Yusuf Suresi 85. Ayet

Arabic Uthmani · Diyanet İşleri

85. Ayet

قَالُوا تَاللّٰهِ تَفْتَؤُ۬ا تَذْكُرُ يُوسُفَ حَتّٰى تَكُونَ حَرَضًا اَوْ تَكُونَ مِنَ الْهَالِك۪ينَ

Oğulları, “Allah’a yemin ederiz ki, sen hâlâ Yusuf’u anıp duruyorsun. Sonunda üzüntüden eriyip gideceksin veya helâk olacaksın” dediler.

Diğer Türkçe mealler

Abdulbaki Gölpınarlı

Allah'a andolsun dediler, hala Yusuf'u anıp durmadasın, sonunda hastalanıp eriyecek, yahut da helak olup gideceksin.

Besim Atalay (1965)

Oğulları dediler: «Allaha ant ederiz, sen Yusuf'u andıkça, ya hasta olacaksın, ya da yoğalacaksın!»

Cemal Külünkoğlu

(Babalarının içler acısı durumunu gören oğulları) dediler ki: “Vallahi, sen hâlâ Yusuf'u anıp duruyorsun. Sonunda (bu hasret) seni yiyip bitirecek ve kendini telef edip gideceksin.”

Cemil Said (1924)

Oğulları didiler ki: "Allâh ’aşkına sen ölünceye kadar, keder seni helâk idinceye kadar Yûsuf’dan bahs itmekden vaz geçmiyecek misin?"

Diyanet Vakfı

(Oğulları:) «Allah'a andolsun ki sen hâla Yusuf'u anıyorsun. Sonunda ya hasta olacaksın ya da büsbütün helâk olacaksın!» dediler.

Edip Yüksel

Dediler ki: "ALLAH'a andolsun, Yusuf'u anmaya devam edersen ya hasta düşeceksin veya öleceksin."

Elmalılı Hamdi Yazır

Tellahi dediler, halâ Yusüfün anıb duruyorsun, nihayet gamdan eriyeceksin veya helâk olanlara karışacaksın

Elmalılı (Sadeleştirilmiş)

Dediler ki: "Hâlâ Yusuf'u sayıklayıp duruyorsun. Allah'a yemin ederiz ki, sonunda eriyip gideceksin, tükenip helak olacaksın. Hayret doğrusu!"

Emrah Demiryent

(Ya‘kûb’un evlatları) dediler ki: “(Ey babamız!) Sen hâlâ Yûsuf’u anıp duruyorsun. Allah’a yemin olsun ki, (bu üzüntünle) sonunda (ya kahrından) hastalanacaksın ya da helâke uğrayanlardan olacaksın!”

Abdullah-Ahmet Akgül

(Evlatları ise ona:) "Allah adına, hayret ki (sen) hâlâ Yusuf’u anıp durmaktasın. Sonunda (ya kahrından çok ağır şekilde) hastalanacaksın, ya da helake uğrayanlardan olacaksın" diyerek (çıkışmışlardı.)

Erhan Aktaş

“Yusuf'u anmaya devam edersen, vallahi sonunda üzüntünden ya hasta olacaksın veya öleceksin.” dediler.

Eski Anadolu Türkçesi

eyittiler “ta'llāhi! hemįşe olursın añarsın yūsuf’ı tā olasın helāke yaķın olmış yā olasın helāk olıcılardan.”

Hasan Basri Çantay

Dediler ki: «Haalâ Yuusufu anıb duruyorsun. Andolsun ki sonunda ya kederinden hastalanıb eriyeceksin, yahud helake uğrayanlardan olacaksın».

Hayrat Neşriyat

(Evlâdları:) “Allah'a yemîn olsun ki (sen) dermansız bir hastalığa tutuluncaya veya helâke uğrayan kimselerden oluncaya kadar Yûsuf'u anıp durmaktan geri kalmayacaksın!” dediler.

İhsan Aktaş

Bunun üzerine, ona) dediler ki: “Hayret vallahı! Sen hâlâ Yusuf’u anarak, sonunda hasta olacaksın ya da helâke uğrayanlardan olacaksın!”*

İlyas Yorulmaz

Oğulları babalarına “Yusuf’u sürekli anman, ya seni hasta yatağına düşürecek, ya da helak olup gideceksin” dediler.

İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu

Dediler: "Allah’a ant olsun ki sen Yusuf diye diye sonunda ya üzüntüden yıpranacaksın, ya da ölüp gideceksin."

İsmail Hakkı İzmirli

Oğulları «— Tanrıya ant olsun ki sen Yusuf diye diye hasta veya helâk olacaksın» dediler.

İsmail Yakıt

(Oğulları) dediler ki: “Allah’a yemin olsun ki hâlâ Yûsuf’u anıp duruyorsun. Öyle ki ya eriyip gideceksin ya da helak olanlardan olacaksın!”

Kadri Çelik

“Allah'a yemin olsun ki sen yıkıma yüz tutuncaya kadar veya yıkıma uğramışlardan oluncaya değin Yusuf'u anıp durmaktan geri kalmayacaksın” dediler.

Abdullah Parlıyan

Oğulları; “Allah şahittir ki, sen Yûsuf'u anmaktan hasta olacaksın veya yok olup gideceksin!” dediler.

Kuran Yolu

Oğulları, “Allah’a andolsun ki, sen ‘Yûsufum!’ diye diye sonunda ya hasta olacaksın ya da büsbütün helâk olacaksın!” dediler.

Mahmut Kısa

Onun bu içler acısı hâlini gören oğulları, “Allah aşkına!” diyorlardı, “Yûsuf’u o kadar anıyorsun ki, bu gidişle tamamen çökeceksin, hattâ bu keder yüzünden, korkarız kahrından ölüp gideceksin! Böyle ağlayıp sızlanmakla neyi değiştirebilirsin ki?”

Mahmut Özdemir

Dediler ki: -“Tallâhi / Allah’a yemin olsun! Yûsuf’u hâlâ anıp duruyorsun; Tâ ki eriyip gidiyorsun veya Helâk oluyorsun!”.

Mehmet Çakır

Çocukları: " Vallahi baba! Yusuf diye diye yataklara düşüp canından olacaksın. "

Mehmet Çoban

Oğulları babalarına dediler ki: "Vallahi sen Yusuf’un yasıyla hasta olacaksın! Yahut öleceksin!"

Mehmet Okuyan

(Oğulları:) “Allah’a yemin olsun: [*] Sen hâlâ Yusuf’u anıyorsun. Sonunda ya perişan olacak ya da helak olanlardan olacaksın!” demişlerdi.

Mehmet Türk

(Onu bu halde görenler): “Hayret vallahi! Sen, sürekli Yûsuf’u anıp durmaktan, sonunda ya çok kötü hastalanacaksın ya da öleceksin.” dediler.¹

Muhammed Esed

“Allah şahittir ki” dediler, “(bu) Yusuf’un anısı seni iyice çökertmeden ya da öldürmeden peşini bırakmayacak!”

Mustafa Çavdar

Oğulları: “Baba! Vallahi Yusuf’um diye diye kendini mahvediyorsun. Bu kederinden bir gün yataklara düşeceksin, hatta ölüp gideceksin!” dediler.

Ahmet Tekin

Oğulları: “Allah'a andolsun ki, sen hâlâ Yûsuf'u sayıklayıp duruyorsun. Sonunda ya üzüntüden yatağa düşeceksin, yahut da eriyip tükeneceksin.” dediler.

Mustafa İslamoğlu

“Hayret vallahi!” dediler, “Hâlâ Yusuf’tan söz etmeyi sürdürüyorsun; sonunda (bu hasret) seni yiyip bitirecek; ya da kendini telef edip gideceksin.”

Ömer Nasuhi Bilmen

Dediler ki: «Vallahi sen helâke yüz tutuncaya kadar veya helâk olmuşlardan oluncaya değin Yusuf'u anıp durmaktan geri kalmayacaksın.»

Orhan Kuntman

Bunun üzerine oğulları: "Sen hala Yusuf'u anıyorsun (oysa o çoktan öldü) Andolsun ki sonunda kederinden bitkin düşüp helâke uğrayanlardan olacaksın" dediler.

Osman Fırat

Dediler ki: "Vallahi sen, Yûsuf’u ana ana ya hasta olacaksın, ya da öleceksin!"

Şaban Piriş

-Allah'a yemin ederiz ki, Yusuf'u anıp durman seni bitkin düşürecek veya helak olacaksın, dediler.

Satıraltı Meal (1534)

Oġlanları eyitdiler: Vallāhi sen unutmazsın Yūsufı, ḥattā ḳayġudan çökme‐yince, yā helāk olmayınca, didiler.

Suat Yıldırım

Oğulları şöyle dediler: “Ömrün geçti gitti, hâlâ Yusuf'u dilinden düşürmüyorsun. Vallahi “Yusuf! ” diye diye kederden eriyeceksin veya büsbütün ölüp gideceksin”

Süleyman Ateş

Dediler ki: "Vallahi sen, Yusuf'u ana ana hasta olacaksın, yahut öleceksin!"

Süleyman Tevfik (1927)

Oğulları: "Yemîn ideriz ki sen Yûsuf'ı böyle düşüne düşüne, onun içün ağlaya ağlaya yâ aklını gayb idecek veyâ helâk olacaksın" didiler.

Süleymaniye Vakfı

Dediler ki “vallahi Yusuf diye diye elden ayaktan düşecek ya da ölüp gideceksin.”

Ahmet Varol

(Oğulları): "Vallahi, hayret! Hâlâ Yusuf'u anıp duruyorsun. Sonunda ya iyice eriyecek ya da helake düşenlerden olacaksın" dediler.

Ümit Şimşek

“Vallahi,” dediler, “hâlâ Yusuf'u anmaktan vazgeçmiyorsun. Böyle giderse yataklara düşecek veya helâk olup gideceksin.”

Yaşar Nuri Öztürk

Dediler ki: "Hâlâ Yûsuf'u anıp duruyorsun. Sonunda ya kederinden eriyeceksin yahut da helâk olup gideceksin."

Ali Bulaç

'Allah adına, hayret' dediler. 'Hâlâ Yusuf'u anıp duruyorsun. Sonunda (ya kahrından) hastalanacaksın ya da helake uğrayanlardan olacaksın.'

Ali Fikri Yavuz

Babalarına dediler ki: “Hâlâ Yûsuf'u anıp duruyorsun. Allah'a yemin ederiz ki, sonunda kederinden eriyeceksin veya helâke düşenlerden olacaksın.”

Bahaeddin Sağlam

Oğulları: “Allah’a andolsun ki; sen Yusuf’u anmaktan kendini alamıyorsun. Sonunda ya eriyeceksin veya yok olup gideceksin” dediler.

Bayraktar Bayraklı

Oğulları, “Allah'a andolsun ki sen hâlâ Yûsuf'u anıyorsun. Sonunda hasta olacaksın ya da büsbütün helâk olacaksın” dediler.