Nahl Suresi 36. Ayet

Arabic Uthmani · Diyanet İşleri

36. Ayet

وَلَقَدْ بَعَثْنَا ف۪ي كُلِّ اُمَّةٍ رَسُولًا اَنِ اعْبُدُوا اللّٰهَ وَاجْتَنِبُوا الطَّاغُوتَۚ فَمِنْهُمْ مَنْ هَدَى اللّٰهُ وَمِنْهُمْ مَنْ حَقَّتْ عَلَيْهِ الضَّلَالَةُۜ فَس۪يرُوا فِي الْاَرْضِ فَانْظُرُوا كَيْفَ كَانَ عَاقِبَةُ الْمُكَذِّب۪ينَ

Andolsun biz, her ümmete, “Allah’a kulluk edin, tâğûttan[303] kaçının” diye peygamber gönderdik. Allah, onlardan kimini doğru yola iletti; onlardan kimine de (kendi iradeleri sebebiyle) sapıklık hak oldu. Şimdi yeryüzünde dolaşın da peygamberleri yalanlayanların sonunun ne olduğunu görün.

Diğer Türkçe mealler

Abdulbaki Gölpınarlı

Andolsun ki biz her ümmete, Allah'a kulluk edin ve Şeytan'dan uzaklaşın diye bir peygamber gönderdik; içlerinde, Allah'ın doğru yola sevkettiği de var, sapıklığı hakedeni de. Gezin yeryüzünde de bakın, görün, yalanlayanların sonuçları ne olmuş.

Besim Atalay (1965)

«Allaha tapasınız; şeytandan kaçasınız» diye, her bir ümmete bir peygamber gönderdik, onlardan kimini Allah kılavuzladı, kimine de; azgınlık hak olmuştur, yeryüzünde gezerek, yalanlayan kimselerin sonu noldu görün !

Cemal Külünkoğlu

Andolsun ki biz her topluma: “(Yalnızca) Allah'a kulluk edin, tağûta (şirk ve zulüm sistemini kurumsallaştırmaya çalışan zalim ve inkârcılara) kulluk etmekten sakının” diyen bir elçi gönderdik. (Onların) kimini Allah (iyi niyet ve gayretlerine göre) doğru yola iletti, kimi de (inatları yüzünden) sapıklığı hak etti. Yeryüzünde geziniz de (ayetlerimizi) yalanlayanların sonunun ne olduğunu görünüz!

Cemil Said (1924)

Her kavme rasûl gönderdik. "Allâh’a ’ibâdet idiniz, tâgûtdan [1] kaçınız" didik. bunlardan ba’zılarına Allâh hidâyet itdi, diğerleri dalâlete sevk olundı. Arzı dolaşınız, rasûllere kâzib diyenlerin ’âkıbeti ne oldığını göriniz.

Diyanet Vakfı

Andolsun ki biz, «Allah'a kulluk edin ve Tâğut'tan sakının» diye (emretmeleri için) her ümmete bir peygamber gönderdik. Allah, onlardan bir kısmını doğru yola iletti. Onlardan bir kısmı da sapıklığı hak ettiler. Yeryüzünde gezin de görün, inkâr edenlerin sonu nasıl olmuştur!

Edip Yüksel

Her bir toplum içinde, "ALLAH'a kulluk edin ve putperestlikten sakının," diyen bir elçi gönderdik. Onlardan kimine ALLAH yol gösterdi, kimi de sapıklıkta kalmağa mahkum oldu. Yeryüzünü dolaşın ve yalanlayanların sonunun nasıl olduğuna dikkat edin.

Elmalılı Hamdi Yazır

Celâlim hakkı için biz, her ümmette «Allaha ibadet edin ve Tâguttan ictinab eyleyin» diye bir Resul ba'settik, sonra içlerinden kimine Allah hidayet nasîb etti, kiminin de üzerine dalâlet hakkoldu, şimdi Yer yüzünde bir gezin de bakın peygamberleri tekzib edenlerin akibeti nasıl oldu?

Elmalılı (Sadeleştirilmiş)

Andolsun ki biz her ümmete, "Allah'a ibadet edin ve putlara tapmaktan sakının." diye bir peygamber gönderdik. Allah, bu ümmetlerden bir kısmına hidayet etti, bir kısmına da sapıklık hak olmuştur. Şimdi yer yüzünde bir gezip dolaşın da bakın ki, peygamberleri yalanlayanların sonunun ne olduğunu bir görün?

Emrah Demiryent

Kasem olsun ki, Biz her ümmete, “Allah’a kulluk edin, (Allah’a isyanda) şeytana itaat edenlerden ve putlara tapanlardan kaçının!” diye tebliğde bulunan bir peygamber gönderdik. Onlardan (o toplumların içerisinden) kimini, hidâyete ulaşmak üzere gayret sarf ettiği için Allah (lütfuyla) doğru yola iletti, kimini de hidâyete ulaşmak üzere gayret sarf etmediği için, cüz’î irâdesi ile tercih ettiği sapkınlık üzere bıraktı. Şöyle yeryüzünde bir dolaşın da (hakkı) yalanlayanların sonlarının nasıl olduğuna (ibretle) bir bakın!

Abdullah-Ahmet Akgül

Andolsun Biz her ümmete: "Allah’a kulluk yapın ve TAĞUT’tan (Bâtıl nizamlardan ve putlaştırılmış insanlardan) kaçının!" diye bir elçi gönderdik. Böylelikle onlardan kimine (gerçekleri kabullenip Hakka ve hayra yönelene) Allah hidayet verdi, onlardan kiminin üzerine (dünya rahatı ve menfaati için tağuta tapınan ve şeytani odaklara kapılan kesime) ise dalâlet (sapkınlık-doğru yoldan çıkmışlık) hak oldu. Nitekim yeryüzünde bir dolaşın da, bakın hele (peygamberleri ve davetlerini) yalanlayanların akıbetinin nasıl olduğunu görüp anlayın (ve ibret alıp toparlanın).

Erhan Aktaş

Ant olsun ki, Biz, her ümmete¹, Allah'a kulluk etmeleri ve tağuttan² uzak durmaları için bir resûl gönderdik. Allah onlardan bir kısmına hidayet etti, bir kısmına da sapkınlık hak oldu. Şimdi yeryüzünde gezin de yalanlayanların sonunun nasıl olduğuna bakın.

Eski Anadolu Türkçesi

daħı bayıķ viribidük her bölüġe yalavaç kim “ŧapuñ Tañrı’ya daħı śaķınuñ şeyŧāndan pes anlardan oldur kim ŧoġru yol gösterdi Tañrı daħı anlardan oldur vācib oldı anuñ üzere [138b] azġunlıķ. pes yüriñ yirde pes baķuñ nite oldı śoñı yalan dutıcılaruñ!”

Hasan Basri Çantay

Andolsun ki biz her ümmete: «Allaha kulluk edin, putlar (a tapmak) dan kaçının» diye (tebligat yapması için) bir peygamber göndermişizdir. Sonra Allah içlerinden kimine hidâyet vermiş, kiminin üzerine de sapıklık hak olmuşdur. Şimdi yer yüzünde gezinin de (peygamberlerini) tekzîb edenlerin sonu nice oldu, görün.

Hayrat Neşriyat

And olsun ki, her ümmet içinde: “Allah'a kulluk edin ve tâğuttan (Allah'ın yerine tutacağınız herşeyden) kaçının!” diye (kendilerine nasîhat etmesi için) bir peygamber gönderdik. Artık onlardan bir kısmını (hikmetine binâen kendi lütfuyla) Allah hidâyete erdirdi, bir kısmına da (inkârları yüzünden) dalâlet hak oldu. Öyleyse yeryüzünde bir dolaşın da (peygamberlerimizi) yalanlayanların âkıbeti nasıl olmuş bakın!

İhsan Aktaş

Muhakkak her millet içinde, “Allah’a ibadet (kulluk) edin ve tağut’tan (sahte ilâhlardan, Allah’a isyanla başka yollar, başka dinler icat ederek insanları bunlara itaate zorlayan bâtıl güçlerden, sistemlerden) hep uzak durun!” diye bir resul gönderdik. Neticede (onlardan) kimini Allah (hidayeti ve imanı tercih etmesi sebebiyle) doğru yola iletti, onlardan kimine de (kendi özgür iradesiyle inkâr ve dalaleti tercih etmesi sebebiyle) sapıklık hak oldu. O hâlde yeryüzünde şöyle bir dolaşın da, (elçilerimizi ve hakikati) yalanlayanların sonu nasıl oldu görün!*

İlyas Yorulmaz

Her toplum (ümmet) içerisine “Yalnızca Allah’a kulluk edin ve Allah’a karşı gelen her türlü azgınlardan da uzak durun” diyen elçiler gönderdik. O toplum içerisinden Allah’ın doğru yola ilettikleri olduğu gibi, sapıklık içerisinde bırakılmalarını hak edenler de oldu. Yeryüzünü şöyle bir dolaşın bakalım da, yalanlayanların durumu ne hale gelmiş, görün.

İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu

Ant olsun ki gerçekten Biz her topluluğa bir elçi gönderdik, Allah’a tapın, Tağut’tan sakının diye. Onların içinde Allah’ın doğru yola ilettiği kimseler de vardır, sapkınlığa dört elle sarılan kimseler de vardır. Artık yeryüzünü dolanın da Allah’ı yalan sayanların sonu nice oldu bir görün.

İsmail Hakkı İzmirli

* Her ümmete "- Tanrı/ya tapın, Tağut/tan çekinin" diye ihtarda bulunmak üzere peygamber göndermişiz, içlerinde Allah/ın hidayet ettikleri vardır. Bir kısmının ise üzerlerine sapıklık sabit olmuştur. Ey müşrikler! Yeryüzünde gezin, tozun da yalana çıkaranların akıbetleri nasıl olduklarını görün.

İsmail Yakıt

Andolsun Biz her topluluğun [ummet] içinden kendilerine “Allah’a kulluk edin, Tâğût’tan kaçının”¹⁴ diyen bir elçi gönderdik ¹⁵. Onlardan kimini/lâyık olanı Allah doğru yola iletti, kiminin üzerine de sapıklık hak oldu. Artık, yeryüzünde dolaşınız ve yalanlayanların sonunun nasıl olduğunu görünüz!

Kadri Çelik

Şüphesiz biz her ümmete, “Allah'a kulluk edin ve tağuttan kaçının” (diye tebliğ etmesi için) bir peygamber gönderdik. Böylelikle, onlardan kimine Allah hidayet verdi, onlardan kiminin üzerine de sapıklık hak oldu. Artık, yeryüzünde dolaşın da yalanlayanların uğradıkları sonucu görün.

Abdullah Parlıyan

Andolsun ki, biz her ümmete, “Allah'a kulluk edin, azdırıp saptıran şeytani şer güçlerden uzaklaşın!” diye, bir peygamber gönderdik. O geçmiş toplumların içerisinden bir kısmını, Allah hidayetiyle doğru yola yöneltti, bir kısmı da sapıklığı hak edenlerden oldu. O halde şimdi yeryüzünü gezip dolaşın, hakkı yalanlayanların sonuçları ne olmuş, görün bakın.

Kuran Yolu

Andolsun ki biz her ümmete, “Allah’a kulluk edin, sahte tanrılardan uzak durun” diyen bir elçi gönderdik. Onlardan kimini Allah doğru yola iletti, kimileri de saptırılmayı hak ettiler. Yeryüzünü dolaşın da hak dini yalanlayanların âkıbetinin ne olduğunu görün.

Mahmut Kısa

Hiç kuşkusuz Biz, “YalnızcaAllah’a kulluk edin; Allah’ın otoritesini ve hükümlerini hiçe sayarak zulüm sistemini yeryüzünde kurumsallaştırmaya çalışan azgın kâfirlere, yani tâğutlara kul köle olmaktan kaçının!” diye emrimizi iletmeleri için her topluma bir Peygamber veya Peygamberin mesajını tebliğ eden bir davetçi gönderdik.Elçilerin yoğun tebliği sonucunda, Allah onlardan bir kısmını doğru yola iletti, vahye teslim olan bu insanlar dışında bir kısmı da kötülüğü tercih ettiği için sapıklığı hak etti. Bunun canlı örneklerini görmek istiyorsanız, yeryüzünde gezip dolaşın da, ayetlerimizi inkâr eden güçlü toplumların, medeniyetlerin sonu nice olmuş, bir görün! Demek oluyor ki Allah, dilediği yolu seçmesi konusunda insanı özgür bırakmıştır. O hâlde:

Mahmut Özdemir

And olsun ki “Allah’a kulluk edin, Tâğût’tan / İsyancı Azgınlar’dan kaçının!” diye her ümmet içine bir rasûl seçip gönderdik! Onlardan (ümmetlerden) bir kısmı Allah’ın hidayete eriştirdiği kimselerdir; bir kısmı da aleyhine Sapkınlık hak olmuş (müstehak) kimselerdir. Yeryüzü’nde dolaşıp bir bakın, Yalanlayanlar’ın sonu nasıl oldu?

Mehmet Çakır

Biz, her millete bir Tanrı elçisi gönderdik. Bunlar: " Allah'a kulluk edin, şeytandan uzak durun " dediler. Allah, bu milletlerden kimisine yol verdi, kimisini de dışlayıp yalnızlığa mahkum etti. İsterseniz yeryüzünü gezin ve inkarcıların sonu n'olmuş gözünüzle görün.

Mehmet Çoban

Her ümmete: "Allah’ın yasalarına uyarak kulluk edin! Azmış, şımarmış, taşkınlık eden zalimlerden sakının!" diye uyarması için elçi gönderdik! Allah onlardan bir kısmını doğru yola iletti. Bir kısmının üzerine sapıklık hak oldu. Yeryüzünde dolaşın! Bakın! İnkâr edenlerin sonu nasıl olmuş?

Mehmet Okuyan

Yemin olsun ki biz “Allah’a kulluk edin ve [Tağut]’tan (azgınlık edenden) kaçının!” diye (emretmeleri için) her ümmete bir elçi göndermiştik. Allah onlardan bir kısmını doğru yola ulaştırmıştır; bir kısmı da sapkınlığı hak etmişlerdi. Yeryüzünde dolaşın; sonra yalanlayanların sonunun nasıl olduğuna bakın! [*]

Mehmet Türk

Yemin olsun ki Biz her ümmete: “Sadece Allah’a kulluk edin ve tağuttan¹ kaçının.” (diye uyaran) bir Peygamber gönderdik. Böylece o (ümmetlerden) kimine Allah hak yolu nasip etti, kimi de sapkınlığı hak etti.² Yeryüzünde dolaşın ve (Peygamberleri) yalanlayanların sonunun nasıl olduğunu görün.

Muhammed Esed

Gerçek şu ki, Biz her toplumun içinden, ³³ “Allah’a kulluk edin, şer güçlerden kaçının!” ³⁴ [mesajıyla gönderdiğimiz] bir elçi çıkardık. O [geçmiş nesil]lerden bir kısmını Allah hidayetiyle doğru yola yöneltti; ³⁵ bir kısmı da sapıklık içinde bırakılmaya müstehak oldular: ³⁶ O halde, şimdi, yeryüzünde dolaşın ve hakkı yalanlayanların sonunun nasıl olduğunu görün!

Mustafa Çavdar

Andolsun ki biz, “Sadece Allah’a kulluk edin ve O’nun yolundan saptıran şer güçlerden uzak durun!” emrini bildirmesi için her topluma bir elçi gönderdik. Onlardan kimi Allah’ın gösterdiği yola uydu, kimi de sapıklık damgasını hak etti. Yeryüzünü dolaşın da, hakikat karşında yalana sarılanların sonu nasılmış bir görün. 7/59-65-73-85, 21/25, 35/24, 39/71, 67/6...11

Ahmet Tekin

Andolsun ki biz: “Allah'ı ilâh tanıyın, candan müslüman olarak Allah'a teslim olun, saygıyla O'na kulluk ve ibadet edin, O'nun şeriatına bağlanın, O'na boyun eğin. Putlaştırılmış, zalim, azgın diktatörlerden, idarelerden, şeytanî güçlerden, tağuttansakınıp uzak durun.” diye emirleri tebliğ etmeleri için her millet içinde özgürce sorumluluklarını yerine getirmek üzere tek başına bir Rasul görevlendirdik. Allah onlardan bir kısmını doğru yola sevketme lütfunda bulundu. Onlardan bir kısmı da hür iradeye, özgürce seçme hakkına sahipken sana ve Kur'ân'a itibar etmedikleri için, başlarına buyruk hareket ederek hak yoldan uzak yaşamayı, dalâleti, bozuk düzeni, helâki gerekçeli olarak hak ettiler. Yeryüzünde gezerek, Rasulleri yalanlayanların sonunun nasıl olduğunu görün, ibret alın.

Mustafa İslamoğlu

Doğrusu Biz, (geçmiş) her uygarlığın içinden[²¹¹⁹] “Allah’a kulluk edin, putlaştırılmış azgınlardan[²¹²⁰] uzak durun!” diyen bir elçi çıkarmışızdır. Bunun ardından onlardan kimileri Allah’ın gösterdiği doğru yola uydu, kimileri de (ısrarlı tercihleri sonucu) sapıklığa mahkûm olmayı hak etti.[²¹²¹] İsterseniz yeryüzünde dolaşın ve yalanlayanların sonu nasıl olurmuş görün!

Ömer Nasuhi Bilmen

Andolsun ki, her ümmete, «Allah'a ibadet ediniz ve şeytandan kaçınınız,» diye bir peygamber göndermişizdir. Artık o ümmetlerden bir kısmına Allah hidâyet etmiştir ve onlardan bir kısmının üzerine de dalâlet tahakkuk eylemiştir. İmdi yeryüzünde yürüyünüz de bakınız ki, tekzîp edenlerin akıbetleri nasıl olmuştur.

Orhan Kuntman

Andolsun ki biz her ümmete "Allah’a ibadet edin ve putlardan (O'na ortak koşmaktan) kaçının" diye onları uyarması için peygamberler gönderdik. Allah, onlardan (o ümmetlerin içinden) bir kısmını hidayete erdirdi, bir kısmı da (hak daveti kabul etmediklerinden ötürü) sapıklığı hak etti! (Ey insanlar) Yeryüzünde gezip dolaşın da, peygamberlerini yalancı sayan ümmetlerin sonunun nice olduğunu görün! (Geride kalan harabeleri görün de ibret alın)

Osman Fırat

Ve biz, her ümmetin içinden kendilerine Resul çıkardı ve onlara "Allah’a kulluk edin, tâğûttan kaçının" dedi. Allah, onlardan kimini doğru yola iletti; onlardan kimine de sapıklık hak oldu. Şimdi yeryüzünde dolaşın (Resulleri) yalanlayanların sonunun ne olduğunu görün.

Şaban Piriş

-Allah'a kulluk edin ve tağuttan sakının, diye her topluma bir elçi gönderdik. Böylece, onların içinden kendilerine Allah'ın yol gösterdiği de vardır. Sapıklığı hak edenler de vardır. Yeryüzünde dolaşın da yalanlayanların sonu nasıl oldu, bir bakın!

Satıraltı Meal (1534)

Taḥḳīḳ viribidük her ümmete peyġamber. Anuñ dili üstine eyitdük ki:‘İbādet eyleñüz Tañrı Ta‘ālāya, daḫı ıraḳ oluñuz bāṭıl ma‘būdlardan. Pesnicesine Tañrı Ta‘ālā hidāyet virdi ve nicesi üstine vācib oldı azġunluḳ. Pesgezüñüz yir yüzinde ve görüñüz nice oldı ṣoñ işi yalancılaruñ.

Suat Yıldırım

Biz her millete bir peygamber gönderdik. O da “Allah'a ibadet edin, tağuttan uzak durun! ” dedi. Sonra onlardan bir kısmına Allah hidâyet nasib etti, bir kısmı hakkında da sapacaklarına dair hüküm kesinleşti. İşte gezin dolaşın dünyayı da peygamberleri yalancı sayanların âkıbetlerinin ne olduğunu görün! [21, 25; 43, 45; 47, 10; 67, 18]

Süleyman Ateş

Andolsun biz, her millet içinde: "Allah'a kulluk edin, şeytan(a tapmak)dan kaçının" diye bir elçi gönderdik. Onlardan kimine Allah hidayet etti, onlardan kimine de sapıklık gerekli oldu. İşte yeryüzünde gezin de bakın, yalanlayanların sonu nasıl olmuş!

Süleyman Tevfik (1927)

Biz, Allâh'a 'ibâdet idin ve putlardan ictinâb iyleyin diye her ümmetde bir rasûl ba's iyledik. O ümmetlerde, Allâh'ın hidâyet iyledikleri oldığı gibi üzerlerine dalâlet hak olanlar da vardır. Arzda seyr u seyahat idin ve tekzîb idenlerin 'âkıbeti nasıl oldığını görün 'ibret alın.

Süleymaniye Vakfı

Biz her topluma (ümmete) elçi gönderdik; Allah’a kul olsunlar ve azgınlardan uzak dursunlar diye. Onların içinden, Allah’ın yoluna kabul ettiği kimseler de oldu, sapıklığı hak etmiş olanlar da. Yeryüzünü dolaşın da o yalancıların sonunun nasıl olduğunu bir görün.

Ahmet Varol

Andolsun her ümmet içinde: "Allah'a kulluk edin ve Tağut'tan kaçının" diye bir peygamber gönderdik. Onlardan kimini Allah hidayete erdirdi kimine de sapıklık hak oldu. Şöyle yeryüzünde bir dolaşın da yalanlayanların sonlarının nasıl olduğuna bakın.

Ümit Şimşek

Biz her ümmetin içinden, “Allah'a kulluk edin, tâğuttan(6) sakının” diyen bir peygamber gönderdik. Onlardan kimine Allah hidayet verdi; kimi de sapıklığı hak etti. Yeryüzünde gezin de, peygamberlerini yalanlayanların sonu nasıl olmuş, bakın.

Yaşar Nuri Öztürk

Yemin olsun, biz her ümmette şöyle tebliğ yapan bir resul görevlendirdik: "Allah'a kulluk/ibadet edin, tâğutttan kaçının. Sonra bunlardan kimine Allah kılavuzluk etti, kimine de sapıklık hak oldu. Şimdi, yeryüzünde gezip dolaşın da yalanlayanların sonu nasıl olmuş görün.

Ali Bulaç

Andolsun, biz her ümmete: 'Allah'a kulluk edin ve tağuttan kaçının' (diye tebliğ etmesi için) bir elçi gönderdik. Böylelikle, onlardan kimine Allah hidayet verdi, kiminin üzerine sapıklık hak oldu. Artık, yeryüzünde dolaşın da yalanlayanların uğradıkları sonucu görün.

Ali Fikri Yavuz

Celâlim hakakı için, biz, her ümmete; “-Allah'a ibadet edin ve putlara tapmaktan sakının.” diye bir Peygamber gönderdik. Sonra içlerinden bir kısmına Allah hidayet etti, bir kısmının da üzerine sapıklık vacip oldu. Şimdi yeryüzünde bir gezip dolaşın da, bakın ki, Peygamberleri tekzîp edenlerin sonun ne olmuştur?

Bahaeddin Sağlam

Andolsun! Her bir toplum içinde bir peygamber gönderdik. “Allah’a ibadet edin, tağuttan uzak durun” diye. Onlardan bazılarını, Allah doğru yola iletti, bazılarına da sapıklık hak oldu. İşte yeryüzünde dolaşın, yalancıların sonucunun nasıl olduğunu görün!

Bayraktar Bayraklı

Andolsun ki biz, “Allah'a kulluk ediniz ve tâğûttan sakınınız!” diye her ümmete bir peygamber gönderdik. Allah onlardan bir kısmını doğru yola iletti. Onlardan bir kısmı da sapıklığı hak ettiler. Yeryüzünde geziniz de görünüz, inkâr edenlerin sonu nasıl olmuştur.[269]