Hicr Suresi 63. Ayet

Arabic Uthmani · Diyanet İşleri

63. Ayet

قَالُوا بَلْ جِئْنَاكَ بِمَا كَانُوا ف۪يهِ يَمْتَرُونَ

Dediler ki: “Evet, fakat biz sana (kavminin) şüphe etmekte olduğu azabı getirdik.”

Diğer Türkçe mealler

Abdulbaki Gölpınarlı

Onlar, biz dediler, onların şüphe ettikleri şeyi getirdik.

Besim Atalay (1965)

Onlar Lût'a dediler ki: «Bizler sana, şüphe ettikleri şey için geldik

Cemal Külünkoğlu

(Onlar da) dediler ki: “Evet, biz sana (kavminin) şüphe etmekte olduğu azabı getirdik.

Cemil Said (1924)

63, 64. Melekler: "Sizin kavminiz münkerdir seni tasdîk itmiyorlar biz ânları helâk içün geldik"

Diyanet Vakfı

Dediler ki: «Bilakis, biz sana, onların şüphe etmekte oldukları şeyi (azabı ve helâkı) getirdik.

Edip Yüksel

Dediler ki: " Onların kuşkulandıkları şeyi sana getirdik."

Elmalılı Hamdi Yazır

Yok dediler biz sana onların şekkedip durduklarını getirdik

Elmalılı (Sadeleştirilmiş)

Elçiler dediler ki: "Bilakis biz sana onların şüphe ettiği azabı getirdik."

Emrah Demiryent

(Melekler kendilerini tanıttılar ve Ey Lût) “Endişelenme, (biz) sana (kavminin), hakkında şübhe etmekte oldukları şeyi (azâbı) getirdik!” dediler

Abdullah-Ahmet Akgül

Dediler ki: "Gerçekten biz sana, onların (sapkın halkının) hakkında kuşkuya kapıldıkları şeyle (azap emriyle) geldik."

Erhan Aktaş

Elçiler: “Hayır! Biz sana hakkında kuşku duyulan azabın haberini getirdik;”

Eski Anadolu Türkçesi

eyittiler “belki geldük saña anuñ-ile kim oldılar anuñ içinde gümānlenürler.”

Hasan Basri Çantay

Onlar da: «Hayır, dediler, biz sana onların, hakkında şek etmekde oldukları şey'i (azabı) getirdik».

Hayrat Neşriyat

Dediler ki: “Hayır, (biz) sana (kavminin), hakkında şübhe etmekte oldukları şeyi(azâbı) getirdik!”

İhsan Aktaş

(Melekler gerçek kimliklerini açıklayarak,) dediler ki: ‘’Doğrusu, biz sana, (kötülükten yana olanların) onların (sapkın halkının) hakkında kuşkuya kapıldıkları şeyle (azap emriyle) geldik."

İlyas Yorulmaz

Onlarda “Biz, kavminin şüphe ettiklerini (azabı) sana getirdik.”

İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu

Elçiler dediler: "yok, bizler sana senin ulusunun işkillendiği azabı getirdik.

İsmail Hakkı İzmirli

Onlar dediler: "- Sana kavminin şüphelendikleri azap için geldik.

İsmail Yakıt

Dediler ki: “Bilakis, Biz sana sadece şüphe edip durdukları [yemterûn] azabı getirdik.”

Kadri Çelik

“Hayır” dediler: “Biz sana onların hakkında kuşkuya kapıldıkları şeyle (azapla) geldik.”

Abdullah Parlıyan

Onlar da: “Evet fakat biz sana, kötülükten yana olanların, şüphe edip durdukları azap için geldik” diye cevap verdiler.

Kuran Yolu

“Öyle ama, biz sana insanların, hakkında kuşkuya düştükleri şeyi getirdik.

Mahmut Kısa

Melekler gerçek kimliklerini açıklayarak, “Hayır!” dediler, “Sakın ümitsizliğe düşme! Çünkü biz sana, onların şüphe edip durdukları şeyleri getirdik. Yani, onların ölüm fermanını infaz etmeye geldik.”

Mahmut Özdemir

Dediler ki: -“Sana, şüphe ediyor oldukları şeyler ile geldik”.

Mehmet Çakır

Melekler: " Yoo! Biz sana, halkın bir türlü inanmadığı bir şeyi getirdik. "

Mehmet Çoban

Elçiler dediler ki: "Onlar senin uyarılarına karşı azap hakkında şüphe ediyorlardı. Allah’ı inkâr edip ayetleri yalanlıyorlardı. Bugün inkâr edenlere cezalarını getirdik!"

Mehmet Okuyan

63,64. (Melekler) “Doğrusu biz sana, onların şüphe etmekte oldukları şeyi (helak haberini) getirdik. Sana gerçeği getirdik. Doğrusu biz doğru söyleyenleriz.” demişlerdi. [*]

Mehmet Türk

(Melekler): “Bilakis biz sana onların şüphe edip durdukları (azabı) haber vermeye geldik...”

Muhammed Esed

Onlar da: “Evet, fakat biz sana, [kö-tülükten yana olanların] şüphe edip durdukları şey[i ⁴⁴ duyurmak] için geldik” diye cevap verdiler,

Mustafa Çavdar

“Evet, biz sana onların bir türlü inanmadığı o azabı getirdik.” 29/33

Ahmet Tekin

Onlar: “Tam aksine, biz sana, onların şüphe ettiği azâbı getirdik” dediler.

Mustafa İslamoğlu

Dediler ki: “Hayır, aksine biz sana onların kendisi hakkında kuşku içerisinde bocalayıp durdukları şeyi getirdik,

Ömer Nasuhi Bilmen

(Onlar da) Dediler ki: «Hayır,biz sana onların kendisinde şüphe eder oldukları şey ile geldik.

Orhan Kuntman

Elçi meleklerimiz: (Ey Lut endişe etme) biz sana; onların kuşku ettikleri azap emrini getirdik.

Osman Fırat

Dediler ki: "Doğrusu, biz onların, hakkında şüphe ettiklerini (Allah’ın azabını) getirdik, "

Şaban Piriş

-Biz sana hakkında şüphe ettiklerini (azabı) getirdik.

Satıraltı Meal (1534)

Eyitdiler: Bel ki biz saña geldük inanmaduḳları ‘aẕāb‐ıla.

Suat Yıldırım

63, 64, 65. “Yok” dediler, “Biz sana, onların şüphe ettikleri cezayı getirdik ve sana emr-i Hak ile geldik, emin ol biz sadık kimseleriz. Hemen gecenin sonunda aileni yola çıkar, sen de arkalarından git, içinizden hiç kimse dönüp ardına bakmasın, size emredilen yere geçin gidin. ” [15, 8; 11, 65]

Süleyman Ateş

Dediler ki: "Doğrusu, biz onların, hakkında şüphe ettikleri((tanrı azabı)nı sana getirdik,"

Süleyman Tevfik (1927)

Rasûller "Belki biz kavminin şek ve şübhe iyledikleri şeyle geldik"

Süleymaniye Vakfı

Dediler ki “Hayır, sana bunların inanmak istemedikleri şeyi getirdik.

Ahmet Varol

Dediler ki: "Hayır, biz onların hakkında şüphe ettikleri şeyi sana getirdik.

Ümit Şimşek

Dediler ki: “Biz sana onların şüpheyle karşıladığı ceza ile geldik.

Yaşar Nuri Öztürk

Dediler: "Sana öyle bir şey getirdik ki, onun hakkında kuşkulanıp duruyorlardı."

Ali Bulaç

'Hayır' dediler. 'Biz sana, onların hakkında kuşkuya kapıldıkları şeyle geldik.'

Ali Fikri Yavuz

Elçiler dediler ki: “- Yok, biz sana kavminin şüphe edip durdukları azabı getirdik.

Bahaeddin Sağlam

Onlar: “Biz, onların gelmesinde şüphe ettikleri azap ile huzuruna geldik.

Bayraktar Bayraklı

Dediler ki: “Bilakis, biz sana, onların şüphe etmekte oldukları şeyi getirdik.”