Nahl Suresi 37. Ayet

Arabic Uthmani · Diyanet İşleri

37. Ayet

اِنْ تَحْرِصْ عَلٰى هُدٰيهُمْ فَاِنَّ اللّٰهَ لَا يَهْد۪ي مَنْ يُضِلُّ وَمَا لَهُمْ مِنْ نَاصِر۪ينَ

Sen onların doğru yola erişmelerine aşırı istek göstersen de şüphesiz Allah saptırdığı kimseyi doğru yola iletmez. Onların yardımcıları da yoktur.

Diğer Türkçe mealler

Abdulbaki Gölpınarlı

Onları doğru yola sevketmek için üstlerine düştükçe düşsen de şüphe yok ki Allah, sapıklığı kabul edeni doğru yola getirmez ve onlara bir tek yardımcı da yoktur.

Besim Atalay (1965)

Onların doğru yolu tutmaların istesen de, sapıtanı Allah kılavuzlamaz, onlar için yardımcı da bulunmaz

Cemal Külünkoğlu

Sen onların doğru yola erişmelerine aşırı istek göstersen de şüphesiz Allah (kötü niyet ve eylemlerinden dolayı) sapıklıkta bırakacağı kimseyi doğru yola iletmez. Onların yardımcıları da yoktur.

Cemil Said (1924)

Ânların hidâyete sevk olunmalarını ister isen bunı bil ki Allâh dalâlete sevk itdiğini artık hidâyete sevk itmez, ânlar müzâheretden mahrûm olacaklardır.

Diyanet Vakfı

(Resûlüm!) Sen, onların hidayete ermelerine çok düşkünlük göstersen de bil ki Allah, saptırdığı kimseyi (dilemezse) hidayete erdirmez. Onların yardımcıları da yoktur.

Edip Yüksel

Doğruyu bulmaları için ne kadar uğraşsan da, ALLAH saptırdığını doğruya ulaştırmaz. Onların bir yardımcısı da olmaz.

Elmalılı Hamdi Yazır

Sen onların hidayet bulmalarına harîs isen her halde Allah dalâlette bırakacağı kimselere hidayet vermez, onların yardımcıları da yoktur

Elmalılı (Sadeleştirilmiş)

(Ey Muhammed!) Sen o kâfirlerin hidayete ermelerini ne kadar istesen de Allah, saptırdığı kimseyi hidayete erdirmez. Onların hiçbir yardımcısı da yoktur.

Emrah Demiryent

(Resûlüm!) Sen, onların hidâyete ermelerini ne kadar istesen de, Allah, hidâyete ulaşmak üzere gayret sarf etmediklerinden dolayı tercih ettikleri sapkınlıkta bıraktığı kimseleri (onlar tövbe edip hakka yönelmedikleri müddetçe) doğru yola iletmez. Onların (Allah’ın azabına karşı) hiçbir yardımcıları da yoktur.

Abdullah-Ahmet Akgül

(Ey Resulüm!) Sen, onların hidayet bulmalarını ne kadar hırsla istesen de, şüphesiz Allah (çirkin işleri ve şirkleri nedeniyle doğru yoldan) saptırdığına hidayet vermez, onlar için yardım edicileri (ve şefaatçileri) de yoktur (ve olmayacaktır).

Erhan Aktaş

Sen, onların, hidayete ermelerini, ne kadar çok istersen iste; sapkınlıkta kararlı olanlara, Allah hidayet etmez. Onlar için bir yardımcı da bulunmaz.

Eski Anadolu Türkçesi

eger ḥāriŝ olasın anlaruñ ŧoġru yol dutmaġına daħı bayıķ Tañrı ŧoġru yol göstermez aña kim azdurur. daħı yoķdur anlaruñ arķa viriciler..

Hasan Basri Çantay

(Habîbim) sen onların hidâyet bulmalarına (ne kadar) hırs göstersen şübhe yok ki Allah dalâletde bırakacağı kimselere (bu) hidâyet (i) nasıyb etmez. Onların (azâblarını önleyecek) bir yardımcıları da yokdur.

Hayrat Neşriyat

(Habîbim, yâ Muhammed!) Onların hidâyete ermelerine ne kadar hırs göstersen de, şübhesiz ki Allah, (hak ettiklerinden dolayı) dalâlete attığı kimseleri hidâyete erdirmez; onlar için hiçbir yardımcı da yoktur!

İhsan Aktaş

Sen onların doğru yola erişmelerine aşırı istek göstersen de şüphesiz Allah (kendi iradeleriyle inkâr edip sapıklığı tercih etmeleri sebebiyle) sapık saydığı (sapıklıkta bulduğu) kimseyi doğru yola iletmez. Onların yardımcıları da yoktur.*

İlyas Yorulmaz

Onların doğru yola gelmeleri için, ne kadar çaba gösterirsen göster, şüphesiz ki Allah’ın sapıklık içinde bıraktıklarını, Allah doğru yola iletmez ve onların yardımcıları da yoktur.

İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu

Onları doğru yola getirmek için ne kadar çırpınsan boştur. Çünkü Allah bir kere saptırdığını bir daha doğru yola iletmez. Hem bu gibilerin yardımcıları da olmaz.

İsmail Hakkı İzmirli

Onların hidayet bulmalarına haris olsan ne fayda! Çünkü Allah yoldan çıkardığı kimselere hidayet etmez. Onların azaplarını defedecek hiçbir yardımcıları yoktur.

İsmail Yakıt

(Ey Peygamber!) Sen onların doğru yola erişmelerini ne kadar istesen de muhakkak ki Allah saptırdığını doğru yola iletmez ve onların yardımcıları da olmaz.

Kadri Çelik

Sen, onların hidayete ermeleri için ne kadar hırslansan da Allah, şüphesiz saptırdığına hidayet etmez, onlar için yardım edecek yoktur.

Abdullah Parlıyan

Onları doğru yola sevketmek için, üzerlerine düştükçe düşsen de şüphe yok ki, Allah sapıklığı kabul edeni, doğru yola getirmez ve onlara birtek yardımcı da yoktur.

Kuran Yolu

Sen onların doğru yola yönelmelerini tutku derecesinde istesen de Allah, yoldan çıkardığı kimseyi hidayete erdirmez. Onların asla yardımcıları da olmaz.

Mahmut Kısa

Ey Müslüman!Sen onların doğru yola gelmelerini ne kadar arzu etsen de, Allah koyduğu yasalar çerçevesinde saptırdığı hiç kimseyi —kendisi doğru yola yönelmediği sürece— hidâyete erdirecek değildir. Ve bile bile sapıklığı tercih eden bu insanlara, Hesap Gününde hiç kimse yardım edemeyecektir! Neden mi?

Mahmut Özdemir

Onların hidayetini çok arzu etsen de, şüphesiz Allah, sapan / saptıran kimseleri hidayete eriştirmez. Onlar için hiçbir yardım eden de yoktur.

Mehmet Çakır

Resulüm! Sen onları düze çıkarmak için habire çırpınıyorsun ama boşuna, Allah, şaşırttığı kuluna, daha yol vermez, bu gibilere sahip çıkan da olmaz...

Mehmet Çoban

Kuşkusuz sen onların doğru yola gelmelerini çok istesen de sapıklıkta ısrar ettiği için Allah’ın dünyadaki seçimine karışmadığı kimseyi doğru yola iletemezsin. Onların yardımcıları da yoktur.

Mehmet Okuyan

Sen onların doğru yola ulaşmalarına çok düşkünlük göstersen de bil ki Allah saptırdığı (sapkınlığını onayladığı) kimseyi (kişi dilemediği sürece) doğru yola ulaştırmaz. [*] Onların hiçbir yardımcısı da yoktur.

Mehmet Türk

(Ey Muhammed!) Sen, onların doğru yolu bulmalarını son derece istesen de kesinlikle Allah sapkınlıkta bırakacağı kimseleri (dilemezse)¹ hak yola ulaştırmaz. Onların (âhirette kendilerini azaptan kurtaracak) yardımcıları da yoktur.

Muhammed Esed

İmdi, sen [o hakkı inkarda ısrarlı olanların] doğru yola erişmelerini tutkuyla istesen de, [bil ki,] Allah, sapıklık içinde kalmalarına hükmettiği kimseleri doğru yola eriştirmez; ³⁷ ve böyleleri [Kıyamet Günü’nde] kendilerine yardımcı da bulamayacaklardır.

Mustafa Çavdar

Sen, onların doğru yola girmelerini ne kadar çok istersen iste şu bir gerçek ki; Allah sapıklığı tercih edeni doğru yola yöneltmez ve bunların yardımcısı da olmayacaktır. 4/88, 7/186, 13/33, 30/29, 39/23

Ahmet Tekin

Sen, kâfirlerin hidayete ermelerini, hak yolda olmalarını ne kadar istesen de, hak yoldan uzaklaşmalarına, dalâleti tercihlerine özgürlük tanıdığı akıllı ve sorumlu varlıkları Allah, doğru yola sevketme lütfunda bulunmaz. Onların yardım edenleri de yoktur.

Mustafa İslamoğlu

Sen onların doğru yolu bulmasını ne kadar istersen iste, ama unutma ki Allah’ın sapıklığa mahkûm ettiğini kimse doğru yola yöneltemez;[²¹²²] onlara yardım eden de bulunmaz!

Ömer Nasuhi Bilmen

Sen onların hidâyet bulmalarına haris olsan da (faidesizdir). Çünkü Allah Teâlâ dalâlete düşürdüğüne hidâyet etmez ve onlar için yardımcılardan bir kimse de yoktur.

Orhan Kuntman

(Ey Muhammed) Sen o müşriklerin hidayete ermeleri için ne kadar gayret etsen (faydasızdır). Çünkü Allah, sapıklıkta bırakacağı kimseyi hidayete erdirmez ve onları (azaptan kurtaracak) bir yardımcıları da yoktur.

Osman Fırat

Sen onların yola gelmelerine ne kadar hırslı olsan da Allâh’ın saptırdığı kimseyi doğru yola iletmez ve onlar için bir yardımcı da bulunmaz!

Şaban Piriş

Sen, onların doğru yola girmelerini çok arzu etsen de Allah saptırıcılara yol göstermez. Onların hiç bir yardımcısı da yoktur.

Satıraltı Meal (1534)

Eger cehd eyleseñ yā Muḥammed anlaruñ hidāyetine, pes Tañrı Ta‘ālāhidāyet virmez azġunluḳ diledügi kimseye. Anlara yardım idici daḫıyoḳdur.

Suat Yıldırım

Sen onların hidâyete gelmelerine ne kadar düşkün olsan da, şunu bil ki: Allah dalâlette bıraktığı kimselere hidâyet vermez. Onlara yardım eden de bulunmaz. [5, 41, 11, 34; 7, 186; 10, 96-97]

Süleyman Ateş

(Ey Muhammed) Sen onların yola gelmelerini ne kadar istesen de Allah şaşırttığını yola getirmez ve onların yardımcıları da olmaz!

Süleyman Tevfik (1927)

(Yâ Muhammed) Sen onların hidâyetlerine harîs isen de (fâidesi yokdur) Allâh dalâletini istediği kimseyi hidâyet itmez ve onlara yardımcı da yokdur.

Süleymaniye Vakfı

Yola gelmeleri için ne kadar çırpınırsan çırpın, Allah, sapık saydığı kişiyi[1] yola getirmez. Bu gibilerin yardımcıları da olmaz.

Ahmet Varol

Sen onların hidayete ermelerini çok arzulasan da Allah saptırdığını hidayete eriştirmez. Onların yardımcıları da olmaz.

Ümit Şimşek

Sen onların hidayetlerine düşkün olsan da, Allah saptırdığına hidayet vermez; onların bir yardımcısı da olmaz.

Yaşar Nuri Öztürk

Sen onların iyiye ve doğruya ulaşmalarını tutkuyla istesen de Allah, saptırdığına yol göstermez. Hiçbir yardımcıları da olmaz onların.

Ali Bulaç

Sen, onların hidayet bulmalarını ne kadar tutkuyla istesen de, Allah, şüphesiz saptırdığına hidayet vermez, onlar için yardım edecek yoktur.

Ali Fikri Yavuz

(Ey Rasûlüm) sen, o kâfirlerin hidayet bulmalarına çok istekli isen (de çare yok), her halde Allah dalâlette bırakacağı kimselere hidayet vermez. Onların hiç bir yardımcısı da yoktur.

Bahaeddin Sağlam

Sen onların doğru yola gelmeleri için hırs göstersen de, Allah, (hak ettikleri için) saptırdıklarını doğru yola iletmez. Onlar kendilerine yardımcılar da bulamazlar.

Bayraktar Bayraklı

Rasûlüm, sen onların hidayete ermesine çok düşkünlük göstersen de, bil ki Allah'ın saptırdığı kimseyi kimse hidayete erdiremez. Onların yardımcıları da yoktur.