Diğer Türkçe mealler
Abdulbaki Gölpınarlı
Kim doğru yolu bulursa ancak kendisi için bulmuştur ve kim doğru yoldan sapmışsa kendisini sapıtmıştır ve kimse, bir başkasının yükünü yüklenmez ve biz, peygamber göndermedikçe hiçbir topluluğu azaplandırmayız.
Besim Atalay (1965)
Doğru yola giden, kendisi için gitmiştir; sapıtan da kendisiyçin sapıtır; birinin yükünü, öbürü almaz, Peygamber göndermedikçe, biz azap eylemeyiz
Cemal Külünkoğlu
Kim doğru yolu bulmuşsa, ancak kendisi için bulmuştur; kim de sapıtmışsa yine kendi aleyhine sapıtmıştır. Hiçbir günahkâr bir başkasının suç (ve günah) yükünü yüklenmez (ve onunla yargılanarak azap görmez). Ve biz, (uyarıcı olarak) bir resul göndermeden (günahları sebebiyle hiçbir kimseye ve hiçbir topluma) azap etmeyiz.
Cemil Said (1924)
Kim tarîk-i hidâyete sülûk ider ise kendi nefsine hayır itmiş olur, kim dalâlete sapar ise kendi mutazarrır olur. Herkesin taşıdığı başkasının yükü değildir içlerinden peygamber çıkarmaksızın hiç bir kavmi ’azâba dûçâr itmedik.
Diyanet Vakfı
Kim hidayet yolunu seçerse, bunu ancak kendi iyiliği için seçmiş olur; kim de doğruluktan saparsa, kendi zararına sapmış olur. Hiçbir günahkâr, başkasının günah yükünü üslenmez. Biz, bir peygamber göndermedikçe (kimseye) azap edecek değiliz.
Edip Yüksel
Kim doğru yola gelirse kendisi için yola gelmiş bulunur. Kim saparsa kendi aleyhine sapar. Hiçkimse başkasının yükünü çekmez. Biz bir elçi göndermeden hiç kimseyi cezalandırmayız
Elmalılı Hamdi Yazır
Kim doğru giderse sırf kendi lehine gider, kim de sapıklık ederse ancak aleyhine eder ve hiç bir vizir çeken diğerinin vizrini çekmez, biz bir Resul göndericiye kadar ta'zib de etmeyiz
Elmalılı (Sadeleştirilmiş)
Kim doğru yola gelirse sırf kendi iyiliği için gelir. Kim de saparsa ancak kendi aleyhine sapar. Hiçbir günahkar başkasının günah yükünü çekmez. Biz bir Peygamber göndermedikçe, hiç kimseye azab edecek değiliz.
Emrah Demiryent
Kim hidâyet yolunu seçerse, şüphesiz kendi iyiliği için seçmiş olur, kim de hak yoldan saparsa, şüphesiz kendi zararına sapmış olur. Hiçbir günahkâr, başkasının günah yükünü yüklenmez. Ve Biz bir peygamber göndermedikçe (günahlarından dolayı kimseye) azap edecek değiliz.
Abdullah-Ahmet Akgül
Kim (hidayete uyar) doğru yolu (arayıp) bulursa, kendisi için (Hakkı ve hayrı) bulmuş olacaktır. Kim de sapıtırsa kendi zararına sapıtmış olacaktır. Günahkâr olan hiç kimse bir başkasının günah yükünü taşımayacaktır. (Ve zaten) Biz, (aydınlatıcı ve uyarıcı) bir Resul göndermedikçe (hiçbir kavme ve kişiye asla) azap edici olmayız (kendilerini sorumlu tutmayız).
Erhan Aktaş
Kim doğru yolda olursa, ancak kendi iyiliği için doğru yolda olur. Kim de saparsa ancak kendi kötülüğü için sapmış olur. Ve hiçbir yük taşıyıcı, başkasının yükünü yüklenmez.¹ Ve Biz, bir resul göndermedikçe azap edecek değiliz.
Eski Anadolu Türkçesi
ol kim ŧoġru yol duttı bayıķ ŧoġru yol dutar gendüzi içün. daħı ol kim aza bayıķ azar gendü üzere daħı yazuķ götürmeye yazuķ götürici ayruķ yazuġını. daħı olmaduķ 'aźāb viriciler tā viribiyevüz yalavacı.
Hasan Basri Çantay
Kim doğru yolu bulursa, o doğru yolu ancak kendi fâidesine bulmuş olur. Kim de sapıklık ederse o da yalınız kendi aleyhine sapmış olur. Hiç bir günahkâr başkasının günâh yükünü yüklenmez. Biz bir resul gönderinceye kadar (hiç bir kimseye ve kavme) azâb ediciler değiliz.
Hayrat Neşriyat
Kim hidâyete ererse, artık ancak kendisi için hidâyete ermiş olur. Kim de dalâlete düşerse, o takdirde ancak kendi aleyhine dalâlete düşmüş olur. Hem hiçbir günahkâr, başkasının günâhını yüklenmez. (Biz) bir peygamber göndermedikçe (kimseye) azâb ediciler değiliz.(2)
İhsan Aktaş
Kim doğru yolu seçmişse, ancak kendi lehine seçmiş olur; kim de sapıp gitmişse, ancak kendi aleyhine olarak sapıp gitmiştir. Ve hiçbir kimse bir başkasının suç (ve günah) yükünü çekmez ve onunla yargılanmaz. Ve biz, önceden (mesajlarımızın tebliğini hakkıyla yapan) bir elçi (mübelliğ) göndermeden (inkâr, isyan ve günahları sebebiyle ne dünyada ne de ahirette hiçbir kimseye) azap edecek değiliz.*
İlyas Yorulmaz
Kim doğru yola girmişse, kendisi için girmiş olur. Kimde sapıklık yolunu tercih ederse, sapkınlığı yalnızca kendisine aittir. Hiçbir günahkâr bir başka günahkârın yükünü yüklenmez. Biz bir topluma elçi göndermeden, o topluma azap edecek değiliz.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
Her kim doğru yolu tutarsa kendi için tutmuş olur. Herkim de iğri yola saparsa yine kendine karşı sapmış olur. Hiçbir günahlı başkasının günahını yüklenmez. Biz önce bir elçi göndermedikçe de azaba uğratıcı değilizdir.
İsmail Hakkı İzmirli
Her kim yol bulursa ancak kendisi için yol bulur, saparsa yine ancak kendisinin helâki için sapar, hiçbir günahkâr başkasının günahını yüklenmez, biz peygamber göndermedikçe azap edecek değiliz.
İsmail Yakıt
Kim doğru yolu bulursa, ancak kendi lehine bulmuş olur. Kim de saparsa ancak kendisi aleyhine sapmış olur. Hiçbir kimse/günahkâr, bir başkasının günah yükünü yüklenmez.⁹ Biz elçi göndermedikçe azap edecek değiliz.¹⁰
Kadri Çelik
Kim hidayete ererse, kendi nefsi için hidayete erer; kim de saparsa kendi aleyhine sapar. Hiç bir günahkâr, bir başkasının günah yükünü yüklenmez. Biz, bir peygamber gönderinceye kadar (hiç bir topluma) azap edecek değiliz.
Abdullah Parlıyan
Kim doğru yolu bulursa, ancak kendisi için bulmuştur ve kim de doğru yoldan sapmışsa, kendisi sapmıştır ve kimse bir başkasının yükünü yüklenmez. Ve biz bir peygamber göndermedikçe, hiçbir topluluğa azap etmeyiz.
Kuran Yolu
Kim doğru yolu seçerse kendi iyiliği için seçmiştir, kim de saparsa kendi zararına sapmış olur. Hiç kimse başkasının günah yükünü üstüne almaz. Biz bir resul göndermedikçe azap da etmeyiz.
Mahmut Kısa
Her kim iyiliği, güzelliği tercih ederek doğru yola yönelirse, ancak kendi iyiliği için yönelmiş olur ve her kim de kötülüğü, çirkinliği tercih ederek doğru yoldan saparsa, o da ancak kendi zararına sapmış olur.Dolayısıyla, hiç kimse bir başkasının günahını taşımayacaktır. Ve biz,iyinin-kötünün ne olduğunu açıkça ortaya koyan bir Peygamber veya onun görevini aynen yüklenen bir dâvetçi göndermedikçe, insanlara azap edecek değiliz! Elçi gönderir göndermez de, öyle alelacele helâk etmeyiz.
Mahmut Özdemir
Kim hidayete erdiyse, kendi nefsi için hidayete erer. Kim de saptıysa, kendi aleyhine sapar. Yüklü bir kişi bir başkasının yükünü çekmez. Bir rasûl seçip göndermedikçe azap edecek değildik.
Mehmet Çakır
Yola gelen kendisi için gelir, yoldan çıkan da kendisine eder. Kimse başkasının suçunu üstlenemez. Zaten biz, elçi göndermeden kimseye ceza vermeyiz.
Mehmet Çoban
Kim hidayeti seçerse şüphesiz kendisi için seçer. Kim saparsa şüphesiz kendi aleyhine sapar. Hiçbir günahkâr başkasının günah yükünü taşımaz. Biz elçi göndermedikçe azap edecek değiliz.
Mehmet Okuyan
Kim doğru yola gelirse, sadece kendisi için gelmiş olur; kim de saparsa, sadece kendi aleyhine sapmış olur. [*] Hiçbir (günah) yüklüsü, başkasının (günah) yükünü yüklenemez. Biz bir elçi gönderinceye kadar (kimseye) azap ediciler değiliz. [*]
Mehmet Türk
Kim hak yola gelirse, ancak kendi lehine hak yola gelir ve kim de sapıtırsa ancak kendi aleyhine sapıtır. Hiçbir günâhkâr bir başkasının günâhını yüklenemez.¹ Biz, bir Peygamber göndermedikçe de kimseye azap etmeyiz.²
Muhammed Esed
Her kim ki doğru yolu izlemeyi seçerse, bunu kendi iyiliği için yapmış olacaktır. Ve her kim ki yoldan saparsa, bu kendi kötülüğüne olacaktır; kimse kimsenin yükünü taşıyacak değildir. ¹⁹ Ayrıca, Biz, [kendilerine] bir elçi göndermeden ²⁰ [yaptığı haksızlıklardan ötürü hiçbir topluma] azap etmeyiz.
Mustafa Çavdar
Doğru yolu tercih eden kişi, ancak kendisi için doğru yola girmiştir. Sapan kimse de kendi aleyhine sapmış olur.1 Zira hiç bir sorumlu bir başkasının sorumluluğunu taşımaz.2 Çünkü biz elçi göndererek uyarmadıkça hiç bir toplumu cezalandırmayız.3 16/125, 10/108, 27/92, 45/15, 26/164, 14/51, 35/18, 313/7, 28/59, 35/24, 39/71
Ahmet Tekin
Kim hür iradesiyle hidayeti tercih eder, İslâm'da sebat ederse, sadece kendi iyiliği, kurtuluşu için hak yola girmiş, İslâmî hayatı yaşamış olur. Kim de başına buyruk hareket ederek hak yoldan uzaklaşır, dalâleti, bozuk düzeni, helâki tercih ederse, yalnızca kendi felâketini hazırlamış, kendisi zarara, ziyana uğramış olur. Hiçbir günahkâr, günah yüklü, suçlu bir kişi, başkasının günahının suçunun cezasını çekmez. Biz, tebliğ ile görevli, özgürce sorumluluklarını yerine getirmek üzere bir Rasul göndermedikçe kimseye azap edecek değiliz.
Mustafa İslamoğlu
Kim doğru yola yönelirse, iyi bilsin ki o sadece kendisi lehine yönelmiş olacaktır; kim de saparsa, unutmasın ki o da yalnızca kendi aleyhine sapmış olacaktır: zira hiç kimse bir başkasının sorumluluğunu taşımaz; üstelik Biz, bir elçi gönderinceye kadar, asla (bir topluma) azap edici olmadık.
Ömer Nasuhi Bilmen
Kim doğru yola giderse ancak kendisi için doğru yola gitmiş olur ve her kim sapıtırsa ancak kendi aleyhine olarak sapıtmış bulunur. Ve bir günkar kimse başkasının günahını yüklenmez ve Biz bir resûl gönderinceye kadar azap ediciler olmadık.
Orhan Kuntman
Kim doğru yolu seçerse; kendi yararına hidayete ermiş olur. Kim de saparsa (doğru yoldan ayrılırsa) kendi aleyhine sapmış olur. Hiç bir günahkar başkasının günahını yüklenmez. (Herkes kendi günahının cezasına kavuşur) Biz hiç bir kavme, peygamber göndermeden onlara azap etmedik. (Ancak peygamberlerinin hak davetini inkar edenleri helake uğrattık)
Osman Fırat
Kim doğru yolu bulmuşsa, ancak kendisi için bulmuştur; kim de sapıtışsa kendi aleyhine sapıtıştır. Bir kimse başka bir kimsenin günah yükünü yüklenmez. Biz, bir resul göndermedikçe kimseye de azap edici değiliz.
Şaban Piriş
Doğru yola giren kimse ancak kendisi için girmiş olur. Sapan kimsenin de sapıklığı ancak kendi aleyhinedir. Hiç bir günahkar bir başkasının günahını yüklenmez. Biz, elçi göndermedikçe azap etmeyiz.
Satıraltı Meal (1534)
Kim ki doġru yol üstinedür, pes hidāyeti öz nefsi‐çündür. Daḫı kim azsaazmaġı daḫı özi‐çündür. Daḫı götürmez yük götürici özgenüñ yükini ya‘nī bir kişiye özge kişi‐çün ‘aẕāb olmaz. Daḫı ‘aẕāb eylemezüz bir ümmete anlarapeyġamber göndermeyince.
Suat Yıldırım
Kim doğru yolu seçerse, kendisi için seçmiş olur; kim de doğru yoldan saparsa, kendi aleyhinde sapmış olur. Hiçbir kimse başkasının günah yükünü taşımaz. Biz peygamber göndermediğimiz hiçbir halkı cezalandırmayız. [35, 18; 29, 13; 16, 25; 67, 8-9; 39, 70-71; 35, 37]
Süleyman Ateş
Kim yola gelirse kendisi için yola gelmiş olur, kim de saparsa kendi aleyhine sapar. Hiçbir günahkar, başkasının günah yükünü taşımaz. Biz elçi göndermedikçe azab edecek değiliz.
Süleyman Tevfik (1927)
İhtidâ iden kendi nefsine ihtidâ ider, dalâlete düşen de kendi nefsini dalâlete düşürir. Biri diğerinin günâhıyla günâhkâr olmaz. Biz bir kavmi, ona rasûller göndermedikce ta'zîb ider değiliz.
Süleymaniye Vakfı
Kim yola gelirse kendi yararına gelir, kim de yoldan çıkarsa kendi zararına çıkar. Kimse kimsenin yükünü çekmez. Biz elçi göndermeden azap etmeyiz.
Ahmet Varol
Kim hidayete ererse kendi nefsi için hidayete erer. Kim de sapıtırsa yalnız kendi aleyhine sapıtır. Hiç bir günahkar başkasının günah yükünü taşımaz. Biz peygamber göndermedikçe azap edecek değiliz.
Ümit Şimşek
Doğru yolu bulan, kendisi için bulmuştur. Yoldan sapan da kendi aleyhine sapar. Hiçbir günahkâr başkasının günahını yüklenmez. Ve Biz peygamber göndermedikçe kimseye azap etmeyiz.
Yaşar Nuri Öztürk
Kim yola gelirse kendisi için yola gelmiş olur. Sapıtan da kendi aleyhine sapıtmış olur. Hiçbir günahkâr, bir başka günahkârın yükünü taşımaz. Ve biz, bir resul göndermedikçe azap edici değiliz.
Ali Bulaç
Kim hidayete ererse, kendi nefsi için hidayete erer; kim de saparsa kendi aleyhine sapar. Hiç bir günahkar, bir başkasının günah yükünü yüklenmez. Biz, bir elçi gönderinceye kadar (hiç bir topluluğa) azab edecek değiliz.
Ali Fikri Yavuz
Kim doğru yolda giderse ancak kendisi için doğru yolda bulunur (Sevab kendisinedir). Kim de sapıklık ederse, yalnız kendi aleyhine sapıklık eder (cezasını çeker). Hiç bir günâhkâr da başkasının günahını taşımaz. Bir de biz, bir Peygamber göndermedikçe azab etmeyiz.
Bahaeddin Sağlam
Kim doğru yolu bulursa, o kendisi için doğru yolu bulmuştur. Kim de saparsa, o kendi aleyhine sapmıştır. Hiç kimse, kimsenin yükünü (günahını) yüklenmez. Ve Biz, elçi göndermeden azap edici değiliz.
Bayraktar Bayraklı
Her kim doğru yolu izlemeyi seçerse, bunu kendi iyiliği için yapmış olacaktır. Her kim de yoldan saparsa, bu kendi kötülüğüne olacaktır; kimse kimsenin suçunu taşıyacak değildir. Ayrıca, biz bir peygamber göndermedikçe azap etmeyiz.[285]