55. Ayet
قَالُوا بَشَّرْنَاكَ بِالْحَقِّ فَلَا تَكُنْ مِنَ الْقَانِط۪ينَ
“Biz sana gerçeği müjdeledik. Sakın ümitsizlerden olma” dediler.
Arabic Uthmani · Diyanet İşleri
قَالُوا بَشَّرْنَاكَ بِالْحَقِّ فَلَا تَكُنْ مِنَ الْقَانِط۪ينَ
“Biz sana gerçeği müjdeledik. Sakın ümitsizlerden olma” dediler.
Sana öyle bir müjde veriyoruz ki gerçektir bu, sakın ümidini kesenlerden olma demişlerdi.
Dediler ki: «Seni gerçek olarak müjdeliyoruz, umut kesenlerden olma !»
“Sana bu müjdeyi gerçeğe dayanarak veriyoruz, sakın umutsuzlardan olma!” dediler.
Melekler "Hakîkati söylüyoruz me’yûs olma" didiler.
Sana gerçeği müjdeledik, sakın ümitsizliğe düşenlerden olma! dediler.
"Sana gerçeği müjdeledik, umudunu kesme," dediler.
Seni dediler: emri hakkile tebşir ettik, onun için ümidi kesenlerden olma
Melekler: "Seni gerçekle müjdeliyoruz. Sakın Allah'ın rahmetinden ümidini kesenlerden olma!" dediler.
(Melekler, “Biz) seni hak ile müjdeledik. Sakın (çocuk sahibi olmaktan yana) ümidini kesenlerden olma!” dediler.
Dediler ki: "Seni (Rabbinden ikram edilen bir) gerçekle müjdeledik; sakın umut kesenlerden olmayasın."
Onlar: “Seni, hakk¹ ile müjdeliyoruz. Asla ümidini kesenlerden olma.” dediler.
eyittiler “muştıladuķ saña ḥaķk-ıla ya'nį girtü-y-ile pes olma nevmįd olıcılardan.”
Dediler: «Seni hak olarak muştuluyoruz. O halde ümîdini kesenlerden olma».
(Melekler:) “Seni hak ile (muhakkak olacak bir şeyle) müjdeledik; onun için ümîdi kesenlerden olma!” dediler.
(Melekler ise) ‘’Sana gerçeği müjdeledik, sakın ümitsizliğe düşenlerden olma.’’ dediler.
Misafirler “Biz seni olacak bir gerçekle müjdeliyoruz, umutsuzlardan olma” dediler.
Elçiler dediler: "Biz sana bunu doğru olarak müjdeliyoruz. Onun için, sakın umudunu kesme."
Onlar sana, doğru [²] bir vâdeyi müjdeledik, sakın nevmit olanlardan olma.
(Melekler) “Biz sana gerçeği müjdeledik. Sakın umudunu kesenlerden olma!” dediler.
Dediler ki: “Seni gerçekle müjdeledik; öyleyse ümitsizliğe düşenlerden olma.”
“Sana öyle bir müjde veriyoruz ki, bu gerçektir, sakın ümidini kesenlerden olma!” demişlerdi.
“Sana gerçeği müjdeledik. Sakın ümitsizliğe kapılanlardan olma!” dediler.
Melekler, “Biz sana, gerçekleşmesinde asla kuşku olmayan bir müjde verdik; sakın Allah’ın lütuf ve rahmetinden ümitsizliğe düşenlerden olma!” dediler.
-“Seni Hakk ile müjdeledik; Umutsuzlar’dan olma!“ dediler.
Misafirler: " Biz sana Allah'ın sözünü aynen ilettik. Öyle hemen ümitsiz olma. "
Konukları dedi ki: "Sana gerçeği müjdeledik! Ümit kesenlerden olma!"
(Melekler:) “Sana gerçeği müjdeledik. Sakın ümitsizliğe düşenlerden olma!” demişlerdi.
(Melekler): “Seni kesinlikle doğru bir şeyle müjdeledik, öyleyse sakın umut kesenlerden olma.” dediler.
“Seni gerçekleşmesi kaçınılmaz olan bir şeyle müjdeliyoruz; ⁴⁰ onun için sakın umut kesenlerden olma!” dediler.
“Biz sana gerçek bir haberle müjde veriyoruz. Sakın ümitsizliğe düşenlerden olma!” dediler. 12/87, 15/56, 29/23
Melekler: “Seni kesinlik kazanan bir hakikatle, doğru bir haberle müjdeledik. Sakın ümitsizliğe düşenlerden olma.” dediler.
Onlar “Biz seni, gerçekleşmesi kaçınılmaz bir bilgiye dayanarak müjdeliyoruz” deyip eklediler: “Sakın ha, umutsuzluğa düşeyim deme!”[²⁰⁶⁰]
Dediler ki: «Seni hak ile müjdeledik, artık sen ümitsizliğe düşmüş olanlardan olma.»
"Ey İbrahim sana gerçeği müjdeledik, sakın umudunu kesenlerden olma" diyerek onu uyardılar.
Biz sana gerçeği müjdeledik, sakın ümitsizlerden olma, dediler.
-Seni gerçekten müjdeliyoruz. Ümitsizliğe düşenlerden olma! “dediler.
Eyitdiler: Saña muştıladuġumuz olacaḳdur. Pes sen ümīẕ kesenler‐den olma, didiler.
“Sana gerçeği müjdeledik, onun için ümit kesenlerden olma! ” dediler.
Sana gerçeği müjdeledik, umut kesenlerden olma! dediler.
Didiler ki: "Seni hak ve doğrı olarak tebşîr itdik. Allâh'dan ümîdini kesme"
Dediler ki “Sana bir gerçeği müjdeliyoruz. Sakın umudunu kesenlerden olma.”
"Seni hak ile müjdeledik. Şu halde ümit kesenlerden olma" dediler.
“Biz seni hak ile müjdeliyoruz,” dediler. “Sakın ümit kesenlerden olma.”
Dediler: "Hakk'a dayanarak müjdeledik sana, sakın ümitsizliğe düşenlerden olma."
Dediler ki: 'Seni gerçekle müjdeledik; öyleyse umut kesenlerden olma.'
Onlar: “- Seni hak ve gerçekle müjdeledik, onun için Allah'ın rahmetinden ümidini kesenlerden olma” dediler.
Onlar: “Seni gerçek olan bir şey ile müjdeledik. Artık ümit kesenlerden olma!” dediler.
Melekler, “Sana gerçeği müjdeledik, sakın ümitsizliğe düşenlerden olma!” dediler.