100. Ayet
اِنَّمَا سُلْطَانُهُ عَلَى الَّذ۪ينَ يَتَوَلَّوْنَهُ وَالَّذ۪ينَ هُمْ بِه۪ مُشْرِكُونَ۟
Şeytanın hâkimiyeti, sadece onu dost edinenler ve Allah’a ortak koşanlar üzerindedir.
Arabic Uthmani · Diyanet İşleri
اِنَّمَا سُلْطَانُهُ عَلَى الَّذ۪ينَ يَتَوَلَّوْنَهُ وَالَّذ۪ينَ هُمْ بِه۪ مُشْرِكُونَ۟
Şeytanın hâkimiyeti, sadece onu dost edinenler ve Allah’a ortak koşanlar üzerindedir.
Onun kudreti, ancak ona dost olup itaat edenlere yeter ve onlar da Tanrıya şirk koşanlardır.
Şeytanın gücü, yalnız onu dost tutanlara yeter, Allaha karşı eş koşanlara da
Onun zorlayıcı gücü, kendisini dost edinenlere ve onu Allah'a ortak koşanlaradır.
Şeytânın nüfûzı Allâh’dan uzaklaşanlara ve şirk koşanlaradır.
Onun hakimiyeti, ancak onu dost edinenlere ve onu Allah'a ortak koşanlaradır.
Onun gücü, kendisini dost edinenlere ve onu Rab'lerine ortak koşanlaradır.
Onun sultası ancak onu veliy ittihaz edenlere ve Allaha şirk koşanlaradır
Şeytanın nüfuzu, ancak onu dost edinenlere ve Allah'a ortak koşanlaradır.
Onun (şeytanın) hâkimiyeti, sadece onu dost edinenler ile Allah’a ortak koşanlar üzerinde olur.
Şeytanın sultası (tesir ve tahribatı), sadece onu veli edinip kendisine uyanlar ve onu (şeytanı) Allah’a ortak koşanlar üzerinde geçerlidir.
Onun sultanlığı,¹ ancak kendisini veli² edinen ve Allah'a ortak koşan kimseler için söz konusudur.
[142b] bayıķ güç yitmeġi anuñ, anlaruñ üzere kim boyun virürler aña; daħı anlaruñ üzere kim, anlar aña ortaķ eylerler.
Onun zoru ancak onu yâr edinmekde olanlara ve onu kendisine (Allaha) eş koşanlara karşıdır.
O'nun hâkimiyeti, ancak onu dost edinenler ve O'na (Allah'a) ortak koşanlar üzerindedir.
Onun hâkimiyeti (gücü ve nüfuzu), ancak onu veli edinenlerin (kılavuz edinip ısrarla izleyenlerin, vesvese yoluyla telkin ettiği fikirlere uyanların) ve ona (Allah’a) ortak koşanların (yani şeytana ve Allah’tan başka nesnelere tanrısal nitelikler yakıştıranların) üzerindedir.*
Onun güç yetirdiği kimseler, ancak kendisine sığınanlar (veli edinenler) ve Allah’a ortak koşanlardır.
Gerçekten Şeytan’ın baskısı olsa olsa ancak onu kendine koruyucu edinenler, Şeytan’ı Allah’a eş koşanlar üzerinde olabilir.
O/nun, yalnız kendisini yâr edinip Allah/a şerik koşanlara tasallûtu vardır.
Onun gücü, sadece kendisini dost/kılavuz edinenler ve Allah’a ortak koşanlar üzerinedir.
Onun zorlayıcı gücü ancak onu (şeytanı) veli edinenler ve onunla O'na (Allah'a) ortak koşanlar üzerindedir.
Onun gücü kuvveti, ancak ona dost olup, ona itaat edenlere yeter ve onlar da Allah'la beraber, şeytana tanrısal nitelikler yakıştıranlardır.
Şeytanın hâkimiyeti ancak onu kendilerine velî edinenler ve onun yüzünden müşrik olanlar üzerinde geçerlidir.
Onun hükmü, ancak zaten yoldan çıkmış olup da, kendi irâdeleriyle onuhayatı yönlendirme ve kendileri için karar almaya yetkili bir dost olarak benimseyenlerin ve para, şöhret, makâm, itibar gibi azdırıcı şeylere tapınırcasına bağlanarak, ruhlarını şeytana teslim edip böylece onu Allah’a ortak koşanların üzerinde geçerlidir.
Onun etkileme gücü, onu veliyy edinen kimseler ve müşrikler (şirk koşanlar) üzerindedir.
Şeytanın sözü, sadece kendisine yâr ve yoldaş olanlarla, bir de onu Allah ile bir tutanlara geçer...
Şeytan; şeytanı dost edinenlere, şeytanlaşan insanlara, Allah’ın yasalarına karşı yasa yapanlara, insanlara yasa yapma hakkı verenlere egemen olur. Onlar hep birlikte Allah’ın düşmanlarıdır. Allah’a yasama, yönetme, yargılama, cezalandırma yetkisinde ortak koşanlardır.
Onun hakimiyeti kendisini dost edinenler ve O’na (Allah’a) ortak koşanlar üzerindedir. [*]
O (şeytan)ın hâkimiyeti sadece onu dost edinenlerle onu Allah’a ortak koşanlaradır.¹
Onun yalnızca kendisini izlemeye istekli olanlar ¹²³ üzerinde ve bir de ona tanrısal nitelikler yakıştıranlar ¹²⁴ üzerinde etkisi vardır.
Onun yaptırım gücü, ancak onu veli edinenler ve şirk koşanlar üzerindedir. 2/268, 4/119-120, 6/112, 7/20...22, 14/22, 24/21
Şeytanın, şeytanî güçlerin nüfûzu, gücü kendisini dost ve otorite kabul edenlerin ve ilâhlığında, otoritesinde, mülkünde, tasarruflarında Allah'a ortak koşanların üzerinde etkilidir.
ne var ki o ikna gücünü, yalnızca kendisini kılavuz edinip ısrarla izleyenlerin ve kendisine ilâhlık yakıştıranların üzerinde sergileyebilir.[²¹⁸⁹]
Şüphesiz ki, onun hakimiyeti ancak onu velî ittihaz edenlerin ve Allah'a şerik koşanların üzerinedir.
Kuşkusuz onun hakimiyeti ancak onu dost edinen ve Allah’a ortak koşanların üzerinedir.
Bununla beraber onun gücü o kimselere yeter ki onlar O’na (şeytana) yüzünü döndermişlerdir ve onlar (Allah’a) şirk koşanlardır.
Onun nüfuzu, sadece kendisini veli edinenler ve (Allah'a) şirk koşanlar üzerindedir.
Anuñ güci yitmez illā özini sevenlere, daḫı ol kişilere kim Allāha şirk getü‐rürler.
Onun nüfuzu, ancak onu dost edinenler ve onu Allah'a, ortak sayanlar üzerindedir.
Onun gücü, sadece kendisini dost tutanlara ve Allah'a ortak koşanlaradır (o, sadece onları etkileyebilir).
Onun tasallutı, onı dost idenlere ve onunla Allâh'a şirk iyleyenleredir.
Onun üstünlüğü (gücü,yetkisi), sadece onu dost(veli) edinenler ile Allah’a ortak(şirk) koşanlar üzerinde olur.
Onun gücü sadece kendisini dost edinenlere ve O'na ortak koşanlaradır.
Onun gücü, ancak onu dost edinenlere ve Allah'a ortak koşanlara yeter.
Onun sultası, sadece onu dost edinenlerle Allah'a ortak koşanlar üstündedir.
Onun zorlayıcı-gücü ancak onu veli edinenlerle, onunla O'na (Allah'a) ortak koşanlar üzerindedir.
Onun hâkimiyyeti, ancak kendisini veli edinenlere ve Allah'a ortak koşanlardır.
Onun gücü, ancak onu dost edinenler ve onu Allah’a ortak koşanlar için vardır.
Şeytanın hakimiyeti, ancak onu dost edinenlere ve onu Allah'a ortak koşanlaradır.[276]