Kevser Suresi 1. Ayet

Arabic Uthmani · Diyanet İşleri

1. Ayet

اِنَّٓا اَعْطَيْنَاكَ الْكَوْثَرَۜ

Şüphesiz biz sana Kevser’i verdik.

Diğer Türkçe mealler

Abdulbaki Gölpınarlı

Şüphe yok ki biziz sana kevseri veren.

Besim Atalay (1965)

Kevseri verdik sana

Cemal Külünkoğlu

(Ey Peygamber!) Biz, sana Kevser'i (iyilik, bereket, mutluluk, güzellik gibi bol nimet) verdik.

Cemil Said (1924)

Biz sana Kevser’i virdik.

Diyanet Vakfı

1, 2, 3. (Resûlüm!) Kuşkusuz biz sana Kevser'i verdik. Şimdi sen Rabbine kulluk et ve kurban kes. Asıl sonu kesik olan, şüphesiz sana hınç besleyendir.

Edip Yüksel

Biz sana bolca nimetler verdik.

Elmalılı Hamdi Yazır

Biz verdik sana hakikatte kevser

Elmalılı (Sadeleştirilmiş)

Muhakkak biz sana Kevser'i verdik.

Emrah Demiryent

(Habibim!) Şüphesiz biz sana Kevser’i verdik.

Abdullah-Ahmet Akgül

(Ey Nebim!) Şüphesiz Biz Sana "Kevser"i (dünyada herkesten fazla fazilet ve izzeti, ahirette ise şefaat yetkisini) verdik (ki şükrünü yapasın.)

Erhan Aktaş

Kuşkusuz Biz¹ sana kevseri² verdik.

Eski Anadolu Türkçesi

bayıķ biz virdük saña uçmaķdaġı ırmaġı yā çoķ ħayr .

Hasan Basri Çantay

(Habîbim) hakikat, biz sana, Kevseri verdik.

Hayrat Neşriyat

(Habîbim, yâ Muhammed!) Şübhesiz ki biz sana Kevser'i(2) verdik.

İhsan Aktaş

(Resulüm!) Şüphesiz biz sana Kevser’i (risâlet, nübüvvet, Kur’an, hikmet, bitip tükenmez birçok hayrı, iyilik ve ilim) verdik. *

İlyas Yorulmaz

Biz sana bol nimetler verdik.

İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu

İşte Biz sana kevser suyunu verdik.

İsmail Hakkı İzmirli

Biz sana kevseri vermişiz [⁷],

İsmail Yakıt

(Ey Peygamber!) Muhakkak ki Biz sana sayısız nimet verdik [kevser].¹

Kadri Çelik

Şüphesiz biz sana Kevser'i verdik.

Abdullah Parlıyan

Ey Muhammed! gerçekten biz sana dünyada pek çok hayırlar verdik. Ahirette de cennet ve cennetteki kevser havuzu ve ırmağını vereceğiz.

Kuran Yolu

Şüphesiz biz sana bitip tükenmez nimetler verdik.

Mahmut Kısa

Gerçekten Biz sana, dünyada her türlü iyiliğin, güzelliğin ve bereketin; âhirette ise ebedî cennet nimetlerinin kaynağı olan bu Kur’an’ı vahyetmekle, insanoğlunun sahip olabileceği en büyük nîmeti, Kevseri verdik.

Mahmut Özdemir

Biz, sana KEVSER’i / Ümmet Çokluğu’nu verdik.

Mehmet Çakır

Resulüm! biz cennette en güzel köşeyi sana ayırdık.

Mehmet Çoban

Ey resulüm şüphe yok ki, biz sana hayır ve bereket verdik! Hatırla o anı, sen şaşırmış bir vaziyette idin! Sana hidayeti verdik! Sana doğru yolu gösterdik! Seni yetim bulup yetiştirdik! Sana dünyada verdiğimiz hayır ve bereketler gibi, ahirette de birçok hayır ve bereket vermişizdir.

Mehmet Okuyan

Şüphesiz ki sana [Kevser]’i (bol nimet) verdik.

Mehmet Türk

(Ey Muhammed!) Şüphesiz Biz sana Kevser’i¹ verdik.

Muhammed Esed

BAK, Biz sana bol nimet ¹ verdik:

Mustafa Çavdar

– Biziz sana her türlü hayrı cömertçe bahşeden. 68/1...6, 93/1...11

Ahmet Tekin

Biz Kevser'i, peygamberliği, Kur'ân'ı, hayrı ilke edinen bir ümmeti, dünya hâkimiyetini, âhiret saadetini, lütfumuz ve ihsanımızla sana verdik.

Mustafa İslamoğlu

GERÇEK şu ki Biz, sana her hayrı cömertçe bahşettik:[⁵⁹¹⁰]

Ömer Nasuhi Bilmen

Şüphe yok ki, Biz sana Kevser'i verdik.

Orhan Kuntman

(Ey Muhammed, oğlun olmadı diye senin için "Ebter- Nesli tükenmiş" diyen de var. Oysa) Biz sana kuşkusuz Kevser’i müyesser kıldık.

Osman Fırat

Şüphesiz biz sana Kevser’i verdik.

Şaban Piriş

Biz sana sayısız nimetler verdik.

Satıraltı Meal (1534)

Biz saña yā Muḥammed ḥavż‐ı kevẟeri virdük.

Suat Yıldırım

Biz gerçekten sana verdik kevser.

Süleyman Ateş

Biz sana Kevser'i (bol ni'met, ilim ve büyük şeref) verdik.

Süleyman Tevfik (1927)

Biz sana Kevser'i virdik.

Süleymaniye Vakfı

Sana çok şey verdik[*].

Ahmet Varol

Şüphesiz biz sana Kevser'i verdik.

Ümit Şimşek

Biz sana Kevser'i verdik.

Yaşar Nuri Öztürk

Hiç kuşkusuz, biz verdik sana Kevser'i/iyilik, bereket, mutluluk, güzellik, soy ve aydınlığın tükenmezini.

Ali Bulaç

Şüphesiz, biz sana Kevser'i verdik.

Ali Fikri Yavuz

(Ey Rasûlüm), gerçekten biz sana (cennetdeki Havz-ı) Kevseri = pek çok hayırları verdik.

Bahaeddin Sağlam

Biz, gerçekten sana bol bir hayır (sevap, etba, bereketli bir nesil ve Cennet) vermişiz.

Bayraktar Bayraklı

Biz sana çok hayır/Kevser'i verdik. [814]