95. Ayet
قَالُوا تَاللّٰهِ اِنَّكَ لَف۪ي ضَلَالِكَ الْقَد۪يمِ
Onlar da, “Allah’a yemin ederiz ki sen hâlâ eski şaşkınlığındasın” dediler.
Arabic Uthmani · Diyanet İşleri
قَالُوا تَاللّٰهِ اِنَّكَ لَف۪ي ضَلَالِكَ الْقَد۪يمِ
Onlar da, “Allah’a yemin ederiz ki sen hâlâ eski şaşkınlığındasın” dediler.
Andolsun Allah'a ki dediler, sen hala eski yanlışında ısrar etmedesin.
Dediler: «Allaha ant, gerçekten sen eski sapıklıktasın !»
(Yanındakiler Yâkûb'a:) “Vallahi, sen hâlâ o eski şaşkınlığında (bocalamaya) devam ediyorsun” dediler.
Ânlar: "Hudâ ’alîm sen eski dalâletindesin" cevâbını virdiler.
(Onlar da:) Vallahi sen hâla eski şaşkınlığındasın, dediler.
"ALLAH'a andolsun sen hâlâ eski şaşkınlığın içindesin," dediler.
Dediler: tallahi sen cidden eski şaşgınlığından berdevamsın
Dediler ki: "Vallahi sen hâlâ o eski şaşkınlığındasın."
Onlar da, “Allah’a yemin ederiz ki sen (Yûsuf’a olan aşırı sevgin ve muhabbetin sebebiyle) hâlâ (ona kavuşacağını zannetmekle o) eski yanılgındasın” dediler.
(Çocukları ise:) "Allah adına, hayret! Sen hâlâ geçmişteki şaşkınlık ve yanlışlık üzerinde (devam etmekte)sin" demişlerdi.
“Allah'a yemin olsun ki, sen hala eski şaşkınlığına devam ediyorsun.” dediler.
eyittiler “ tā'llāhi! bayıķ sen azġunlıġundasın ķadim.”
(Yanındakiler) dediler: «Allaha yemîn ederiz ki sen haalâ eski yanlışlığında (berdevam) sın».
(Onlar:) “Allah'a yemîn olsun ki, şübhesiz, sen hâlâ eski yanlışlığındasın” dediler.
Onlar da, “Hayret vallahı! Sen hâlâ eski şaşkınlığındasın” dediler.
Yanındakiler “Allah’a yemin olsun ki sen, hala eski şaşkınlığın içerisindesin” dediler.
Dediler: "Allah’a ant olsun ki sen eskiden olduğu gibi yanılıyorsun."
Yanındakiler: Tanrı hakkı için sen hâlâ eski yanlıştasın, dediler.
Onlar da dediler ki: “Allah’a yemin ederiz ki sen hâlâ eski şaşkınlığındasın!”
Çevresindekiler, “Allah'a yemin ederiz ki sen, hâlâ eski şaşkınlığındasın” dediler.
Yanındakiler: “Allah şahittir ki, sen eski şaşkınlığında devam ediyorsun!” dediler.
Yanındakiler ise, “Vallahi sen hâlâ eski şaşkınlığındasın” dediler.
Onlar da,“Pes doğrusu!” dediler, “Vallahi sen, hâla o eski şaşkınlığında bocalamaya devam ediyorsun!” Oysa kimin “şaşkınlık içinde bocaladığı” biraz sonra ortaya çıkacaktı:
-“Tallâhi / Allah’a yemin olsun! Sen, Eski şaşkınlığındasın” dediler.
Komşular: " Valla eskisi gibi dellendin yine. "
Çevresindekiler: "Vallahi sen hala eski şaşkınlığındasın!" dediler.
(Onlar da:) “Allah’a yemin olsun: Şüphesiz ki sen hâlâ eski şaşkınlığındasın.” demişlerdi.
(Etrafındakiler): “Hayret vallahi! Sen hâlâ o eski şaşkınlığında duruyorsun.” dediler.¹
“Allah şahittir ki, sen yine eski şaşkınlığında devam ediyorsun!” diye karşılık verdi yanındakiler.
Çevresindekiler: “Vallahi sen, hala eski bunaklığında devam ediyorsun!” dediler.
Yanındakiler: “Allah'a yemin olsun ki sen, Yusuf'a olan sevginin geçmiştekine benzer sarhoşluğu içindesin” dediler.
“Hayret vallahi!” dediler (ve eklediler): “Anlaşılan o ki sen, kadim yanılgında ısrarcısın.”
Dediler ki: «Allah'a kasem olsun, muhakkak sen elbette eski şaşkınlığının içindesin.»
Onlar ise: "Allah’a andolsun ki sen hâlâ eski şaşkınlığında devam ediyorsun. (Aradan yıllar geçtiği halde Yusuf'u unutamıyorsun)" dediler.
Dediler ki: Vallahi sen hâlâ eski şaşkınlığın içindesin!.
Çevresindekiler: -Vallahi sen, hala eski şaşkınlığındasın, dediler.
Eyitdiler ḳatında ḥāżır oġlanları: Vallāhi sen daḫı evvelki azġun‐luḳdasın Yūsufı.
Oradakiler: “Vallahi, dediler, sen hâlâ, o eski saflığında devam etmektesin. ”
Vallahi sen hala eski şaşkınlığın içindesin! dediler.
(Yanında bulunanlar) "Yemîn ideriz ki sen eski yanlışlığa devâm idiyorsun" didiler.
Dediler ki “Vallahi sen eski yanılgına gömülüp kalmışsın.”
"Hayret! Allah'a yemin olsun ki, sen hâlâ eski şaşkınlığın içindesin" dediler.
“Allah'a yemin olsun ki sen hâlâ eski şaşkınlığındasın” dediler.
Dediler: "Vallahi, sen hâlâ o eski sapıklığında diretiyorsun!"
'Allah adına, hayret' dediler. 'Sen hâlâ geçmişteki yanlışlığındasın.'
Yâkub'un yanında bulunanlar: “- Allah'a yemin ederiz ki, sen hâlâ eski şaşkınlığında bulunuyorsun.” dediler.
Oradakiler: “Andolsun! Sen hala eski şaşkınlığın içindesin” dediler.
Onlar da, “Vallâhi sen hâlâ eski şaşkınlığındasın” dediler.