Hûd Suresi 69. Ayet

Arabic Uthmani · Diyanet İşleri

69. Ayet

وَلَقَدْ جَٓاءَتْ رُسُلُنَٓا اِبْرٰه۪يمَ بِالْبُشْرٰى قَالُوا سَلَامًاۜ قَالَ سَلَامٌۚ فَمَا لَبِثَ اَنْ جَٓاءَ بِعِجْلٍ حَن۪يذٍ

Andolsun, elçilerimiz (melekler), İbrahim’e müjde getirip “Selâm sana!” dediler. O, “Size de selâm” dedi ve kızartılmış bir buzağı getirmekte gecikmedi.

Diğer Türkçe mealler

Abdulbaki Gölpınarlı

Elçilerimiz, İbrahim'e müjde vermek üzere gelip esenlik sana dediler. O da esenlik size dedi ve durup eğlenmeden hemen kızarmış bir buzağı getirdi.

Besim Atalay (1965)

Bizim elçilerimiz, müjdeyle İbrahim'e gelerek: «Selâm olsun!» dediler, o da: «Selâm» diyerek, hemen bir kızarmış buzağı sundu

Cemal Külünkoğlu

Andolsun, (melekler arasından seçip gönderdiğimiz) elçilerimiz, İbrahim'e (bir çocuğunun dünyaya geleceğine dair) müjde getirip: “Selâm sana (Ey İbrahim)!” dediler. O da: “Size de selâm olsun (Ey Allah'ın kulları)!” dedi ve sonra da oyalanmadan onların önüne (pişirilerek) kızartılmış bir buzağı getirdi.

Cemil Said (1924)

Rasûllerimiz İbrâhîm’in nezdine güzel havâdis tebşîr itmek üzere geldiler. "Selâmun ’Aleyküm" didiler, İbrâhîm "Ve ’aleyküm selâm" didi ve biraz sonra ânlara kızarmış bir dana ikrâm itdi.

Diyanet Vakfı

Andolsun ki elçilerimiz (melekler) İbrahim'e müjde getirdiler ve: «Selam (sana) » dediler. O da: «(Size de)selam» dedi ve hemen kızartılmış bir buzağı getirdi.

Edip Yüksel

Elçilerimiz İbrahim'e müjdeyi götürdüklerinde "Selam!" (Barış olsun) dediler. O da "Selam!," dedi ve hemen (onlara) kızartılmış bir buzağı sundu.

Elmalılı Hamdi Yazır

Şanım hakkı için İbrahime de Resullerimiz müjde ile geldiler «selâm» dediler, «selâm» dedi, durmadan gitti kızartılmış bir buzağı getirdi

Elmalılı (Sadeleştirilmiş)

Andolsun ki, İbrahim'e de elçilerimiz (melekler) müjde ile geldiler ve "selâm" dediler, o da "selâm" dedi ve hemen gidip onlara kızartılmış bir buzağı getirdi.

Emrah Demiryent

Kasem olsun ki, (melekler arasından seçip gönderdiğimiz) elçilerimiz, İbrâhîm’e (hanımı Sâre’den bir çocuğunun dünyaya geleceği) müjde (si) ile gelip, “Selâm sana (ey İbrâhîm)!” dediler. O da, “Size de selâm olsun (ey Allah’ın kulları)!” dedi ve sonra da (gelenlerin melek olduklarını bilmediği için) oyalanmadan onların önüne kızartılmış bir buzağı getirdi.

Abdullah-Ahmet Akgül

Andolsun, (melek) elçilerimiz İbrahim’e müjde ile geldikleri zaman; "Selam" dediler. O da: "Selam" dedi (ve) hemen gecikmeden kızartılmış bir buzağı (hazırlayıp) getirdi.

Erhan Aktaş

Ant olsun elçilerimiz İbrahim'e haber vermek için gelip, “Selam!” dediler.¹ “Selam!” dedi ve hemen gidip kızarmış buzağı eti getirdi.

Eski Anadolu Türkçesi

daħı bayıķ geldi yalavaçlarumuz ibrāhįm’e muştılıġı-ıla eyittiler “selām olsun!” eyitti “selām olsun!” pes dölenmedi kim getürdi buzaġu biryān olmış.

Hasan Basri Çantay

Andolsun, elçilerimiz, İbrâhîme müjde ile gelib «Selâm» dediler. O da «Selâm» dedi ve eğlenmeden gidib (onlara) kızartılmış bir buzağı getirdi.

Hayrat Neşriyat

And olsun ki elçilerimiz (melekler) İbrâhîm'e müjde ile geldiler: “Selâm (senin üzerine olsun)!” dediler. Bunun üzerine (O da:) “Selâm (sizin üzerinize de olsun)!” dedi; beklemeden (onlara) kızartılmış bir buzağı getirdi.

İhsan Aktaş

Gerçekten, (insan suretinde gönderdiğimiz melek) elçilerimiz, İbrahim’e (bir çocuğunun dünyaya geleceğine dair) müjde getirip: “Selâm” dediler. O da (size de) “Selam!” dedi ve (İbrahim) hiç beklemeden (konuklarına) kızartılmış bir buzağı (etini) getirdi.

İlyas Yorulmaz

Elçilerimiz İbrahim’e müjde vermek için gelmişler ve “Selam” (sana ey İbrahim) demişlerdi. İbrahim de onlara “Selam” diyerek cevap verdi ve hemen ardından kızartılmış buzağı etini getirmekte geç kalmadı.

İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu

And olsun ki elçilerimiz İbrahim’e mujde ile geldiler, "esen olun" dediler. İbrahim d e "esen olun" dedi. İbrahim durmadan gidip kızartılmış bir buzağı getirdi.

İsmail Hakkı İzmirli

* Elçilerimiz İbrahim/e müjde getirmişler, selâm vermişlerdi. İbrahim de aleykümselâm demişti. İbrahim gecikmeyip onlara bir buzağı kebabı getirdi.

İsmail Yakıt

Elçilerimiz/meleklerimiz İbrahim’e müjde getirip: “Selâm!” demişlerdi. O da onlara “Selâm!” dedi. Çok geçmeden onlara kızarmış bir buzağı getirdi.²³

Kadri Çelik

Hiç şüphesiz elçilerimiz (melekler) müjde ile İbrahim'e geldiler, “Selam!” dediler. O da “Selam!” dedi de hemen gecikmeden (onlara) kızartılmış bir buzağı getirdi.

Abdullah Parlıyan

Andolsun ki melek elçilerimiz, İbrahim'e genç delikanlılar şeklinde müjdeyle geldiler ve “Selâm olsun!” dediler. O da onların selamını alarak, önlerine kızarmış bir buzağıyı getirmekte geç kalmadı.

Kuran Yolu

Elçilerimiz İbrâhim’e müjdeyi getirip selâm vermişlerdi. O da “selâm” dedi, çok geçmeden (konuklarına) kızartılmış bir buzağı getirdi.

Mahmut Kısa

Hani melekler arasından seçip gönderdiğimiz elçilerimiz, İbrahim’e eşi Sâre’nin bir çocuk dünyaya getireceğine dâir müjdeyi vermek üzere insan sûretinde gelerek “Selâm sana, ey İbrahim!” demişlerdi. Onların melek olduğunu henüz fark edemeyen İbrahim, “Selâm sizlere, ey Allah’ın kulları!” diye karşılık verdi ve derhal misafirlerinin önüne, leziz bir buzağı kebabı getirip koydu.

Mahmut Özdemir

And olsun bizim elçilerimiz Müjde ile İbrahim’e geldi. “Selâm!” dediler. “Selâm!” dedi. Tez elden, “kızarmış bir dana” ile gelmekte gecikmedi.

Mehmet Çakır

Meleklerimiz müjdeli bir haber vermek üzere İbrahim'e uğrayıp selâm verdiler. İbrahim de: " selâm " deyip buyur etti. Çok geçmeden kendilerine dana eti ikram etti.

Mehmet Çoban

Elçilerimiz İbrahim’e müjde getirdikleri zaman: "Selam" dediler. O da "selam" dedi. Misafirlerini ağırlamak için pişirilmiş buzağı getirerek sofrasını kurdu.

Mehmet Okuyan

Yemin olsun ki (melek) elçilerimiz İbrahim’e müjde [*] getirmiş ve “Selam (sana)!” demişler, o da “(Size de) selam!” demiş [*] ve çok geçmeden kızartılmış bir buzağı getirmişti. [*]

Mehmet Türk

Yemin olsun ki; elçilerimiz (olan melekler) İbrahim’e müjde ile gelince:¹ Allah’ın selamı üzerine olsun”² dediler. O da: “Allah’ın selamı sizin üzerinize de olsun” dedi ve (onlara) gecikmeden bir buzağı kebabı getirdi.

Muhammed Esed

VE GERÇEK ŞU Kİ, İbrahim’e [semavî] elçilerimiz müjdeyle geldiler, ⁹⁹ (ve) “Selâm olsun!” dediler; o da (onlara): “[Size de] selâm olsun!” diye karşılık verdi ve sonra da onların önüne kızarmış bir buzağıyı getirip koymakta gecikmedi. ¹⁰⁰

Mustafa Çavdar

Andolsun ki elçilerimiz, İbrahim’e bilge bir oğlan çocuğu müjdesi ile gelmişler ve “Selam!” demişlerdi. İbrahim de: – Selam! Diye mukabele etmiş, çok geçmeden önlerine kızarmış bir dana kebabı getirmiş idi. 4/86, 51/28

Ahmet Tekin

Andolsun ki, elçilerimiz, melekler İbrahim'e müjde ile geldiler. “Selâm sana, selâmette ol, sen selâmette olanlardansın” dediler. O da, “Size de selâm, siz de selâmette olun” dedi. Hiç beklemeden kızartılmış bir buzağı getirdi.

Mustafa İslamoğlu

VE doğrusu elçilerimiz İbrahim’e bir muştu getirdiler ve “Selam!” dediler. O da “Size de selam!” diye mukabele etti ve çok geçmeden önlerine kebap yapılmış bir buzağı çıkardı.[¹⁷⁶⁴]

Ömer Nasuhi Bilmen

Ve muhakkak ki, Bizim elçilerimiz İbrahim'e müjde ile gelmişti. «Selâm!» dediler. O da, «Selâmdır» dedi. Sonra gecikmeden bir kızartılmış buzağı getirdi.

Orhan Kuntman

Andolsun ki, (melek) elçilerimiz, İbrahim'e müjde ile gelip "Selam" dediler, O da "Selam" dedi ve (misafirlerine ikram için) hemen gidip onlara kızartılmış bir buzağı getirdi.

Osman Fırat

Ve elçilerimiz (melekler), İbrâhim’e müjde getirip "selâm!" dediler. O da "selâm!" dedi; çok durmadan hemen (elçilere) kızarmış bir buzağı getirdi.

Şaban Piriş

Elçilerimiz, müjde ile İbrahim'e gelmişler ve “selam!” demişlerdi. İbrahim de: -Selam! deyip, hemen bir kızarmış dana getirdi.

Satıraltı Meal (1534)

Taḥḳīḳ geldi bizüm feriştehlerümüz İbrāhīme. Selām virdiler, İbrāhīmselāmların aldı. Pes oturmadı anlara ḥattā bir buzaġu biryān eyleyüp getür‐meyince.

Suat Yıldırım

Bir zaman da elçilerimiz İbrâhim'e varıp onu müjdelemek üzere “Selâm sana! ” dediler. O da: Size de Selâm! ” deyip çok kalmadan, elinde nefis, güzelce kızartılmış körpe bir dana getirip ikram etti. [51, 26-27; 15, 52-62] {KM, Tekvin 18. bölüm}

Süleyman Ateş

Elçilerimiz, İbrahim'e müjde getirip "selam!" demişlerdi. O da "selam!" dedi; çok durmadan hemen (elçilere) kızarmış bir buzağı getirdi.

Süleyman Tevfik (1927)

Rasûllerimiz İbrâhîm'e müjde ile gelerek selâm virdiklerinde o da selâmlarını aldı. Biraz sonra semiz bir buzağıyı kebab idilmiş oldığı halde getirdi.

Süleymaniye Vakfı

Elçilerimiz İbrahim’e, müjde vermek için geldiler: “Selâm[*]” dediler. İbrahim de “selâm” dedi. Vakit geçirmeden fırında pişmiş bir buzağı eti getirdi.

Ahmet Varol

Andolsun elçilerimiz İbrahim'e müjde getirip: "Selam" dediler. O da: "Selam" dedi. [7] Beklemeden hemen kızartılmış bir buzağı getirdi.

Ümit Şimşek

İbrahim'e de elçilerimiz müjdeyle gelmişler ve “Sana selâm olsun” demişlerdi. İbrahim “Size de selâm olsun” dedi ve çok geçmeden, onlara kızartılmış bir buzağı getirdi.

Yaşar Nuri Öztürk

Yemin olsun, resullerimiz İbrahim'e muştu getirip "Selam!" demişlerdi. O da "Selam!" demiş, fazla beklemeden kızartılmış bir buzağı getirmişti.

Ali Bulaç

Andolsun, elçilerimiz İbrahim'e müjde ile geldikleri zaman; 'Selam' dediler. O da: 'Selam' dedi (ve) hemen gecikmeden kızartılmış bir buzağı getirdi.

Ali Fikri Yavuz

Şanım hakkı için, (melek olan) elçilerimiz İbrahim'e müjde ile gelip “selâmün aleyk” dediler. O da onlara “aleykümü's-Selâm” dedi ve hemen gidip (onlara) kızartılmış bir buzağı getirdi.

Bahaeddin Sağlam

Andolsun! Melek elçilerimiz İbrahim’e müjde ile geldiler. “Selam!” dediler. İbrahim: “(Size de) selam olsun!” dedi. Ve çok beklemeden kızartılmış bir buzağıyı getirdi.

Bayraktar Bayraklı

Andolsun ki peygamberlerimiz İbrâhim'e müjde getirdiler ve “Selâm” dediler. O da, “Selâm” dedi ve hemen kızartılmış bir buzağı getirdi.[212]