Yusuf Suresi 80. Ayet

Arabic Uthmani · Diyanet İşleri

80. Ayet

فَلَمَّا اسْتَيْـَٔسُوا مِنْهُ خَلَصُوا نَجِيًّاۜ قَالَ كَب۪يرُهُمْ اَلَمْ تَعْلَمُٓوا اَنَّ اَبَاكُمْ قَدْ اَخَذَ عَلَيْكُمْ مَوْثِقًا مِنَ اللّٰهِ وَمِنْ قَبْلُ مَا فَرَّطْتُمْ ف۪ي يُوسُفَۚ فَلَنْ اَبْرَحَ الْاَرْضَ حَتّٰى يَأْذَنَ ل۪ٓي اَب۪ٓي اَوْ يَحْكُمَ اللّٰهُ ل۪يۚ وَهُوَ خَيْرُ الْحَاكِم۪ينَ

Ondan ümitlerini kesince, kendi aralarında konuşmak üzere bir kenara çekildiler. Büyükleri dedi ki: “Babanızın Allah adına sizden söz aldığını, daha önce de Yûsuf hakkında işlediğiniz kusuru bilmiyor musunuz? Artık babam bana izin verinceye veya Allah, hakkımda hükmedinceye kadar buradan asla ayrılmayacağım. O, hükmedenlerin en hayırlısıdır.”

Diğer Türkçe mealler

Abdulbaki Gölpınarlı

Ondan tamamıyla ümitlerini kesince gizlice konuşarak çekildiler. Büyükleri, bilmiyor musunuz dedi, babanız Allah adına sizden kuvvetli bir söz aldı, daha önce de Yusuf hakkındaki vazifenizde ne çeşit kusur ettiniz? Babam izin verinceye dek, yahut Allah, benim hakkımda bir hüküm yürütünceye kadar ben buradan ayrılmayacağım ve o, hükmedenlerin en hayırlısıdır.

Besim Atalay (1965)

Ondan umut kesince, toplandılar gizlice, büyükleri dedi ki: «Sizler bilmiyor musunuz, sizden Allah adına, ant almıştı babamız, Yusuf için de önce aşırı gitmiştiniz, babam izin vermedikçe, ya da Allah hükmeylemedikçe ben Mısır'dan hiç çıkmam, hâkimlerin hayırlısı Allahtır

Cemal Külünkoğlu

(Kardeşleri) ondan tamamıyla ümitlerini kesince, kendi aralarında konuşmak üzere bir kenara çekildiler. En büyükleri dedi ki: “Babanızın (Bünyamin için) Allah adına sizden kesin söz aldığını ve daha önce de Yusuf hakkında işlediğiniz kusuru bilmiyor musunuz? Artık (yanına gidebilmem için) babam bana izin verinceye veya Allah benim hakkımda hükmedinceye kadar buradan asla ayrılmayacağım. O, hükmedenlerin en hayırlısıdır.”

Cemil Said (1924)

Artık ümîdi kesdikleri vakit müzâkere itmek üzere çekildiler içlerinden en yaşlısı şöyle didi: "Bilür misiniz ki pederiniz sizden Allâh’ın huzûrunda va’d aldı Yûsuf hakkında yapdığınız cürmi hatırlamıyor mısınız? Ben pederimin müsâ’adesi olmaksızın veyâ Allâh’ın emri tezâhür itmeksizin memleketden gidemem Allâh hâkimlerin en iyisidir."

Diyanet Vakfı

Ondan ümitlerini kesince, (meseleyi) gizli görüşmek üzere ayrılıp (bir kenara) çekildiler. Büyükleri dedi ki: «Babanızın sizden Allah adına söz aldığını, daha önce de Yusuf hakkında işlediğiniz kusuru bilmiyor musunuz? Babam bana izin verinceye veya benim için Allah hükmedinceye kadar bu yerden asla ayrılmayacağım. O hükmedenlerin en hayırlısıdır.

Edip Yüksel

Ondan ümitlerini kesince, danışmak üzere bir kenara çekildiler. Büyükleri: "Babanızın sizden ALLAH adına bir söz aldığını ve daha önce Yusuf konusunda da sınırı aşmış olduğunuzu bilmez misiniz? Babam bana izin verinceye, yahut ALLAH hakkımda hüküm verinceye kadar buradan ayrılmayacağım. O, en iyi Hükmedendir," dedi,

Elmalılı Hamdi Yazır

Vaktâ ki ondan ümidi kestiler, fısıldayarak çekildiler, büyükleri dedi ki: babanızın aleyhinizde Allahdan mîsak almış olduğunu, bundan evvel de Yusüf hakkında ettiğiniz kusuru biliyor musunuz? Artık ben buradan ayrılmam tâ babam bana izin verinceye veya Allah hakkımda bir huküm ta'yin edinceye kadar ki o Hayrül'kamîndir

Elmalılı (Sadeleştirilmiş)

Ne zaman ki, onlar, onu kurtarmaktan ümit kestiler, o zaman fısıldaşarak oradan uzaklaştılar. Büyükleri dedi ki: "Babanızın sizden Allah adına ahit aldığını ve daha önce Yusuf konusunda ettiğiniz kusuru bilmiyor musunuz? Babam bana izin verinceye veya Allah hakkımda bir hüküm verinceye kadar ben artık burdan ayrılmam. Allah, hüküm verenlerin en hayırlısıdır."

Emrah Demiryent

(Kardeşleri) ondan (Bünyâmin’i geri almaktan) ümitlerini kesince (meseleyi) kendi aralarında görüşmek üzere bir kenara çekildiler. İçlerinden en büyüğü (üzüntü içinde, kardeşlerine seslenerek) dedi ki: “Babanızın (Bünyâmin’i koruyacağınıza ve onu geri götüreceğinize dair) Allah adına sizden kesin söz aldığını ve daha önce de Yûsuf hakkında işlediğiniz kusuru bilmiyor musunuz? (Şimdi Bünyâmin’i burada bırakırsak, dönüp babamızın yüzüne nasıl bakacağız?) Artık ben, (yanına gidebilmem için) babam bana izin vermedikçe veya Allah benim hakkımda hükmünü bildirmedikçe, buradan (kesinlikle) ayrılmayacağım. Ve O, hükmedenlerin en hayırlısıdır!

Abdullah-Ahmet Akgül

(Kardeşleri) Ondan (Bünyamin’i geri almaktan) umutlarını kestikleri zaman, (durumu) kendi aralarında görüşmek üzere bir yana çekilmişlerdi. Onların büyükleri dedi ki: "Babanızın size karşı Allah adına kesin bir söz aldığını ve daha önce Yusuf konusunda yaptığımız aşırılığı (işlediğimiz suçu) bilmez misiniz? Artık (bundan böyle) ben, ya babam bana müsaade edinceye veya Allah bana ilişkin hüküm verinceye kadar (bu) yerden kesin olarak ayrılmayacağım. O, hüküm verenlerin en hayırlısıdır" (demiş ve eklemişti):

Erhan Aktaş

Ondan ümitlerini kesince, kendi aralarında konuşmaya başladılar. Büyükleri: “Babanızın Allah adına sizden söz aldığını ve daha önce Yûsuf konusunda da sınırı aşmış olduğunuzu bilmez misiniz? Babam izin verinceye veya Allah hakkımda hüküm verinceye kadar buradan ayrılmam. O, hüküm verenlerin en iyisidir.” dedi.

Eski Anadolu Türkçesi

[124b] pes ol vaķt kim nevmįd oldılar andan bir yaña çıķdılar arķun söyleyiciler eyitti anlaruñ ulusı “bilmedüñüz mi bayıķ atañuz bayıķ duttı üzerüñüze 'ahd ķavl Tañrı’dan daħı ilerüden ŧaķśırlıķ eyledüñüz yūsuf ḥaķķında? pes hergiz gitmeyem yirden ya'nį mıśr yirinden tā destūr vire baña atam yā hükm eyleye Tañrı baña daħı ol hükm eyleyicilerüñ yigregidür.”

Hasan Basri Çantay

Vaktaki artık ondan ümidlerini kesdiler, fısıldaşarak bir yana çekildiler. Büyükleri dedi ki: «Babanızın sizden Allah adiyle te'mînat almış olduğunu, daha evvel de Yuusuf hakkında işlediğimiz kusuuru bilmediniz mi? Artık ben, ya babam bana izin verinceye, yahud benim için Allah hükmedinceye kadar, buradan kat'iyyen ayrılmam. O haakimlerin hayırlısıdır».

Hayrat Neşriyat

Artık ondan ümidlerini kesince, fısıldaşarak bir kenara çekildiler. Büyükleri dedi ki: “Doğrusu babanızın sizden Allah adına sağlam söz aldığını, daha önce de Yûsuf hakkında işlediğiniz kusûru bilmediniz mi? Artık babam bana izin verinceye veya Allah, hakkımda hüküm verinceye kadar bu yerden aslâ ayrılmayacağım. O ise, hüküm verenlerin en hayırlısıdır.”

İhsan Aktaş

Nihayet, Yusuf’un O’nu vermesinden ümitlerini kesince (çaresiz oradan ayrıldılar) ve bir tarafa çekilip aralarında konuşmaya başladılar. En büyükleri, “Bilmez misiniz ki,” dedi, “babanız, bu hususta Allah huzurunda sizden kesin söz almıştı. Daha önce Yusuf hakkında da büyük bir kusur işlemiştiniz. Babam, gelebilirsin deyinceye veya Allah (kardeşimi alıp gitme veya ölüm gibi) hakkımda bir hüküm verinceye kadar, buradan asla ayrılmayacağım. Allah, her zaman en hayırlı hükmü verendir.

İlyas Yorulmaz

Kardeşlerinin durumundan dolayı umutsuzluğa düştüler ve kendi aralarında konuşmak üzere bir kenara çekildiler. İçlerinden en büyükleri “Bilmiyor musunuz? Babamız Allah’a yemin ettirerek sizden sağlam bir söz almıştı. Daha önceden de Yusuf hakkında verdiğiniz yemine de aldırış etmemiştiniz. Ben, babam bana izin verinceye veya Allah hakkımda bir hüküm verinceye kadar, bu yerlerden ayrılmayacağım. Allah hüküm verenlerin en hayırlısıdır.”

İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu

Artık ondan umutlarını kesince fısıldaşarak bir yana çekildiler. En büyükleri dedi: "Babamız onun için sizden Allah adına inandırasıya söz almıştı, daha önce de Yusuf’a neler etmiştiniz, bilmez misiniz? Bana gelince ben, babamın dileği, yada Allah’ın buyruğu olmadıkça bu ülkeden bir yere ayrılmam. Allah yarlıgayanların yey olanıdır.

İsmail Hakkı İzmirli

Vaktaki Yusuf/tan ümidi kestiler, gizli görüşmek için bir yere çekildiler. Büyükleri dedi ki: Bilmez misiniz ki babanız sizlerden Allah/a karşı bir ahit ve peyman aldı. Daha evvel Yusuf hakkında da taksirde bulunmuştunuz, artık ben buradan asla ayrılmam, meğer ki babam bana izin versin veya Allah bana hüküm etsin [¹] O, hâkimlerin hayırlısıdır.

İsmail Yakıt

Ondan ümitlerini kesince, aralarında konuşmak üzere bir kenara çekildiler. Büyükleri dedi ki: “Babanızın Allah adına sizden kesin söz aldığını ve daha önce de Yûsuf konusunda işlediğiniz kusuru bilmiyor musunuz? Artık babam bana izin verinceye veya Allah hakkımda hükmedinceye kadar buradan asla ayrılmayacağım. O hükmedenlerin en hayırlısıdır!”

Kadri Çelik

Ümitsizliğe düşünce, konuşmak üzere bir kenara çekildiler. Büyükleri şöyle dedi: “Babanızın Allah'a karşı sizden bir söz aldığını, daha önce Yusuf hakkında da kusur ettiğinizi bilmiyor musunuz? Artık babam bana izin verene veya Allah hakkımda hüküm verene kadar bu yerden ayrılmayacağım. Şüphesiz O, hükmedenlerin en iyisidir.

Abdullah Parlıyan

O'ndan ümitlerini kesince, meseleyi gizlice görüşmek üzere ayrılıp bir kenara çekildiler. Büyükleri dedi ki: “Babanızın sizden Allah adına söz aldığını, daha önce de Yûsuf hakkında işlediğiniz hatayı bilmiyor musunuz? Bunun için ben artık, babam bana izin verinceye kadar bu ülkeden ayrılmayacağım yahut Allah lehimde bir hüküm verinceye kadar. Çünkü Allah hükmedenlerin en iyisidir.

Kuran Yolu

Ondan ümitlerini kesince görüşmek üzere bir kenara çekildiler. Büyükleri dedi ki: “Babanızın sizden Allah adına söz aldığını, daha önce de Yûsuf hakkında işlediğiniz kusuru bilmiyor musunuz? Babam gelmeme izin verinceye veya benim için Allah hükmedinceye kadar bu yerden asla ayrılmayacağım. O hükmedenlerin en iyisidir.

Mahmut Kısa

Yusuf’un kardeşleri, Bünyamin’i artık kurtaramayacaklarını anlayıp ondan iyice ümitlerini kesince, meseleyi aralarında görüşmek üzere bir kenara çekildiler. İçlerinden en büyüğü, —ki vaktiyle Yûsuf’un öldürülmesine karşı çıkan da oydu— büyük bir üzüntü içinde kardeşlerine seslenerek dedi ki: “Babanızın Bünyamin hakkında sizden Allah adına söz aldığını ve ayrıca, daha önce Yûsuf hakkında büyük bir kusur işleyerek babanızın size olan güvenini nasıl yok ettiğinizi unuttunuz mu? Şimdi kardeşimizi burada bırakırsak, dönüp babamızın yüzüne nasıl bakacağız?Artık ben, yanına gidebilmem için babam bana izin vermedikçe, yâhut Allah benim hakkımda hükmünü bildirmedikçe, buradan asla ayrılmayacağım! Elbette O, hükmedenlerin en hayırlısıdır!”

Mahmut Özdemir

Ondan ümit kesince (aralarında) müzakereye koyuldular. Onların büyüğü şöyle dedi: “Bilmediniz mi; babanız, Allah’tan mevsik / açık ve kesin sağlam söz aldı; önceden Yûsuf hakkında ileri gittiniz? Yer’den / Ülke’den ayrılmayacağım; tâ ki babam bana izin verir veya Allah benim için hüküm verir. O Hüküm Verenler’in en hayırlısıdır”.

Mehmet Çakır

Yusuf’tan ümitlerini kesince bir kenara çekilip fısıldaşmaya başladılar. Ağabeyleri: " Bildiğiniz gibi babanıza karşı Allah adına verilmiş bir sözünüz var. Zaten Yusuf meselesinde de ileri gitmiştiniz. Bu nedenle ben, babam bana izin verene kadar burayı terk etmeyeceğim. Bakalım, Allah hakkımda ne gösterecek, çünkü bu düğümü sadece o çözebilir.

Mehmet Çoban

Yakup’un oğulları kardeşlerini geri götürmek istiyorlardı ama Yusuf’un kesin olarak alıkoyacağını anlayınca umutlarını kestiler. Aralarında konuşmak için kenara çekildiler. En büyükleri dedi ki: "Babamızın bizden Allah adına kesin bir söz aldığını, daha önce de Yusuf hakkında işlediğimiz kusuru bilmiyor musunuz? Babam bana izin verinceye yahut Allah benim için hükmedinceye kadar bu yerden ayrılmayacağım! Allah hakimlerin en iyisidir."

Mehmet Okuyan

Ondan ümitlerini kesince, (konuyu) gizli görüşmek üzere ayrılıp (bir kenara) çekilmişlerdi. Büyük (olan kardeş)leri [*] şöyle demişti: “Babanızın sizden Allah adına söz aldığını, daha önce de Yusuf hakkında yaptığınız aşırılığı bilmiyor musunuz? Babam bana izin verinceye veya Allah benim için hükmedinceye kadar bu yerden (Mısır’dan) asla ayrılmayacağım. O hükmedenlerin en hayırlısıdır.”

Mehmet Türk

Ondan umutlarını kesince (durumu) kendi aralarında görüşmek üzere bir kenara çekildiler. Onların en büyüğü: “Babanızın sizden, Allah adına kesin bir söz aldığını ve daha önce Yûsuf konusunda hatâ ettiğimizi bilmiyor musunuz? Artık ben, babam beni affedinceye veya Allah hakkımda bir hüküm verinceye kadar buradan kesinlikle ayrılamam. Zîrâ O (Allah) hüküm verenlerin en hayırlısıdır.” dedi.

Muhammed Esed

Böylece, ondan ümitlerini kesince, (aralarında konuyu) görüşmek üzere bir kenara çekildiler. En büyükleri: “Babanızın sizden, Allah’ı şahit tutarak söz aldığını ve ayrıca bundan önce Yusuf konusunda nasıl güven kırıcı davrandığınızı hatırlamıyor musunuz?” ⁸¹ dedi, “Bunun için ben artık, babam bana izin verinceye kadar bu ülkeden ayrılmayacağım; yahut Allah lehimde bir hüküm verinceye kadar. ⁸² Çünkü O hükmedenlerin en iyisidir.

Mustafa Çavdar

Kardeşleri onu kurtarmaktan ümitlerini kesince, kendi aralarında konuşmak için bir kenara çekildiler. Ağabeyleri dedi ki: “Babanızın, Allah’a yemin ettirerek sizden söz aldığını bilmiyor musunuz? Üstelik yıllar önce de Yusuf’a yaptığınız kötülük ortada. Vallahi ben, babam bana dönüş izni verinceye kadar yahut hüküm verenlerin en iyisi olan Allah hakkımdaki hükmünü verinceye kadar buradan ayrılmayacağım.” 95/8

Ahmet Tekin

Kardeşlerini kurtarmaktan ümitlerini kesince, gizli görüşmek üzere bir kenara çekildiler. Büyükleri: “Babanızın sizden Allah adına söz aldığını, daha önce de Yûsuf'la ilgili verdiğiniz söze hıyanet ederek, yalan bir senaryo icat ettiğinizi bilmiyor musunuz? Babam, bana izin verinceye veya benimle ilgili Allah'ın hükmü gelinceye kadar, bu ülkeden asla ayrılmayacağım. O hâkimlerin en âdili, en hayırlı icraat yapanıdır.” dedi.

Mustafa İslamoğlu

Bu şekilde ondan umutlarını kesince, baş başa verip durumu gizlice görüşmek için bir kenara çekildiler.[¹⁸⁹⁸] Büyükleri dedi ki: “Bilmiyor musunuz ki, babanız sizden[¹⁸⁹⁹] Allah adına söz alıp yemin ettirmişti? Zaten daha önce Yusuf konusunda da güven zedelemiştiniz. Şu durumda, babam bana izin verinceye ya da Allah lehimde hüküm verinceye kadar ben bu ülkeden asla ayrılmayacağım: Zira Allah en iyi hükmü verendir.

Ömer Nasuhi Bilmen

Vaktâ ki, ondan ye'se düştüler, birbiriyle fısıldaşarak başkalarından ayrıldılar. Büyükleri dedi ki: «Babanızın muhakkak Allah'a yemin ile teminat almış olduğunu ve sizin evvelce de Yusuf'un hakkında yapmış olduğunuz kusuru bilmediniz mi? Artık babam bana izin verinceye değin veya benim için Cenâb-ı Hak hükmedinceye değin bu yerden ayrılmam ve O, hükmedenlerin hayırlısıdır.»

Orhan Kuntman

(Bünyamin'i kurtarmaktan) Umudlarını kesince (on kardeş aralarında) fısıldaşarak bir tarafa çekildiler, büyükleri: "Babanızın (Bünyamin'i geri götürmek için) sizden Allah adına kesin bir söz aldığını ve daha önce de Yusuf hakkında işlediğiniz kusuru unuttunuz mu? Artık babam bana (avdet için) izin verinceye dek veya benim için (Bünyamin'in herhangi bir sebeple serbest bırakılmasına) Allah hükmedinceye kadar ben asla Mısır'dan ayrılamam, hükmedenlerin elbet en hayırlısıdır O!

Osman Fırat

Ondan (Bünyaminden) ümitlerini kesince, kendi aralarında konuşmak üzere bir kenara çekildiler. Büyükleri dedi ki: "Babanızın Allah adına sizden söz aldığını, daha önce de Yûsuf hakkında işlediğiniz kusuru bilmiyor musunuz? Artık babam bana izin verinceye veya Allah, hakkımda hükmedinceye kadar buradan asla ayrılmayacağım. O, hükmedenlerin en hayırlısıdır. "

Şaban Piriş

Ümitsizliğe düşünce, konuşmak üzere bir kenara çekildiler. Büyükleri şöyle dedi:-Babanızın Allah'a karşı sizden bir söz aldığını, daha önce Yusuf meselesinde de ileri gittiğinizi bilmiyor musunuz? Artık babam bana izin verene veya Allah hakkımda hüküm verene kadar bu yerden ayrılmayacağım. O, hükmedenlerin en iyisidir.

Satıraltı Meal (1534)

Pes ol vaḳt ki andan ümīẕ kesdiler sırr‐ıla söyleşüp ḳurtuldılar.Eyitdi anlaruñ uluları: Bilmez misiz sizüñ atañuz size and virdi Allāh adı‐na ve andan siz red eyledüñüz Yūsufda. Daḫı pes ayrılup gitmezin Mıṣr yirinden destūr virmeyince baña atam, yā baña Allāh çıḳmaḳa taḳdīr eyleme‐yince. Ol ḥakīmlerüñ yigregidür.

Suat Yıldırım

Vakta ki Yusuf'un onu vermesinden ümitlerini kestiler. Bir yana çekilip aralarında fısıldaşarak şöyle konuşmaya başladılar. Ağabeyleri dedi ki: “Allah'ı şahit tutarak babanıza kesin söz verdiğinizi ve daha önce Yusuf hakkında da işlediğiniz kusuru nasıl olur da bilmezlikten gelebilirsiniz? Ne yüzle döneceksiniz? Ben buradan bir adım bile atmam, ayrılmam; ancak babam bana izin verirse yahut hüküm verenlerin en hayırlısı olan Allah hükmünü bildirirse, o başka! ”

Süleyman Ateş

Ondan umudu kesince aralarında konuşmak üzere (bir kenara) çekildiler. Büyükleri dedi ki: "Babanızın sizden Allah adına kesin söz aldığını; daha önce de Yusuf hakkında işlediğiniz kusuru bilmiyor musunuz? Babam bana izin verinceye, yahut Allah benim için hükmedinceye kadar bu yerden ayrılmayacağım. O, hükmedenlerin en iyisidir."

Süleyman Tevfik (1927)

Bünyamin'i bu sûretle kurtarmakdan me'yûs olduklarında aralarında müşâvere itdiler. Büyükleri: "Bilmiyor mısınız ki babanız, bunun içün sizden Allâh ile 'ahid ve mîsâk aldı ve ondan evvel Yûsuf'a neler yapdınız. Ben, babam bana izin virmedikce ve yâhud Cenâb-ı Hak bana hüküm itmedikce yerimden kımıldamam, o Allâh ahkemu'l hâkimîndir.

Süleymaniye Vakfı

Ondan umutlarını kesince bir yana çekilip fısıldaştılar: Büyükleri dedi ki “Bilmiyor musunuz babamız sizden Allah adına kesin söz almıştı? Daha önce de Yusuf’a karşı aşırılıklar yapmıştınız. Ben buradan hiçbir yere ayrılmam. Babamın izni olur ya da Allah benimle ilgili bir karar verirse başka; en iyi kararı o verir.

Ahmet Varol

Ondan ümitlerini kesince aralarında konuşmak üzere bir yana çekildiler. Büyükleri dedi ki: "Babanızın sizden Allah adına kesin söz aldığını ve bundan önce Yusuf hakkında işlediğiniz hatayı bilmiyor musunuz? Ben, babam bana izin verinceye yahut Allah benim için hükmünü verinceye kadar bu yerden ayrılmayacağım. O, hüküm verenlerin en hayırlısıdır.

Ümit Şimşek

Kardeşlerinden ümidi kesince bir kenara çekilip fısıldaşmaya başladılar. Büyükleri dedi ki: “Babanızın sizden Allah adına sağlam bir yemin aldığını ve bundan önce de Yusuf hakkında kusur ettiğinizi bilmiyor musunuz? Babam müsaade edinceye veya hakkımda Allah bir hüküm verinceye kadar ben bu yerden ayrılmayacağım. O, hüküm verenlerin en hayırlısıdır.

Yaşar Nuri Öztürk

Yûsuf'tan ümidi kesince bir kenara çekilip tartışmaya başladılar. Büyükleri dedi ki: "Babanızın sizden Allah adına garanti aldığını, daha önce Yûsuf'a yaptığınız haksızlığı bilmez misiniz? Babam bana izin verinceye, yahut da Allah hakkımda hükmedinceye kadar bu ülkeden ayrılmayacağım. Yargıçların en hayırlısıdır O."

Ali Bulaç

Ondan umutlarını kestikleri zaman, (durumu) kendi aralarında görüşmek üzere bir yana çekildiler. Büyükleri dedi ki: 'Babanızın size karşı Allah adına kesin bir söz aldığını ve daha önce Yusuf konusunda yaptığımız aşırılığı (işlediğimiz suçu) bilmiyor musunuz? Artık (bundan böyle) ben, ya babam bana izin verinceye veya Allah bana ilişkin hüküm verinceye kadar (bu) yerden kesin olarak ayrılamam. O, hüküm verenlerin en hayırlısıdır.'

Ali Fikri Yavuz

Yûsuf'dan ümidlerini kesince, fısıldayarak tenhaya çekildiler. Onların büyüğü şöyle dedi: “- Babanızın sizden Allah adına sağlam söz (yemin) almış olduğunu, bundan önce de Yûsuf hakkında ettiğiniz kusuru bilmiyor musunuz? Artık ben, babam bana izin verinceye veya Allah hakkımda bir hüküm (ölüm) takdir edinceye kadar, buradan ayrılmam. O, hâkimlerin hayırlısıdır.

Bahaeddin Sağlam

Kardeşlerinden ümitlerini kesince, gizli bir görüşmeye geçtiler. Büyük kardeşleri dedi ki: “Babanızın sizden Allah adına kuvvetli bir söz aldığını ve daha önce Yusuf’a neler yaptığınızı biliyorsunuz. Babam bana izin verinceye veya Allah hükmünü gösterinceye kadar, bu yerden ayrılmayacağım. Şüphesiz Allah, hükmedenlerin en iyisidir.”

Bayraktar Bayraklı

Ondan ümitsizliğe düşünce, konuşmak üzere bir kenara çekildiler. Büyükleri şöyle dedi: “Babanızın, Allah adına sizden kesin söz aldığını ve daha önce Yûsuf'a yaptığınız işi bilmiyor musunuz? Babam gelmeme izin verinceye veya hükmedenlerin en iyisi olan Allah, benim için hüküm verinceye kadar buradan ayrılmayacağım.”