Yusuf Suresi 81. Ayet

Arabic Uthmani · Diyanet İşleri

81. Ayet

اِرْجِعُٓوا اِلٰٓى اَب۪يكُمْ فَقُولُوا يَٓا اَبَانَٓا اِنَّ ابْنَكَ سَرَقَۚ وَمَا شَهِدْنَٓا اِلَّا بِمَا عَلِمْنَا وَمَا كُنَّا لِلْغَيْبِ حَافِظ۪ينَ

“Siz babanıza dönün ve deyin ki: “Ey babamız! Şüphesiz oğlun hırsızlık etti, biz ancak bildiğimize şahitlik ettik. (Sana söz verdiğimiz zaman) gaybı (oğlunun hırsızlık edeceğini) bilemezdik.”

Diğer Türkçe mealler

Abdulbaki Gölpınarlı

Siz babanıza dönün de baba deyin, oğlun hırsızlık etti ve biz, ancak bildiğimizi söyleyerek tanıklıkta bulunduk, gizli olanıysa zaten bilemeyiz.

Besim Atalay (1965)

Dönüp babanıza dersiniz ki: «Ey babamız! Oğlun hırsızlık etti, biz yalnız, bildiğimiz bir nesneye tanıkız, göze görünmeyeni bizler koruyamayız

Cemal Külünkoğlu

(Size gelince) siz babanıza dönüp gidin ve ona deyin ki: “Ey babamız! Oğlun hırsızlık yaptı. Biz ancak bildiğimiz şeye şahitlik ediyoruz (kaybolan su kabının onun yükünden çıktığını gördük). (Sana söz verdiğimiz zaman) gaybı (oğlunun hırsızlık yaparak alıkonacağını) bilemezdik.”

Cemil Said (1924)

"Pederinizin nezdine ’avdet idiniz âna diyiniz ki: "Ey peder senin oğlun bir sirkat icrâ itdi biz yalnız bildiğimiz şeye şehâdet idebilüriz ve gâibi bilemeyiz."

Diyanet Vakfı

Babanıza dönün ve deyin ki: «Ey babamız! Şüphesiz oğlun hırsızlık etti. Biz, bildiğimizden başkasına şahitlik etmedik. Biz gaybın bekçileri değiliz.

Edip Yüksel

"Babanıza dönün ve şunları söyleyin: 'Ey babamız, oğlun hırsızlık yaptı. Biz ancak bildiğimiz şeye tanıklık ediyoruz. Gizli işlenen bir şeyi önleyemezdik.'"

Elmalılı Hamdi Yazır

Siz dönün babanıza da deyin ki ey bizim babamız, inan oğlun hırsızlık etti, biz ancak bildiğimize şehadet ediyoruz yoksa gaybin hafızları değiliz

Elmalılı (Sadeleştirilmiş)

"Siz dönün de babanıza deyin ki: Ey babamız! İnan ki, oğlun hırsızlık yaptı. Biz ancak bildiğimize şahitlik ediyoruz. Yoksa gaybın bekçileri değiliz."

Emrah Demiryent

(Size gelince...) Siz babanıza dönüp gidin ve ona deyin ki: ‘Ey babamız! Oğlun hırsızlık yaptı. Biz ancak bildiğimiz şeye şahitlik ediyoruz (kaybolan su kabının onun yükünden çıktığını gördük). (Sana söz verdiğimiz zaman) gaybı (oğlunun hırsızlık yapacağını) bilemezdik.

Abdullah-Ahmet Akgül

"Dönün babanıza ve deyin ki: Ey babamız, senin (o çok sevdiğin ve güvendiğin) oğlun (Bünyamin), gerçekten hırsızlık etti. Biz, (görüp) bildiğimizden başkasına şahitlik etmemekteyiz. Biz gaybın bekçileri (ve bilicileri) de değiliz."

Erhan Aktaş

“Siz dönün! Babanıza deyin ki: Ey babamız! İnan ki oğlun hırsızlık yaptı. Biz bildiğimizden başka bir şeye tanıklık etmedik; işin iç yüzünü de bilmiyoruz.”

Eski Anadolu Türkçesi

“dönüñ atañuzdın yaña eyidüñ iy atamuz! bayıķ oġluñ uġurladı. ŧanuķlıķ virmedük illā aña kim bildük daħı olmaduķ ġāyıb olaña śaķlayıcılar.

Hasan Basri Çantay

«Siz dönün, babanıza da deyin ki: — Ey pederimiz, oğlun, inan ki, (zaahiri emre nazaran) hırsızlık etdi. Biz bildiğimizden başkasına şâhidlik yapmadık. Gaybın bekçileri de değildik».

Hayrat Neşriyat

“(Siz) babanıza dönün de: 'Ey babamız! Gerçekten oğlun (Bünyâmin) hırsızlık etti. Hâlbuki (biz) ancak bildiğimize şâhidlik ettik; gaybın muhâfızları da değiliz, (sana söz verirken Bünyâmin'in hırsızlık edeceğini bilemedik)' deyin!”

İhsan Aktaş

(Onların büyüğü devamla dedi ki:) Şimdi siz gidin ve babanıza vararak deyin ki, ey baba! Oğlun hırsızlık yaptı (gerçi onu hırsızlık yaparken görmedik): Hâlbuki biz bildiğimizden ve (kralın su kabını Bünyamin’in yükünde) gördüğümüzden başkasına şahit değiliz ve sana söz vermiş olsak da, onu bizim göremeyeceğimiz gizli tehlikelere (bela ve musibetlere) karşı da koruyamazdık.”

İlyas Yorulmaz

“Babanıza dönün ve ona deyin ki” Ey Babamız! Oğlun hırsızlık yaptı. Biz yalnızca bildiğimizden başkasına şahitlik yapmayız. Bizim dışımızda olan hırsızlık olayından (kardeşimizi) koruyucular olamadık.”

İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu

Babnızın yanına dönün de ona deyin: "Ey babamız ! işte senin oğlun hırsızlık etti. Biz ancak gördüğümüze tanık olduk, o kadar. Gözle görünmiyene gelince onu bilemezdik.

İsmail Hakkı İzmirli

Babanıza dönün, deyin ki «— Baba! Oğlun hırsızlık etmiştir, biz ancak bildiğimize [²] şahit olduk, gaybe [³] vâkıf değildik.

İsmail Yakıt

“Babanıza dönünüz ve deyiniz ki: “Ey babamız! Şüphesiz oğlun hırsızlık yaptı. Biz bildiğimizden başka şeye şahit değiliz. Biz algılanamayanın [ğayb] muhafızı da değiliz.”¹⁵

Kadri Çelik

Babanıza dönün ve deyin ki: “Ey Babamız! Senin oğlun hırsızlık yaptı, biz bildiğimizden başka bir şeye şahitlik etmedik ve biz gaybın kollayıcıları da değiliz.”

Abdullah Parlıyan

Size gelince, siz babanıza dönüp gidin ve ona ey baba! Oğlun hırsızlık yaptı; fakat biz bildiğimizden ve gördüğümüzden başkasına şahit değiliz ve sana söz vermiş olsak da, onu bizim göremeyeceğimiz gizli tehlikelere karşı da koruyamazdık ki” deyiniz.

Kuran Yolu

Babanıza dönün ve deyin ki: “Ey babamız! Şüphesiz oğlun hırsızlık etti. Biz de ancak bilip gördüğümüze tanıklık ettik. (Koruma sözü verdik ama) bilgimiz dışında kalan olaylara karşı da onu koruyamazdık.

Mahmut Kısa

“Şimdi babanızın yanına dönün ve ona deyin ki: “Baba, inan ki oğlun Bünyamin hırsızlık yaptı. Gerçi onu hırsızlık yaparken görmedik, biz ancak,bilgimiz ölçüsünde olup bitenlere şahit olduk; bilgi ve idrâk sınırlarımızın ötesinde neler olup bittiğini, yani gaybı elbette bilemeyiz.”

Mahmut Özdemir

Babanıza dönün, deyin ki: “Ey babamız! Senin oğlun, hırsızlık yaptı. Bildiğimizden başka şeye şahid olmadık. Gayb için muhafızlar / koruyucular değildik”.

Mehmet Çakır

Şimdi siz doğruca babanıza gidin ve deyin ki: Baba!!! Ne yazık ki oğlun hırsızlık yaptı, biz de maalesef görgü şahidi olduk ama, işin iç yüzünü bilmiyoruz.

Mehmet Çoban

"Babamıza dönün! Deyin ki: Ey babamız oğlun hırsızlık etti. Biz ancak bildiğimize şahitlik ederiz. Su tasının onun yükünden çıktığını gördük. Ötesini bilmiyoruz. Gizli bir şey varsa onu bilmeyiz."

Mehmet Okuyan

Babanıza dönün ve deyin ki: “Ey babamız! Oğlun hırsızlık yapmış. Biz sadece bildiğimize şahitlik ettik. Biz bilinemeyenlerin bekçileri de değiliz.

Mehmet Türk

(Yûsuf): “Dönün ve babanıza; ‘Ey babamız! Senin oğlun, gerçekten hırsızlık etti. Biz, kesinlikle gördüğümüzü söylüyoruz, bunun böyle olacağını da bilemezdik ki...¹

Muhammed Esed

[Size gelince] siz babanıza dönüp gidin ve ona “Ey babamız!” deyin, “Oğlun hırsızlık yaptı; fakat biz bildiğimizden, gördüğümüzden başkasına şahit değiliz; ⁸³ ve [sana söz vermiş olsak da onu] bizim göremeyeceğimiz [gizli] (tehlikelere) karşı da koruyamazdık. ⁸⁴

Mustafa Çavdar

“Siz dönün, babanıza gidin ve deyin ki, ‘Ey babamız! Senin oğlun hırsızlık yapmış, biz sadece görüp bildiğimize şahitlik ettik. Biz bilgimiz dışında olan bir şeyi de koruyamayız.”

Ahmet Tekin

“Babanıza dönün ve ey babamız, oğlun hırsızlık yaptı. Biz çaldığını görmedik. Ancak, altın tasın yükünden çıkarıldığına şahidiz, gözümüzün önünde olmayan bir şeyden dolayı onu koruyamazdık, deyin.”

Mustafa İslamoğlu

Babanıza dönünüz ve “Ey babamız!” deyiniz, “Oğlun hırsızlık yaptı;[¹⁹⁰⁰] ne ki biz sadece bilip gördüğümüzün şahidiyiz: Üstelik biz, bilip gördüğümüz dışında olup bitenlerin sorumlusu da değiliz![¹⁹⁰¹]

Ömer Nasuhi Bilmen

«Babanıza dönün de deyiniz ki, Ey pederimiz! Şüphe yok ki, oğlun hırsızlıkta bulundu. Biz bildiğimiz şeyden başkasına şehâdet eder olmadık, ve biz gaybı (bilip onu) hıfzediciler değiliz.»

Orhan Kuntman

Siz babanıza dönün ve "Ey babamız şüphe yok ki, oğlun (Bünyamin) bir hırsızlıkta bulundu. (Kralın değerli su kabını çaldı) Biz gördüğümüz şeyden başkasına şahitlik etmedik. (Çalınan su kabının onun yükünden çıktığım gözlerimizle gördük) Biz elbette gaybın bekçileri değildik. (Kardeşimizi geri getirmeye kesin söz verdik, ama hırsızlık yapacağını biz nereden bilebilirdik)

Osman Fırat

Babanıza dönün, deyin ki: ’’ Ey babamız, oğlun hırsızlık etti! Biz ancak bildiğimize şâhidlik ettik, Biz gayba da muhafızlık eden de değildik.

Şaban Piriş

Siz dönün, babanıza gidin ve deyin ki: -Ey Babamız! Senin oğlun hırsızlık yaptı, bu bildiğimizden başka bir şey görmedik; görülmeyeni de bilmeyiz.

Satıraltı Meal (1534)

Dönüñüz atañuza. Varuñuz, eyidüñüz: Yā atamuz senüñ oġluñ uġrılıḳeyledi, daḫı ṭanuḳluḳ virmedük illā bildügümüz nesneye. Daḫı biz ġaybıbilmedük, didiler.

Suat Yıldırım

“Siz dönün, babanıza deyin ki: “Sevgili babamız, bizler farkına varmadanoğlun inan ki hırsızlık etmiş. Biz ancak bildiğimize şahitlik ediyoruz. (Söz verdiğimiz zaman, bu durumun ortaya çıkacağını nereden bilebilirdik? )Gayb bize emanet edilmiş değil ki! ”

Süleyman Ateş

Babanıza dönün, deyin ki: Ey babamız, oğlun hırsızlık etti! Biz ancak bildiğimize şahidlik ettik (tasın, onun yükünden çıktığını gördük, ötesini bilmiyoruz), Biz gizliyi bilenler değiliz.

Süleyman Tevfik (1927)

"Babanızın yanına 'avdet idiniz ve ona: 'Ey babamız oğlun hırsızlık itdi. Biz ancak gördüğimiz ve bildiğimiz şeye şehâdet ideriz. Biz gayba âşinâ değiliz.'

Süleymaniye Vakfı

Babanızın yanına dönün de deyin ki “Babamız! Oğlun hırsızlık yaptı. Biz sadece bildiğimize şahitlik ederiz. İşin aslını kavrayacak durumda da değiliz.

Ahmet Varol

Siz babanıza dönün ve deyin ki: "Ey babamız! Oğlun hırsızlık etti. Biz bildiğimizden başkasına şahitlik etmedik. Gaybın kollayıcıları da değildik.

Ümit Şimşek

“Babanıza dönün ve deyin ki: Baba, oğlun hırsızlık yaptı. Biz ancak bildiğimiz şeye şahitlik ediyoruz. Yoksa biz gaybın bekçisi değiliz.(8)

Yaşar Nuri Öztürk

Babanıza dönüp şöyle deyin: "Ey babamız, oğlun hırsızlık etti. Biz sadece bildiğimize tanıklık ettik. Biz gaybı bilenler değiliz."

Ali Bulaç

'Dönün babanıza ve deyin ki: '-Ey babamız, senin oğlun gerçekten hırsızlık etti. Biz, bildiğimizden başkasına şahitlik etmedik. Biz gaybın kollayıcıları değiliz.'

Ali Fikri Yavuz

Siz, babanıza dönün ve ona şöyle deyin: “- Ey babamız! İnan ki, oğlun hırsızlık etti. Biz ancak bildiğimize şâhidlik ediyoruz; yoksa gaybın bekçileri değiliz.

Bahaeddin Sağlam

İşte babanıza dönün! Deyin ki: “Oğlun kesinlikle hırsızlık yaptı. Biz yalnızca bildiğimize tanıklık ettik. Biz gayb âlemini bilenler de değiliz.” (Bir şey yapmadığı takdirde, onu sana getireceğimize söz vermiştik.)

Bayraktar Bayraklı

“Siz babanıza dönüp deyiniz ki: Ey babamız! Doğrusu, oğlun hırsızlık yaptı. Biz bildiğimizden başka bir şey görmedik. Gaybı da bilmeyiz.”