63. Ayet
قَالُوا بَلْ جِئْنَاكَ بِمَا كَانُوا ف۪يهِ يَمْتَرُونَ
Dediler ki: “Evet, fakat biz sana (kavminin) şüphe etmekte olduğu azabı getirdik.”
Arabic Uthmani · Diyanet İşleri
قَالُوا بَلْ جِئْنَاكَ بِمَا كَانُوا ف۪يهِ يَمْتَرُونَ
Dediler ki: “Evet, fakat biz sana (kavminin) şüphe etmekte olduğu azabı getirdik.”
Onlar, biz dediler, onların şüphe ettikleri şeyi getirdik.
Onlar Lût'a dediler ki: «Bizler sana, şüphe ettikleri şey için geldik
(Onlar da) dediler ki: “Evet, biz sana (kavminin) şüphe etmekte olduğu azabı getirdik.
63, 64. Melekler: "Sizin kavminiz münkerdir seni tasdîk itmiyorlar biz ânları helâk içün geldik"
Dediler ki: «Bilakis, biz sana, onların şüphe etmekte oldukları şeyi (azabı ve helâkı) getirdik.
Dediler ki: " Onların kuşkulandıkları şeyi sana getirdik."
Yok dediler biz sana onların şekkedip durduklarını getirdik
Elçiler dediler ki: "Bilakis biz sana onların şüphe ettiği azabı getirdik."
(Melekler kendilerini tanıttılar ve Ey Lût) “Endişelenme, (biz) sana (kavminin), hakkında şübhe etmekte oldukları şeyi (azâbı) getirdik!” dediler
Dediler ki: "Gerçekten biz sana, onların (sapkın halkının) hakkında kuşkuya kapıldıkları şeyle (azap emriyle) geldik."
Elçiler: “Hayır! Biz sana hakkında kuşku duyulan azabın haberini getirdik;”
eyittiler “belki geldük saña anuñ-ile kim oldılar anuñ içinde gümānlenürler.”
Onlar da: «Hayır, dediler, biz sana onların, hakkında şek etmekde oldukları şey'i (azabı) getirdik».
Dediler ki: “Hayır, (biz) sana (kavminin), hakkında şübhe etmekte oldukları şeyi(azâbı) getirdik!”
(Melekler gerçek kimliklerini açıklayarak,) dediler ki: ‘’Doğrusu, biz sana, (kötülükten yana olanların) onların (sapkın halkının) hakkında kuşkuya kapıldıkları şeyle (azap emriyle) geldik."
Onlarda “Biz, kavminin şüphe ettiklerini (azabı) sana getirdik.”
Elçiler dediler: "yok, bizler sana senin ulusunun işkillendiği azabı getirdik.
Onlar dediler: "- Sana kavminin şüphelendikleri azap için geldik.
Dediler ki: “Bilakis, Biz sana sadece şüphe edip durdukları [yemterûn] azabı getirdik.”
“Hayır” dediler: “Biz sana onların hakkında kuşkuya kapıldıkları şeyle (azapla) geldik.”
Onlar da: “Evet fakat biz sana, kötülükten yana olanların, şüphe edip durdukları azap için geldik” diye cevap verdiler.
“Öyle ama, biz sana insanların, hakkında kuşkuya düştükleri şeyi getirdik.
Melekler gerçek kimliklerini açıklayarak, “Hayır!” dediler, “Sakın ümitsizliğe düşme! Çünkü biz sana, onların şüphe edip durdukları şeyleri getirdik. Yani, onların ölüm fermanını infaz etmeye geldik.”
Dediler ki: -“Sana, şüphe ediyor oldukları şeyler ile geldik”.
Melekler: " Yoo! Biz sana, halkın bir türlü inanmadığı bir şeyi getirdik. "
Elçiler dediler ki: "Onlar senin uyarılarına karşı azap hakkında şüphe ediyorlardı. Allah’ı inkâr edip ayetleri yalanlıyorlardı. Bugün inkâr edenlere cezalarını getirdik!"
63,64. (Melekler) “Doğrusu biz sana, onların şüphe etmekte oldukları şeyi (helak haberini) getirdik. Sana gerçeği getirdik. Doğrusu biz doğru söyleyenleriz.” demişlerdi. [*]
(Melekler): “Bilakis biz sana onların şüphe edip durdukları (azabı) haber vermeye geldik...”
Onlar da: “Evet, fakat biz sana, [kö-tülükten yana olanların] şüphe edip durdukları şey[i ⁴⁴ duyurmak] için geldik” diye cevap verdiler,
“Evet, biz sana onların bir türlü inanmadığı o azabı getirdik.” 29/33
Onlar: “Tam aksine, biz sana, onların şüphe ettiği azâbı getirdik” dediler.
Dediler ki: “Hayır, aksine biz sana onların kendisi hakkında kuşku içerisinde bocalayıp durdukları şeyi getirdik,
(Onlar da) Dediler ki: «Hayır,biz sana onların kendisinde şüphe eder oldukları şey ile geldik.
Elçi meleklerimiz: (Ey Lut endişe etme) biz sana; onların kuşku ettikleri azap emrini getirdik.
Dediler ki: "Doğrusu, biz onların, hakkında şüphe ettiklerini (Allah’ın azabını) getirdik, "
-Biz sana hakkında şüphe ettiklerini (azabı) getirdik.
Eyitdiler: Bel ki biz saña geldük inanmaduḳları ‘aẕāb‐ıla.
63, 64, 65. “Yok” dediler, “Biz sana, onların şüphe ettikleri cezayı getirdik ve sana emr-i Hak ile geldik, emin ol biz sadık kimseleriz. Hemen gecenin sonunda aileni yola çıkar, sen de arkalarından git, içinizden hiç kimse dönüp ardına bakmasın, size emredilen yere geçin gidin. ” [15, 8; 11, 65]
Dediler ki: "Doğrusu, biz onların, hakkında şüphe ettikleri((tanrı azabı)nı sana getirdik,"
Rasûller "Belki biz kavminin şek ve şübhe iyledikleri şeyle geldik"
Dediler ki “Hayır, sana bunların inanmak istemedikleri şeyi getirdik.
Dediler ki: "Hayır, biz onların hakkında şüphe ettikleri şeyi sana getirdik.
Dediler ki: “Biz sana onların şüpheyle karşıladığı ceza ile geldik.
Dediler: "Sana öyle bir şey getirdik ki, onun hakkında kuşkulanıp duruyorlardı."
'Hayır' dediler. 'Biz sana, onların hakkında kuşkuya kapıldıkları şeyle geldik.'
Elçiler dediler ki: “- Yok, biz sana kavminin şüphe edip durdukları azabı getirdik.
Onlar: “Biz, onların gelmesinde şüphe ettikleri azap ile huzuruna geldik.
Dediler ki: “Bilakis, biz sana, onların şüphe etmekte oldukları şeyi getirdik.”