54. Ayet
ثُمَّ اِذَا كَشَفَ الضُّرَّ عَنْكُمْ اِذَا فَر۪يقٌ مِنْكُمْ بِرَبِّهِمْ يُشْرِكُونَۙ
Sonra sizden o sıkıntıyı giderince, bir de bakarsınız, içinizden bir kısmı Rablerine ortak koşar.
Arabic Uthmani · Diyanet İşleri
ثُمَّ اِذَا كَشَفَ الضُّرَّ عَنْكُمْ اِذَا فَر۪يقٌ مِنْكُمْ بِرَبِّهِمْ يُشْرِكُونَۙ
Sonra sizden o sıkıntıyı giderince, bir de bakarsınız, içinizden bir kısmı Rablerine ortak koşar.
Sonra da sizden o zararı defetti mi o vakit içinizden bir kısmı, Rablerine şirk koşar.
Sonra darlık açılınca sizlerden, Tanrıya eş koşar birtakımınız
Arkasından sıkıntınızı giderince, içinizden bazıları hemen Rablerine ortak koşarlar (Allah'tan başka varlıklara tanrısal nitelikler yükleyerek onlardan yardım beklerler).
54, 55. Lâkin Allâh fenâlıkdan sizi tahlîs idince içinizden bir kısmı şerîk koşuyor ve itdiğimiz iyilikleri inkâr idiyor. Ey kâfirler! Devâm idiniz yakında hakîkati öğrenirsiniz.
Sonra da sizden o zararı giderdiğinde, içinizden bir zümre, hemen Rablerine ortak koşarlar!
Ne var ki, sizden o sıkıntıyı kaldırdığı zaman, sizden bir grup hemen Rab'lerine ortak koşmaya başlar,
Sonra sizden o kederi açtığı zaman da içinizden bir kısmı derhal rablarına şirk ederler
Sonra Allah bu sıkıntıyı sizden kaldırdığı zaman, bir de bakarsınız ki, içinizden bir topluluk, hemen Rablerine ortak koşarlar.
Sonra O, sizden sıkıntıyı giderdiğinde içinizden bir grup hemen Rablerine ortaklar koşarlar.
Sonra sizden o sıkıntıyı giderdiği zaman ise, (maalesef) içinizden birtakımı Rablerine (tekrar) şirk koşup durur.
Sonra O, sizden sıkıntıyı giderince, bir kısmınız hemen Rabb'lerine şirk koşmaya başlar.
andan ķaçan aça gidere ziyānı sizden bir bölük sizden çalabılarına ortaķ eylerler.
Nihayet O, sizden bu keder ve musıybeti açıb giderdiği vakit ise içinizden bir takımları, bakarsınız ki, Rablerine eş tutuyorlar.
Sonra sizden o zararı giderdiği zaman, içinizden bir fırka hemen Rablerine ortak koşarlar.
Sonra, üzerinizden darlığı (sıkıntıyı) giderir gidermez, içinizden bir kısmı (kendilerini yaratan, besleyip büyüten, hayatta tutan, nimetlerle donatan ve sıkıntılarını gideren) Rablerine (tekrar) ortak koşarlar (Allah’tan başka varlıklara tanrısal nitelikler yükleyerek onlardan yardım beklerler).
Üzerinizden size dokunan zararı kaldırdığında, sizden bir gurup hemen Rablerine ortaklar koşmaya başlar.
Sonra O bu kötülüğü üzerinizden giderdi mi hemen içinizden bir takımları çalaplarına eş koşarlar.
Daha sonra o fenalığı üzerinizden kaldırdı mı hemen içinizden bir güruh Rablerine şerik koşarlar.
Sonra O, üzerinizden sıkıntıyı kaldırdığında, içinizden bir grup [ferîk] hemen Rablerine ortak koşarlar.
Sonra sizden zararı kaldırdığında, sizden bir grup (hemen) rablerine şirk koşarlar.
Sonra sizden o zararı giderdi mi, o vakit içinizden bir kısmı Rablerine karşı başka güçlere de ilahlık yakıştırıverirler.
Allah sizi sıkıntıdan kurtardığında içinizden bazıları, gariptir ki, hemen rablerine ortak koşarlar.
Fakat Allah bu belâyı üzerinizden kaldırır kaldırmaz, içinizden bazıları çok geçmedenettiği duâları unutur ve başkalarına kulluk ederek Rablerine ortak koşarlar.
Yine Zorluğu sizden giderdiğinde içinizden bir grup o anda rabb’lerine şirk koşuyorlar;
54,55. Ama sıkıntınız geçer geçmez, bazılarınız verdiğimiz nimete küfredercesine hemen kendisi ile Allah arasına birini sokuverir. Şimdi keyfinize bakın, yakında göreceksiniz.
Sıkıntıyı kaldırdıktan sonra içinizden bir zümre hemen Rabbine ortak koşar.
Sonra da sizden o zararı giderdiğinde içinizden bir grup hemen Rablerine ortak koşarlar! [*]
Arkasından da (Allah) sizden sıkıntıyı kaldırınca, bir de bakarsınız ki içinizden bir kısmı, hemen Rablerine eş koşuyorlar.
sonra, üzerinizden darlığı giderir gidermez, içinizden bazıları hemen Rablerinin uluhiyetinden başka güçlere de bir pay yakıştırır, ⁶¹
Ardından başınıza gelen sıkıntıdan sizi kurtarınca, içinizden bir grup Rabblerine şirk koşmaya başlarlar. 6/40-41, 7/189-190, 41/49...51
Sonra, sizden felâketi, sıkıntıyı, giderdiğinde, ekonomik darboğazdan kurtardığında içinizden bir zümre hemen Allah'ı unutarak, kurtuluşuna vesileler icat edip, ilâhlığında, otoritesinde, mülkünde, tasarruflarında Rablerine ortaklar koşarlar.
O daha sonra üzerinizden darlığı çekip alacak olsa, o zaman da içinizden bir gurup hemen Rablerine şirk koşmaya başlar;
Sonra sizden o zararı açtığı vakit o an sizden bir tâife Rablerine şerik koşarlar.
Sizden o zararı giderdiğinde ise, içinizden bir zümre, hemen Rablerine ortak koşarlar.
Sonra sizden o sıkıntıyı giderince, içinizden bir kısmı da o zaman Rablerine ortak koşarlar.
Sonra, sıkıntıyı sizden giderdiğimiz zaman içinizden bir grup hemen Rab'lerine şirk koşarlar.
Andan ṣoñra ḳaçan giderse Allāh sizüñ üstüñüzden ziyānı, ol vaḳtda birbölük sizden Çalaplarına şirk getürdiler.
Ama sonra sizin o sıkıntınızı giderince, içinizden bir kısmı hemen Rab'lerine ortak koşarlar.
Sonra, sizden o sıkıntıyı kaldırdığı zaman içinizden bir grup, hemen Rablerine ortak koşarlar.
Sonra sizden o zararı keşf ve izâle iylese derhâl sizden bir fırka O'na şirk iylerler.
Sonra o zorluğu üzerinizden kaldırdı mı içinizden bir takımı hemen Rablerine bir ortak oluştururlar.
Sonra O, sizden sıkıntıyı giderdiğinde içinizden bir grup hemen Rablerine ortak koşarlar.
O sıkıntınızı giderdiğinde ise, sizden bir topluluk Rablerine ortak koşmaya başlamıştır bile!
Sonra da zorluk ve kederi sizden kaldırdığında, içinizden bir zümre kendi Rablerine hemen ortak koşuverir,
Sonra sizden zararı kaldırdığında, sizden bir grup (hemen) Rablerine şirk koşar;
Sonra Allah, bu kederi sizden kaldırdığı zaman, bir de bakarsınız ki, içinizden bir topluluk Rablerine ortak koşuyorlar.
Sonra o zararı sizden giderdiği zaman, sizden bir grup hemen Rablerine ortaklar koşmaya başlarlar.
Sonra da sizden o zararı giderdiğinde, içinizden bir grup hemen Rabblerine ortak koşarlar.