Tebbet Suresi 1. Ayet

Arabic Uthmani · Diyanet İşleri

1. Ayet

تَبَّتْ يَدَٓا اَب۪ي لَهَبٍ وَتَبَّۜ

Ebû Leheb’in elleri kurusun. Zaten kurudu.

Diğer Türkçe mealler

Abdulbaki Gölpınarlı

Elleri kuruyasıca AbuLeheb ve kendi, kurudu da.

Besim Atalay (1965)

Elleri kurusun Ebi Leheb'in; kendisi de yok olsun!

Cemal Külünkoğlu

Ebu Leheb'in çifte gücü kahrolsun. Zaten kahroldu-kahrolacak!

Cemil Said (1924)

Ebî Leheb’in eli helâk olsun, kendi de mahv olsun.

Diyanet Vakfı

1, 2, 3, 4, 5. Ebu Leheb'in iki eli kurusun! Kurudu da. Malı ve kazandıkları ona fayda vermedi. O, alevli bir ateşte yanacak. Odun taşıyıcı olarak ve boynunda hurma lifinden bükülmüş bir ip olduğu halde karısı da (ateşe girecek).

Edip Yüksel

Ateş kürükleyenin elleri kahrolsun, zaten kendisi kahroldu.

Elmalılı Hamdi Yazır

Yuh oldu iki eli Ebu Lehebin, kendi de yuh

Elmalılı (Sadeleştirilmiş)

Ebu Leheb'in elleri kurusun (yok olsun o), zaten yok oldu ya.

Emrah Demiryent

Ebû Leheb’in *iki eli kurusun, kurudu da!

Abdullah-Ahmet Akgül

(Hz. Peygamberin kâfir ve zalim olan amcası) Ebu Leheb’in iki eli (ekonomik ve siyasi güçleri) de kurusun ve zaten kurudu (ve Allah’ın kahrından kurtulamadı.)

Erhan Aktaş

Ebû Leheb'in iki eli¹ kurudu². Ve kendisi de yok oldu³.

Eski Anadolu Türkçesi

helāk olsun ebū leheb’üñ iki eli! daħı helāk oldı.

Hasan Basri Çantay

«Ebû Leheb» in iki eli kurusun. (Kendisi de) kurudu (helak oldu ya).

Hayrat Neşriyat

Ebû Leheb'in iki eli kurusun(2); kurudu da!

İhsan Aktaş

Ebu Leheb’in (insanlar arasında fitne ve fesat ateşini ve islama düşmanlığı körükleyenin) her iki eli (maddi ve manevi gücü) helâk (yok) oldu ve kendisi de helâk (yok) oldu *

İlyas Yorulmaz

Ebi Leheb’in iki eli de kurusun ve kurudu.

İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu

Ebu Leheb’in ellleri kırılsın, kendi de yok olsun.

İsmail Hakkı İzmirli

Ebu Leheb/in iki eli kurusun, kendisi de kurudu gitti [⁴].

İsmail Yakıt

Ebu Leheb’in¹ elleri kurusun, kurudu da²

Kadri Çelik

Ebu Leheb'in iki eli kurusun ve zaten kurudu da.

Abdullah Parlıyan

Ebû Leheb'in elleri kırılıp kahrolsun. Bütün imkanları yok olup, helak olsun, zaten kendisine yazık etti, kahrolup gitti, yok oldu ya!…

Kuran Yolu

Ebû Leheb’in elleri kurusun! Kurudu zaten.

Mahmut Kısa

Ebu Leheb’in elleri kırılsın ve kendisi kahrolup gitsin; zaten kopkoyu bir inkâr bataklığına saplanarak kahroldu ya!

Mahmut Özdemir

Ebu LEHEB’in elleri kurusun; zaten kurudu da!

Mehmet Çakır

Ocağı sönesice Ebûleheb! Zaten söndü sönecek.

Mehmet Çoban

Ebu Leheb’in elleri kurusun! O bütün gücüyle ayetlerimizin açıklanmasına engel oluyor. Ellerini her yere uzatıyor. Zannediyor ki; yaptıklarıyla ayetlerimizin önüne geçecek! Düşmanlıkta inkâr edenlerle el ele oluyor. Seninle akrabalık bağlarını kesiyor. Gece gündüz aleyhimize çalışıyor. Başına geleceklerin farkında değil! Onun elleriyle dokunduğu her destek yıkılıp kuruyacak! Artık hüküm verilmiştir. Onun elleriyle verdiği destek kurumuş, elleriyle kazandıkları güç bitmiştir. Henüz bunun farkında değil! Yakında sonlarının ne hale geleceğini görecek! Ayetlerimize düşmanlık için inkâr edenlerin elebaşlarıyla el ele verenler bilsinler ki; asla başaramayacaklar! O, bize karşı birleşen, bize düşman olanlara yardım etmiş, onlara güç vermişti. Bu yüzden biz de O’na cehennem ateşi hazırladık!

Mehmet Okuyan

Ebu Leheb’in [*] iki eli (malı ve kazancı) kurusun (kahrolsun), kendisi de!

Mehmet Türk

Ebû Leheb¹ (elleri kırılıp) helâk olsun,² zâten helâk oldu da.

Muhammed Esed

KAHROLSUN o parlak yüzlünün iki eli, ¹ ve kahrolsun kendisi!

Mustafa Çavdar

Kahrolsun Ebu Leheb’in iki gücü; zaten kahroldu ya. 63/9, 92/11

Ahmet Tekin

Kurusun,helak olsun,hüsrana uğrasın Elleri, güçleri ve imkânları, (gayr-i meşru) düzenleri Ebu Leheb'in, Ebû Lehebler'in Kendileri de helak olsun

Mustafa İslamoğlu

KAHROLSUN Ebu Leheb’in çifte gücü,[⁵⁹²⁶] zaten kendisi[⁵⁹²⁷] de kahroldu-kahrolacak!

Ömer Nasuhi Bilmen

Ebû Leheb'in iki eli helâk oldu, kendisi de hüsrâna uğradı.

Orhan Kuntman

(İslam dininin yayılmasına engel olmak için fitne ve fesat ateşini alevlendiren) Ebu Leheb'in iki eli de kurusun -yok olsun- (nitekim) kurudu. (Kendisi de helâk oldu.)

Osman Fırat

Ebû Leheb’in elleri kurusun ve kurudu da.

Şaban Piriş

Elleri kurusun Ebu Leheb'in, kurudu ya.

Satıraltı Meal (1534)

Helāk olsun iki eli Ebī Lehebüñ. Taḥḳīḳ ol helāk oldı.

Suat Yıldırım

Kurusun Ebû Leheb'in elleri. Zaten de kurudu!

Süleyman Ateş

Ebuleheb'in iki eli kurusun (yok olsun o); zaten yok oldu ya.

Süleyman Tevfik (1927)

Ebî Leheb'in elleri helâk olsun ve kendi de kahr olsun.

Süleymaniye Vakfı

Ebu Leheb’in elleri kurusun, zaten kendisi bile kurudu[*]!

Ahmet Varol

Ebu Leheb'in iki eli kurusun ve (zaten) kurudu da.

Ümit Şimşek

Ebu Leheb'in iki eli de helâk olsun—nitekim oldu da.

Yaşar Nuri Öztürk

Elleri kurusun Ebu Leheb'in; zaten kurudu ya!

Ali Bulaç

Ebu Leheb'in iki eli kurusun; kurudu ya.

Ali Fikri Yavuz

Elleri kurusun, Ebû Leheb'in... Zaten kurudu, mahvoldu o... (Çünkü kendisini, peygamber imana davet ettiği zaman, Allah'ın peygamberine beddua etmişti o.)

Bahaeddin Sağlam

Ebu Leheb’in elleri kurusun ki kurudu da.

Bayraktar Bayraklı

Ebû Leheb'in sosyal gücü de kahrolsun, kendisi de kahrolsun! [819][820]