Diğer Türkçe mealler
Abdulbaki Gölpınarlı
Onlar, Allah'ın işine mi şaşıyorsun dediler, ey Ehli Beyt, Allah'ın rahmeti ve bereketleri size; şüphe yok ki o, övülmeye layık, kullara müstahak olmadan ihsanda bulunan bir Tanrıdır.
Besim Atalay (1965)
Dediler ki: «Allahın işine şaşar mısın sen? Ey bu evin adamları ! Allahın rahmeti, mutlulukları üzerinizde, O öğülmüş, O uludur»
Cemal Külünkoğlu
(Elçiler,) “Sen Allah'ın işine mi şaşıyorsun? Ey (peygamberin) ev halkı! Allah'ın rahmeti ve bereketi üzerinizdedir. Şüphe yok ki, övülmeye yegâne layık olan O'dur (her şeyi en güzel yapandır) ve lütuf ve ikram sahibidir” dediler.
Cemil Said (1924)
Didiler ki: Allâh’ın emrine ta’accüb mi idiyorsın rahmeti ve bereketi bu hânenin sâkini olan sizin ’âileniz içündir. Allâh hamîd ve mecîddir."
Diyanet Vakfı
(Melekler) dediler ki: Allah'ın emrine şaşıyor musun? Ey ev halkı! Allah'ın rahmeti ve bereketleri sizin üzerinizdedir. Şüphesiz ki O, övülmeye lâyıktır, iyiliği boldur.
Edip Yüksel
"ALLAH'ın işine mi şaşıyorsun," dediler, "ALLAH'ın rahmeti ve bereketi sizin üzerinizedir ey ev halkı. O Övgüye En Layıktır, Yücelerin Yücesidir."
Elmalılı Hamdi Yazır
Sen, dediler: Allahın emrinden taacüb mü ediyorsun? Allahın rahmeti ve berekâtı var üzerinizde ey ehli beyt! Şübhe yok ki o bir hamîddir mecîddir
Elmalılı (Sadeleştirilmiş)
Dediler: "Sen Allah'ın emrine mi şaşıyorsun? Allah'ın rahmeti ve berekâtı üzerinizdedir. Ey ev halkı! Muhakkak ki O, hamiddir (övülmeye lâyıktır), meciddir (cömertliği boldur)."
Emrah Demiryent
(Melekler ona) dediler ki: “Sen Allah’ın işine mi şaşıyorsun? Ey peygamber ailesi! Allah’ın rahmeti ve bereketi sizin üzerinizedir. Şüphesiz ki O (Allah), hamd edilmeye, övülmeye, yegâne layık olan, lütuf ve ihsanı bol olandır.”
Abdullah-Ahmet Akgül
(Melekler) Dediler ki: "Allah’ın emrine (ve kudretine) mi şaşıyorsun? Allah’ın rahmeti ve bereketleri sizin üzerinizdedir, ey (İbrahim’in kutlu) ev halkı! Şüphesiz O, övülmeye layık olandır, Mecîd’tir. (Şanı çok yücedir.)"
Erhan Aktaş
“Allah'ın takdirine hayret mi ediyorsun!” dediler. Allah'ın rahmeti ve bereketleri sizin üzerinizedir ey ev halkı. O, Övgüye Değer Yegâne Varlık'tır, İyiliği Bol Olan'dır.
Eski Anadolu Türkçesi
eyittiler: “'acab mı görürsin Tañrı buyruġından? Tañrı raḥmeti daħı bereketleri üzerüñüzedür iy ev ķavmı! bayıķ ol ögülmişdür ululıķ issidür.”.
Hasan Basri Çantay
(Elçi melekler): «Allahın emrine mi şaşıyorsun? Ey ehl-i beyt, Allahın rahmeti, bereketleri sizin üzerinizdedir. Şübhe yok ki, O, asıl hamde lâyık, hayr-u ihsanı çok olandır» dediler.
Hayrat Neşriyat
(Melekler) dediler ki: “Allah'ın işine mi şaşıyorsun?(1) Allah'ın rahmeti ve bereketleri sizin üzerinizedir ey ev halkı! Şübhesiz ki O, Hamîd (hamd edilmeye yegâne lâyık olan)dır, Mecîd (ihsânı bol olan)dır.”
İhsan Aktaş
(Elçi melekler) ona: «Allah’ın emrine mi şaşıyorsun? (Hâlbuki) ey ev halkı, Allah’ın rahmeti ve bereketleri üzerinizdedir. Şüphesiz O (Allah daima), övülmeye en lâyık olandır, şanı yücedir.” dediler.
İlyas Yorulmaz
Melekler kadına “Allah’ın sizin üzerinize olan rahmeti ve bereketi ile, (size çocuklar vererek) tam bir aile (ehli beyt) olmanızı sağlayacak, Allah’ın rutin işlerinden (her an yaratma halinde) birisi olanın, bu emrine mi şaşıyorsun? Şüphesiz ki Allah her an yeni bir şey yaratmasıyla, övülmeye layık olandır” dediler.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
Elçiler dediler: "allah’ın buyruğuna mı şaşıyorsun? Ey İbrahim’in çoluğu çocuğu! Allah’ın esirgeyiciliği, bol vergisi sizin üzerinize olsun. Çünkü O öğülecek ululanacak olandır."
İsmail Hakkı İzmirli
Onlar Allah/ın işine taaccüp mü ediyorsun? Ey hane halkı! Allah/ın rahmeti ve bereketi üzerinizdedir, O, öğülmüştür, şanlıdır.
İsmail Yakıt
(Elçi melekler) “Allah’ın işine mi şaşırıyorsunuz? Ey ev halkı! Allah’ın bereketi ve rahmeti üzerine olsun. Muhakkak ki O, Hamîd’dir, Mecîd’dir.”²⁶
Kadri Çelik
(Melekler) Dediler: “Allah'ın emrine mi şaşırıyorsun? Oysa Allah'ın rahmeti ve bereketleri siz ev halkının üzerinedir. Şüphesiz O, övülmeye layık ve azamet sahibi olandır”
Abdullah Parlıyan
Melekler ona: “Allah'ın emrine mi şaşıyorsun” dediler. “Ey bu evin insanları! Allah'ın rahmet ve bereketi, sizin üzerinize olsun ve hatırlayın ki Allah her zaman, her türlü eksiksiz övgüye layık ve çok yüce olandır.”
Kuran Yolu
Elçiler de “Allah’ın işine mi şaşıyorsun? Allah’ın rahmet ve bereketi üzerinizdedir, ey hâne halkı! Şüphesiz ki O, övülmeye lâyıktır, şanı yücedir” dediler.
Mahmut Kısa
Melekler, “Allah’ın verdiği hükme mi şaşıyorsun? Allah bunu elbette yapabilir ve yapacaktır da! Çünkü Allah’ın rahmeti ve bereketleri sizinledir, ey Peygamberin ev halkı! Gerçekten Allah, her türlü övgüye lâyıktır, sonsuz lütuf ve ikram sahibidir!” dediler.
Mahmut Özdemir
-“Allah’ın emrine / işine şaşıyorsun, öyle mi? Allah’ın rahmeti ve bereketi, Ev’in halkı olarak sizin üzerinizdedir. O, mecîd hamîddir” dediler.
Mehmet Çakır
Ziyaretçiler: " Allah'ın işine mi karışıyorsun. " Bu, Allah'ın size karşı bir sevgi ve iyilik çıkartmasıdır. Bu, hane halkının teşekkür etmesi gereken bir durumdur. "
Mehmet Çoban
Elçilerimiz: "Allah’ın işine mi şaşıyorsun? Allah’ın rahmeti bereketi sizin üzerinizde ey ev halkı! O Allah ki övülmeye layıktır. İyiliği boldur." dediler.
Mehmet Okuyan
(Melekler şu) cevabı vermişlerdi: “Allah’ın emrine şaşıyor musun? Ey ev halkı! [*]Allah’ın merhameti ve bereketleri sizin üzerinizdedir. Şüphesiz ki O övülmeye layıktır, yücedir.”
Mehmet Türk
(Melekler: “Ey kadın! Sen) Allah’ın emrinden dolayı hayret mi ediyorsun? (Hâlbuki) ey ev halkı! Allah’ın rahmeti ve bereketleri sizin üzerinizdedir.¹ Şüphesiz O (Allah) övülmeye en lâyık olandır, çok cömerttir.” dediler.
Muhammed Esed
“Allah’ın dilediğini gerçekleştirmesini mi yadırgıyorsun?” ¹⁰⁵ dediler, “Allah’ın rahmet ve bereketi sizin üzerinize olsun ey bu evin insanları, (hemen hatırlayın ki,) her zaman her övgüye layık olan O’dur; şanı çok yüce olan O!”
Mustafa Çavdar
Melekler: - Sen Allah’ın takdirine mi şaşırıyorsun? Allah’ın rahmeti ve bereketi sizin üzerinize olsun ey hane halkı, şüphesiz ki odur her türlü övgüye layık olan ve sonsuz cömert olan, dediler. 37/108-109
Ahmet Tekin
Onlar: “Sen, Allah'ın kudretine, hikmetine, planına mı şaşıyorsun? Ey peygamber evinin halkı, Allah'ın rahmeti ve bereketleri üzerinize olsun. Çünkü o hamde, övgüye ve şükre lâyıktır. İyiliği boldur.” dediler.
Mustafa İslamoğlu
Onlar “Sen Allah’ın emrini mi garip karşılıyorsun?” dediler; “Allah’ın rahmeti ve bereketi sizin üzerinize olsun ey hâne halkı; kuşku yok ki O, her tür övgüye lâyıktır, şanı pek yücedir!”
Ömer Nasuhi Bilmen
Dediler ki: «Sen Allah'ın emrinden taaccüb eder misin? Ey ehl-i Beyt! Allah'ın rahmeti ve bereketleri sizin üzerinizdedir. Şüphe yok ki o hamîddir, mecîddir.»
Orhan Kuntman
(Bunun üzerine melekler) "Sen Allah’ın emrine (takdirine) mi şaşıyorsun? (İkinizin de yaşı geçmiş olsa, O, bir işin olmasını dilediğinde sadece "Ol" der o da oluverir) Ey hane halkı, Allah’ın rahmeti ve bereketi sizin üzerinizedir, kuşkusuz O, hamd'e layık olan ve hayır ve ihsanı çok bol olandır" dediler.
Osman Fırat
(Melekler) dediler ki: "Allah’ın emrine mi şaşıyorsun? Allah’ın rahmeti ve bereketi size olsun ey (peygamberin) ev halkı! Şüphesiz O, övülmeye lâyıktır, şanı yüce olandır. "
Şaban Piriş
-Sen Allah'ın işine mi şaşırıyorsun? dediler, Ey evin halkı, Allah'ın rahmeti ve bereketi sizin üzerinizdedir. Şüphesiz, övgüye layık ve eşsiz cömert O'dur.
Satıraltı Meal (1534)
Feriştehler eyitdiler: Allāhuñ işini ‘acebler misin? didiler. Tañrı raḥmeti,bereketleri daḫı sizüñ üstüñüze olsun. İy Allāh evinüñ ḫādimleri, ol Allāhmeşkūrdur ef‘ālinde, yücedür ‘aḳl idrākden.
Suat Yıldırım
Elçi melekler: “Sen, dediler, Allah'ın emrine mi şaşırıyorsun? Ey ehl-i beyt! Allah'ın rahmeti ve bereketi sizin üzerinize olsun. O gerçekten her türlü hamde lâyıktır, hayır ve ihsanı boldur. ”
Süleyman Ateş
Dediler ki: "Allah'ın işine mi şaşıyorsun? Allah'ın rahmeti ve bereketleri sizin üzerinizdedir, ey ev halkı! O, övülmeğe layıktır, iyiliği boldur."
Süleyman Tevfik (1927)
Rasûllerimiz: "Allâh'ın emrinden ta'accüb mi idiyorsun? Ey Ehl-i Beyt! Allâh'ın rahmeti ve bereketi üzerinizedir. O, ni'am ve 'atâsıyla müstehak-ı hamd ve senâ ve keremiyle de büyükdür." didiler.
Süleymaniye Vakfı
Dediler ki “Allah’ın işine mi şaşıyorsun? Ey İbrahim ailesi! Allah’ın ikramı ve bereketi sizin üstünüzdedir. O, her şeyi güzel yapar, pek yücedir.”
Ahmet Varol
(Elçiler): "Allah'ın işine mi şaşıyorsun? Allah'ın rahmeti ve bereketleri sizin üzerinizedir ey ev halkı! Şüphesiz O, övgüye layık ve lütfu bol olandır" dediler.
Ümit Şimşek
Onlar “Allah'ın işine mi şaşıyorsun?” dediler. “Allah'ın rahmeti ve bereketleri üzerinize olsun, ey hane halkı. O hamd edilmeye lâyıktır ve şanı pek yücedir.”
Yaşar Nuri Öztürk
Dediler ki: "Allah'ın emrine mi şaşıyorsun? Allah'ın rahmeti ve bereketleri üzerinizdedir ey ev halkı! O Hamîd'dir, Mecîd'dir."
Ali Bulaç
Dediler ki: 'Allah'ın emrine mi şaşıyorsun? Allah'ın rahmeti ve bereketleri sizin üzerinizdedir, ey ev halkı şüphesiz O, övülmeye layık olandır, Mecid'tir.'
Ali Fikri Yavuz
(Melekler ona) dediler ki: “- Sen Allah'ın emrine mi şaşıyorsun? Allah'ın rahmeti ve bereketleri üzerinize olsun, ehl-i beyt... Şüphe yok ki Allah nimet vermesiyle hamde lâyıktır, lütuf ve ihsanıyla yücedir.”
Bahaeddin Sağlam
Onlar dediler ki: “Allah’ın emri mi sana acayip geliyor. Bu, Allah’ın siz Ehl-i Beyt’e olan rahmet ve bereketidir. Şüphesiz Allah, bütün nimetlerin sahibi, övülmeye layık ve yüce şeref sahibidir. (Her şeyin sahibi o olduğu için, her zaman her şeyi verebilir.)
Bayraktar Bayraklı
Melekler dediler ki: “Allah'ın emrine şaşıyor musun? Ey ev halkı! Allah'ın rahmeti ve bereketleri sizin üzerinizdedir. Şüphesiz ki O, övülmeye lâyıktır; iyiliği boldur.”