96. Ayet
اِنَّ الَّذ۪ينَ حَقَّتْ عَلَيْهِمْ كَلِمَتُ رَبِّكَ لَا يُؤْمِنُونَۙ
96,97. Şüphesiz, haklarında Rabbinin sözü (hükmü) gerçekleşmiş olanlar, kendilerine bütün mucizeler gelse bile, elem dolu azabı görünceye kadar inanmazlar.
Arabic Uthmani · Diyanet İşleri
اِنَّ الَّذ۪ينَ حَقَّتْ عَلَيْهِمْ كَلِمَتُ رَبِّكَ لَا يُؤْمِنُونَۙ
96,97. Şüphesiz, haklarında Rabbinin sözü (hükmü) gerçekleşmiş olanlar, kendilerine bütün mucizeler gelse bile, elem dolu azabı görünceye kadar inanmazlar.
Öyle kişilerdir onlar ki Rabinin, onlara söylediği sözü haketmiştir onlar, inanmaz onlar.
Kendi üzerlerine, Tanrının sözü hak olmuş bulunanlar, bütün belgeler gelmiş olsa da, ağrıtıcı azabı görmedikçe inanmazlar
Haklarında Rabbinin hükmü kesinleşmiş olanlar iman etmezler.
Kâfir olarak ölecekleri hakkında rabbinin kelimâtı sâdır olanlar îmân itmeyeceklerdir.
96, 97. Gerçekten haklarında Rabbinin sözü (hükmü) sabit olanlar, kendilerine (istedikleri) bütün mucizeler gelmiş olsa bile, elem verici azabı görünceye kadar inanmayacaklardır.
Rabbinin kararıyla mahkum edilenler inanmazlar.
Hakıkat aleyhlerinde rabbının kelimesi hakkolmuş olanlar iymana gelmezler
Doğrusu, aleyhlerinde Rabbinin hükmü kesinleşmiş olanlar imana gelmezler.
96-97. Şüphesiz ki (küfür ve isyanlarındaki ısrar sebebiyle) haklarında Rabbinin (ebedî azap) hükmü kesinleşmiş olanlar, kendilerine bütün mu‘cizeler gelse bile, elem dolu azabı görünceye kadar îmân etmezler.
Gerçek şu ki, (küfür ve zulümleri yüzünden) Rabbinin (azap) kelimesi üzerlerinde hak olanlar, onlar (asla) inanmayacaklar (ve İslam’a teslim olmayacaklar)dır.
Rabb'inin haklarında kelimeleri¹ gerçekleşecek olanlar, iman etmezler.
96-97. bayıķ anlar kim vācib oldı anlara çalabuñ sözi inanmazlar eger geldi-y- ise daħı anlara her nişān tā göreler 'aźābı aġrıdıcı.
96,97. Üzerlerine Rabbinin kesilmesi hak olmuş bulunanlar (yok mu?) onlar, velev kendilerine her (hangi bir) âyet gelmiş olsun, acıklı bir azâb görecekleri (zamâ) na kadar îman etmezler.
96,97. Muhakkak ki üzerlerine Rabbinin (azab) sözü (hükmü) hak olanlar, kendilerine bütün âyetler gelmiş olsa bile, o (pek) elemli azâbı görünceye kadar (isyanları sebebiyle) îmân etmezler.(3)
Muhakkak ki, (inkâr, azgınlık ve zulümleri yüzünden) haklarında Rabbinin kelimesi (ikaz ve azapla ilgili gerekçeli kararı) gerçekleşmiş olanlar (yani inkârda ısrar edip hidayet olma gayretinde olmayanlar) iman etmezler. *
Allah’ın azap emrinin (kelimesinin) üzerlerine hak olduğu kimseler, iman etmemiş olanlardır.
Senin çalabının azabını hak eden kimseler inanmazlar,
Haklarında Rabbinin sözleri sabit olanlar [⁷] yok mu?
Hiç şüphesiz üzerlerine Rabbinin (azap) sözü/kelimesi hak olanlar inanmazlar.
Doğrusu haklarında Rabbinin sözü (azaba uğrayacakları hükmü) gerçekleşmiş olanlar, iman etmezler.
Haklarında Rabbinin sözü sabit olanlar, elbette inanmayacaklardır.
96-97. Şu bir gerçek ki, haklarında rabbinin hükmü kesinleşmiş olanlar kendilerine her türlü kanıt gelse bile, elem veren azabı görmedikçe iman etmezler.
Çünkü hakîkati bildiği hâlde kötülüğü tercih eden, böylece haklarında Rabb’inin azap hükmü gerçekleşen zâlimler, bireysel ve toplumsal yasalar gereğince, kesinlikle iman etmeyecekler;
Senin rabbinin sözü kendi aleyhlerine gerçekleşmiş kimseler, inanmazlar;
96,97. Resulüm! Allah'ın inkarcılar hakkında söylediği söz, artık gerçek olmuştur: Yani sen onların önüne mucizeler de yığsan, Fıravun gibi kıvrandıran acıları görmeden // inanmayacaklardır…
Ayetlerimize ancak inat edenler, ön yargılarıyla hareket edenler, kalplerini katılaştırıp ayetlerimize karşı kin nefret kusanlar inanmaz. Böylece yaptıklarının karşılığı olarak haklarındaki ceza kesinleşir. Hâlbuki düşünüp öğüt almaları için onlara delil ve anlamaları için süre verilmişti.
Şüphesiz ki haklarında Rabbinin sözü (hükmü) gerçekleşenler inanmazlar. [*]
Haklarında Rabbinin (ezeli ve ebedî ilmiyle bilerek söylediği;) “artık onlar îman etmeyecekler” sözü kesinleşenler var ya!
Gerçek şu ki, haklarında Rablerinin sözü [yargısı] gerçekleşmiş olanlar ¹¹⁷ imana erişemeyeceklerdir.
Gerçek şu ki, Rabbinin azap kelimesini/sözünü hak edenler iman etmeyenlerdir. 37/162- 163
Hür iradeye, özgürce seçme hakkına sahipken, sana ve Kur'ân'a itibar etmedikleri için, haklarında Rabbinin gerekçeli hükmü gerçekleşip kesinleşenler iman etmeyecekler.
Hakikat şu ki, haklarında Rablerinin yargısı kesinleşenler asla iman etmeyecekler.
Muhakkak o kimseler ki, aleyhlerinde Rabbin kelimesi tahakkuk etmiştir, onlar imân etmezler.
96,97. Gerçek şu ki, üzerlerine Rabbinin hükmü (küfür üzere ölecekleri) kesinleşmiş olanlar, kendilerine -istedikleri- bütün mucizeler gelse bile, o çetin azabı görünceye kadar inanmayacaklardır!
Şüphesiz O üzerlerine Rabbinin (azâb) kelimesi hak olanlar iman etmezler.
Şüphesiz Rabbinin söz verdiği azabı hak edenler inanmazlar.
Ol kişiler ki vācib oldı üstlerine Tañrı Ta‘ālā kelimesi. Īmān getürmezler.
96, 97. (Kâfir olarak ölüp cehenneme gideceklerine dair) haklarında Rabbinin hükmü kesinleşmiş olanlar, her türlü mûcize de önlerine gelse, gayet acı azabı görmedikçe iman etmezler. [10, 88]
Üzerlerine Rabbinin (azab) kelimesi hak olanlar inanmazlar.
Îmân itmeyecekleri ve 'azâb olunacakları hakkında hükm-ü ilâhî olanlar îmân itmezler.
Rabbinin, aleyhlerindeki sözünü hak etmiş olanlar inanıp güvenecek değillerdir.
Haklarında Rabbinin sözü kesinleşmiş olanlar iman etmezler.
Haklarında Rabbinin hükmü kesinleşmiş olanlar iman etmezler.
Aleyhlerine Rabbinin kelimesi hak olanlar iman etmezler;
Gerçek şu ki, Rabbinin kelimesi üzerlerinde hak olanlar, onlar inanmazlar.
Doğrusu aleyhlerinde (küfürleri hakkında) Rabbinin takdiri gerçekleşmiş olanlar imana gelmezler.
Aleyhlerine Allah’ın sözünün gerçekleştiği kişiler, hiç şüphesiz inanmayacaklardır.
Haklarında Rabbinin azap kelimesi sabit olanlar inanmazlar.