Nahl Suresi 55. Ayet

Arabic Uthmani · Diyanet İşleri

55. Ayet

لِيَكْفُرُوا بِمَٓا اٰتَيْنَاهُمْۜ فَتَمَتَّعُوا۠ فَسَوْفَ تَعْلَمُونَ

Kendilerine verdiğimiz nimetlere karşı nankörlük etmek için böyle yaparlar. Bir süre daha faydalanın bakalım! Yakında bileceksiniz!

Diğer Türkçe mealler

Abdulbaki Gölpınarlı

Kendilerine verdiğimiz nimetlere nankörlük etmek için. Geçine durun, yakında bilir, anlarsınız.

Besim Atalay (1965)

Verdiğimiz şeyi, varsın tanımasınlar, metahlanınız, yakında bileceksiniz

Cemal Külünkoğlu

(Böyle yapmaları) kendilerine verdiğimiz nimetlere nankörlük etmelerindendir. O halde bir süre daha (dünyalıklardan) faydalanın bakalım; yakında başınıza gelecekleri göreceksiniz!

Cemil Said (1924)

54, 55. Lâkin Allâh fenâlıkdan sizi tahlîs idince içinizden bir kısmı şerîk koşuyor ve itdiğimiz iyilikleri inkâr idiyor. Ey kâfirler! Devâm idiniz yakında hakîkati öğrenirsiniz.

Diyanet Vakfı

Kendilerine verdiklerimize karşılık nankörlük etmeleri için (öyle yaparlar). O halde bir süre daha faydalanın; fakat yakında hakikati bileceksiniz!

Edip Yüksel

Kendilerine verilene nankörlük ederek... Keyfinize bakın; yakında mutlaka bileceksiniz!

Elmalılı Hamdi Yazır

Kendilerine verdiğimiz ni'meti küfrân ile karşılamak için şimdi zevk edin bakalım fakat yarın bileceksiniz

Elmalılı (Sadeleştirilmiş)

Bunu kendilerine verdiğimiz nimete nankörlük etmek için yaparlar. Şimdi eğlenin bakalım! Fakat yakında bileceksiniz.

Emrah Demiryent

(Böyle yapmaları) kendilerine verdiğimiz nimetlere nankörlük etmelerindendir. Bir süre daha (nimetlerimizden) faydalanın bakalım! Yakında (başınıza gelecekleri) bileceksiniz!

Abdullah-Ahmet Akgül

(Bunlar bozuk fıtratları nedeniyle) Kendilerine verdiklerimize karşı nankörlük etmek için (şirke yönelirler). Öyleyse (şimdilik dünyada geçici bir süre) yararlanın (ve keyfinize bakın), ileride bileceksiniz.

Erhan Aktaş

Kendilerine verdiklerimize nankörlük ediyorlar. Şimdilik faydalanın bakalım! Yakında göreceksiniz!

Eski Anadolu Türkçesi

tā nā-sıpāslıķ eyleyeler aña kim virdük anlara. pes gönenüñ śoñra bilesiz.

Hasan Basri Çantay

(Bunu) kendilerine verdiğimiz (nimetler) e karşı nankörlük etmeleri için (yaparlar). Öyle ise eğlenedurun! Yakında (akıbetinizi) bileceksiniz.

Hayrat Neşriyat

(O müşrikler,) kendilerine verdiğimiz (ni'metler)e nankörlük etmeleri için (böyle yaparlar). Şimdilik eğlenin bakalım; fakat (yaptıklarınızın âkıbetini) ileride bileceksiniz!

İhsan Aktaş

Böylece, kendilerine verdiğimiz nimetlere karşı nankörlük ederler. O hâlde (ey nankörlük edenler,) bir süre daha faydalanınız, fakat yakında (hakikati) bileceksiniz.*

İlyas Yorulmaz

Onlara verdiğimiz nimetleri inkâr etsinler ve sonra bir süre yaşayın. Ama sonra (inkâr etmenizin) karşılığını öğreneceksiniz.

İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu

Bunu da kendilerine verdiklerimizi tanımamak için yaparlar. Şimdi gönenip durun. Ancak, yakında göreceksiniz.

İsmail Hakkı İzmirli

Varsınlar, verdiklerimize karşı nankörlük etsinler. Haydi dünyada zevk ve safa ile geçinin, yakında akıbetinizi bileceksiniz.

İsmail Yakıt

Böylece kendilerine verdiğimiz şeyleri de inkâr etmiş olurlar. Nimetlenin bakalım! Yakında bileceksiniz!

Kadri Çelik

Kendilerine verdiklerimize nankörlük etsinler (bakalım)! Öyleyse faydalanıp yararlanın; artık yakında bileceksiniz!

Abdullah Parlıyan

Adeta kendilerine verdiğimiz nimetlere nankörlük etmek için, bu geçici dünya hayatıyla avunup, geçinedurun bakalım, yakında bilir anlarsınız.

Kuran Yolu

Kendilerine verdiklerimize karşı nankörlük etmek için (böyle yaparlar). Yiyip için bakalım, ama yakında anlayacaksınız!

Mahmut Kısa

Böylece, kendilerine bahşettiğimiz nîmetlere nankörlük etmiş olurlar. Ey nankörler, şimdilik keyfinize göre yaşayın bakalım; yakında başınıza neler gelecek, göreceksiniz! Müşrikler, ekinlerinden ve hayvanlarından bir kısmını (6. En’âm: 136) Allah ile putları arasında bölüştürürlerdi:

Mahmut Özdemir

Onlara verdiğimiz şeyleri inkâr etmeleri için! Geçinin bakalım! İlerde bileceksiniz.

Mehmet Çakır

54,55. Ama sıkıntınız geçer geçmez, bazılarınız verdiğimiz nimete küfredercesine hemen kendisi ile Allah arasına birini sokuverir. Şimdi keyfinize bakın, yakında göreceksiniz.

Mehmet Çoban

Kendilerine verdiklerimize karşı nankörlük ettikleri için ortak koşarlar. Öyleyse oyalanın; yakında bileceksiniz.

Mehmet Okuyan

Kendilerine verdiklerimize karşılık nankörlük etmeleri için (öyle yaparlar). Bir süre (daha) yararlanın! İleride bileceksiniz! [*]

Mehmet Türk

(Onlar, bunu) kendilerine verdiğimiz (nîmetlere karşı) nankörlük etmek için (yaparlar). (Ey kâfirler! Dünya nîmetleri ile biraz) oyalanın (bakalım) yakında gerçeği öğreneceksiniz.

Muhammed Esed

[adeta] kendilerine bahşettiğimiz nimetler için nankörlüklerini gösterircesine! [Bu geçici] dünya hayatıyla böylece avunun bakalım: nasıl olsa [gerçeği] er geç öğreneceksiniz!

Mustafa Çavdar

Böylece verdiklerimize nankörlük etmiş olurlar. Bir süre daha nimetlerin keyfini sürün bakalım, nasıl olsa bir gün gerçeği öğreneceksiniz! 2/267, 16/5...17, 11/9-10, 18/32...43, 28/76...78

Ahmet Tekin

Bunu kendilerine verdiğimiz nimetlere nankörlük etmek için yaparlar. Şimdi zevk ü sefa sürün. Fakat yakında başınıza gelecek felâketi, akıbetinizi öğreneceksiniz.

Mustafa İslamoğlu

adeta kendilerine verdiğimiz nimetlere nankörlük edercesine… Haydi, tadımlık lezzetlerle oyalanın bakalım: gün gelecek nasıl olsa (gerçeği) öğreneceksiniz.

Ömer Nasuhi Bilmen

Kendilerine verdiğimiz şeylere karşı nankörlükte bulunmak için (öyle harekette bulunurlar) Artık bir mühlet menfaatlenedurunuz; fakat yakında bileceksiniz.

Orhan Kuntman

Kendilerine verdiğimiz nimetlere nankörlük ederler ve bunu bile bile yaparlar. (Puta tapmayı terk ettikleri takdirde dünya saltanatlarının sona ereceğinden korkarlar) Ey müşrikler, şimdi eğlenin bakalım yakında (azap başınıza çökünce, gerçeğin ne olduğunu) bileceksiniz.

Osman Fırat

Kendilerine verdiğimiz (nimetlere karşı) nankörlük etsinler ve bir süre daha nimetlenin bakalım! Yakında bileceksiniz!

Şaban Piriş

Onlara verdiğimize nankörlük etsinler bakalım, şimdilik yaşayın, nasıl olsa anlayacaksınız.

Satıraltı Meal (1534)

Ḥattā kāfir olmaġ‐ıçun özlerine virdügümüz ni‘metlere. Pes gönenelerdünyāda, pes göreçeksiz ne olduġını.

Suat Yıldırım

İşte verdiğimiz bunca nimete şükür yerine neticede, böyle nankörlük ederler. Şimdi bir süre eğlenin bakalım, yakında başınıza gelecek âkıbeti öğrenirsiniz.

Süleyman Ateş

Ki kendilerine verdiğimiz (ni'metlere ve yaptığımız iyiliğ)e karşı nankörlük etsinler. Öyleyse eğlenin, yakında bileceksiniz!

Süleyman Tevfik (1927)

Ni'met ve ihsânımıza küfr iderler. Ey Kâfirler! Hayât-ı dünyâdan istifâde idiniz. Yakında 'âkıbetinizi anlarsınız.

Süleymaniye Vakfı

Bunu, bizim verdiğimizi gizlemek için yaparlar. Keyfini sürün bakalım; yakında öğrenirsiniz.

Ahmet Varol

Kendilerine verdiğimize karşı nankörlük etmek için (böyle yaparlar). Yararlanın bakalım. Yakında bileceksiniz.

Ümit Şimşek

Bunu yapmakla, kendilerine verdiğimiz nimetlere nankörlük ederler. Nasiplenedurun; nasıl olsa yakında bileceksiniz.

Yaşar Nuri Öztürk

Kendilerine verdiklerimize nankörlük etsinler diye. Hadi, zevklenin/nimetlenin, yakında bileceksiniz.

Ali Bulaç

Kendilerine verdiklerimize karşı nankörlük etmek için. Öyleyse yararlanın, ilerde bileceksiniz.

Ali Fikri Yavuz

Bunu, kendilerine verdiğimiz nimete nankörlük etmek için yaparlar. Şimdi zevk edip keyfinize bakın; fakat pek yakında (başınıza gelecek akıbeti) bileceksiniz.

Bahaeddin Sağlam

Nihayet onlara verdiğimiz nimetleri inkâr ederler… Artık eğlenip dilediğiniz gibi yaşayın. İlerde (neyin ne olduğunu) bileceksiniz.

Bayraktar Bayraklı

Kendilerine verdiklerimize karşılık nankörlük etmeleri için böyle yaptılar. O halde bir süre daha faydalanınız, fakat yakında hakikati bileceksiniz.