94. Ayet
وَلَمَّا فَصَلَتِ الْع۪يرُ قَالَ اَبُوهُمْ اِنّ۪ي لَاَجِدُ ر۪يحَ يُوسُفَ لَوْلَٓا اَنْ تُفَنِّدُونِ
Kervan (Mısır’dan) ayrılınca babaları, “Bana bunak demezseniz, şüphesiz ben Yûsuf’un kokusunu alıyorum” dedi.
Arabic Uthmani · Diyanet İşleri
وَلَمَّا فَصَلَتِ الْع۪يرُ قَالَ اَبُوهُمْ اِنّ۪ي لَاَجِدُ ر۪يحَ يُوسُفَ لَوْلَٓا اَنْ تُفَنِّدُونِ
Kervan (Mısır’dan) ayrılınca babaları, “Bana bunak demezseniz, şüphesiz ben Yûsuf’un kokusunu alıyorum” dedi.
Kervan, Mısır'dan ayrılınca babaları, bana bunak demeseniz bari, Yusuf'un kokusunu duyuyorum dedi.
Kervan yola çıkınca, babaları dedi ki : «Bana bunamış demeyiniz, almaktayım Yusuf'umun kokusun !»
Kafile (Mısır'dan) henüz ayrılmıştı ki Filistin'de bulunan) babaları (yanında bulunanlara): “Şüpheniz olmasın ki, ben Yusuf'un kokusunu alıyorum. Sakın bana ‘bunak' demeyin” dedi.
Kâfile hareket itdiği vakit Ya’kûb torunlarına: "Yûsuf’ın kokusını hiss idiyorum siz belki sayıkladığıma hükm idersiniz." didi.
Kafile (Mısır'dan) ayrılınca, babaları (yanındakilere): Eğer bana bunamış demezseniz inanın ben Yusuf'un kokusunu alıyorum! dedi.
Kervan (Mısır'dan) ayrılınca babaları, "Beni bunamış saymayın, Yusuf'un kokusunu işitiyorum," dedi.
Vaktâ ki beriden kârban ayrıldı, öteden babaları doğrusu, dedi: ben cidden Yusüfün korkusunu duyuyorum, bana bunaklık isnadına kalkışmasanız
Ne zaman ki, kafile (Mısır'dan) ayrıldı, öteden babaları dedi ki: "Eğer bana bunak demezseniz, doğrusu ben Yusuf'un kokusunu alıyorum."
Kervan (Mısır’dan) ayrılınca, (Ken‘an diyarında bulunan) babaları (yanındakilere) dedi ki: “Eğer bana bunak demezseniz, doğrusu ben Yûsuf’un kokusunu alıyorum.”
Kafile (Mısır’dan) ayrılmaya başladığı zaman, babaları dedi ki: "Eğer beni bunamış saymıyorsanız, inanın Yusuf’un kokusunu (burnumda tüter) buluyorum." (Böylece keramet ve beşaret izhar etmişti.)
Kafile ayrıldığında babaları: “Eğer bunamış demezseniz, doğrusu ben gerçekten Yûsuf'un kokusunu duyuyorum.” dedi.
daħı ol vaķt kim ayrıldı kārvan eyitti ataları “bayıķ ben bulurın yūsuf ķoķusını eger ħaraf dimesseñüz beni.”
Vaktaki kaafile (Mısırdan) ayrıldı, (öteden) babaları (Ya'kub) dedi ki: «Bana bunak demezseniz, inanın ki, (şimdi) Yuusufun kokusunu duyuyorum»!
Böylece kervan (Mısır'dan) ayrılınca, babaları: “Doğrusu ben, gerçekten Yûsuf'un kokusunu duyuyorum. Eğer bana bunaklık isnâd etmeseydiniz (beni tasdîk ederdiniz.)”(2)dedi.
Kervan (Mısır’dan) ayrılınca babaları (yanında bulunanlara): “Şüpheniz olmasın ki, ben Yusuf’un kokusunu alıyorum. Sakın bana ‘bunak’ demeyin” dedi.*
Çocuklarının kervanı Yusuf’un yanından ayrılınca, babaları yanında bulunanlara “Siz bana bunamış deseniz de, ben Yusuf’un kokusunu alıyorum” dedi.
Kervan oradan ayrılınca dedi: "İnan olsun ki ben Yusuf’un kokusunu duyuyorum. Sakın bana bunadı demeyin."
Vaktaki kafile Mısır/dan ayrıldı, babaları «— Ben Yusuf/un kokusunu alıyorum, ah bana bunadı demeseydiniz!» dedi.
Kervan (Mısır’dan) ayrılmıştı ki, (Kenan diyarında olan) babası (etrafındakilere), “Eğer bana bunak demeyecekseniz, ben Yûsuf’un kokusunu alıyorum” dedi.
Kervan, (Mısır'dan Kenan'a gitmek üzere) ayrıldığında, babaları, “Eğer beni bunamış saymazsanız, (inanın) Yusuf'un kokusunu (burnumda tüter) buluyorum” dedi.
Kervan Mısır'dan ayrılıp yola koyulduğu sıralarda, babaları yanında bulunan kimselere: “Eğer bana bunak demezseniz, inanın ki ben Yûsuf'un kokusunu duyuyorum!” dedi.
Kafile Mısır’dan ayrılınca babaları, “Eğer bana bunamış demezseniz, inanın ben Yûsuf’un kokusunu alıyorum!” dedi.
Böylece Yûsuf’un kardeşleri, babalarına müjdeyi vermek üzere yola çıktılar.KervanMısır’dan henüz ayrılmıştı ki, ta Filistin’de babaları, yanındakilere seslenerek, “Eğer beni bunaklıkla suçlamayacaksanız, inanın ki ben, Yûsuf’umun kokusunu alıyorum!” dedi.
Kafile yola çıktığında babaları: “Ben, gerçekten Yûsuf’un kokusunu alıyorum; beni yalancı çıkarmasanız bari!” dedi.
Kervan Mısırdan yola düşünce, taa uzaklardan şöyle diyordu babaları: " Beni kınamayın komşular, Yusuf’un kokusu geliyor burnuma. "
Kervan Mısır’dan ayrılıp yola koyulunca, babaları yanında bulunanlara dedi ki: "Eğer bana bunak demezseniz, inanın ki ben Yusuf’un kokusunu duyuyorum."
Kafile (Mısır’dan) ayrılınca, babaları (yanındakilere): “Bana bunamış demezseniz ben Yusuf’un kokusunu alıyorum!” demişti.
Kafile (Mısır’dan) ayrılır ayrılmaz, babaları (Yâkûb, etrafındakilere): “Eğer bana bunak demezseniz ben kesinlikle Yûsuf’un kokusunu alıyorum.” dedi.
[YAKUB’un oğullarına ait olan] kervan yola koyulduğu sıralarda ⁹⁴ babaları [yanında bulunan kimselere]: “Bunak olduğuma yormazsanız [derim ki] Yusuf’un kokusunu alıyorum!”
Kervan Mısır’dan ayrılınca, babaları, “Eğer beni bunaklıkla suçlamazsanız, bir şey söyleyeceğim. Gerçekten ben Yusuf’un kokusunu alıyorum.” dedi.
Kafile Mısır'dan ayrılınca, babaları: “Eğer, bana bunamış demezseniz, ben Yusuf'un kokusunu aldığımı hissediyorum” dedi.
DERKEN, kervan yola koyulduğunda babaları dedi ki: “İnanın ki ben Yusuf’un kokusunu alıyorum;[¹⁹¹³] umarım beni bunak yerine koymazsınız.”
Vaktâ ki, kâfile ayrıldı. Babaları dedi ki: «Ben muhakkak Yusuf'un kokusunu buluyorum. Eğer bana bunaklık isnad etmeyecek olsa idiniz» (elbette beni tasdik ederdiniz).
Ne zaman ki, kafile (Mısır'dan) ayrıldı, (beri tarafta) Yakub etrafındakilere; "Belki bana -inanmayıp- bunak diyeceksiniz, ama inanın ki ben Yusuf un kokusunu alıyorum" dedi.
Kervan (Mısır’dan) ayrılınca babaları, "Bana bunak demezseniz, şüphesiz ben Yûsuf’un kokusunu alıyorum" dedi.
Kafile, yola çıktığında, babaları: -Doğrusu ben Yusuf'un kokusunu alıyorum; ne olur beni bunak zannetmeyin, dedi.
Ol vaḳt ki ḳāfile ayrıldı Mıṣrdan. Ataları eyitdi: Yūsuf ḳoḳusı burnumagelür, didi. Eger beni ‘aḳlsuzluġa nisbet itmeseñüz, didi.
Kafile daha Mısır'dan ayrılır ayrılmaz, öteden babaları: “Şayet 'Bunadı' demezseniz, doğrusu, ben Yusuf'un kokusunu alıyorum! ” dedi.
Kervan (Mısır'dan) ayrıl(ıp yola koyul)unca, babaları, (yanında bulunanlara): "Eğer bana bunak demezseniz, ben Yusuf'un kokusunu alıyorum." dedi.
Kervan, Mısır'dan ayrıldıkda babaları: "Ben Yûsuf'un kokusunı alıyorum. Beni bunamış zan itmeyiniz." didi.
Kervan oradan ayrılınca Yakup dedi ki “Ben gerçekten Yusuf’un kokusunu alıyorum. Keşke beni bunak saymasanız.”
Kervan (Mısır'dan) ayrılınca babaları dedi ki: "Eğer beni bunaklıkla suçlamazsanız inanın ben Yusuf'un kokusunu alıyorum!"
Kafile Mısır'dan henüz ayrılmıştı ki, babaları “Yusuf'un kokusunu alıyorum,” dedi. “Tabii beni bunaklıkla suçlamazsanız.”
Kervan oradan ayrılınca, öte yandan babaları şöyle seslendi: "Yemin olsun, ben Yûsuf'un kokusunu duyuyorum! Umarım bana bunaklık isnat etmezsiniz."
Kafile (Mısır'dan) ayrılmaya başladığı zaman, babaları dedi ki: 'Eğer beni bunamış saymıyorsanız, inanın Yusuf'un kokusunu (burnumda tüter) buluyorum.'
(Mısır'dan babalarına dönmekte olan) kafile ayrılınca beriden babaları şöyle dedi: “- Doğrusu bana bunaklık isnad etmezseniz, ben Yûsuf'un kokusunu hissediyorum.”
Kervan (Mısır’dan) ayrılınca, (Ken’an’da bulunan) babaları: “Ben kesinlikle Yusuf’un kokusunu alıyorum. Eğer bana bunak demeseydiniz, (beni tasdik ederdiniz)” dedi.
Kafile Mısır'dan ayrılınca, babaları yanındakilere, “Eğer bana bunamış demezseniz, inanın ben Yûsuf'un kokusunu alıyorum” dedi.