⁵⁸]
Mûsa dedi ki: «Size geldiği zaman hak için bu sihirdir, der misiniz? Bu bir sihir midir? Halbuki, sahirler felâh bulamazlar.»
(Bunun üzerine) Musa onlara: "Size (Rabbinizin katından) gerçek bir mucize geldiği halde nasıl olur da onun hakkında bu bir sihirdir, diyebilirsiniz? Bu bir sihir midir? (Yoksa bir mucize midir? Aradaki farkı ancak bu mucize ile sihiri karşılaştırmak suretiyle anlayabiliriz ki, Rabbim beni muhakkak üstün getirecektir) Sihirbazlar ise asla iflah olmazlar" diyerek onları uyardı.
Ve Mûsâ: "Size gelen gerçek için böyle mi diyorsunuz? Bu bir sihir midir? Halbuki sihir yapanlar iflah olmazlar!" dedi.
Musa:-Size gelen gerçek için mi böyle söylüyorsunuz? Bu sihir midir? Sihirbazlar asla kurtuluşa eremezler, demişti.
Eyitdi Mūsā: Siz eydür misiz ḥaḳḳa size geldükde? Bu siḥr midür? Daḫıiflāḥ olmaz sāḥirler.
Mûsâ dedi ki: “Size gelen gerçeği böyle mi nitelendiriyorsunuz? İnsaf edin, sihir midir bu? Şu bir gerçektir ki büyücüler iflah olmazlar. ”
Musa: "Size gelen gerçek için böyle mi diyorsunuz? Büyü müdür bu? Halbuki büyücüler, iflah olmazlar!" dedi.
Mûsâ: "Size gelen hakka ve doğrıya sihir mi diyorsunuz? Bu sihir midir? Sâhirler felâh bulmazlar" didi.
Musa şöyle dedi: “Gerçekle yüzleşince mi bunu söylüyorsunuz? Bu şimdi sihir mi? Eğer öyleyse sihirbazlar umduklarına kavuşamazlar.”
Musa onlara: "Gerçek size gelince ona böyle mi diyorsunuz? Bu sihir midir? Oysa sihirbazlar kurtuluşa ermezler" dedi.
Musa “Size hak geldiğinde böyle mi söylüyorsunuz?” dedi. “Bu mu büyü dediğiniz? Oysa büyücüler asla iflâh olmazlar.”
Mûsa dedi ki: "Gerçek size ulaştığında böyle mi konuşuyorsunuz? Büyü müdür bu? Büyücülerin kurtuluşu yoktur."
Musa: 'Size hak geldiğinde (böyle) mi söylersiniz? Bu bir büyü müdür? Oysa büyücüler, kurtuluşa ermezler' dedi.
Mûsa, onlara şöyle dedi: “- Size mûcize gelince böyle mi diyorsunuz? Bu sihir mi? Sihirbazlar dünya ve âhirette felâh bulamazlar.”
Musa dedi ki: “Hak size geldiği zaman, bu sihirdir mi dersiniz? Hâlbuki sihirbazlar felah bulmaz.”
Mûsâ, “Size hak geldiğinde onun için hep böyle mi dersiniz? Bu bir sihir midir? Halbuki sihirbazlar iflah olmazlar” dedi.