86. Ayet
قَالَ اِنَّمَٓا اَشْكُوا بَثّ۪ي وَحُزْن۪ٓي اِلَى اللّٰهِ وَاَعْلَمُ مِنَ اللّٰهِ مَا لَا تَعْلَمُونَ
Yakub, “Ben tasa ve üzüntümü ancak Allah’a arz ederim. Ben, Allah tarafından sizin bilmediğiniz şeyleri bilirim” dedi.
Arabic Uthmani · Diyanet İşleri
قَالَ اِنَّمَٓا اَشْكُوا بَثّ۪ي وَحُزْن۪ٓي اِلَى اللّٰهِ وَاَعْلَمُ مِنَ اللّٰهِ مَا لَا تَعْلَمُونَ
Yakub, “Ben tasa ve üzüntümü ancak Allah’a arz ederim. Ben, Allah tarafından sizin bilmediğiniz şeyleri bilirim” dedi.
Ben dedi, taşan derdimi, kederimi ancak Allah'a arzetmedeyim ve Allah tarafından sizin bilmediğiniz şeyleri biliyorum ben.
Yakup dedi onlara: «Ben kaygımı, tasamı Allaha yakınırım, ben Allahtan bilirim sizin bilmediğinizi
(Yakup) oğullarına dedi ki: “Ben acımı ve ıstırabımı yalnız Allah'a arz ediyorum ve Allah'ın bildirmesi sebebiyle sizin bilmediklerinizi de biliyorum.”
Ya’kûb "Ben şikâyetimi ve kederimi hep Allâh’a ’arz iderim Allâh bana sizin bilmediğinizi bildirdi."
(Ya'kub:) Ben gam ve kederimi sadece Allah'a arzediyorum. Ve ben sizin bilemiyeceğiniz şeyleri Allah tarafından (vahiy ile) biliyorum, dedi.
"Ben kahrımı ve tasamı ancak ALLAH'a şikayet ederim, sizin bilmediğinizi ALLAH'tan biliyorum," dedi.
Ben, dedi, dolgunluğumu, huznümü ancak Allaha şikayet ederim ve Allahdan sizin bilemeyeceğiniz şeyler bilirim
Dedi ki: "Ben hüznümü, kederimi ancak Allah'a şikayet ederim ve Allah tarafından sizin bilmediğiniz şeyleri de bilirim."
(Ya‘kûb) dedi ki: “(Ben derdimi ne size ne de başka birine anlatıyorum, niçin beni teselli etmeye kalkıyorsunuz!) Ben hüznümü ve kederimi sadece Allah’a arzediyorum. Ve ben sizin bilemeyeceğiniz şeyleri Allah tarafından (vahiy ile) biliyorum.”
(Hz. Yakub:) "Ben bu büyük acımı ve tüm sıkıntılarımı sadece Allah’a arz ediyorum. (Başka hiç kimseye ne minnet ediyorum ne de medet bekliyorum.) Ve Allah’tan (bir feraset ve faziletle) sizin bilmediğiniz (ve akıl erdiremediğiniz) şeyleri de biliyorum (ve bekliyorum)" açıklamasını yapmıştı.
“Gönlümden geçenleri ve kederimi yalnızca Allah'a arz ediyorum. Ve Allah tarafından bilmeyeceğiniz şeyleri bilirim.” dedi.
eyitti “bayıķ şiķāyet eylerin ķatı ķayġumı daħı ķayġumı Tañrı’ya daħı bilürin Tañrı’dan anı kim bilmezsiz”
(Ya'kub da): «Ben (taşan) kederimi, mahzunluğumu yalınız Allaha şikâyet ediyorum. Ben Allah tarafından sizin bilmeyeceğiniz (nice) şeyleri de biliyorum» dedi.
(Ya'kub) dedi ki: “(Ben) gam ve kederimi ancak Allah'a şikâyet ediyorum.(2)Çünki Allah tarafından, sizin bilemeyeceğiniz şeyleri biliyorum.”
(Yakub) oğullarına dedi ki: “Ben acımı ve ızdırabımı yalnız Allah’a arz ediyorum. Ve ben sizin bilemiyeceğiniz şeyleri Allah tarafından (vahiy ile) biliyorum, dedi.*
Babaları “Ben endişelerimi ve üzüntümü Allah’a şikâyet ediyorum. Sonra ben sizin bilmediklerinizi Allah tarafından (bana vahyediyor) biliyorum” dedi.
Yakup dedi: "Ben acımdan, kaygımdan dolayı yalnız Allah’ıma yakınıyorum. Sizin bilmediklerinizi ben Allah’ın yardımıyla çok iyi bilirim.
Yakup dedi ki: «— Kalbimde tutamadığım kederimi, hüznümü ancak Allah/a arz ederim. Ben sizin bilmediklerinizi bilirim».
(Yakup) “Ben düşüncemi dağıtan tasamı/derdimi [bessi] ve üzüntümü ancak Allah’a arz ederim. Ben Allah tarafından sizin bilmediklerinizi bilirim” dedi.
(Yakup,) “Ben üzüntü ve tasamı yalnız Allah'a açarım. Allah katından, sizin bilemeyeceklerinizi bilirim” dedi.
Ya'kub: “Ben tasamı ve üzüntümü ancak Allah'a havale ederim. Çünkü ben sizin bilemeyeceğiniz şeyleri, Allah tarafından vahiy ile biliyorum” dedi.
Ya‘kūb da şöyle dedi: “Ben acımı ve kederimi ancak Allah’a arz ediyorum ve ben sizin bilmediklerinizi Allah’tan gelen bilgiyle biliyorum.
Yakup, “Siz beni anlamıyorsunuz. Ben,” dedi, “derdimi ve tasamı, ancak Allah’a şikâyet ediyorum ve Allah tarafından, sizin bilmediğiniz şeyleri biliyorum.”
Dedi ki: “Üzüntümü ve derdimi, Allah’a şikâyet ediyorum. Bilmeyeceğiniz şeyleri Allah tarafından biliyorum”.
Yakûp: " Çocuklar! ben, Allah'a sadece dertlerimi ve acılarımı iletiyorum. Ama bu arada ondan, sizin bilemeyeceğiniz bazı işaretler de alıyorum.
Yakup onlara dedi ki: "<>"Şüphesiz ben üzüntümü ve tasamı sadece Allah’a arz ediyorum! Sizin bilmediğinizi Allah tarafından biliyorum!"
(Yakup ise) şöyle demişti: “Ben, kederimi ve hüznümü yalnızca Allah’a arz ediyorum. [*] Ben sizin bilemeyeceğiniz şeyleri Allah tarafından (Vahiy ile) biliyorum.
(Yâkûb): “Ben, bu dayanılmaz derdimi ve hüznümü sadece Allah’a şikâyet ediyorum. Sonra ben, Allah tarafından (verilen bir bilgi ile) sizin bilmediğiniz (birçok) şeyi de biliyorum.” dedi.
“Ben” dedi, “tasamı ve üzüntümü yalnızca Allah’a havale ediyorum; çünkü Allah katından sizin bilmediğinizi ⁸⁷ biliyorum ben.
Yakup, “Ben üzüntü, tasamı sadece Allah’a arz ediyorum ve ben Allah’ın lütfuna dair, sizin bilmediğiniz birçok şey biliyorum.” dedi. 12/96
“Ben gamımı, kederimi sadece Allah'a arzediyorum, şikâyet arzedilecek merci olarak sadece Allah'ı tanıyorum. Ben sizin bilemiyeceğiniz şeyleri, Allah tarafından gelen vahy ile biliyorum.” dedi.
“Ben derdimi[¹⁹⁰⁶] ve hüznümü sadece Allah’a arz ediyorum!”[¹⁹⁰⁷] dedi (ve ekledi): “Üstelik Allah sayesinde, sizin bilmediklerinizi biliyorum!
Dedi ki: «Ben derdimi ve hüznümü ancak Allah Teâlâ'ya arzederim, ve ben Allah Teâlâ'dan sizin bilmeyeceğiniz şeyi bilirim.»
Yakub ise: "Ben gam ve kederimi sadece Allah’a arzediyorum. (Ben Rabbimden asla umud kesmem) Ben Allah tarafından sizin bilmeyeceğiniz nice şeyleri biliyorum.
(Babaları ) dedi ki: ’’ Ben, tasa ve üzüntümü Allah’a şikayet ederim ve Allâh tarafından, sizin bilmediğiniz şeyleri bilirim. ’’
-Ben üzüntü ve tasamı yalnız Allah'a açarım. Allah tarafından, sizin bilmediklerinizi bilirim, dedi.
Ya‘ḳūb eyitdi: Ben şikāyet eylemezin ḥālümi ve ḳayġumı illā Tañrıya. Daḫıbilür‐men Tañrıdan siz bilmegeni, didi.
“Ben” dedi, “sıkıntımı, keder ve hüznümü sadece Allah'a arz ediyorum. Hem sizin bilemediğiniz birçok şeyi Allah tarafından vahiy yolu ile biliyorum. ”
Ben üzüntü ve tasamı yalnız Allah'a arz ederim ve Allah tarafından, sizin bilmediğiniz şeyleri bilirim. dedi.
Ya'kûb: "Benim gamım ve hüznümden şikâyetim ancak Allâh Te'âlâ'yadır. Ve ben Allâh tarafından sizin bilmediğiniz şeyleri bilirim"
Yakup dedi ki “Ben üzüntümü ve kederimi yalnız Allah’a açıyorum. Allah’ın bildirmesi sebebiyle sizin bilmediğiniz bir şeyi de biliyorum.
O da şöyle dedi: "Ben keder ve üzüntümü yalnız Allah'a açarım ve Allah katından sizin bilmediğinizi bilirim.
Yakub “Ben derdimi ve üzüntümü Allah'a şikâyet ediyorum,” dedi. “Ve, Allah'ın lütfuyla, sizin bilmediğinizi biliyorum.
Dedi ki: "Ben, içimi doldurup taşan özlemimi, kederimi Allah'a arz ederim. Ve Allah'ın yardımıyla sizin bilmediğiniz şeyleri bilirim."
Dedi ki: 'Ben, dayanılmaz kahrımı ve üzüntümü yalnızca Allah'a şikayet ediyorum. Ben Allah'tan (bir bilgi olarak) sizin bilmediğinizi de biliyorum.'
O (Yâkup A.S.) dedi ki: “- Ben, büyük kederimi ve hüznümü ancak Allah'a şikâyet ediyorum ve Allah katından (vahy ile), sizin bilemiyeceğiniz şeyleri de biliyorum.
Yakub: “Ben keder ve üzüntümü, ancak Allah’a anlatırım. Ve ben, bilmediğiniz şeyleri, Allah’tan bilirim” dedi.
Ya‘kûb, “Ben, sadece gam ve kederimi Allah'a arz ediyorum. Ben sizin bilmeyeceğiniz şeyleri Allah tarafından vahiy ile biliyorum” dedi.