1. Ayet
تَبَّتْ يَدَٓا اَب۪ي لَهَبٍ وَتَبَّۜ
Ebû Leheb’in elleri kurusun. Zaten kurudu.
Arabic Uthmani · Diyanet İşleri
تَبَّتْ يَدَٓا اَب۪ي لَهَبٍ وَتَبَّۜ
Ebû Leheb’in elleri kurusun. Zaten kurudu.
Elleri kuruyasıca AbuLeheb ve kendi, kurudu da.
Elleri kurusun Ebi Leheb'in; kendisi de yok olsun!
Ebu Leheb'in çifte gücü kahrolsun. Zaten kahroldu-kahrolacak!
Ebî Leheb’in eli helâk olsun, kendi de mahv olsun.
1, 2, 3, 4, 5. Ebu Leheb'in iki eli kurusun! Kurudu da. Malı ve kazandıkları ona fayda vermedi. O, alevli bir ateşte yanacak. Odun taşıyıcı olarak ve boynunda hurma lifinden bükülmüş bir ip olduğu halde karısı da (ateşe girecek).
Ateş kürükleyenin elleri kahrolsun, zaten kendisi kahroldu.
Yuh oldu iki eli Ebu Lehebin, kendi de yuh
Ebu Leheb'in elleri kurusun (yok olsun o), zaten yok oldu ya.
Ebû Leheb’in *iki eli kurusun, kurudu da!
(Hz. Peygamberin kâfir ve zalim olan amcası) Ebu Leheb’in iki eli (ekonomik ve siyasi güçleri) de kurusun ve zaten kurudu (ve Allah’ın kahrından kurtulamadı.)
Ebû Leheb'in iki eli¹ kurudu². Ve kendisi de yok oldu³.
helāk olsun ebū leheb’üñ iki eli! daħı helāk oldı.
«Ebû Leheb» in iki eli kurusun. (Kendisi de) kurudu (helak oldu ya).
Ebû Leheb'in iki eli kurusun(2); kurudu da!
Ebu Leheb’in (insanlar arasında fitne ve fesat ateşini ve islama düşmanlığı körükleyenin) her iki eli (maddi ve manevi gücü) helâk (yok) oldu ve kendisi de helâk (yok) oldu *
Ebi Leheb’in iki eli de kurusun ve kurudu.
Ebu Leheb’in ellleri kırılsın, kendi de yok olsun.
Ebu Leheb/in iki eli kurusun, kendisi de kurudu gitti [⁴].
Ebu Leheb’in¹ elleri kurusun, kurudu da²
Ebu Leheb'in iki eli kurusun ve zaten kurudu da.
Ebû Leheb'in elleri kırılıp kahrolsun. Bütün imkanları yok olup, helak olsun, zaten kendisine yazık etti, kahrolup gitti, yok oldu ya!…
Ebû Leheb’in elleri kurusun! Kurudu zaten.
Ebu Leheb’in elleri kırılsın ve kendisi kahrolup gitsin; zaten kopkoyu bir inkâr bataklığına saplanarak kahroldu ya!
Ebu LEHEB’in elleri kurusun; zaten kurudu da!
Ocağı sönesice Ebûleheb! Zaten söndü sönecek.
Ebu Leheb’in elleri kurusun! O bütün gücüyle ayetlerimizin açıklanmasına engel oluyor. Ellerini her yere uzatıyor. Zannediyor ki; yaptıklarıyla ayetlerimizin önüne geçecek! Düşmanlıkta inkâr edenlerle el ele oluyor. Seninle akrabalık bağlarını kesiyor. Gece gündüz aleyhimize çalışıyor. Başına geleceklerin farkında değil! Onun elleriyle dokunduğu her destek yıkılıp kuruyacak! Artık hüküm verilmiştir. Onun elleriyle verdiği destek kurumuş, elleriyle kazandıkları güç bitmiştir. Henüz bunun farkında değil! Yakında sonlarının ne hale geleceğini görecek! Ayetlerimize düşmanlık için inkâr edenlerin elebaşlarıyla el ele verenler bilsinler ki; asla başaramayacaklar! O, bize karşı birleşen, bize düşman olanlara yardım etmiş, onlara güç vermişti. Bu yüzden biz de O’na cehennem ateşi hazırladık!
Ebu Leheb’in [*] iki eli (malı ve kazancı) kurusun (kahrolsun), kendisi de!
Ebû Leheb¹ (elleri kırılıp) helâk olsun,² zâten helâk oldu da.
KAHROLSUN o parlak yüzlünün iki eli, ¹ ve kahrolsun kendisi!
Kahrolsun Ebu Leheb’in iki gücü; zaten kahroldu ya. 63/9, 92/11
Kurusun,helak olsun,hüsrana uğrasın Elleri, güçleri ve imkânları, (gayr-i meşru) düzenleri Ebu Leheb'in, Ebû Lehebler'in Kendileri de helak olsun
KAHROLSUN Ebu Leheb’in çifte gücü,[⁵⁹²⁶] zaten kendisi[⁵⁹²⁷] de kahroldu-kahrolacak!
Ebû Leheb'in iki eli helâk oldu, kendisi de hüsrâna uğradı.
(İslam dininin yayılmasına engel olmak için fitne ve fesat ateşini alevlendiren) Ebu Leheb'in iki eli de kurusun -yok olsun- (nitekim) kurudu. (Kendisi de helâk oldu.)
Ebû Leheb’in elleri kurusun ve kurudu da.
Elleri kurusun Ebu Leheb'in, kurudu ya.
Helāk olsun iki eli Ebī Lehebüñ. Taḥḳīḳ ol helāk oldı.
Kurusun Ebû Leheb'in elleri. Zaten de kurudu!
Ebuleheb'in iki eli kurusun (yok olsun o); zaten yok oldu ya.
Ebî Leheb'in elleri helâk olsun ve kendi de kahr olsun.
Ebu Leheb’in elleri kurusun, zaten kendisi bile kurudu[*]!
Ebu Leheb'in iki eli kurusun ve (zaten) kurudu da.
Ebu Leheb'in iki eli de helâk olsun—nitekim oldu da.
Elleri kurusun Ebu Leheb'in; zaten kurudu ya!
Ebu Leheb'in iki eli kurusun; kurudu ya.
Elleri kurusun, Ebû Leheb'in... Zaten kurudu, mahvoldu o... (Çünkü kendisini, peygamber imana davet ettiği zaman, Allah'ın peygamberine beddua etmişti o.)
Ebu Leheb’in elleri kurusun ki kurudu da.
Ebû Leheb'in sosyal gücü de kahrolsun, kendisi de kahrolsun! [819][820]