Diğer Türkçe mealler
Abdulbaki Gölpınarlı
İşte bunlar, gaibe ait haberlerdir ki sana onları vahyediyoruz. Bundan önce ne sen onları biliyordun, ne kavmin biliyordu, sabret artık; şüphe yok ki sonuç, çekinenlerindir.
Besim Atalay (1965)
İşte bunlar, senin hiç de bilmediğin haberlerdir, sana bildiriyoruz, bundan önce, sen de, senin ulusun da bunu bilir değildiniz, sabredesin, sonunda kazananlar sakıncı olanlardır
Cemal Külünkoğlu
Bütün bunlar sana vahyettiğimiz bilinmedik haberlerdendir ki bundan önce onları ne sen biliyordun ne de kavmin. O hâlde sabret ve unutma ki, iyi sonuç mutlaka Allah'a karşı sorumluluk bilinciyle yaşayanların olacaktır.
Cemil Said (1924)
İşte gaybda kalan bu hikâyeyi sana bildiriyoruz. Bu hikâyeyi henüz sen ve kavmin bilmiyor idiniz. Sabırlı ol, Allâh’dan korkanların ’âkıbeti hayırlıdır.
Diyanet Vakfı
(Resûlüm!) İşte bunlar sana vahyettiğimiz gayb haberlerindendir. Bundan önce onları ne sen biliyordun ne de kavmin. O halde sabret. Çünkü iyi sonuç (sabredip) sakınanlarındır.
Edip Yüksel
Bunlar, sana vahyettiğimiz gayb haberleridir. Ne sen, ne de senin halkın bundan önce onları bilmezdi. Sabret. Sonuç, erdemlilerindir.
Elmalılı Hamdi Yazır
İşte bunlar gayb haberlerinden, sana bunları vahyile bildiriyoruz, bundan evvel onları ne sen bilirdin ne kavmin, böyle, o halde sabret, her halde akıbet müttekılerindir.
Elmalılı (Sadeleştirilmiş)
İşte bunlar gayb haberlerindendir. Bunları sana vahiyle bildiriyoruz. Bundan önce bunları ne sen bilirdin, ne de kavmin. O halde sabret, akıbet muhakkak muttakilerindir.
Emrah Demiryent
(Resûlüm!) İşte bunlar, sana vahyettiğimiz, gayb haberlerindendir. Bundan önce onları ne sen biliyordun ne de kavmin. O hâlde (Nûh’un sabrettiği gibi sen de kavmin içerisinden inkâr edenlerin ezalarına) sabret. Şüphesiz ki, hayırlı akıbet, takva sahipleri içindir.
Abdullah-Ahmet Akgül
(Ey Resulüm!) Bunlar: Sana vahyettiğimiz gayb haberlerindendir. Bunları Sen ve kavmin bundan önce bilmiyordunuz. Şu halde (inkârcı ve münafıkların eziyetlerine) sabret. Şüphesiz (güzel olan) kutlu sonuç takva sahiplerinindir.
Erhan Aktaş
İşte bunlar, sana vahyettiğimiz gayb¹ haberlerindendir. Bunları ne sen ne de halkın daha önce bilmiyordunuz. O halde sabret. Sonuç, takva sahiplerinindir.”
Eski Anadolu Türkçesi
şol ġayb ħaberlerindendur vaḥy eylerüz anı saña. olmaduñ bilürseñ anı sen ne daħı ķavmuñ uşbundan ilerü. pes ķatları bayıķ śoñ śaķınıcılaruñdur.
Hasan Basri Çantay
Bunlar gayb haberlerindendir ki sana onları vahyediyoruz. Onları bundan evvel ne sen biliyordun, ne kavmin. O halde (Habîbim) sen de (Nuh gibi her cefâye) katlan. Akıbet hiç şübhesiz takvaaye erenlerindir.
Hayrat Neşriyat
(Habîbim, yâ Muhammed!) Bunlar gayb haberlerindendir ki, onları sana vahyediyoruz. Bundan önce onları ne sen biliyordun, ne de kavmin!(1) Öyle ise sabret! Şübhesiz ki âkıbet (sonunda asıl kazanç) takvâ sâhiblerinindir.
İhsan Aktaş
(Resulüm!) İşte bütün bunlar sana vahyettiğimiz gayb (bilinmeyen) haberlerindendir. Bundan önce (bu hâliyle ve tam olarak) ne sen onları biliyordun ne de halkın! O hâlde sen de (Nuh gibi eziyet ve zorluklara karşı) sabret (diren). Şüphesiz (güzel) sonuç (inkâr, zulüm ve kötülüklerden) korunup sakınanlarındır. *
İlyas Yorulmaz
Bunlar sana vahyettiğimiz gayb haberlerindendir. Sen ve senin kavmin daha önceden bunları bilmiyordunuz. O halde sende sabret. Muhakkak ki gelecek Allah’dan korunanların olacaktır.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
İşte senin gönlüne bildirdiklerimiz, bilinmiyenin olaylarındandır. Daha önce bunları ne sen, ne de senin ulusun bilmezdiniz. Öyleyse, sen de katlan. Çünkü sakınanların sonu iyi gelir."
İsmail Hakkı İzmirli
İşte bu, sana vahiy ettiğimiz gayıp haberlerindendir. Bundan evvel sen de onu bilmezdin, kavmin de onu bilmezdi. Artık katlan. Çünkü akıbet sakınanlarındır.
İsmail Yakıt
(Ey Peygamber!) Bunlar sana vahyettiğimiz algılanamayan [ğayb] haberlerdendir. Bundan önce ne sen onları biliyordun ne de kavmin. Öyleyse sen de sabret/göğüs ger. Sonuç, sorumluluk bilincine sahip olanlarındır.
Kadri Çelik
Bunlar sana vahyettiğimiz gayb haberlerindendir. Bunları sen ve kavmin daha önce bilmiyordun. O halde sabret. Şüphesiz (güzel olan) sonuç, takva sahiplerinindir.
Abdullah Parlıyan
Ey Muhammed! Sana vahyettiğimiz bütün bunlar, bilinmedik akılla öğrenilmeyecek haberlerdendir ki, onları ne sen, ne de kavmin bundan önce bu haliyle ve tam olarak bilmiyordunuz. Öyleyse sen de, Nuh gibi sabırlı ve dirençli ol. Çünkü unutma ki sonuç, yolunu Allah ve kitabıyla bulanların olacaktır.
Kuran Yolu
(Ey peygamber!) İşte bu anlatılanlar sana vahyettiğimiz gayb haberlerindendir. Bundan önce onları ne sen biliyordun ne de kavmin! Sabret, çünkü iyi son günahtan sakınanlarındır.
Mahmut Kısa
Ey Muhammed! Bütün bu anlatılanlar, sana vahiyle bildirdiğimiz ve başka türlü asla bilemeyeceğiniz gayb haberlerindendir. Gerçi insanlığın hafızasında derin izler bırakmış olan bu olaylarla ilgili yarı gerçek, yarı efsane bilgi kırıntıları her toplumun kültüründe vardır. Fakat bu ayetlerin size ulaşmasından önce, ne sen, ne de içinde yaşadığın toplum bunu bu kadar net ve doğru biçimde bilmiyordunuz! İşte Nûh’un zâlimlere karşı nasıl bir mücâdele verdiğini, ne büyük eziyetlere göğüs gerdiğini ve sonuçta ne büyük lütuflara eriştiğini gördünüz. O hâlde ey Müslüman, sen de onlar gibi sabret; unutma ki, mutlu son, dürüst ve erdemli insanların olacaktır! Ve aradan yıllar geçti, yeni nesiller geldi. İsimler ve şekiller değişti, fakat değişmeyen tek şey vardı; hak ile bâtılın amansız mücâdelesi:
Mahmut Özdemir
Bunlar sana vahyettiğimiz Gayb’ın haberlerindendir. Bundan önce, bunları ne sen biliyordun, ne de senin kavmin! Artık sabret! Akıbet, Müttakîler’indir / Sakınıp Korunanlar’ındır.
Mehmet Çakır
Resulüm! Sana vahyettiğimiz bu haberler, gayb haberleridir. Bunları daha önce ne sen biliyordun ne de halkın. Sabret, çünkü zafer, sağlamcılarındır...
Mehmet Çoban
Bunlar sana vahyettiğimiz gayb haberlerindendir. Ne sen ne de toplumun daha önce bunları bilmiyordunuz. O halde sen de Nuh gibi toplumunun sana söylediklerine ve seni inkâr etmelerine karşılık sabret! Güzel sonuç Rabbinin yasalarına uyarak yaşayan, insanların çıkardığı yasalara uymayanlarındır!
Mehmet Okuyan
İşte şu(nlar), sana vahyettiğimiz [gayb] (bilinemeyen) haberlerindendir. [*] Bundan önce onları ne sen biliyordun ne de kavmin. Sabret! Şüphesiz ki (mutlu) son, [muttakî]ler (duyarlı olanlar) içindir.
Mehmet Türk
(Ey Muhammed!) İşte bunlar; sana vahiyle bildirdiğimiz, senin ve kavminin daha önceden bilmediği, ğayb’a¹ ait haberlerdendir. (Öyleyse sen de Nûh gibi) sabret, çünkü (en güzel) sonuç Allahtan hakkıyla sakınanlarındır.
Muhammed Esed
BÜTÜN BUNLAR [ey Muhammed,] sana vahyettiğimiz bilinmedik haberlerdendir ki onları ne sen ne de soydaşların bundan önce [bu haliyle ve tam olarak] bilmiyordunuz. ⁷³ Öyleyse, sen de artık [Nûh gibi] sabırlı ol. Çünkü, unutma ki, gelecek, mutlaka, Allah’a karşı sorumluluk bilincine sahip olanlardan yana olacaktır!
Mustafa Çavdar
İşte bu kıssa, sana vahyettiğimiz gayb haberlerdendir. Bundan önce ne sen ne de kavmin bu kıssayı bilmiyordunuz. O halde, sen de Nuh gibi zorluklara karşı sabırla diren zira mutlu son sorumluluğunu yerine getirenlerindir. 20/99
Ahmet Tekin
İşte bunlar insanlığa ders olacak bilmediğiniz tarihlerin, gayb âleminin cezalandırma haberlerinden bazılarıdır. Biz bunları sana vahyediyoruz. Bundan önce, sen de, kavmin de bunları bilmiyordunuz. O halde sabırla mücadeleye devam edin. Hayırlı âkıbet, Allah'a sığınıp, emirlerine yapışarak günahlardan arınıp, azaptan korunanların, kulluk ve sorumluluk şuuruyla, haklarına ve özgürlüklerine sahip çıkarak şahsiyetli davranan, dinî ve sosyal görevlerinin bilincinde olan mü'minlerin, müttakılerindir.
Mustafa İslamoğlu
BUNLAR sana bildirdiğimiz gaybî haberlerdendir; bunları sen de toplumun da daha önce biliyor değildiniz.[¹⁷⁴⁴] Şu hâlde sabret! Unutma ki mutlu son, Allah’a karşı sorumluluğunun bilincinde olanlarındır.[¹⁷⁴⁵]
Ömer Nasuhi Bilmen
İşte bu, gayb haberlerindendir. Bunu sana vahyediyoruz. Bunu ne sen ve ne de kavmin bundan evvel bilir değildiniz. Artık sabret. Şüphe yok ki akıbet muttakîler içindir.
Orhan Kuntman
(Ey Muhammed) İşte bunlar, sana vahyettiğimiz gayb haberlerindendir, onları bundan önce ne sen biliyordun, ne de kavmin. O halde sen de (Nuh gibi her cefâya) katlan, iyi sonuç kuşkusuz takvaya erenlerindir!
Osman Fırat
İşte bunlar, sana vahyettiğimiz gayb haberlerdendir. Bundan önce onları ne sen biliyordun, ne de kavmin. O hâlde sabret. Çünkü iyi akibet Allah’dan sakınanlann olacaktır.
Şaban Piriş
İşte bunlar, sana vahyettiğimiz bilinmeyen haberlerdir. Bundan önce ne sen ne de kavmin onu bilmiyordunuz. O halde, Sabret, sonuç muttakilerindir
Satıraltı Meal (1534)
Uşbu ġayb ḫaberlerinden. Vaḥy iderüz saña anları. Sen anı bilmezdüñ,ḳavmüñ daḫı bilmezdi bundan burun. Pes ṣabr eyle; dünyāda ẓafer, āḫiret‐de sa‘ādet.
Suat Yıldırım
İşte bunlar gayb olan birtakım haberlerdir. Onları sana Biz vahyediyoruz. Halbuki bu vahiyden önce onları ne sen, ne de milletin bilmezdiniz. Öyleyse onların red ve inkârlarına karşı sabret, dişini sık ve şüphen olmasın ki hayırlı âkıbet müttakilerindir (Sonunda kazananlar, Allah'ı sayıp O'nun emirlerini çiğnemekten sakınanlar olacaktır). [3, 44; 28, 46; 40, 51; 37, 171-172]
Süleyman Ateş
(Ey Muhammed), bunlar sana vahyettiğimiz gayb haberlerindendir. Ne sen, ne de kavmin, daha önce bunları bilmiyordunuz. O halde sabret, sonuç korunanlarındır.
Süleyman Tevfik (1927)
İşte bunlar, sana vahy iylediğimiz gayb haberlerindendir. Bundan evvel onı, ne sen ve de kavmin bilirlerdi. Ezâ ve cefâya sabır it, 'âkıbet muttakîlerindir.
Süleymaniye Vakfı
İşte bu, gizli kalmış bilgilerdendir; sana vahiy yoluyla bildiriyoruz. Daha önce bunları ne sen bilirdin, ne de halkın. Öyleyse, sen de sıkıntılara katlan (sabret). Mutlu son, Allah’tan çekinerek kendini koruyanlar[*] içindir.”
Ahmet Varol
Bunlar sana vahyettiğimiz gayb haberlerindendir. Daha önce ne sen ne de kavmin bunları biliyordu. Sabret. Sonuç takva sahiplerinindir.
Ümit Şimşek
İşte bu sana vahyettiğimiz gayb haberlerindendir. Yoksa bunu daha önce ne sen biliyordun, ne de kavmin. Sabret; âkıbet takvâ sahiplerinindir.
Yaşar Nuri Öztürk
İşte bunlar, sana vahyetmekte olduğumuz gayb haberlerindendir. Bundan önce onları sen de bilmiyordun, toplumun da... Artık sabırlı ol! Sonuç, takvaya sarılanlarındır.
Ali Bulaç
Bunlar: Sana vahyettiğimiz gayb haberlerindendir. Bunları sen ve kavmin bundan önce bilmiyordun. Şu halde sabret. Şüphesiz (güzel olan) sonuç takva sahiplerinindir.
Ali Fikri Yavuz
(Ey Rasûlüm), işte bunlar gayb haberlerindendir. Sana bunları vahy ile bildiriyoruz. Bundan önce, onları ne sen bilirdin, ne kavmin... O halde sen de sabret. Şüphe yok ki, kurtuluş takva sahiplerinindir.
Bahaeddin Sağlam
Bunlar gaybi haberlerdir. Onları sana vahyediyoruz. Bundan önce, bunları ne sen bilirdin ne de kavmin. Sabret! Şüphesiz hayırlı sonuç kendini koruyanlarındır.
Bayraktar Bayraklı
“Ey Muhammed! İşte bunlar sana vahyettiğimiz gayb haberlerindendir. Bundan önce onları ne sen biliyordun ne de kavmin. O halde sabret! Çünkü iyi sonuç, sakınanlarındır.”