Diğer Türkçe mealler
Abdulbaki Gölpınarlı
Bir ayeti, başka bir ayetin yerine koyup hükmünü değiştirdik mi, Allah neyi indireceğini daha iyi bildiği halde, sen derler, ancak bir iftiracısın; halbuki onların çoğu bilmez.
Besim Atalay (1965)
Biz, bir âyeti başka bir âyetle değiştirirsek, Allah iyi bilir neyi indireceğin; «Sen yalnız iftiracısın!» diyorlar, pek çoğuysa, bilmiyorlar onların
Cemal Külünkoğlu
Biz bir ayetin yerine başka bir ayet getirdiğimiz zaman, inkârcılar sana: “Sen bunu yalandan uyduruyorsun” derler. Oysa Allah kullarına ne mesaj indireceğini herkesten iyi bilmektedir. Aslında onların çoğu işin gerçeğini (ayetlerin yerine neden başka bir ayetin geldiğini) bilmezler.
Cemil Said (1924)
Âyetin birini fesh ve diğerleriyle tebdîl itdiğimiz zamân bunı "Sen îcâd itdin" diyorlar. Hâyır! Allâh inzâl itdiği âyetin aslını herkesden iyi bilür. Lâkin ânların ekserîsi bilmez.
Diyanet Vakfı
Biz bir âyetin yerine başka bir âyeti getirdiğimiz zaman -ki Allah, neyi indireceğini çok iyi bilir- «Sen ancak bir iftiracısın» dediler. Hayır; onların çoğu bilmezler.
Edip Yüksel
Biz bir delilin yerine bir başka delili getirdiğimiz zaman ki ALLAH neyi indirdiğini iyi bilir "Sen, ancak bir iftiracısın!," derler. Gerçekten çokları bilmiyor.
Elmalılı Hamdi Yazır
Bir âyeti bir âyetin yerine bedel yaptığîmız vakıt Allah indirdiğine ve indireceğine a'lem iken o Şeytan yârânı: «Sen sırf bir müfterisin» dediler, hayır onların çoğu bilmezler
Elmalılı (Sadeleştirilmiş)
Biz bir âyeti değiştirip yerine başka bir âyet getirdiğimiz zaman Allah ne indirdiğini pek iyi bilmiş iken kâfirler Peygambere: "Sen, ancak bir iftiracısın" dediler. Hayır öyle değil; onların çoğu bilmezler.
Emrah Demiryent
Biz bir âyetin yerine (onun hükmünü kaldıran) başka bir âyet getirdiğimiz zaman, kâfirler, (resûlümüze hitaben,) “Şüphesiz sen (Allah adına yalan uyduran) bir iftiracısın” derler. Oysa Allah (kullarının maslahatına neyin uygun olacağını ve resûlüne) neyi vahyedeceğini çok iyi bilir. Hayır, onların çoğu (nesih ile ilgili, yüce hikmetleri) bilmezler.
Abdullah-Ahmet Akgül
Biz bir ayeti, bir (başka) ayetin yeriyle değiştirdiğimiz (şartlara ve ihtiyaçlara göre hükmünü ertelediğimiz) zaman, ki -Allah neyi indirdiğini (ve değiştirdiğini) daha iyi bilir-. "Sen yalnızca iftira edici (ve yalan dizici)sin" dediler. Hayır, onların çoğu bilmezler (gafil ve cahil sürüleridir).
Erhan Aktaş
Biz, bir ayeti, başka bir ayetle değiştirdiğimiz¹ zaman: “Allah ne indirdiğini bilirken², sen kesinlikle uyduruyorsun.” derler. Hayır, onların çoğu gerçeği bilmiyor.
Eski Anadolu Türkçesi
daħı ķaçan degşürdük bir āyeti, bir āyet yirine, daħı Tañrı bilürirekdür anı kim indürür eyittiler: “bayıķ sen yalan baġlayıcısın.” belki eyregi anlaruñ bilmezler.
Hasan Basri Çantay
Biz bir âyeti diğer bir âyetin yerine (bunu nesh ederek) getirdiğimiz vakit — ki Allah neyi indireceğini çok iyi bilendir — dediler ki: «Sen ancak bir iftiracısın». Hayır, onların pek çoğu bilmezler.
Hayrat Neşriyat
Bir âyetin yerine (onun hükmünü kaldıran) başka bir âyet getirdiğimiz zaman, ki Allah ne indirdiğini daha iyi bilendir, (kâfirler:) “Sen ancak bir iftirâcısın!” derler. Hayır! Onların çoğu bilmiyorlar.
İhsan Aktaş
Ve biz (geçmiş kitaplardaki) bir ayetin (hükmün) yerine (Kur’an’la) başka bir ayeti (hükmü) getirdiğimiz zaman, -ki Allah neyi indireceğini daha iyi bilir, (bunu) sen sadece uyduruyorsun derler. Kesinlikle hayır, onların çoğu (bunun hikmetini) bilemezler.*
İlyas Yorulmaz
Allah, ne indirdiğini bildiği halde, biz bir ayetin yerine başka bir ayeti değiştirdiğimizde “Sen ancak uyduruyorsun” derler. Ama onların çoğu bilmiyorlar.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
Biz bir ayeti başka bir ayetin yerine koyunca, ki Allah neyi bildireceğini çok iyi bilir, onlar şunu derler: "Sen ancak yalan uydurucusun." Yok, onların pek çoğu bilmezler.
İsmail Hakkı İzmirli
Biz bir âyeti diğer bir âyet yerine getirirsek -ki Allah indireceğini daha iyi bilir- onlar "- Sen müfteriden başka bir şey değilsin" derler. Hayır, onların pek çoğu onu bilmezler
İsmail Yakıt
Biz bir ayetin yerine başka bir ayet getirdiğimizde³⁸ - Hâlbuki Allah ne indirdiğini daha iyi biliyor- onlar (peygambere), “Sen ancak uyduruyorsun!” derler. Bilakis onların birçoğu bilmiyorlar.
Kadri Çelik
Biz bir ayeti, bir (başka) ayetin yeriyle değiştirdiğimiz zaman, Allah neyi indirdiğini daha iyi bilmektedir. “Sen yalnızca iftira edicisin” dediler. Hayır, onların çoğu bilmezler.
Abdullah Parlıyan
Biz bir ayetin yerine, başka bir ayeti getirdiğimizde, Allah neyi indireceğini çok iyi bilirken, Allah'tan gelen gerçekleri örtbas edenler, sen sadece değişik zamanlarda değişik ayetler getirdiğini söylemek suretiyle, hep uyduruyorsun derler. Halbuki onların çoğu, bilmeyen, anlamayan kimselerdir.
Kuran Yolu
Biz bir âyetin yerine başka bir âyeti getirdiğimiz zaman -ki Allah neyi indireceğini çok iyi bilir- “Sen sadece uyduruyorsun” dediler. Öyle değil, fakat onların çoğu bilmezler.
Mahmut Kısa
Biz bir ayetin yerine başka bir ayet getirdik mi, yani daha önceki ümmetlere gönderdiğimiz kitapları yürürlükten kaldıran yeni bir kitap ve yeni bir şeriat gönderdik mi, Allah insanlığın her aşamasında neler gönderdiğini ve göndereceğini herkesten daha iyi bildiği hâlde, inkârcılar, “Ey Muhammed! Sen ancak, uydurduğu sözleri Allah’a nisbet eden bir yalancısın! Daha önce gönderilen kutsal kitaplar dururken, Allah niçin yeni bir kitap göndersin ki?” derler. Hayır, doğrusu onların çoğu, bütün ilâhî kitapların aynı kaynaktan geldiğini ve Kur’an’ın, daha önce tahrif edilen, anlamı çarpıtılan gerçekleri yeniden aslî şekline kavuşturan son ilâhî kitap olduğunu bilmezler.
Mahmut Özdemir
Allah ne indireceğini çok iyi bilirken, bir âyetin yerini bir âyetle değiştirdiğimiz zaman: “Doğrusu sen iftirâcısın!” dediler. Aksine onların çoğu bilmez.
Mehmet Çakır
Resulüm! Biz bir ayetin hükmünü başka bir ayetle değiştirince, Allah getireceği yeniliği daha iyi bildiği halde sana: " uyduruyorsun " diyorlar. Yoo. Onların çoğu hâla bu işin özünü kavramış değil.
Mehmet Çoban
Biz geçmiş topluluklara gönderdiğimiz ayetlerin yerine başka bir ayet getirirsek veya onlara önceden gönderdiğimiz ayetin yerine başka bir ayet gönderirsek; "Sen ancak bir iftiracısın!" derler. Onlara de ki: "Hangi ayeti göndereceğini Allah çok iyi bilir. Allah göndereceği ayeti size sormaz." Onların çoğu gerçeği bilmeyen cahillerdir. Hadlerini bilmeden Allah’a ders vermeye kalkıyorlar.
Mehmet Okuyan
Biz bir ayetin yerine başka bir ayeti değiştirdiğimiz zaman –ki Allah neyi indireceğini çok iyi bilendir– “Sen ancak bir iftiracısın!” [*] dediler. [*] Hayır; onların çoğu (gerçeği) bilmezler.
Mehmet Türk
Biz, bir âyetin yerine başka bir âyet getirdiğimiz zaman,¹ -Allah neyi indirdiğini çok iyi bilip dururken- (kâfirler sana): “Sen sadece uyduruyorsun” dediler. Asla (böyle değil), bilakis onların çoğu, (hiçbir şey) bilmiyorlar.²
Muhammed Esed
Biz bir ayetin yerine bir başka ayeti getirdiğimizde ¹²⁵ -ki Allah adım adım ¹²⁶ ne indirdiğini bütünüyle bilmektedir- [hakkı inkar edenler], “Sen sadece uyduruyorsun!” derler. Oysa onların çoğu bilmeyen, anlamayan kimselerdir! ¹²⁷
Mustafa Çavdar
Biz bir mesajı, başka bir mesaj ile değiştirdiğimizde ki, Allah hangi mesajı indireceğini pek ala bilir. Onlar “Bunu sen uyduruyorsun” derler. Hayır, aslında onların çoğu vahiy gerçeğini bilmiyorlar. 2/106, 10/15-16, 11/13-14, 13/38-39
Ahmet Tekin
Biz geçmiş kitaplardaki bir âyetin yerine Kur'ân ile başka bir âyeti getirdiğimiz zaman, -ki Allah neyi indireceğini iyi bilir- : “Bu Kur'ân'ı sen uyduruyor, Allah'a iftira ediyorsun” derler. Kesinlikle hayır. Onların çoğu ilimden yoksun insanlar, neshin-geçmiş kutsal kitapları yürürlükten kaldırmanın hikmetini bilemezler.
Mustafa İslamoğlu
Ve Biz bir mesajı diğeriyle değiştirdiğimizde,[²¹⁹⁰] -ki Allah neyi ne zaman indireceğini pekâla bilir-[²¹⁹¹] “Sen sadece ve sadece uydurduklarını söyleyen birisin!” derler; aksine onların çoğu, (ilahi tekamül yasasını) bilmeyen kimselerdir.[²¹⁹²]
Ömer Nasuhi Bilmen
Ve Biz bir âyeti bir âyetin yerine tebdîl edince, Allah ise indirdiğine pek ziyâde alîmdir. Dediler ki: «Sen şüphesiz bir iftiracısın.» Hayır. Onların ekserisi bilmezler.
Orhan Kuntman
(Oysa) Biz bir ayetin yerine (onu neshederek) başka bir ayeti indirdiğimiz zaman (ondan daha hayırlısını indiririz) Allah, ne indirdiğini gayet iyi bildiği halde, (onlar Peygamber’i suçlamaya kalkışırlar ve) "Sen ancak yalan uyduruyorsun" derler. Hayır!.. (Allah Teala, dilediğini yapan, dilediği hükmü verendir, bir ayetin hükmünü değiştirmesi de hikmeti gereğidir fakat) onların çoğu bunu bilmeler. (Kuranı inkar etmekte direnirler)
Osman Fırat
Biz bir âyetin yerini başka bir âyetle değiştirdiğimiz zaman, Allah ne indirdiğini eniyi bilirkenDerler ki: "Sen (Allah’a) iftirâ ediyorsun’’. Hayır, onların çoğu bilmiyorlar.
Şaban Piriş
Bir ayetin yerini başka bir ayetle değiştirdiğimiz zaman -ki Allah ne indirdiğini çok iyi bilir- şöyle derler: “sen ancak uyduruyorsun.” Hayır, onların çoğu bilmiyorlar.
Satıraltı Meal (1534)
Daḫı ḳaçan bir āyet yirine özge āyet getürsevüz, daḫı Tañrı Ta‘ālā bilür indürdügi nesneyi. Eydürler: Sen yalançısın, bel ki anlaruñ çoġı bilmezler.
Suat Yıldırım
Biz bir âyetin yerine onun hükmünü neshedecek başka bir âyet getirdiğimiz zaman -ki Allah göndereceği âyetleri pek iyi bilmektedir- onlar: “Sen iftiracının tekisin! ” dediler. Hayır, hiç de öyle değil! Onların çoğu işin gerçeğini bilmiyorlar.
Süleyman Ateş
Biz bir ayetin yerine başka bir ayet getirdiğimiz zaman, -Allah ne indirdiğini bilirken- "Sen (Allah'a) iftira ediyorsun (bu sözleri kendin uydurup Allah'ın üstüne atıyorsun)" derler. Hayır, onların çokları bilmiyorlar.
Süleyman Tevfik (1927)
Biz, bir âyeti diğer bir âyetle tebdîl iylediğimizde, Allâh Te'âlâ inzâl iylediği şeyi bilir, onlar: "Sen iftirâ idiyorsun" didiler. Şübhesiz onların ekserîsi ne söylediklerini bilmezler.
Süleymaniye Vakfı
Allah, neyi indireceğini çok iyi bildiği halde, bir âyetin yerine başka bir âyeti koyduğumuzda sana şöyle dediler: “Sen sadece iftiracısın.” Yok, onların pek çoğu bunu bilmezler.
Ahmet Varol
Biz bir ayetin yerine başka bir ayet getirdiğimizde -ki Allah ne indirdiğini pek iyi bilir-: "Sen ancak bir iftiracısın" derler. Hayır; onların çoğu bilmiyor.
Ümit Şimşek
Biz bir âyetin yerine başka bir âyet getirdiğimizde—ki Allah peyderpey indirdiklerini çok iyi bilir—onlar “Sen iftiracının birisin” derler. Onların çoğu, işin aslını bilmiyor.(24)
Yaşar Nuri Öztürk
Biz bir ayeti, bir başka ayetin yerine koyduğumuzda -ki Allah neyi indirmekte olduğunu daha iyi bilir- şöyle derler: "Sen düpedüz bir iftiracısın." Hayır, öyle değil. Bunların çokları bilmiyorlar.
Ali Bulaç
Biz bir ayeti, bir (başka) ayetin yeriyle değiştirdiğimiz zaman, -Allah neyi indirdiğini daha iyi bilir.“Sen yalnızca iftira edicisin' dediler. Hayır, onların çoğu bilmezler.
Ali Fikri Yavuz
Biz, bir âyetin yerine, bir âyeti değiştirip getirdiğimiz zaman (önceki âyetin hükmünü kaldırdığımız vakit) Allah ne indirdiğini pek iyi bilmişken, kâfirler dediler ki: “- Sen, ancak bir iftiracısın.” Hayır, onların çoğu Kur'ân'ın hakikatını ve hüküm değiştirmenin faydasını bilmezler.
Bahaeddin Sağlam
Biz bir ayet yerine başka bir ayeti koyduğumuzda -ki Allah, ne indirdiğini çok iyi bilendir- Onlar: “Sen ancak bir iftiracısın!” derler. Hayır! Onların çoğu, (hakikati) bilmiyorlar.
Bayraktar Bayraklı
Biz bir âyetin yerini başka bir âyetle değiştirdiğimiz zaman onlar şöyle derler: “Sen sadece düpedüz bir iftiracısın.” Halbuki Allah ne indirdiğini en iyi bilendir, onların çoğu bilmiyorlar.