13. Ayet
وَكُلَّ اِنْسَانٍ اَلْزَمْنَاهُ طَٓائِرَهُ ف۪ي عُنُقِه۪ۜ وَنُخْرِجُ لَهُ يَوْمَ الْقِيٰمَةِ كِتَابًا يَلْقٰيهُ مَنْشُورًا
Her insanın amelini boynuna yükledik.[310] Kıyamet günü kendisine, açılmış olarak karşılaşacağı bir kitap çıkaracağız.
Arabic Uthmani · Diyanet İşleri
وَكُلَّ اِنْسَانٍ اَلْزَمْنَاهُ طَٓائِرَهُ ف۪ي عُنُقِه۪ۜ وَنُخْرِجُ لَهُ يَوْمَ الْقِيٰمَةِ كِتَابًا يَلْقٰيهُ مَنْشُورًا
Her insanın amelini boynuna yükledik.[310] Kıyamet günü kendisine, açılmış olarak karşılaşacağı bir kitap çıkaracağız.
Her insanın yaptığı işleri boynuna astık, kıyamet günü de apaçık yazılmış bir kitap olarak meydana çıkaracağız onları, herkes, ne yapmışsa hepsini o kitapta yazılmış bulacak.
Herkesin yaptığını dolamışız boynuna, kıyamet günü yazılmış olarak çıkarırız meydana; onu açılmış bulur
Her insanın yaptıklarını kaydeden hayat defterini (Hard Diskini) boynuna taktık. Kıyamet günü herkes için onu, (önünde) açılmış olarak (dünyada yaptıklarını) bulacağı bir kitap (hayat filmi) halinde çıkaracağız.
Her insânın boynunda kuşunı [1] bulundurduk kıyâmet güni bir kitâb göstereceğiz o kitâbı açık bulacakdır.
Her insanın amelini (veya kaderini) boynuna bağladık. İnsan için kıyamet gününde, açılmış olarak önüne konacak bir kitap çıkarırız.
Her insanın kaderini kendi boynuna (kişisel seçimine) bağlamışızdır. Diriliş gününde, kendisi için bir kayıt çıkarıp yayımlarız
Her insanın da kuşunu boynunda kendine takmışızdır ve onun için Kıyamet günü bir kitab çıkarırız ki neşrolunarak onu şöyle karşılar
Her insanın amel defterini boynuna doladık, kıyamet günü açılmış bulacağı kitabı önüne çıkarırız.
Ve her insanın amelini, kendi boynuna bağladık. (Yaptığı her amel kendi nefsine aittir, yaptıklarından dolayı da hesabını bizzat kendisi verir) Hesap gününde onun için (o amellerinin yazıldığı) bir kitap çıkarırız ki, onu açılmış olarak önünde bulur.
Biz her insanın (can) kuşunu (ruhunu ve amel durumunu) kendi boynuna doladık, kıyamet gününde (ise) onun için açılmış olarak önüne konacak ve (amellerine) kavuşacak bir kitap çıkarırız.
Her insanın kuşunu¹ kendi boynuna doladık.¹ Kıyamet günü, yaptıklarının tamamını gösteren kitabı önüne koyarız.
daħı her ādemį lāzım eyledük anı 'amelini boynında daħı çıķaruruz anuñ- içün ķıyāmet güni bir nāme ire aña açılmış.
Herkesin (dünyâdaki) amel (ve hareket) ini kendi boynuna doladık. Kıyamet günü onun için bir kitab çıkaracağız ki neşredilmiş olarak kendisine kavuş (ub şöyle çat) acak:
Ve her insanın amelini, kendi boynuna bağladık. Kıyâmet günü onun için (oamellerinin yazıldığı) bir kitab çıkarırız ki, onu açılmış olarak önünde bulur.
Ve her insanın kuşunu (uçup gider sandığı işlerini/amellerinin kaydedildiği hayat defterini) boynuna bağladık. Kıyamet gününde de onun için, (önünde) açılmış olarak (dünyada yaptıklarının kaydedildiği her şeyi) bulacağı bir kitap (hayat filmi) hâlinde çıkarırız.*
Biz her insanın yapıp ettiklerini bir liste halinde boynuna dolarız. Kıyamet gününde de tutulmuş kayıtlarını çıkartırız ve basılmış kitap halindeki kayıtlarını o’na yapıştırılır.
Herkesin ettiğini kendi boynuna doladık. Dirilme günü herkes için bir Kitap çıkaracağız. Herkesin kitabı kendisine açık olarak erecektir.
Herkesin boynuna amelini doladık [³]. Kıyamet günü ona amellerinin yazıldığı sayfaları çıkaracağız ki onu açılmış bulacaktır.
Biz her insanın amelini [tâ’ir]⁷ kendi boynuna bağladık. Kıyamet günü onun için, açılmış olarak bulacağı bir kitap çıkarırız.⁸
Biz, her insanın kuşunu (yaptıklarını) kendi boynuna doladık ve kıyamet gününde de onun için açılmış olarak bulacağı bir kitap çıkarırız.
Her insanın yaptığı işlerden dolayı, bir pay bir nasip takdir ettik. Kıyamet günü de apaçık yazılmış bir kitap olarak, onları meydana çıkaracağız. Herkes ne yapmışsa, hepsini o kitapta yazılmış bulacak.
Her insanın sorumluluğunu omuzuna yükledik. Kıyamet gününde insana, açılmış vaziyette önüne konulacak olan bir kitap çıkaracağız.
Biz her insanın cennet veya cehennemle noktalanan kaderini, onun kendi boynuna bağladık. Dolayısıyla her insan, yaptığı tercihlerle, kendi yazgısını bizzat kendisi belirler, sonucundan da yalnızca kendisi sorumludur. İşte bu yüzden, Mahşer Günü onun karşısına, dünyada yapmış olduğu her şeyin bir bir kaydedildiği ve önünde açılmış olarak bulacağı bir kitap çıkaracağız. Ve o gün ona:
Her insanın boynuna kendi yaptıklarını taktık. Yayımlanmış olarak, kendisini karşılayacak bir kitabı Kıyâmet günü onun için çıkarırız.
Meselâ her insanın künyesini boynuna astık. Kıyamet günü şahsın önüne serilecek olan ayrıntılı sicilini bu künyeden çıkaracağız...
Her insana dünyada yaptıklarının sorumluluğunu yükledik! Yaptıkları her şeyin yazıldığı defterleri boyunlarına bağlanmış olarak hesabımıza gelirler. Hesap günü defterleri önlerine konur.
Her insanın uçup (gittiğini sandığı davranışlar)ını boynuna bağladık. İnsan için kıyamet gününde, (önünde) açılmış bir kitap (amel defteri) çıkartacağız.
Biz, her insanın sorumluluğunu kendisine verdik.¹ (Bir de) kıyamet günü onun önüne (dünyada tüm yaptıklarının) apaçık yazıldığı bir kitap çıkarırız.
Öte yandan, Biz her insanın kaderini (kendi) boynuna dolamışızdır; ¹⁷ öyle ki, Kıyamet Günü onun önüne, her şeyi açık açık kaydedilmiş bulacağı bir sicil çıkaracağız;
Zira biz her insanın yaptıklarını yazıyoruz. Kıyamet günü kitap olarak ortaya koyacağız. 18/49, 17/71, 43/80, 50/17
Her insanın, uğurlu ve uğursuz saydıklarının, işledikleri hayır ve şerden paylarının sorumluluklarını, rızıklarını kazanma mükellefiyetlerini, kendi iradî tercihleri sebebiyle boyunlarına yükledik. Kıyamet günü, karşılaşacakları amel defterlerini açılmış halde önlerine çıkarırız.
Ve Biz, her bir insanın kaderini kendi çabasına bağlı kıldık.[²²³⁹] Nitekim Kıyamet Günü onun önüne, (dünyada yapıp ettiği)[²²⁴⁰] her şeyi kayıtlı bulacağı bir sicil koyacak (ve diyeceğiz ki):
Ve her insanın amelini boynuna dolayıverdik ve Kıyamet günü onun için bir kitap çıkarırız ki, onu neşredilmiş olduğu halde karşılar.
Her insanın (iyi kötü) amelini boynuna doladık, kıyamet günü önüne bütün amelleri yazılmış bir kitap sunulur, (ve)
Her insanın kendini bağlayan amelini boynuna doladık. Ve kıyamet günü de onu karşılayan (işlediği her amelini bulacağı) bu kitabını da neşredeceğiz.
Her insanın boynuna amelini dolarız. Kıyamet günü, onun için ortaya konacak bir kitap çıkarırız.
Daḫı her ādem oġlınuñ aṣduḳ ‘ameli bitiglerini boġazında. Daḫı çıḳaruruzaña ḳıyāmet güninde bir bitig, ṭapar anı açılmış, ‘amelleri anda yazılmış.
Her insanın vebalini, kendi nefsine bağladık, (her insan yaptıklarına göre muamele görür). Nitekim kıyamet günü önüne açılan bir defter çıkaracağız. [99, 7-8; 52, 16; 4, 123; 75, 12-14] [İşaya 65, 6; Daniel 7, 10; Vahiy 20, 12}
Her insanın tair(kuş)ini boynuna bağladık, kıyamet günü onun için, açılmış olarak bulacağı bir Kitap çıkarırız:
Her insânın 'ilmini boynuna takarız ve kıyâmet gününde ona defter-i a'mâlini açık olarak çıkarırız.
Her insanın tâirini (uçup gider sandığı işlerini) boynuna bağladık. (Mezardan) kalkış günü ona ait bir defter çıkarırız. Açılmış bir şekilde onu karşılar.
Her insanın kuşunu (amelini, uğurunu) kendi boynuna doladık. Kıyamet günü onun için, açılmış halde kendine ulaşacak bir kitap çıkarırız.
Biz her insanın hesabını kendi boynuna dolamışızdır. Kıyamet gününde onun için açılıp önüne konacak bir defter çıkarırız.
Her insanın uğursuzluk kuşunu onun boynuna takmışızdır. Kıyamet günü kendisine, önünde açılmış olarak bulacağı bir kitap çıkaracağız:
Biz, her insanın kuşunu (işlediklerini, yaptıklarını) kendi boynuna doladık, kıyamet gününde onun için açılmış olarak önüne konacak bir kitap çıkarırız.
Herkesin amelini kendi boynuna taktık (ondan ayrılamaz). Kıyamet günü onun için bir kitap çıkaracağız ki, ona açılmış olarak kavuşacak.
Her insanın boynuna kaderini taktık. Kıyamet günü de onun için, önünde açılmış olarak bulacağı bir kitap çıkartırız:
Her insanın amelini boynuna doladık yani mahşere amelleri boynuna takılı olarak gelecektir. İnsan için kıyamet gününde, açılmış olarak önüne konacak bir kitap çıkarırız.