56. Ayet
قَالَ وَمَنْ يَقْنَطُ مِنْ رَحْمَةِ رَبِّه۪ٓ اِلَّا الضَّٓالُّونَ
Dedi ki: “Rabbinin rahmetinden, sapıklardan başka kim ümit keser?”
Arabic Uthmani · Diyanet İşleri
قَالَ وَمَنْ يَقْنَطُ مِنْ رَحْمَةِ رَبِّه۪ٓ اِلَّا الضَّٓالُّونَ
Dedi ki: “Rabbinin rahmetinden, sapıklardan başka kim ümit keser?”
O da Rabbinin rahmetinden demişti, ancak doğru yoldan sapanlardan başka kim ümit keser?
Dedi ki: «Tanrın rahmetinden umut kesmiş olanlar, ancak sapkınlardır
(İbrahim) dedi ki: “Rabbinin rahmetinden, sapıklardan başka kim ümit keser?”
56, 57. İbrâhîm "Allâh’ın rahmetinden, dalâlete düşenlerden mâ’adâ kim me’yûs olur, lâkin ey rasûller sizin maksadınız nedir[1]?" didi.
(İbrahim:) dedi ki: Rabbinin rahmetinden, sapıklardan başka kim ümit keser?
"Sapıklardan başka Rabbinin rahmetinden kim umut keser," dedi.
Rabbının rahmetinden, dedi: sapkınlardan başka kim ümidi keser?
İbrahim dedi ki: "Rabbimin rahmetinden, sapıklardan başka kim ümit keser?"
(İbrâhîm, meleklerin bu müjdesi üzerine sevinçle) dedi ki: “Rabbinin rahmetinden, sapkınlardan başka kim ümidini keser ki?”
Dedi ki: "Zaten dalâlete kayan (sapkınlardan) başka kim Rabbinin rahmetinden umut kesip (kuşkuya kapılır)?"
İbrahim: “Rabb'inin rahmetinden, sapkınlardan başka kim ümidini keser?” dedi.
eyitti “daħı kim nevmįd ola raḥmetinden çalabı’sınuñ illā azġunlar?”
(İbrâhîm): «Rabbinin rahmetinden sapıklardan başka kim ümidini keser»? dedi.
(İbrâhîm:) “Zâten dalâlete düşenlerden başka Rabbinin rahmetinden kim ümid keser?” dedi.(1)
(Bunun üzerine) İbrahim de ’Zaten sapıklardan başka kim Rabbinin rahmetinden ümit keser!’ dedi:
İbrahim de onlara “Rabbimin Rahmetinden ancak sapkınlar umutlarını keserler.”
İbrahim dedi: "Çalabımın esirgeyiciliğinden umudunu sapkınlardan başka kim keser?"
İbrahim "- Hâşa, Rabbinin rahmetinden, sapıklardan başka, kim ümitsizliğe düşebilir" dedi.
İbrahim dedi ki: “Rabbinin rahmetinden, sapıtmışlardan başka kim umudunu keser?”¹⁴
Dedi ki: “Sapıklar dışında Rabbinin rahmetinden kim ümitsizliğe düşer?”
İbrahim: “Rabbinin rahmetinden büsbütün şaşmış ve sapmışlardan başka, kim ümitsizliğe düşer?” dedi.
“Haktan sapmış olanlardan başka kim rabbimin rahmetinden ümit keser!” dedi.
İbrahim, “Haklısınız!”dedi, “Yoldan çıkmış olanlardan, başka kim kendisine bunca nîmetleri bahşeden Rabb’inin sonsuz rahmetinden ümit keser?”
-“Şaşkınlar’dan başka kim rabbinin rahmetinden umutsuzluğa kapılır?” dedi.
İbrahim mırıldandı: " Kendini bilmezler dışında, kim Allah'tan umudunu keser ki!
"Sapıklardan başka kim Rabbinin rahmetinden ümidini keser?"
(İbrahim ise:) “Rabbinin merhametinden sapkınlardan başka kim ümit keser ki!” demişti. [*]
(İbrahim): “Rabbinin rahmetinden, sapıtanlardan başka kim umut keser ki?” dedi. ¹
[İbrahim:] “Rabbinin rahmetinden, büsbütün yolunu şaşırmış olanlardan başka kim kesebilir ki umudunu?” dedi.
“Yoldan sapmış kimseler dışında, Rabbinin rahmetinden kim ümidini keser ki? Dedi. 15/55, 39/53, 29/23
İbrâhim: “Hak yoldan uzaklaşarak, başına buyruk yaşayanların, dalâleti, bozuk düzeni, helâki tercih edenlerin dışında kim Rabbinin rahmetinden ümit kesebilir?” dedi.
(İbrahim) “Yoldan sapanlar dışında Rabbinin rahmetinden kim umut kesebilir ki?” dedi
Dedi ki: «Sapıtmışlardan başka kim Rabbinin rahmetinden ümidini keser.»
(Bunun üzerine İbrahim) "Rabbinin rahmetinden sapıklardan başka kim umudunu keser? (O elbette herşeye kâdirdir, dilerse ihtiyarlığıma rağmen kuşkusuz bana oğul ihsan eder, fakat siz herhalde sadece bu müjde için gönderilmediniz) dedi ve;
Dedi ki: Rabbinin rahmetinden, sapıklardan başkası ümit kesmez.
-Rabbin rahmetinden, sapıklardan başka kim ümidini keser? dedi.
İbrāhīm eyitdi: Ümīẕ kesmez Tañrı Ta‘ālā raḥmetinden illā azmış kişiler.
O da: “Rabbinin rahmetinden, hak yoldan sapanlardan başka kim ümit keser ki? ” dedi.
Sapıklardan başka kim Rabbinin rahmetinden umut keser? dedi.
İbrâhîm: "Rabbinin rahmetinden kim ümîd keser? Meğer ki erbâb-ı dalâletden ola." didi.
Dedi ki “Sapkınlar dışında kim Rabbinin ikramından umudunu keser?”
"Rabbinin rahmetinden sapıklardan başka kim ümit keser?" dedi.
İbrahim “Sapkınlardan başka kim Rabbinin rahmetinden ümit keser?” dedi.
Dedi: "Sapıtmışlardan başka kim ümit keser Rabbin rahmetinden!"
Dedi ki: “Sapıklar dışında Rabbinin rahmetinden kim umut keser?”
İbrâhim, dedi ki: “- Sapıklardan başka, kim Rabbinin rahmetinden ümid keser?”
İbrahim: “Sapıklardan başka hiç kimse, Rabbi olan Allah’ın rahmetinden ümit kesmez.”
İbrâhim, “Rabbinin rahmetinden sapıklardan başka kim ümit keser?” dedi.