Nahl Suresi 101. Ayet

Arabic Uthmani · Diyanet İşleri

101. Ayet

وَاِذَا بَدَّلْنَٓا اٰيَةً مَكَانَ اٰيَةٍۙ وَاللّٰهُ اَعْلَمُ بِمَا يُنَزِّلُ قَالُٓوا اِنَّمَٓا اَنْتَ مُفْتَرٍۜ بَلْ اَكْثَرُهُمْ لَا يَعْلَمُونَ

Biz bir âyeti değiştirip yerine başka bir âyet getirdiğimiz zaman -ki Allah, neyi indireceğini gayet iyi bilir- onlar Peygamber’e, “Sen ancak uyduruyorsun” derler. Hayır, onların çoğu bilmezler.

Diğer Türkçe mealler

Abdulbaki Gölpınarlı

Bir ayeti, başka bir ayetin yerine koyup hükmünü değiştirdik mi, Allah neyi indireceğini daha iyi bildiği halde, sen derler, ancak bir iftiracısın; halbuki onların çoğu bilmez.

Besim Atalay (1965)

Biz, bir âyeti başka bir âyetle değiştirirsek, Allah iyi bilir neyi indireceğin; «Sen yalnız iftiracısın!» diyorlar, pek çoğuysa, bilmiyorlar onların

Cemal Külünkoğlu

Biz bir ayetin yerine başka bir ayet getirdiğimiz zaman, inkârcılar sana: “Sen bunu yalandan uyduruyorsun” derler. Oysa Allah kullarına ne mesaj indireceğini herkesten iyi bilmektedir. Aslında onların çoğu işin gerçeğini (ayetlerin yerine neden başka bir ayetin geldiğini) bilmezler.

Cemil Said (1924)

Âyetin birini fesh ve diğerleriyle tebdîl itdiğimiz zamân bunı "Sen îcâd itdin" diyorlar. Hâyır! Allâh inzâl itdiği âyetin aslını herkesden iyi bilür. Lâkin ânların ekserîsi bilmez.

Diyanet Vakfı

Biz bir âyetin yerine başka bir âyeti getirdiğimiz zaman -ki Allah, neyi indireceğini çok iyi bilir- «Sen ancak bir iftiracısın» dediler. Hayır; onların çoğu bilmezler.

Edip Yüksel

Biz bir delilin yerine bir başka delili getirdiğimiz zaman ki ALLAH neyi indirdiğini iyi bilir "Sen, ancak bir iftiracısın!," derler. Gerçekten çokları bilmiyor.

Elmalılı Hamdi Yazır

Bir âyeti bir âyetin yerine bedel yaptığîmız vakıt Allah indirdiğine ve indireceğine a'lem iken o Şeytan yârânı: «Sen sırf bir müfterisin» dediler, hayır onların çoğu bilmezler

Elmalılı (Sadeleştirilmiş)

Biz bir âyeti değiştirip yerine başka bir âyet getirdiğimiz zaman Allah ne indirdiğini pek iyi bilmiş iken kâfirler Peygambere: "Sen, ancak bir iftiracısın" dediler. Hayır öyle değil; onların çoğu bilmezler.

Emrah Demiryent

Biz bir âyetin yerine (onun hükmünü kaldıran) başka bir âyet getirdiğimiz zaman, kâfirler, (resûlümüze hitaben,) “Şüphesiz sen (Allah adına yalan uyduran) bir iftiracısın” derler. Oysa Allah (kullarının maslahatına neyin uygun olacağını ve resûlüne) neyi vahyedeceğini çok iyi bilir. Hayır, onların çoğu (nesih ile ilgili, yüce hikmetleri) bilmezler.

Abdullah-Ahmet Akgül

Biz bir ayeti, bir (başka) ayetin yeriyle değiştirdiğimiz (şartlara ve ihtiyaçlara göre hükmünü ertelediğimiz) zaman, ki -Allah neyi indirdiğini (ve değiştirdiğini) daha iyi bilir-. "Sen yalnızca iftira edici (ve yalan dizici)sin" dediler. Hayır, onların çoğu bilmezler (gafil ve cahil sürüleridir).

Erhan Aktaş

Biz, bir ayeti, başka bir ayetle değiştirdiğimiz¹ zaman: “Allah ne indirdiğini bilirken², sen kesinlikle uyduruyorsun.” derler. Hayır, onların çoğu gerçeği bilmiyor.

Eski Anadolu Türkçesi

daħı ķaçan degşürdük bir āyeti, bir āyet yirine, daħı Tañrı bilürirekdür anı kim indürür eyittiler: “bayıķ sen yalan baġlayıcısın.” belki eyregi anlaruñ bilmezler.

Hasan Basri Çantay

Biz bir âyeti diğer bir âyetin yerine (bunu nesh ederek) getirdiğimiz vakit — ki Allah neyi indireceğini çok iyi bilendir — dediler ki: «Sen ancak bir iftiracısın». Hayır, onların pek çoğu bilmezler.

Hayrat Neşriyat

Bir âyetin yerine (onun hükmünü kaldıran) başka bir âyet getirdiğimiz zaman, ki Allah ne indirdiğini daha iyi bilendir, (kâfirler:) “Sen ancak bir iftirâcısın!” derler. Hayır! Onların çoğu bilmiyorlar.

İhsan Aktaş

Ve biz (geçmiş kitaplardaki) bir ayetin (hükmün) yerine (Kur’an’la) başka bir ayeti (hükmü) getirdiğimiz zaman, -ki Allah neyi indireceğini daha iyi bilir, (bunu) sen sadece uyduruyorsun derler. Kesinlikle hayır, onların çoğu (bunun hikmetini) bilemezler.*

İlyas Yorulmaz

Allah, ne indirdiğini bildiği halde, biz bir ayetin yerine başka bir ayeti değiştirdiğimizde “Sen ancak uyduruyorsun” derler. Ama onların çoğu bilmiyorlar.

İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu

Biz bir ayeti başka bir ayetin yerine koyunca, ki Allah neyi bildireceğini çok iyi bilir, onlar şunu derler: "Sen ancak yalan uydurucusun." Yok, onların pek çoğu bilmezler.

İsmail Hakkı İzmirli

Biz bir âyeti diğer bir âyet yerine getirirsek -ki Allah indireceğini daha iyi bilir- onlar "- Sen müfteriden başka bir şey değilsin" derler. Hayır, onların pek çoğu onu bilmezler

İsmail Yakıt

Biz bir ayetin yerine başka bir ayet getirdiğimizde³⁸ - Hâlbuki Allah ne indirdiğini daha iyi biliyor- onlar (peygambere), “Sen ancak uyduruyorsun!” derler. Bilakis onların birçoğu bilmiyorlar.

Kadri Çelik

Biz bir ayeti, bir (başka) ayetin yeriyle değiştirdiğimiz zaman, Allah neyi indirdiğini daha iyi bilmektedir. “Sen yalnızca iftira edicisin” dediler. Hayır, onların çoğu bilmezler.

Abdullah Parlıyan

Biz bir ayetin yerine, başka bir ayeti getirdiğimizde, Allah neyi indireceğini çok iyi bilirken, Allah'tan gelen gerçekleri örtbas edenler, sen sadece değişik zamanlarda değişik ayetler getirdiğini söylemek suretiyle, hep uyduruyorsun derler. Halbuki onların çoğu, bilmeyen, anlamayan kimselerdir.

Kuran Yolu

Biz bir âyetin yerine başka bir âyeti getirdiğimiz zaman -ki Allah neyi indireceğini çok iyi bilir- “Sen sadece uyduruyorsun” dediler. Öyle değil, fakat onların çoğu bilmezler.

Mahmut Kısa

Biz bir ayetin yerine başka bir ayet getirdik mi, yani daha önceki ümmetlere gönderdiğimiz kitapları yürürlükten kaldıran yeni bir kitap ve yeni bir şeriat gönderdik mi, Allah insanlığın her aşamasında neler gönderdiğini ve göndereceğini herkesten daha iyi bildiği hâlde, inkârcılar, “Ey Muhammed! Sen ancak, uydurduğu sözleri Allah’a nisbet eden bir yalancısın! Daha önce gönderilen kutsal kitaplar dururken, Allah niçin yeni bir kitap göndersin ki?” derler. Hayır, doğrusu onların çoğu, bütün ilâhî kitapların aynı kaynaktan geldiğini ve Kur’an’ın, daha önce tahrif edilen, anlamı çarpıtılan gerçekleri yeniden aslî şekline kavuşturan son ilâhî kitap olduğunu bilmezler.

Mahmut Özdemir

Allah ne indireceğini çok iyi bilirken, bir âyetin yerini bir âyetle değiştirdiğimiz zaman: “Doğrusu sen iftirâcısın!” dediler. Aksine onların çoğu bilmez.

Mehmet Çakır

Resulüm! Biz bir ayetin hükmünü başka bir ayetle değiştirince, Allah getireceği yeniliği daha iyi bildiği halde sana: " uyduruyorsun " diyorlar. Yoo. Onların çoğu hâla bu işin özünü kavramış değil.

Mehmet Çoban

Biz geçmiş topluluklara gönderdiğimiz ayetlerin yerine başka bir ayet getirirsek veya onlara önceden gönderdiğimiz ayetin yerine başka bir ayet gönderirsek; "Sen ancak bir iftiracısın!" derler. Onlara de ki: "Hangi ayeti göndereceğini Allah çok iyi bilir. Allah göndereceği ayeti size sormaz." Onların çoğu gerçeği bilmeyen cahillerdir. Hadlerini bilmeden Allah’a ders vermeye kalkıyorlar.

Mehmet Okuyan

Biz bir ayetin yerine başka bir ayeti değiştirdiğimiz zaman –ki Allah neyi indireceğini çok iyi bilendir– “Sen ancak bir iftiracısın!” [*] dediler. [*] Hayır; onların çoğu (gerçeği) bilmezler.

Mehmet Türk

Biz, bir âyetin yerine başka bir âyet getirdiğimiz zaman,¹ -Allah neyi indirdiğini çok iyi bilip dururken- (kâfirler sana): “Sen sadece uyduruyorsun” dediler. Asla (böyle değil), bilakis onların çoğu, (hiçbir şey) bilmiyorlar.²

Muhammed Esed

Biz bir ayetin yerine bir başka ayeti getirdiğimizde ¹²⁵ -ki Allah adım adım ¹²⁶ ne indirdiğini bütünüyle bilmektedir- [hakkı inkar edenler], “Sen sadece uyduruyorsun!” derler. Oysa onların çoğu bilmeyen, anlamayan kimselerdir! ¹²⁷

Mustafa Çavdar

Biz bir mesajı, başka bir mesaj ile değiştirdiğimizde ki, Allah hangi mesajı indireceğini pek ala bilir. Onlar “Bunu sen uyduruyorsun” derler. Hayır, aslında onların çoğu vahiy gerçeğini bilmiyorlar. 2/106, 10/15-16, 11/13-14, 13/38-39

Ahmet Tekin

Biz geçmiş kitaplardaki bir âyetin yerine Kur'ân ile başka bir âyeti getirdiğimiz zaman, -ki Allah neyi indireceğini iyi bilir- : “Bu Kur'ân'ı sen uyduruyor, Allah'a iftira ediyorsun” derler. Kesinlikle hayır. Onların çoğu ilimden yoksun insanlar, neshin-geçmiş kutsal kitapları yürürlükten kaldırmanın hikmetini bilemezler.

Mustafa İslamoğlu

Ve Biz bir mesajı diğeriyle değiştirdiğimizde,[²¹⁹⁰] -ki Allah neyi ne zaman indireceğini pekâla bilir-[²¹⁹¹] “Sen sadece ve sadece uydurduklarını söyleyen birisin!” derler; aksine onların çoğu, (ilahi tekamül yasasını) bilmeyen kimselerdir.[²¹⁹²]

Ömer Nasuhi Bilmen

Ve Biz bir âyeti bir âyetin yerine tebdîl edince, Allah ise indirdiğine pek ziyâde alîmdir. Dediler ki: «Sen şüphesiz bir iftiracısın.» Hayır. Onların ekserisi bilmezler.

Orhan Kuntman

(Oysa) Biz bir ayetin yerine (onu neshederek) başka bir ayeti indirdiğimiz zaman (ondan daha hayırlısını indiririz) Allah, ne indirdiğini gayet iyi bildiği halde, (onlar Peygamber’i suçlamaya kalkışırlar ve) "Sen ancak yalan uyduruyorsun" derler. Hayır!.. (Allah Teala, dilediğini yapan, dilediği hükmü verendir, bir ayetin hükmünü değiştirmesi de hikmeti gereğidir fakat) onların çoğu bunu bilmeler. (Kuranı inkar etmekte direnirler)

Osman Fırat

Biz bir âyetin yerini başka bir âyetle değiştirdiğimiz zaman, Allah ne indirdiğini eniyi bilirkenDerler ki: "Sen (Allah’a) iftirâ ediyorsun’’. Hayır, onların çoğu bilmiyorlar.

Şaban Piriş

Bir ayetin yerini başka bir ayetle değiştirdiğimiz zaman -ki Allah ne indirdiğini çok iyi bilir- şöyle derler: “sen ancak uyduruyorsun.” Hayır, onların çoğu bilmiyorlar.

Satıraltı Meal (1534)

Daḫı ḳaçan bir āyet yirine özge āyet getürsevüz, daḫı Tañrı Ta‘ālā bilür indürdügi nesneyi. Eydürler: Sen yalançısın, bel ki anlaruñ çoġı bilmezler.

Suat Yıldırım

Biz bir âyetin yerine onun hükmünü neshedecek başka bir âyet getirdiğimiz zaman -ki Allah göndereceği âyetleri pek iyi bilmektedir- onlar: “Sen iftiracının tekisin! ” dediler. Hayır, hiç de öyle değil! Onların çoğu işin gerçeğini bilmiyorlar.

Süleyman Ateş

Biz bir ayetin yerine başka bir ayet getirdiğimiz zaman, -Allah ne indirdiğini bilirken- "Sen (Allah'a) iftira ediyorsun (bu sözleri kendin uydurup Allah'ın üstüne atıyorsun)" derler. Hayır, onların çokları bilmiyorlar.

Süleyman Tevfik (1927)

Biz, bir âyeti diğer bir âyetle tebdîl iylediğimizde, Allâh Te'âlâ inzâl iylediği şeyi bilir, onlar: "Sen iftirâ idiyorsun" didiler. Şübhesiz onların ekserîsi ne söylediklerini bilmezler.

Süleymaniye Vakfı

Allah, neyi indireceğini çok iyi bildiği halde, bir âyetin yerine başka bir âyeti koyduğumuzda sana şöyle dediler: “Sen sadece iftiracısın.” Yok, onların pek çoğu bunu bilmezler.

Ahmet Varol

Biz bir ayetin yerine başka bir ayet getirdiğimizde -ki Allah ne indirdiğini pek iyi bilir-: "Sen ancak bir iftiracısın" derler. Hayır; onların çoğu bilmiyor.

Ümit Şimşek

Biz bir âyetin yerine başka bir âyet getirdiğimizde—ki Allah peyderpey indirdiklerini çok iyi bilir—onlar “Sen iftiracının birisin” derler. Onların çoğu, işin aslını bilmiyor.(24)

Yaşar Nuri Öztürk

Biz bir ayeti, bir başka ayetin yerine koyduğumuzda -ki Allah neyi indirmekte olduğunu daha iyi bilir- şöyle derler: "Sen düpedüz bir iftiracısın." Hayır, öyle değil. Bunların çokları bilmiyorlar.

Ali Bulaç

Biz bir ayeti, bir (başka) ayetin yeriyle değiştirdiğimiz zaman, -Allah neyi indirdiğini daha iyi bilir.“Sen yalnızca iftira edicisin' dediler. Hayır, onların çoğu bilmezler.

Ali Fikri Yavuz

Biz, bir âyetin yerine, bir âyeti değiştirip getirdiğimiz zaman (önceki âyetin hükmünü kaldırdığımız vakit) Allah ne indirdiğini pek iyi bilmişken, kâfirler dediler ki: “- Sen, ancak bir iftiracısın.” Hayır, onların çoğu Kur'ân'ın hakikatını ve hüküm değiştirmenin faydasını bilmezler.

Bahaeddin Sağlam

Biz bir ayet yerine başka bir ayeti koyduğumuzda -ki Allah, ne indirdiğini çok iyi bilendir- Onlar: “Sen ancak bir iftiracısın!” derler. Hayır! Onların çoğu, (hakikati) bilmiyorlar.

Bayraktar Bayraklı

Biz bir âyetin yerini başka bir âyetle değiştirdiğimiz zaman onlar şöyle derler: “Sen sadece düpedüz bir iftiracısın.” Halbuki Allah ne indirdiğini en iyi bilendir, onların çoğu bilmiyorlar.