İsrâ Suresi 102. Ayet

Arabic Uthmani · Diyanet İşleri

102. Ayet

قَالَ لَقَدْ عَلِمْتَ مَٓا اَنْزَلَ هٰٓؤُ۬لَٓاءِ اِلَّا رَبُّ السَّمٰوَاتِ وَالْاَرْضِ بَصَٓائِرَۚ وَاِنّ۪ي لَاَظُنُّكَ يَا فِرْعَوْنُ مَثْبُورًا

Mûsâ ise, “İyi biliyorsun ki, bunları ancak, göklerin ve yerin Rabbi apaçık deliller olarak indirmiştir. Ey Firavun, ben de seni kesinlikle helâk olmuş bir kişi olarak görüyorum” demişti.

Diğer Türkçe mealler

Abdulbaki Gölpınarlı

O da, sen de biliyorsun ki demişti, bunları, insanlara apaçık deliller olmak üzere ancak göklerin ve yeryüzünün Rabbi indirmiştir ve şüphe yok ki ey Firavun, ben de seni küfriyle helak olmuş sanıyorum.

Besim Atalay (1965)

Musa da dedi: «Göklerin, yerin Tanrısının, ancak bunlar ibret olsunlar diye indirdiğin bilirsin, ey Firavun! Ben bilirim, yok olacaksın!»

Cemal Külünkoğlu

(Musa Firavuna dedi ki:) “Bu mucizelerin, göklerin ve yerin Rabbi tarafından gönderildiğini kesin olarak biliyorsun. Ey Firavun! Ben de senin kesinlikle bütünüyle ziyan içinde olduğunu biliyorum!”.

Cemil Said (1924)

Mûsâ "Biliyorsun ki bu âşikâr mu’cizeleri semâvât ve arzın rabbi olan Allâh gönderiyor Fir’avn "Ben zan iderim ki sen mahv olmağa mahkûmsun" cevâbını virdi.

Diyanet Vakfı

(Musa Firavun'a:) «Pek âlâ biliyorsun ki, dedi, bunları, birer ibret olmak üzere, ancak, göklerin ve yerin Rabbi indirdi. Ey Firavun! Ben de senin hakikaten mahvolduğunu sanıyorum!»

Edip Yüksel

"Göklerin ve yerin Rabbi'nden başkasının bu delilleri indirmediğini iyi biliyorsun. Firavun, seni mahvolmuş biri olarak görüyorum!"

Elmalılı Hamdi Yazır

Alimallah dedi: pek âlâ bilirsin ki bunları o Göklerin Yerin rabbı, sırf birer basîret olmak üzere indirdi, her halde ben de seni ya Fir'avn! Helâk olmuş zannediyorum

Elmalılı (Sadeleştirilmiş)

Musa dedi ki: "Ey Firavun! Pekâlâ bilirsin ki, bu mucizeleri, birer ibret olmak üzere, ancak göklerin ve yerin Rabbi indirdi. Ey Firavun! Ben de seni helak olmuş zannediyorum."

Emrah Demiryent

(Mûsâ, Firavun’a) dedi ki: “Yemin olsun ki, sen de bunların (mu‘cizelerin), göklerin ve yerin Rabbi (olan Allah) tarafından apaçık deliller olarak gönderildiğini kesin olarak biliyorsun. Ey Firavun! Ben de seni kesinlikle helâk olmuş bir kişi olarak görüyorum!”

Abdullah-Ahmet Akgül

O da: "Andolsun, bunları basiretle görülecek (ve iman edilecek) belgeler olarak, göklerin ve yerin Rabbinden başkasının indirmediğini (ey Firavun) sen de (anlayıp) bilmektesin. (Ama dünya hırsıyla ve makam hatırına inat ve inkâr etmektesin.) Gerçekten ben de senin (zulüm iktidarı ve saltanatının) yıkılıp-harap olacağı kanaatindeyim" demişti.

Erhan Aktaş

Musa: “Bunları uyarıcı, aydınlatıcı olarak göklerin ve yerin Rabb'inden başkasının indirmediğini sen bildin. Ey Firavun! Ben de senin mahvolduğunu görüyorum”. Dedi.

Eski Anadolu Türkçesi

eyitti: “bayıķ bildüñ indürmedi şunları illā gökler çalabı’sı daħı yirüñ ḥüccetler iken. daħı bayıķ ben gümānsuz bilürin seni iy fir'avn helāk olmış.”

Hasan Basri Çantay

O da: «Andolsun, dedi, bunları (her biri basıyretle görülecek) birer ibret olmak üzere göklerin ve yerin Rabbinden başkasının indirmediğini bilmişsindir. Ben de, Fir'avn, seni herhalde helak edilmiş sanıyorum».

Hayrat Neşriyat

(Mûsâ ise:) “Gerçekten (sen de) bilirsin ki, bunları birer delil olarak, ancak göklerin ve yerin Rabbi indirdi. Ey Fir'avun! Şübhesiz ki ben de seni mahvolmuş zannediyorum” dedi.

İhsan Aktaş

Musa da ona:) "Gerçekten göklerin ve yerin (evrenin) Rabbinden başkasının bu aydınlatıcı delilleri indirmediğini iyi biliyorsun. Ve doğrusu ey Firavun, (onları doğru değerlendirme yolunu seçmediğin için) ben de senin bütünüyle ziyan içinde olduğunu (zulüm iktidarı ve saltanatının yıkılıp-harap olacağı) düşünüyorum’’ demişti.

İlyas Yorulmaz

Musa Firavun’a “Bu ayetleri göklerin ve yerin Rabbinin indirdiğini elbetteki biliyorsun. Onun için Ey Firavun! Ben de senin kaybetmiş olduğunu görüyorum” dedi.

İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu

Musa dedi: "Ant olsun sen de bilirsin ki bütün bu belgeleri, gönül bilgileri olmak üzere, yerlerin, göklerin çalabı olan Allah’tan başkası bildirmemiştir. Bna gelince, ben de iyice biliyorum ki sen yok olacaksın."

İsmail Hakkı İzmirli

Musa «— * Bunları, ancak göklerin, yerin Rabbi olan Allah/ın birtakım görülecek ibret olmak üzere indirdiğini bilirsin, Fir/avun! Ben de biliyorum ki sen her halde helâke ve lânete uğrayacaksın» demişti.

İsmail Yakıt

O da demişti ki: “Andolsun ki, bunları, göklerin ve yerin Rabbinin apaçık belgeler olarak indirdiğini sen de biliyorsun. Ey Firavun! Ben de senin kesinlikle mahvolduğunu/ aklını yitirmiş [mesbûren] olduğunu zannediyorum.”

Kadri Çelik

O da, “Şüphesiz bunları görülecek belgeler olarak göklerin ve yerin Rabbinden başkasının indirmediğini sen de bilmişsin. Gerçekten Ey Firavun! Ben artık seni helak olmuş sanıyorum (görüyorum), demişti.

Abdullah Parlıyan

O Musa da “Sen de biliyorsun ki” demişti. “Bunları insanlara apaçık deliller olmak üzere, ancak göklerin ve yeryüzünün Rabbi indirmiştir ve şüphe yok ki, ey Firavun! Ben de seni küfründen dolayı mahvolduğunu sanıyorum.”

Kuran Yolu

Mûsâ şöyle dedi: “Çok iyi biliyorsun ki, bunları birer ibret olmak üzere ancak göklerin ve yerin rabbi indirdi. Ey Firavun! Ben de öyle düşünüyorum ki hakikaten senin işin bitik!

Mahmut Kısa

Bunun üzerine Mûsâ, Ey Firavun!” dedi, “Bu mûcizeleri açık birer delil olarak sizlere gönderenin, göklerin ve yerin Rabb’inden başkası olmadığını sen de pekâlâ biliyorsun! Bana da öyle geliyor ki, sen bu anlamsız inâdı sürdürdüğün takdirde, helâk olup gideceksin!”

Mahmut Özdemir

(Musa): “Kesinlikle bildin ki bunları, basiretler olmak üzere Gökler’in ve Yer’in rabbinden başkası indirmedi. Ben de seni iyi biliyorum; ey Firavun, ‘aklı kıt’ birisin (helak olmuşsun, bitiksin)!” dedi.

Mehmet Çakır

Musa: " Sen de gördün ki bu mucizeleri gözler önüne seren göklerin ve yerin sahibi olan Allah'tır. artık, tükendiğini görebiliyorum " demişti.

Mehmet Çoban

Musa dedi ki: "Sen de biliyorsun ki; bunları yerlerin, göklerin sahibi ibret almanız için kanıt olarak indirdi. Ey Firavun! Şüphesiz ben de seni mahvolmuşlardan görüyorum!"

Mehmet Okuyan

(Musa da) “Bunları (mucizeleri) öngörüler olarak, göklerin ve yerin Rabbinden başkasının indirmediğini gayet iyi biliyorsun. Ey Firavun! Doğrusu ben senin mahvolacağını sanıyorum.” demişti.

Mehmet Türk

(Mûsa da ona): “Yemin olsun ki bu (mûcizeleri,) göklerin ve yerin Rabbinin açık belgeler olarak indirdiğini sen de biliyorsun. Ey Firavun! Doğrusu ben (de) senin aklının kıt olduğu kanaatindeyim.” dedi.

Muhammed Esed

[Musa] da ona: “Bu [mucizevî olguları, sana] uyarıcı-aydınlatıcı belirtiler olarak ¹²³ göklerin ve yerin (gerçek) sahibinden başkasının indiremeyeceğini pekala biliyorsun!” diye karşılık verdi, “Ve ey Firavun, [onları doğru değerlendirme yolunu seçmediğin için] ben de senin bütünüyle ziyan içinde olduğunu düşünüyorum!”

Mustafa Çavdar

Musa da ona: “Bütün bunları bilinç kaynağı belgeler olarak, göklerin ve yerin Rabbinden başkasının indirmediğini sen de pekâlâ biliyorsun. Ey Firavun, ben de senin bitip tükendiğini düşünüyorum!” dedi. 10/90...92, 40/45-46

Ahmet Tekin

Mûsâ Firavun'a: “Pekâlâ biliyorsun ki, bunları, birliğinin ve kudretinin delili olan gözünle gördüğün mûcizeleri, birer ibret olarak göklerin ve yerin yaratıcısı, düzeninin hâkimi, Rabbinden başkası indirmedi. Ey Firavun ben de senin hakikaten mahvolduğunu biliyorum.” dedi.

Mustafa İslamoğlu

(Musa) dedi ki: “Doğrusu (muhatabına) basiret kazandıran bu (vahyi),[²³³⁴] göklerin ve yerin Rabbi dışında kimsenin indiremeyeceğini sen de çok iyi biliyorsun; ve ben de ey Firavun, senin artık iyice tükenip bittiğini zannediyorum!”

Ömer Nasuhi Bilmen

Dedi ki: «Andolsun, sen bilirsin ki, bunları indirmedi, ancak göklerin ve yerin Rabbi birer basiret olmak üzere indirdi. Ve muhakkak ki, ey Fir'avun, ben seni elbette helâk olmuş sanıyorum.»

Orhan Kuntman

Musa "Andolsun ki sen bu ayetleri; göklerin ve yerin Rabbinin açık birer delil olarak indirmiş olduğunu elbette bilirsin! (Fakat bile bile inad ederek inkar ediyorsun) Ey Firavun ben de senin kuşkusuz helak olacağını sanıyorum” diye cevap verdi.

Osman Fırat

Mûsâ ise, "İyi biliyorsun ki, bunlar ancak, göklerin ve yerin Rabbinin indirmiş olduğu görüşlerdir(ayetlerdir). . Ey Firavun, ben de seni kesinlikle helâk olmuş biri zanediyorum.

Şaban Piriş

Musa da ona: -Elbette bunları deliller olarak göklerin ve yerin Rabbinden başkasının indirmediğini bilirsin. Ben de kesinlikle senin mahvolacağını zannediyorum ey Firavun! dedi.

Satıraltı Meal (1534)

Mūsā eyitdi: Taḥḳīḳ sen bildi‐sen ki indürmedi bu āyetleri illā gökleri ya‐radan Tañrı ve yirleri daḫı. Ḫalḳa doġru yol göstermeg‐içün. Daḫıben seni yā Fir‘avn bilür‐men ki sa‘ādetden ıraḳsın, didi.

Suat Yıldırım

Mûsâ da şöyle cevap verdi: “Pek iyi bilirsin ki bu âyetleri, birer belge olmak üzere, indiren, göklerin ve yerin Rabbinden başkası değildir. Ey Firavun! Ben de senin mahvolduğunu zannediyorum. ”

Süleyman Ateş

Musa dedi ki: "Bunları, ancak göklerin ve yerin Rabbinin, (benim doğruluğumu belgeleyen) kanıtlar olarak indirdiğini pekala bildin. Ey Fir'avn, ben de seni mahvolmuş görüyorum.

Süleyman Tevfik (1927)

Mûsâ da: "Sen bilirsin ki bunları göklerin ve yerin rabbi 'ibret olarak gönderdi. Yâ Fir'avn! Ben de seni şer ile me'lûf zan idiyorum" didi.

Süleymaniye Vakfı

Musa dedi ki “Çok iyi bilirsin ki bunları birer gösterge olarak indiren göklerin ve yerin Rabbinden başkası değildir. Bak Firavun, bana göre sen davanı kaybetmişsin.”

Ahmet Varol

Demişti ki: "Andolsun bunları ancak göklerin ve yerin Rabbinin görülen belgeler olarak indirdiğini bilmişsindir. Ey Firavun! Ben de seni helak olmuş sanıyorum."

Ümit Şimşek

Musa dedi ki: “And olsun, sen de biliyorsun ki, gerçeği gösteren birer delil olarak bunları indiren, Yer ve Gökler Rabbinden başkası değildir. Ey Firavun, ben de senin helâke uğrayacağını düşünüyorum.”

Yaşar Nuri Öztürk

Mûsa dedi: "Yemin olsun, sen bilmektesin ki, bunları, basîretle görülebilecek ibretler halinde/basîretler olarak o, göklerin ve yerin Rabbinden başkası indirmedi. Vallahi ben seni mahvolmuş görüyorum, ey Firavun!"

Ali Bulaç

O da: 'Andolsun, bunları görülecek belgeler olarak göklerin ve yerin Rabbinden başkasının indirmediğini sen de bilmişsin; gerçekten ben de seni yıkılmış-harab olmuş sanıyorum' demişti.

Ali Fikri Yavuz

Mûsa dedi ki: “Pekalâ bilirsin ki, bu mûcizeler birer ibret olsunlar diye, göklerin ve yerin Rabbinden başkası indirmemiştir. Ben de, ey Firavun! Seni helak olmuş zannediyorum.”

Bahaeddin Sağlam

Musa: “Andolsun! Sen bunları açık ayet ve mucizeler olarak göklerin ve yerin Rabbinden başkasının indirmediğini biliyorsun! Ben de seni helakette görüyorum,” dedi.

Bayraktar Bayraklı

Mûsâ da, “Andolsun, göklerin ve yerin Rabbinin göz açıcı belgeleri olarak bunları indirdiğini biliyorsundur. Doğrusu, Ey Firavun! Senin yok olacağını sanıyorum” dedi.