99. Ayet
اِنَّهُ لَيْسَ لَهُ سُلْطَانٌ عَلَى الَّذ۪ينَ اٰمَنُوا وَعَلٰى رَبِّهِمْ يَتَوَكَّلُونَ
Gerçek şu ki; şeytanın, inanan ve yalnız Rablerine tevekkül eden kimseler üzerinde bir hâkimiyeti yoktur.
Arabic Uthmani · Diyanet İşleri
اِنَّهُ لَيْسَ لَهُ سُلْطَانٌ عَلَى الَّذ۪ينَ اٰمَنُوا وَعَلٰى رَبِّهِمْ يَتَوَكَّلُونَ
Gerçek şu ki; şeytanın, inanan ve yalnız Rablerine tevekkül eden kimseler üzerinde bir hâkimiyeti yoktur.
Şüphe yok ki inanan ve Rablerine dayanan kimselere karşı gücükuvveti yoktur, hükmü yürümez onun.
Allaha inanarak, ona dayananlara, şeytanın gücü yetmez
(Ama) gerçek şu ki: İnanan ve yalnız Rablerine güvenen kimseler üzerinde (şeytanın) hiçbir etkisi yoktur.
Îmân idenlere ve Allâh’a tevekkül iyleyenlere şeytânın hükmi yokdur.
Gerçek şu ki: İman edip de yalnız Rablerine tevekkül edenler üzerinde onun (şeytanın) bir hakimiyeti yoktur.
İnanıp Rab'lerine güvenenlere onun bir gücü yoktur.
Hakikat bu ki iyman edip de Rablarına tevekkül edenler üzerine onun sultası yoktur
Şüphesiz ki iman edip de Rablerine tevekkül edenler üzerinde o şeytanın hiçbir nüfuzu yoktur.
(Gerçek şu ki:) Îmân edip de Rablerine tevekkül edenler üzerinde, onun (şeytanın) bir hâkimiyeti yoktur.
Gerçek şu ki, iman edenler ve Rablerine tevekkül edenler üzerinde onun (şeytanın) hiçbir zorlayıcı gücü yoktur (bunu unutmayın ve gaflete kapılmayın).
Kuşkusuz, iman etmiş ve Rabb'lerine tevekkül¹ eden kimseler üzerinde, onun bir sultanlığı² yoktur.
bayıķ ol, olmadı anuñ güç yitmeġi, anlaruñ üzere kim įmān getürdiler, daħı çalabı’ları üzere tevekkül eylerler.
Hakıykat şudur ki îman edenler ve Rablerine güvenib dayananlar üzerinde onun hiç bir haakimiyyeti yokdur.
Şu şübhesiz ki îmân edenler ve Rablerine tevekkül edenler üzerinde onun(şeytanın) bir hâkimiyeti yoktur!
Şüphesiz, (gerçekten) iman etmiş olanlar ve (üzerine düşeni yaptıktan sonra) Rablerine dayanıp güvenenler (işlerini Rablerine havale edenler) üzerinde onun (şeytanın) hiçbir nüfûzu (yetkisi, gücü), yoktur.*
Şeytanın, inananlar ve Allah’a güvenip dayananlar üzerinde hiçbir etkisi yoktur.
Çünkü Şeytan’ın inananlar, çalaplarına dayananlar üzerinde hiçbir baskısı olamaz.
Çünkü O/nun iman edip Rablerine güvenenlere tasallûtu yoktur.
Şüphesiz, inananlara ve yalnız Allah’a güvenip dayananlara karşı onun bir gücü/hâkimiyeti [sultân] yoktur.³⁷
Şüphesiz iman edenler ve rablerine tevekkül edenler üzerinde onun (şeytanın) hiç bir zorlayıcı gücü yoktur.
Gerçekte o şeytanın iman eden ve Rablerine güvenip dayananlar üzerinde, hiçbir yaptırıcı otoritesi yoktur, hükmü yürümez onun.
Gerçek şu ki o şeytanın, iman etmiş olanlar ve rablerine dayanıp güvenenler üzerinde bir hâkimiyeti olamaz.
Gerçek şu ki, şeytanın, iman edip Rablerine güvenen kimseler üzerinde herhangi bir zorlayıcı gücü. otoritesi yoktur.
Şu bir gerçektir ki; iman etmiş ve sadece rabb’lerine tevekkül eden kimseler üzerinde onun bir sültanı / etkileme gücü yoktur.
Çünkü, şeytanın, inananlara ve de Rab'lerine güvenenlere herhangi bir baskısı söz konusu olamaz.
Gerçek şu ki: İman edip yalnız Rabbine güvenenler üzerinde şeytan hâkimiyet kuramaz. Şeytan Allah’a kesin olarak güvenmeyenlere musallat olur.
Gerçek şu ki iman edip yalnız Rablerine güvenenler üzerinde onun (şeytanın) hiçbir hâkimiyeti yoktur.
Kesinlikle o (şeytan)ın, (Allah’ın istediği gibi) îman edenler ve Rablerine hakkıyla tevekkül edenler üzerinde, hiç bir hâkimiyeti yoktur.¹
Gerçekte, onun, imana erişenlerin ve Rablerine güven bağlamış olanların üzerinde bir nüfûzu/etkisi yoktur:
Gerçek şu ki, iman edenler ve yalnızca Rabblerine dayanıp güvenenler üzerinde, şeytanın hiçbir yaptırım gücü yoktur. 15/39...42, 17/64-65, 14/22, 59/16
Şüphesiz, iman edenler ve Rablerine dayanıp güvenenler, işlerini Rablerine havale edenler üzerinde onun hiçbir nüfûzu, yetkisi, gücü yoktur.
Fakat şunu da unutma ki, (şeytanın) imanda sebat gösterenlerin ve Rablerine güvenip dayananların üzerinde yaptırım gücü yoktur;[²¹⁸⁸]
Muhakkak ki, imân etmiş olanların ve Rablerine tevekkülde bulunanların üzerine O- nun için bir hakimiyet yoktur.
Gerçek şu ki, iman edip de yalnız Rablerine güvenip dayanan (ve O'na sığınan)lar üzerinde o şeytanın hiçbir hakimiyeti yoktur.
Muhakkak ki O’nun (şeytanın), iman edenlerin ve Rablerine tevekkül eden kimseler üzerinde bir gücü yoktur.
Şüphesiz ki, onun iman edenler ve Rabbine güvenenler üzerinde hiçbir gücü yoktur.
Anuñ güci yitişmez īmān getürenlere, daḫı Çalaplarına ṣıġınanlara.
Aslında iman edip Rab'lerine güvenen ve dayananlar üzerinde onun bir nüfuzu yoktur.
Çünkü inananlara ve Rablerine dayananlara o(şeyta)nın bir gücü yoktur.
Onun, îmân idenlerin ve rablerine tevekkül iyleyenlerin üzerine tasallutı yokdur.
Şeytanın, inanıp güvenen ve Rablerine dayananlar üzerinde bir üstünlüğü (gücü,yetkisi)[*] olmaz.
Onun iman eden ve Rablerine güvenenlerin üzerinde herhangi bir gücü yoktur.
İman eden ve Rablerine tevekkül edenler üzerinde onun hiçbir gücü yoktur.
Şu bir gerçek ki şeytanın elinde, iman edip yalnız Rablerine dayananlar aleyhine hiçbir sulta/hiçbir kanıt yoktur.
Gerçek şu ki, iman edenler ve Rablerine tevekkül edenler üzerinde onun (şeytanın) hiç bir zorlayıcı-gücü yoktur.
Doğrusu şu ki, iman edip de Rablerine tevekkül edenler üzerine o Şeytan'ın bir hâkimiyyeti yoktur.
İman edip Allah’a tevekkül edenlere karşı, onun hiçbir etkisi yoktur.
Gerçek şu ki: İman edip de yalnız Rabblerine güvenip dayananlar üzerinde şeytanın bir hakimiyeti yoktur.