Yunus Suresi 98. Ayet

Arabic Uthmani · Diyanet İşleri

98. Ayet

فَلَوْلَا كَانَتْ قَرْيَةٌ اٰمَنَتْ فَنَفَعَهَٓا ا۪يمَانُهَٓا اِلَّا قَوْمَ يُونُسَۜ لَمَّٓا اٰمَنُوا كَشَفْنَا عَنْهُمْ عَذَابَ الْخِزْيِ فِي الْحَيٰوةِ الدُّنْيَا وَمَتَّعْنَاهُمْ اِلٰى ح۪ينٍ

Yûnus’un kavminden başka, keşke (azabı görmeden) iman edip, imanı kendisine fayda veren bir tek memleket halkı olsaydı! (Yûnus’un kavmi) iman edince, dünya hayatında (sürüklenebilecekleri) rezillik azabını onlardan uzaklaştırmış ve onları belli bir zamana kadar yararlandırmıştık.

Diğer Türkçe mealler

Abdulbaki Gölpınarlı

İnanıp da inançlarından fayda gören şehir halkı, ancak Yunus'un kavmidir. İnandıkları zaman, dünya yaşayışında onlardan zillet azabını giderdik ve bir zamanadek faydalandırdık onları.

Besim Atalay (1965)

Yunus'un ulusundan başka, hiçbir ulus yoktur ki, horlatıcı azabı görünce, inan getirip, inanları fayda vere, bunlar inan ettiğinde, dünya dirliğinde üzerlerinden horluk azabını kaldırmış idik, bir zaman onları da dünya dirliğinde faydalandırdık

Cemal Külünkoğlu

Keşke azap gelmeden önce, iman edip de bu imanları kendilerine fayda vermiş bir memleket halkı bulunsaydı ya! Bunun tek istisnası Yunus'un halkıdır. (Onlar) iman edince, dünya hayatındaki o perişanlık azabını kendilerinden kaldırdık ve onlara bir zamana kadar refah verdik.

Cemil Said (1924)

Eğer öyle olmıya idi bir kaç karye îmân ider idi halbuki yalnız Yûnus ’aleyhisselâmın kavmi îmân itdi biz de ânın üzerine ânları dünyâ ’azâbından kurtardık ve bir müddet hayâtlarını idâme itdik.

Diyanet Vakfı

Yunus’un kavmi müstesna, (halkını yok ettiğimiz ülkelerden) herhangi bir ülke halkı, keşke (kendilerine azap gelmeden) iman etse de bu imanları kendilerine fayda verseydi! Yunus’un kavmi iman edince, kendilerinden dünya hayatındaki rüsvaylık azabını kaldırdık ve onları bir süre (dünya nimetlerinden) faydalandırdık.

Edip Yüksel

Hangi toplum inanırsa, inancı ona yarar sağlar. Örneğin; Yunus'un halkı: İnandıkları zaman, bu dünya hayatındaki aşağılayıcı azabı kendilerinden kaldırdık. Bir süreye kadar onları nimetlerle yaşattık.

Elmalılı Hamdi Yazır

Fakat o vakit iyman edip de iymanları kendilerine fâide vermiş bir memleket olsa idi? Ancak Yunüsün kavmi iyman ettikleri vakıt Dünya hayatta o rüsvalık azâbını kendilerinden açmış ve bir zamana kadar onları müstefid etmiş idik

Elmalılı (Sadeleştirilmiş)

Fakat o vakit iman edip de imanları kendilerine fayda vermiş bir kasaba olsaydı? Ancak Yunus'un kavmi iman ettikleri vakit, dünya hayatında o rezillik azabını üzerlerinden kaldırmış ve bir süre onları rahata kavuşturmuştuk.

Emrah Demiryent

(Kendilerine azap gelmeden önce) îmâna gelip de bu îmânı kendilerine fayda vermiş olan bir tek memleket halkı bulunsaydı ya! (Ancak) Yunus’un kavmi müstesnadır ki onlar (azabımızın alâmetlerini görüp de yaptıklarına tövbe edip) îmân edince, kendilerinden dünya hayatındaki rüsvaylık azabını kaldırdık ve onları bir süre daha (dünya nimetlerinden) faydalandırdık.

Abdullah-Ahmet Akgül

Ama keşke (azap geldiği sırada) iman edip imanı kendisine yarar sağlamış -Yunus kavminin dışında- bir ülke (daha) olsaydı ya! (Fakat yoktur. Sadece Ninova halkı) Onlar (isyan ve tuğyanlarının ardından) iman ettikleri zaman, dünya hayatında onlardan aşağılatıcı azabı kaldırdık ve onları belli bir zamana kadar yararlandırdık.

Erhan Aktaş

Keşke azap gelmeden önce iman edip de imanları kendilerine fayda vermiş; bir kent olsaydı. Yalnız Yunus'un halkı iman edince, dünya hayatında onlardan rezillik azabını kaldırdık. Ve onları belli bir süre daha yararlandırdık.

Eski Anadolu Türkçesi

pes nişe olmadı bir köy kim įmān getürdi pes aśśı eyledi aña įmānı illā yūnus ķavmı ol vaķt kim įmān getürdiler giderdük bunlardan ħorlıķ 'aźābını yaķın dirlik içinde daħı gönendürdük anları bir zamāna degin.

Hasan Basri Çantay

(Azabımız gelib çatdığı zaman) îman edib de bu îmanı kendisine fâide vermiş bir memleket (halkı) bulunsaydı ya! (Bu, asla vaaki' olmamışdır). Ancak Yunus'un kavmi müstesnadır ki bunlar îman edince kendilerinden dünyâ hayaatındaki rüsvaylık azabını uzaklaşdırıb giderdik ve onları daha bir zamama kadar (yaşatıb) fâidelendirdik.

Hayrat Neşriyat

Buna rağmen (helâk ettiklerimizden, azâbımız kendine gelmeden önce) îmân edip de îmânı kendine fayda veren bir şehir (halkı daha) olsaydı ya! Ancak Yûnus'un kavmi müstesnâ.(1) (Onlar) îmân edince, kendilerinden dünya hayâtındaki rezillik azâbını açıverdik (onlardan kaldırdık) ve kendilerini bir zamâna kadar (dünya ni'metlerinden)faydalandırdık.

İhsan Aktaş

Yunus kavmi dışında, (hak ettikleri azabı görmeden önce) iman edip de imanı kendisine fayda vermiş bir kavim olsaydı ya! Onlar (Yunus’un toplumu ise hak ettikleri azabı görmeden önce) iman ettikleri zaman dünya hayatında onlardan aşağılatıcı azabı kaldırdık ve onları belli bir zamana kadar yararlandırdık.

İlyas Yorulmaz

Herhangi bir kasaba halkı iman etmiş olsalardı, kasaba halkının imanları o kasabaya fayda verirdi. Ancak Yunus’un kavmi iman ettikleri zaman, kasaba halkından dünya hayatındaki alçaltıcı azabı kaldırmış ve belli bir zamana kadar onların yaşamalarını sağlamıştık.

İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu

Azap kendilerine eriştikten sonra inanıp da bu inancı kendisi için yaralı olmuş bir ülke var mıdır? Yalnız bir Yunus ulusu vardır ki inanınca dünya yaşayışının alçaltıcı azabını onların üzerinden kaldırmışızdır. Hem de onları bir süre için gönendirmişizdir.

İsmail Hakkı İzmirli

Azap gelince iman edip imam kendilerine fayda veren bir kasaba ahalisi var mıdır? Yalnız Yunus/un kavmi vardır ki onlar azap gelince iman getirdikleri zaman biz kendilerinden dünya diriliğinde rüsvaylık azabını def etmiş, bir zamana kadar [¹] onları dünya varlıklarından müstefit kılmıştık.

İsmail Yakıt

Keşke bir belde halkı olsaydı da inansaydı ve inancından da fayda görseydi! Ancak Yûnus’un kavmi⁴⁰ müstesna. Tam olarak inandıkları zaman Biz de onları, dünya hayatında rezil edecek azabı onlardan kaldırdık ve onları belli bir süreye kadar nimetlendirdik.

Kadri Çelik

Neden (azab geldiği sırada) Yunus kavminin dışında iman edip de imanı kendisine yarar sağlamış olan bir ülke yoktur? İşte Yunus'un kavmi iman ettiği zaman, dünya hayatında rezilliği gerektiren azabı onlardan kaldırdık ve onları bir süre daha bu dünyada geçindirdik.

Abdullah Parlıyan

Azap geleceği vakit iman edip de, imanı kendilerine yarar sağlayan bir memleket varsa, her halde Yûnus'un kavmidir. İman ettiklerinde, dünya hayatında sürüklenebilecekleri alçalmanın ve bayağılaşmanın yol açacağı acıyı ve sıkıntıyı onlardan uzaklaştırdık ve belli bir süre daha varlıklarını sürdürmeleri için bu dünyada kendilerine fırsat tanıdık.

Kuran Yolu

Keşke (o helâk edilen beldelerden) bir belde halkı iman edip de imanı kendisine yarar sağlasaydı! Ama Yûnus’un kavmi hariç. Nitekim onlar iman edince dünya hayatındaki zillet azabını üstlerinden kaldırmış ve kendilerine belirli bir süreye kadar yaşama imkânı vermiştik.

Mahmut Kısa

Zaten insanlık tarihinde, son nefeslerine kadar inkârda direten, ancak azâbı gördükten sonra iman eden ve bu imanı kendisine yarar sağlayan bir toplumvar mı ki? Bir tek Yûnus’un kavmi hariç! Çünkü Yunus, halkını yeteri kadar uyarmadan, ümitsizliğe düşüp görev yerini terk etmişti. Oysa Biz, hakîkati tüm açıklığıyla ortaya koyan bir elçi göndermedikçe, hiç kimseye azap etmeyiz (17. İsra: 15). Bu yüzden, onlar bir bulut gibi tepelerine çöken azâbı görüp de iman edince, tövbelerini kabul ettik, dünya hayatındaki o alçaltıcı azâbı üzerlerinden kaldırdık ve ecellerinin geleceği belli bir süreye kadar refah, mutluluk ve huzur içerisinde yaşamalarına izin verdik. Şu hâlde, ey Müslüman! Sakın sen de Yûnus gibi aceleci davranıp da, bütün insanların öyle çabucak inanmalarını bekleme! İnanmıyorlar diye ümitsizliğe kapılma, onları inandırmak için bir şeyler peşinde koşma! Zira inkâra şartlanmış olanlar, sen onlara en büyük mûcizeleri göstermiş olsan bile, inkârcılıktan vazgeçmeyeceklerdir. Unutma ki:

Mahmut Özdemir

YÛNUS’un kavminden başka, iman edip imanları onlara yarar sağlamış bir şehir bulunsaydı ya! İman ettiklerinde Dünya Hayatı’ndaki Hızy / Utanç / Rezalet azabını onlardan kaldırdık; onları bir süreye kadar geçindirdik.

Mehmet Çakır

Acaba Yunus kavmi gibi, inanıp da imanının faydasını gören başka bir millet varmola! Keşke olsaydı. Sırf inandıkları için, Yunus halkının bu dünyadaki aşağılanma cezalarını kaldırıp bir süre daha refah sürmelerini sağladık.

Mehmet Çoban

Keşke azabı gördükten sonra inansalardı. İnanmaları kendilerine fayda veren bir memleket olsaydı. Azabı gördükten sonra inanmak, hiçbir memleket halkına yarar sağlamamıştır. Yalnız Yunus’un kavmi kendilerine henüz azap gelmeden önce inanınca, dünya hayatında onlara verilen rezillik azabını kaldırmış, onları bir süre daha yaşatmıştık!

Mehmet Okuyan

Yunus’un [*] kavmi hariç, herhangi bir şehir (halkı), keşke iman etmiş olsaydı da bu imanları kendilerine yarar sağlasaydı! (Yunus’un kavmi) iman edince, kendilerinden dünya hayatındaki rezillik azabını kaldırmış ve onları bir süre (daha) yararlandırmıştık.

Mehmet Türk

Keşke Bize îman edince Bizim, onlardan dünya hayatında rezillik azabını kaldırdığımız ve kendilerini belirli bir süreye kadar (dünyadan) faydalandırdığımız Yûnus kavmi¹ dışında, îman edip de îmanlarının kendilerine fayda verdiği başka şehirler de olsaydı.²

Muhammed Esed

Çünkü, ne yazık ki, ¹¹⁹ Yunus toplumundan başka, [bütün bireyleriyle topyekun] imana erişen ve böylece imanının (vereceği huzur ve güvenliği) tadan herhangi bir cemaat çıkmadı henüz. ¹²⁰ (Yunus’un soydaşları) inandıkları zaman, dünya hayatında [sürüklenebilecekleri] alçalmanın, bayağılaşmanın yol açacağı acıyı ve sıkıntıyı onlardan uzaklaştırdık ve belli bir süre varlıklarını sürdürmeleri için kendilerine fırsat verdik. ¹²¹

Mustafa Çavdar

Keşke olsaydı, ne yazık ki Yunus’un toplumu dışında belde halklarından (azabımız gelmeden önce) iman edip imanının faydasını gören bir toplum olmadı. Fakat Yunus’un toplumu (azap onlara gelmeden) iman ettiler, biz de onlardan dünyadaki rezillik azabını kaldırdık ve onları bir süre daha dünyadaki nimetlerden yararlandırdık. 21/87, 37/139...148

Ahmet Tekin

Helâk ettiğimiz memleketlerin halkları, keşke helâke maruz kalmadan iman etselerdi de, imanları kendilerine fayda sağlasaydı. Sadece Yûnus'un kavmi helâk olmak üzereyken iman edince, kendilerinden dünya hayatındaki rezillik rüsvaylık cezasını kaldırdık. Bir vakte kadar onları rahata kavuşturduk.

Mustafa İslamoğlu

Şu da var: keşke olsaydı, fakat ne yazık ki Yûnus’un toplumu dışında (azabı hak ettikten sonra) iman edip de imanından istifade eden başka hiçbir ülke olmadı.[¹⁶⁷¹] Onlar iman edince, Biz de dünya hayatında onursuzluk cezasını onların üzerinden kaldırdık ve bir süre daha onları nimetlerimizden yararlandırdık.[¹⁶⁷²]

Ömer Nasuhi Bilmen

Hiçbir şehir ahalisi yoktur ki, (yeis halinde) imân etmiş olsun da bu imânı ona faide versin. Yûnus kavmi ise müstesna. Vaktâ ki imân ettiler, onlardan dünya hayatında rüsvaylık azabını açıverdik ve kendilerini bir müddete kadar müstefit kıldık.

Orhan Kuntman

Hiçbir belde halkı yoktur ki, azabımız çattığı zaman imana gelsin de o imanları kendilerine bir yarar sağlamış olsun, ancak Yunus'un kavmi bu hükümden hariçtir.. Çünkü onlar (azap alametlerini gördüklerinde Rablerine samimi olarak yalvardılar) iman ettiler, biz de kendilerinden dünya hayatındaki rüsvaylık azabını kaldırdık ve onları bir süre dünya nimetlerinden faydalandırdık

Osman Fırat

Yûnus’un kavminden başka, (azabı görmeden) iman edip, imanı kendisine fayda veren bir tek memleket olsaydı! (Yûnus’un kavmi) iman edince, dünya hayatında onların üzerinden rezillik azabını kaldırdık ve onları belli bir zamana kadar yararlandırdık.

Şaban Piriş

Bir şehir (halkı) inanmalı değil miydi ki imanları kendilerine fayda versin?! Ancak Yunus'un Kavmi.. Onlar iman edince, dünya hayatında onlardan zillet azabını gidermiş ve belirli bir süre daha geçindirmiştik.

Satıraltı Meal (1534)

Niçün her bir şehr ki biz helāk eyledük anı īmān getürmediler ‘aẕābı gör‐mezden burun, ḥattā ki īmānları aṣṣı ide‐y‐di özlerine? Līkin Yūnus ḳavmi | ol ‘aẕābı gördükde īmān getürdiler. Biz götürdük anlaruñ üstinden rüsvāylıḳ‘aẕābını dünyā dirliginde, daḫı gönendürdük anları ecelleri yitişince.

Suat Yıldırım

Azap gelip çattığı zaman imana gelip de bu imanı kendilerine fayda vermiş olan bir tek memleket halkı olsun, bulunsaydı ya! Asla böyle bir şey vaki olmamıştır. Ancak Yunus'un halkı müstesnadır ki bunlar iman edince, kendilerinden dünya hayatındaki rüsvaylık azabını uzaklaştırıp giderdik ve onları bir süre daha yaşattık. [21, 87-88; 36, 30; 37, 139-148; 51, 52]

Süleyman Ateş

Keşke bir kasaba olsaydı da inansaydı ve inanması kendisine fayda verseydi! Yalnız Yunus'un kavmi, inanınca, dünya hayatnda onlardan rezillik azabını kaldırmış ve onları bir süre daha yaşatmıştık.

Süleyman Tevfik (1927)

Helâk olan kurâdan (son dakikada) îmân iden ve îmânları kendilerine fâide viren hiç bir karye yokdur, ancak kavm-i Yûnus vardır. Onlar vaktâ ki îmân iylediler, onlardan hayât-ı dünyâda zillet ve rüsvâylık 'azâbını açdık ve vakt-i merhûnuna kadar onları geçindirdik. [³]

Süleymaniye Vakfı

Keşke bir kent çıksaydı da azap gelip çatmadan önce inanıp güvenseydi ve böylece imanları kendilerine fayda verseydi[*]. Bunun tek istisnası Yunus’un halkıdır. İnanıp güvendikleri zaman dünya hayatında onlardan rezillik azabını kaldırdık ve belli bir süre refah verdik.

Ahmet Varol

Yunus kavminin dışında (azabın geldiği sırada) iman edip de imanı kendine yarar sağlamış bir kasaba bulunsaydı ya! Onlar (Yunus kavmi) iman edince üzerlerinden dünya hayatında azabı kaldırdık ve kendilerini belli bir süreye kadar (dünya nimetlerinden) yararlandırdık.

Ümit Şimşek

Azabı gördükten sonra iman etmeleri, hiçbir belde halkına fayda vermiş değildir—Yunus kavmi müstesna. Onlar iman ettiğinde, Biz de onlardan dünya hayatındaki hor ve hakir edici azabı kaldırdık ve belirli bir zamana kadar onları nasiplendirdik.(16)

Yaşar Nuri Öztürk

Bir kent inansa da imanı kendisine yarar sağlasa ya! Yûnus'un kavmi müstesna. Onlar inanınca, dünya hayatında rezillik azabını üstlerinden kaldırmış ve kendilerini belirli bir süreye kadar nimetlendirmiştik.

Ali Bulaç

Ama (azab geldiği sırada) iman edip imanı kendisine yarar sağlamış -Yunus kavminin dışındabir ülke olsaydı ya! Onlar iman ettikleri zaman dünya hayatında onlardan aşağılatıcı azabı kaldırdık ve onları belli bir zamana kadar yararlandırdık.

Ali Fikri Yavuz

Azab inmeden önce, iman edip de bu imanları kendilerine fayda vermiş bir memleket halkı bulunsaydı ya! Ancak Yûnus'un kavmi iman edince, dünya hayatındaki o perişanlık azabını kendilerinden kaldırdık ve onları bir müddete kadar faydalandırdık.

Bahaeddin Sağlam

Keşke (azaptan evvel) halkı inanıp da imanları kendilerine fayda veren bir şehir olsaydı! Yunus’un kavmi hariç.. Onlar inanınca, dünya hayatında başlarına gelen azabı onlardan giderdik, belli bir zamana kadar onları yaşattık.

Bayraktar Bayraklı

Yûnus'un toplumundan başka, herhangi bir ülke halkının da inanıp, inançlarının kendilerine fayda vermesi gerekmez miydi? Yûnus'un toplumu inanınca dünya hayatındaki azabı onlardan kaldırdık ve bir süreye kadar onları refah içinde yaşattık.