Diğer Türkçe mealler
Abdulbaki Gölpınarlı
Sana bu Kur'an'ı vahyederek kıssaların en güzelini hikaye edeceğiz ve bundan önce sen elbette onu bilmeyenlerdendin.
Besim Atalay (1965)
Biz, sana vahiy etmekle işbu Kur'anı, haberlerin en güzelini sana anlatıyoruz, her ne kadar önce bilmezdinse de
Cemal Külünkoğlu
(Ey Resul!) Biz sana bu Kur'an'ı vahyetmekle, (aynı zamanda) geçmiş kavimlere ait haberlerin en güzelini anlatıyoruz. Hâlbuki daha önce bunlardan haberin yoktu.
Cemil Said (1924)
Bu sûrede sana vahy iylediğimiz hikâyelerin en güzelini anlatacağız bu hikâyeden şimdiye kadar gâfil idin.
Diyanet Vakfı
(Ey Muhammed!) Biz, sana bu Kur'an'ı vahyetmekle geçmiş milletlerin haberlerini sana en güzel bir şekilde anlatıyoruz. Gerçek şu ki, sen bundan önce (bu haberleri) elbette bilmeyenlerden idin.
Edip Yüksel
Sana bu Kuran'ı vahyederek, sana en güzel bir anlatımla tarihi aktarıyoruz. Sen daha önce bundan habersizdin.
Elmalılı Hamdi Yazır
Sana bu Kur'anı vahyetmemizle biz bir kıssa anlatıyoruz ki ahsenülkassas senin ise doğrusu bundan evvel hiç hâberin yoktu
Elmalılı (Sadeleştirilmiş)
Sana bu Kur'ân'ı vahyetmekle biz, sana kıssaların en güzelini anlatıyoruz. Gerçek şu ki, daha önce senin bundan hiç haberin yoktu.
Emrah Demiryent
Biz, bu Kur’ân’ı vahyetmekle, sana kıssaların en güzelini anlatıyoruz. Oysa sen daha önce, ondan (bu kıssadan) habersizdin.
Abdullah-Ahmet Akgül
Biz bu Kur’an’ı vahyetmekle Sana kıssaların (ibretli ve hikmetli tarihi olayların) en güzelini aktarıyoruz; oysa daha önce Sen bundan haberdar değildin.
Erhan Aktaş
Biz, Sana bu kuranı¹ iletmekle, daha önce hakkında bilgi sahibi olmadığın kıssaları en doğru şekilde bildirmiş oluyoruz.
Eski Anadolu Türkçesi
biz ḥikāyet eylerük saña ḥikāyet eylemek görklüregin anuñ-ile kim vaḥy eyledük saña uşbu ķur’ān’ı daħı bayıķ oldun andan ilerü ġāfillerden.
Hasan Basri Çantay
Biz sana bu Kur'ânı (bu sûreyi) vahyetmek suretiyle en güzel beyânı kıssa olarak anlatacağız. Halbuki sen daha evvel bundan elbet haberdâr olmayanlardandın.
Hayrat Neşriyat
Biz, bu Kur'ân'ı sana vahyetmekle, sana kıssaların en güzelini anlatıyoruz. Elbette(sen) ondan önce (bunlardan) habersiz olanlardan idin.
İhsan Aktaş
(Ey Resul!) Biz sana bu Kur’an’ı vahyetmekle, kıssaların (geçmiş kavimlere ait haberlerin) en güzelini anlatıyoruz. Hâlbuki sen bundan önce (bunlardan) haberi olmayanlardan idin.
İlyas Yorulmaz
Bu Kur’an da sana vahyederek, kıssaların en güzelini anlatacağız ve sen bu güzel kıssayı daha önce bilmiyordun.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
Biz bu Kur’an’ı senin gönlüne bildirmekle sana olaycaların en güzellerini anlatmış oluyoruz. Oysaki sen bundan önce bunlardan büsbütün bilgisiz bulunuyordun.
İsmail Hakkı İzmirli
Biz bu Kur/an/ı [⁴] sana vahiy etmekle en güzel kıssayı [⁵] sana hikâye ediyoruz, gerçi sen evvelce ondan gafil isen de.
İsmail Yakıt
Biz bu Kur’an’ı vahyetmekle sana kıssaların en güzelini anlatıyoruz. Oysa sen daha önce bunlardan habersizdin.
Kadri Çelik
Biz bu Kur'an'ı vahyederek, sana en güzel kıssayı anlatıyoruz. Oysa daha önce sen bundan habersizdin.
Abdullah Parlıyan
Ey Muhammed! Biz sana bu Kur'ân'ı vahyetmekle her türlü haberleri, sana en güzel ifade biçimiyle anlatıyoruz. Gerçek şu ki, sen bundan önce bu haberleri bilmeyenlerden idin.
Kuran Yolu
Biz bu Kur’an’ı sana vahyetmekle (başka konular yanında) en güzel kıssayı da anlatıyoruz. Gerçek şu ki, sen daha önce bunları bilmiyordun.
Mahmut Kısa
Dinle, ey Muhammed! Sana gönderdiğimiz bu Kur’an ayetleri sayesinde, insanlık tarihinde yaşanmış öykülerin en güzelini anlatacağız. Yoksa sen, bundan önce geçmiş Peygamberlerin kıssaları hakkında hiçbir bilgiye sahip değildin. İşte, İbrahim oğlu İshak oğlu Yakup oğlu Yûsuf’un ibretlerle dolu hayat hikayesi:
Mahmut Özdemir
Biz, sana bu Kur’ân’ı vahyetmekle, bundan önce Gâfiller’den olduğun Kıssalar’ın en güzelini anlatıyoruz.
Mehmet Çakır
Biz bir taraftan sana Kuran’ı vahyederken bir yandan da öykülerin en güzelini anlatacağız. Çünkü daha önce sen, bunları bilmiyordun.
Mehmet Çoban
Okuduğunuz kitapta önceki hayatların gerçeklerini anlatıyoruz. Vahyimiz gelmeden önce anlatılan gerçeklerden haberdar değildin!
Mehmet Okuyan
Biz sana bu Kur’an’ı vahyetmekle (eskilere dair) haberleri sana en güzel şekilde anlatıyoruz. [*] Elbette sen bundan önce habersizlerdendin.
Mehmet Türk
Biz, bu Kur’an’ı sana vahyederek¹ daha önce hakkında hiçbir şey bilmediğin en güzel kıssayı,² anlatıyoruz.
Muhammed Esed
Biz bu Kur’an’ı sana vahyettikçe, ⁴ [ey Peygamber,] bundan önce senin de [vahyin ne olduğundan] habersiz kimselerden olduğunu bilerek ⁵ onu sana mümkün olan en iyi, en güzel üslupla ⁶ açıklıyoruz.
Mustafa Çavdar
Biz bu Kuran’ı sana vahyederek, kıssaların en güzelini sana aktarıyoruz. Hâlbuki sen, bu vahiyden önce bunlardan habersizdin. 11/120, 14/9, 28/3
Ahmet Tekin
Sana, bu Kur'ân'ı vahyetmekle, geçmiş milletlerin kıssalarını, kıssaların en güzelini biz anlatmış oluyoruz. Daha önce bunlardan senin haberin yoktu.
Mustafa İslamoğlu
Bu Kur’an’ı sana vahyetmekle[¹⁸²²] Biz, sana naklettiklerimizi en güzel, en açık seçik bir biçimde nakletmiş oluyoruz:[¹⁸²³] oysa sen, bu hitabtan önce (kitap ve imandan) habersizdin.[¹⁸²⁴]
Ömer Nasuhi Bilmen
Biz sana bu Kur'an'ı vahyetmemizle sana en güzel kıssayı naklediyoruz. Halbuki, sen ondan evvel elbette bundan habersizdin.
Orhan Kuntman
(Ey Muhammed) Biz sana bu Kur'an'ı (Kur'an'ın bu suresini) indirmekle, en güzel kıssayı anlatacağız, oysa sen bundan önce elbette (bu kıssadan) habersizdin!
Osman Fırat
Biz, bu Kur’ân’ı vahyetmekle sana kıssaların en güzelini anlatıyoruz. Sen ondan önce bunlardan habersiz idin.
Şaban Piriş
Biz, sana bu Kur'an'ı vahyederek daha önce haberdar olmadığın en güzel olayı hikaye edeceğiz.
Satıraltı Meal (1534)
Biz ḥikāyet iderüz saña yā Muḥammed ḥikāyetlerüñ yaḫşısı[nı], biz saña vaḥyeyledügümüzle bu Ḳur’ānı. Egerçi sen Ḳur’ān indüginden burun sañaġāfil idüñ‐ise daḫı.
Suat Yıldırım
Biz, bu Kur'ân'ı sana vahyetmekle, geçmiş ümmetlerin birtakım haberlerini en güzel şekilde beyan ediyoruz. Şu bir gerçek ki daha önce senin bundan hiç haberin yoktu.
Süleyman Ateş
Biz, bu Kur'an'ı vahyetmekle sana kıssaların en güzelini anlatıyoruz. Sen ondan önce (bunları) bilmeyenlerden idin.
Süleyman Tevfik (1927)
Biz, bu sûrede, Kur'ân'da sana vahy iylediğimiz kıssaların en güzelini nakl ideceğiz. Sen bu kıssayı evvelden bilmezlerden idin.
Süleymaniye Vakfı
Şimdi, vahyettiğimiz bu âyet kümeleriyle sana hikâyelerin en güzelini anlatacağız.Oysaki daha önce sen bundan tamamen habersizdin.
Ahmet Varol
Biz, bu Kur'an'ı sana vahyetmekle kıssaların en güzelini sana anlatıyoruz. Oysa daha önce (bunlardan) haberi olmayanlardandın.
Ümit Şimşek
Sana vahyettiğimiz bu Kur'ân ile, Biz kıssaların en güzelini sana anlatıyoruz. Daha önce ise sen bunlardan habersizdin.
Yaşar Nuri Öztürk
Biz bu Kur'an'ı sana vahyederek, hikâyelerin en güzelini anlatıyoruz. Oysaki sen, bundan önce bunlardan tamamen habersiz olanlardandın.
Ali Bulaç
Biz bu Kur'an'ı sana vahyetmemizle, en güzel kıssaları gerçek bir haber (kıssa) olarak sana aktarıyoruz, oysa sen, daha önce, bundan haberi olmayanlardandın.
Ali Fikri Yavuz
Sana bu sûreyi vahyetmemizle, en güzel kıssayı sana anlatacağız. Halbuki sen, daha önce bundan asla haberdar değildin.
Bahaeddin Sağlam
Biz bu Kur’anı sana vahyetmekle, bu kıssayı en güzel şekilde senin hayatına uygulatıyoruz. Şüphesiz bundan önce sen, (bu kıssadan) habersizlerden idin..
Bayraktar Bayraklı
Biz, bu Kur'ân'ı sana vahyetmekle, geçmiş milletlerin haberlerini en güzel bir şekilde anlatıyoruz. Gerçek şu ki, sen bundan önce bu haberleri bilmeyenlerdendin.