Yunus Suresi 97. Ayet

Arabic Uthmani · Diyanet İşleri

97. Ayet

وَلَوْ جَٓاءَتْهُمْ كُلُّ اٰيَةٍ حَتّٰى يَرَوُا الْعَذَابَ الْاَل۪يمَ

96,97. Şüphesiz, haklarında Rabbinin sözü (hükmü) gerçekleşmiş olanlar, kendilerine bütün mucizeler gelse bile, elem dolu azabı görünceye kadar inanmazlar.

Diğer Türkçe mealler

Abdulbaki Gölpınarlı

Kendilerine her çeşit deliller, mucizeler gösterilse de elemli azabı görmedikçe.

Besim Atalay (1965)

Yunus'un ulusundan başka, hiçbir ulus yoktur ki, horlatıcı azabı görünce, inan getirip, inanları fayda vere, bunlar inan ettiğinde, dünya dirliğinde üzerlerinden horluk azabını kaldırmış idik, bir zaman onları da dünya dirliğinde faydalandırdık

Cemal Külünkoğlu

Bütün âyetler/mucizeler önlerine gelse bile elem verici azabı görünceye kadar (inanmazlar).

Cemil Said (1924)

Ânlara istedikleri tekmîl mu’cizeler dahî gelse ’azâb-ı elîme dûçâr olmadıkca îmân itmeyeceklerdir.

Diyanet Vakfı

96, 97. Gerçekten haklarında Rabbinin sözü (hükmü) sabit olanlar, kendilerine (istedikleri) bütün mucizeler gelmiş olsa bile, elem verici azabı görünceye kadar inanmayacaklardır.

Edip Yüksel

Onlara her çeşit mucize gelse bile, acı azabı görünceye kadar (inanmazlar).

Elmalılı Hamdi Yazır

Velevse kendilerine her âyet gelmiş olsun, tâ o elîm azâbı görecekleri âna kadar

Elmalılı (Sadeleştirilmiş)

Onlara bütün mucizeler hep birden gelse, yine de o acıklı azabı görünceye kadar inanmazlar.

Emrah Demiryent

96-97. Şüphesiz ki (küfür ve isyanlarındaki ısrar sebebiyle) haklarında Rabbinin (ebedî azap) hükmü kesinleşmiş olanlar, kendilerine bütün mu‘cizeler gelse bile, elem dolu azabı görünceye kadar îmân etmezler.

Abdullah-Ahmet Akgül

Onlara her (türlü) ayet (ve mucize) getirilse bile, acı azabı görünceye kadar (inkâr ve isyan içinde bocalayacaklardır).

Erhan Aktaş

Onlara, her türlü ayet¹ gelse bile yine de can yakıcı azabı görmedikçe inanmazlar.

Eski Anadolu Türkçesi

96-97. bayıķ anlar kim vācib oldı anlara çalabuñ sözi inanmazlar eger geldi-y- ise daħı anlara her nişān tā göreler 'aźābı aġrıdıcı.

Hasan Basri Çantay

96,97. Üzerlerine Rabbinin kesilmesi hak olmuş bulunanlar (yok mu?) onlar, velev kendilerine her (hangi bir) âyet gelmiş olsun, acıklı bir azâb görecekleri (zamâ) na kadar îman etmezler.

Hayrat Neşriyat

96,97. Muhakkak ki üzerlerine Rabbinin (azab) sözü (hükmü) hak olanlar, kendilerine bütün âyetler gelmiş olsa bile, o (pek) elemli azâbı görünceye kadar (isyanları sebebiyle) îmân etmezler.(3)

İhsan Aktaş

Ve eğer onlara (inkârda ısrar edip hidayet olma gayretinde olmayanlara) bütün ayetler gelse bile! Acıklı azabı görmedikleri sürece (iman etmezler).

İlyas Yorulmaz

Onlara her türlü mucizeler gelse de, acıklı azabı görünceye kadar iman etmezler.

İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu

Allah’ın bütün belgeleri gelmiş olsa bile, acıklı azabı görünceye kadar.

İsmail Hakkı İzmirli

Onlara herhangi bir âyet gelse yine acıklı bir azap görmeyince iman getirmezler. Bu iman da işe yaramaz.

İsmail Yakıt

Velev ki kendilerine bütün ayetler/mucizeler gelse bile can yakıcı azabı görene kadar (inanmazlar).

Kadri Çelik

Kendilerine (istedikleri) bütün mucizeler gelmiş olsa bile, elem verici azabı görünceye kadar (iman etmezler).

Abdullah Parlıyan

Kendilerine her türlü kanıtlayıcı belge gelse bile, çok can yakıcı azabı gözleriyle görünceye kadar iman etmezler. Azabı görünce iman ettik derler, ama imanları onlara bir fayda sağlamaz.

Kuran Yolu

96-97. Şu bir gerçek ki, haklarında rabbinin hükmü kesinleşmiş olanlar kendilerine her türlü kanıt gelse bile, elem veren azabı görmedikçe iman etmezler.

Mahmut Kısa

Hakikati tüm berraklığıyla gösteren her türlü mûcize önlerine konulsa bile, yine de inkârda diretecekler; ta ki,son nefeslerini verirken o can yakıcı azâbı kendi gözleriyle görünceye kadar! Fakat böyle bir imanın da faydası olmayacaktır.

Mahmut Özdemir

Acıveren Azab’ı görmeleri için onlara her bir âyet geldiyse de!

Mehmet Çakır

96,97. Resulüm! Allah'ın inkarcılar hakkında söylediği söz, artık gerçek olmuştur: Yani sen onların önüne mucizeler de yığsan, Fıravun gibi kıvrandıran acıları görmeden // inanmayacaklardır…

Mehmet Çoban

İnkâr edenlerin ön yargıları o kadar güçlüdür ki; bütün gerçeklerimiz açıkça önlerine konulsa, azap hükmü verilse, bizzat azap edilinceye kadar inanmazlar. Ayetlerimizin gerçeğini anlamaya karşı bu kadar katı, bu kadar ön yargılıdırlar. Akıllarını da hiç kullanmazlar.

Mehmet Okuyan

Kendilerine her bir delil gelmiş olsa bile elem verici azabı görünceye kadar (inanmayacaklardır). [*]

Mehmet Türk

İşte onlara; acıklı azapla karşılaşacakları zamana kadar, ne tür mûcize getirirsen getir, (onlar asla îman etmezler.)

Muhammed Esed

Kendilerine her türlü kanıtlayıcı belge gelse bile, tâ ki [öte dünyada kendilerini bekleyen] o çok can yakıcı azabı gözleriyle görünceye kadar... ¹¹⁸

Mustafa Çavdar

Zira onlar hakikatin her türlü belgesi kendilerine gelse bile can yakıcı azabı görene kadar iman etmezler. 32/12

Ahmet Tekin

Onlara Allah'ın varlığına, birliğine, kudretine, kulluğa, İslâm'a giden yolu gösteren bütün mûcizeler birden gelse, can yakıp inleten müthiş azâbı görünceye kadar iman etmeyecekler.

Mustafa İslamoğlu

İsterse hakikatin her tür delili (ayaklarına kadar) gelmiş olsun: ta ki o elem verici azabı görünceye kadar…

Ömer Nasuhi Bilmen

Velev ki, onlara her âyet gelsin. Pek acıklı azabı görünceye kadar (küfürlerinde devam ederler).

Orhan Kuntman

96,97. Gerçek şu ki, üzerlerine Rabbinin hükmü (küfür üzere ölecekleri) kesinleşmiş olanlar, kendilerine -istedikleri- bütün mucizeler gelse bile, o çetin azabı görünceye kadar inanmayacaklardır!

Osman Fırat

Onlara bütün âyetler gelmiş olsa bile, Ta ki O azabı görünceye kadar (iman etmezler).

Şaban Piriş

Can yakıcı azabı görene kadar, Kendilerine her türlü belge gelse bile…

Satıraltı Meal (1534)

Eger anlara her āyet gelmese daḫı anlar görmeyince ulu ‘aẕābı.

Suat Yıldırım

96, 97. (Kâfir olarak ölüp cehenneme gideceklerine dair) haklarında Rabbinin hükmü kesinleşmiş olanlar, her türlü mûcize de önlerine gelse, gayet acı azabı görmedikçe iman etmezler. [10, 88]

Süleyman Ateş

Onlara bütün ayetler gelmiş olsa bile, acı azabı görünceye kadar (inanmazlar).

Süleyman Tevfik (1927)

Eğer onlara bütün mu'cizât gelse ve gösterilse îmân itmezler, hattâ elemli 'azâb görirler.

Süleymaniye Vakfı

Bütün mucizeler(ayetler) önlerine gelse bile acıklı azabı görünceye kadar böyle gider.

Ahmet Varol

Kendilerine bütün ayetler gelse bile! Acıklı azabı görmedikleri sürece (iman etmezler).

Ümit Şimşek

Onlara her türlü âyet gelecek olsa bile, o acı azabı görmedikçe sana inanmazlar.

Yaşar Nuri Öztürk

Tüm ayetler onlara gelse bile. Ta, o korkunç azabı görünceye kadar.

Ali Bulaç

Onlara her ayet getirilse bile.. Acı azabı görünceye kadar.

Ali Fikri Yavuz

Onlara bütün mûcizeler gelse bile; tâ acıklı azabı görecekleri ana kadar...

Bahaeddin Sağlam

Onlar elem verici azabı görmedikçe, bütün ayet (ve belgeler) onlara gelse de (inanmayacaklardır. Onun için sen bunların inad ve temerrüdlerine bakıp şüpheye düşme.)

Bayraktar Bayraklı

Onlara bütün âyetler gelmiş olsa bile, elem verici azabı görünceye kadar inanmazlar.