İsrâ Suresi 18. Ayet

Arabic Uthmani · Diyanet İşleri

18. Ayet

مَنْ كَانَ يُر۪يدُ الْعَاجِلَةَ عَجَّلْنَا لَهُ ف۪يهَا مَا نَشَٓاءُ لِمَنْ نُر۪يدُ ثُمَّ جَعَلْنَا لَهُ جَهَنَّمَۚ يَصْلٰيهَا مَذْمُومًا مَدْحُورًا

Kim bu geçici dünyayı isterse orada ona, (evet) dilediğimiz kimseye dilediğimiz kadar hemen veririz. Sonra da cehennemi ona mekân yaparız. O, buraya kınanmış ve Allah’ın rahmetinden kovulmuş olarak girer.

Diğer Türkçe mealler

Abdulbaki Gölpınarlı

Kim, şu hemencecik, pek tez geçen dünyayı dilerse biz de dilediğimize, dilediğimiz şeyi hemencecik veririz orada, sonra biz, cehennemi de onun için halkettik, oraya kınanmış, kovulmuş bir halde girer.

Besim Atalay (1965)

Kim ki çabuk geçen bu dünyayı isterse —dilediğimiz gibi— istediğimiz denli veririz ona, cehennemi yurt kılacağız; yerilerek, sürülerek azaba tıkılırlar da

Cemal Külünkoğlu

Kim geçici dünyanın mutluluğunu isterse dilediğimiz kimselere orada dilediğimiz kadar nimet veririz. Fakat (dünyalık nimetlerle şımararak yaptığı kötülüklere karşılık) sonra onu cehenneme yollarız, o da horlanmış ve Allah'ın rahmetinden kovulmuş olarak oraya girer.

Cemil Said (1924)

Yalnız sür’at ile geçecek olan bu dünyânın servetini taleb idenlere hemân istediğimiz kadar virdik. Fakat sonra ânlara cehennemi ihzâr iyledik. Orada her şeyden mahrûm ve zelîl olarak yanacaklardır.

Diyanet Vakfı

Her kim bu çarçabuk geçen dünyayı dilerse ona, yani dilediğimiz kimseye dilediğimiz kadarını dünyada hemen verir, sonra da onu, kınanmış ve kovulmuş olarak gireceği cehenneme sokarız.

Edip Yüksel

Kim bu geçici dünyayı isterse, orada istediğimize dilediğimiz kadar veririz. Ancak daha sonra onu, kınanmış ve kovulmuş olarak cehenneme mahkum ederiz.

Elmalılı Hamdi Yazır

Her kim peşin istiyorsa ona Dünyada peşin veririz, dilediğimiz kadar istediğimize, sonra da ona Cehennemi tahsıs ederiz, mezmun, matrud bir halde ona yaslanır

Elmalılı (Sadeleştirilmiş)

Her kim peşin isterse, dünyada ona, istediğimiz kimseye, dilediğimiz kadarını peşin veririz. Sonra ona cehennemi hazırlarız; kınanmış ve (rahmetimizden) kovulmuş olarak oraya girer.

Emrah Demiryent

Her kim ki çarçabuk olanı (geçici dünya arzularını) ister (de âhireti önemsemezse), orada (dünyada) dilediğimiz kimseye, dilediğimiz (nimetler) i hemen veririz. Sonra da (dünyalık nimetlerle şımararak, yaptığı kötülüklere karşılık) ona cehennemi (yurt) kılarız da kınanmış ve kovulmuş olarak oraya (cehenneme) atılır.

Abdullah-Ahmet Akgül

Her kim ki çarçabuk olanı (peşin ve geçici dünya arzularını) ister (de ahireti önemsemezse), orada istediğimiz kimseye, dilediğimiz (nimetleri) çabuklaştırıp (kolaylaştırırız, ama öldükten) sonra da ona cehennemi (yurt) kılarız; kınanmış ve kovulmuş olarak ona (cehenneme) atılır.

Erhan Aktaş

Kim aceleciyi¹ isterse, dilediğimiz kimseye dilediğimiz şeyi çabuklaştırırız. Sonra onun için Cehennem'i mekân yaparız. Kınanmış ve kovulmuş olarak oraya girer.

Eski Anadolu Türkçesi

her kim ola diler bu cihān ivdürevüz anuñ-içün anuñ içinde anı kim dilerüz aña kim dilerüz. andan ķılavuz anuñ-içün ŧamuyı gire aña 'ayıblanmış sürilmiş.

Hasan Basri Çantay

Kim bu çarçabuk geçen (dünyâyı) dilerse biz de burada ona, (evet) kimi dilersek ona, dileyeceğimiz şey'i çarçabuk veririz. Sonra da onu cehenneme sokarız. O, buraya kınanmış ve (rahmetimizden) koğulmuş olarak ulaşır.

Hayrat Neşriyat

Kim çabuk geçen (bu dünyay)ı isterse, (artık) orada istediğimiz şeyi kimin için dilersek, kendisine çabucak veririz; sonra ona Cehennemi tahsîs ederiz; kınanmış ve kovulmuş olarak oraya girer.

İhsan Aktaş

Kim (ahirete inanmadığından dolayı yalnızca) çarçabuk olanı (geçici dünya arzularını) isterse, (seçimini yalnız bu dünya çıkarları için kullanır da mal-mülk, mevki-makam elde etmek için çalışırsa) orada istediğimiz (o) kimseye dilediğimizi çabuklaştırırız. Sonra da (ahirete inanmayıp sadece geçici dünya arzularını istediğinden dolayı) ona cehennemi (yurt) kılarız da oraya, kınanmış ve kovulmuş olarak girer. *

İlyas Yorulmaz

Kim yaptıklarının karşılığını acil olarak bu dünyada isterse, biz istediğimiz kimseye istediğimiz kadarını acilen veririz. Sonrada o kimse için cehennem hazırladık ve kınanmış ve kovulmuş olarak cehenneme girer.

İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu

Herkim bu çarçabuk geçen dünyayı dileyecek olursa orada dilediğimiz kadarını dilediğimize çabucacık veririz. Sonra da onu Cehennem’e sokarız. O kimse buraya yerilmiş, sürülmüş olarak gider.

İsmail Hakkı İzmirli

Her kim bu çabuk geçen dünyayı isterse dilediğimiz kimseye az çok istediğimiz miktarı burada çabucak veririz. Sonra ona Cehennemi tahsis ederiz. Oraya yerinmiş, halkın rahmetinden kovulmuş olarak atılır.

İsmail Yakıt

Her kim buranın (geçici zevklerini) hemen isterse, Biz de hem ona hem de dilediğimiz kimseye dilediğimiz kadarını vermekte acele ederiz. Sonunda da cehennemi ona mekân yaparız. O oraya kınanmış ve kovulmuş olarak yaslanır/girer [yaslâhâ].

Kadri Çelik

Kim çarçabuk olanı (geçici dünya arzularını) isterse, orada istediğimiz kimseye dilediğimizi çabuklaştırırız. Sonra da ona cehennemi (yurt) kılarız da ona, kınanmış ve kovulmuş olarak gider.

Abdullah Parlıyan

Her kim, bu çarçabuk geçen dünya hayatını dilerse, orada dilediğimiz kimseye, dilediğimiz kadarını verir, sonra da onu kınanmış ve mahrum bırakılmış olarak gireceği cehenneme sokarız.

Kuran Yolu

Kim bu geçici dünyayı isterse burada istediğimiz kimseye dilediğimiz şeyleri veririz; sonra da onu cehenneme göndeririz; oraya kınanmış ve kovulmuş olarak girer.

Mahmut Kısa

Her kim yalnızca şu gelip geçici olan dünyanın zevk ve arzularını istiyorsa, bu dünyada dilediğimiz kimseye, dilediğimiz kadar nîmeti peşin olarak hemen veririz; öyle ki, hepsi çalışmasının karşılığını tam olarak alır fakat sonunda, ona cehennemi ebedî yurt yaparız; alçaltılmış ve Allah’ın rahmetinden kovulmuş bir hâlde oraya girer!

Mahmut Özdemir

Kim Acele’yi istiyorduysa, isteyeceğimiz kimse için ne dilersek ona orada acele ettik. Sonra ona Cehennem’i hazırladık. Oraya kınanmış kovulmuş olarak girer.

Mehmet Çakır

Biz, dünyayı isteyene, istediğimiz kadarını ivedilikle veririz. Ama sonra yaka paça cehenneme de ayarlarız.

Mehmet Çoban

Dünya hayatı çabuk geçer. Kısa ömrünüz için dünyanın zenginliklerini isterseniz verilir. Sonra zenginlikleri ne yaptığınıza bakarız. Verdiğimiz zenginlikleri insanların aleyhine kullanıyor, insanların haklarını çalıyor, haksızlıkla zulüm yapıyorsanız cehennemle cezalandırırız.

Mehmet Okuyan

Kim bu çabucak geçen (dünyayı) isterse, ona yani (helakini) dilediğimiz kimseye dilediğimiz kadarını dünyada hemen veririz. Sonra da onu kınanmış ve kovulmuş olarak gireceği cehenneme yerleştirmiş (olacağız).

Mehmet Türk

Kim, geçici dünya arzularını isterse, orada dilediğimiz kadarını, istediğimiz kimselere hemen veririz,¹ sonra da onu kınanmış ve kovulmuş olarak gideceği yer olan cehenneme sokarız.

Muhammed Esed

Kim ki, bu geçici hayatın [hazları] peşinde koşmak isterse, bu istediğinden dilediğimiz kadar, gerekli gördüğümüz kimseye hemen veririz; ama sonra onun payını cehennem kılarız ²³ ki oraya kınanmış ve kovulmuş olarak katlanmak zorunda kalacaktır!

Mustafa Çavdar

Kim ahireti bırakıp hemen acil olanı dünyayı tercih ederse, biz istediğimiz kimse için burada dilediğimiz kadarını çabucak veririz. Sonra da cehennemi ona mekân yaparız, oraya kınanmış ve rahmetten dışlanmış olarak atılır. 2/200, 11/15, 42/20

Ahmet Tekin

Kim, dünya hayatının günlük geçici kazancını isterse, istediğimize, sünnetimizin, düzenimizin yasaları içinde, irademizin tecellisine uygun olan kadarını dünyada âcilen veririz. Sonra da, ona cehennemi hazırlarız. Kınanmış ve rahmetimizden kovulmuş olarak orada yanar.

Mustafa İslamoğlu

Her kim ki, hemen ‘şimdi ve burada’nın geçici hazlarını[²²⁴³] dilerse, Biz de onun payını orada hızlandırır, dilediğimiz kimseye istediğimiz kadar veriveririz; ne ki sonunda ona cehennemi tahsis ederiz (de), o kınanmış ve gözden çıkarılmış biri olarak orayı boylar.[²²⁴⁴]

Ömer Nasuhi Bilmen

Her kim bu çabuk geçeni (bu dünya varlığını) dilerse onun için burada dilediğimiz miktarı çarçabuk veririz, dilediğimize. Sonra ona Cehennemi tahsis kılmış oluruz. Oraya kınanmış, kovulmuş bir halde yaslanır.

Orhan Kuntman

Kim bu çarçabuk geçen dünyayı dilerse, biz de dilediğimiz kimseye, dilediğimiz kadarını dünyada hemen veririz. (Fakat ahiret nimetlerinden nasibi olmaz, Rabbinin ayetlerini -ahireti- inkar ettiği için) Sonunda onu rahmetimizden kovulmuş olarak cehenneme sokarız.

Osman Fırat

Kim bu (geçici dünyayı, ç, n) alel acele isterse biz de ona, dilediğimiz kimseler için dilediğimiz kadarını hemen veririz. Sonra da cehennemi ona mekân yaparız. O, buraya kınanmış ve kovulmuş olarak girer.

Şaban Piriş

Kim, çarçabuk olanı/dünyayı isterse, burada dilediğimize acele isteğini veririz. Sonra ona cehennemi hazırladık. Yerilmiş ve kovulmuş olarak oraya girecektir.

Satıraltı Meal (1534)

Kim ki dünyā dirligin dilese virür‐biz aña dünyāda her ne kim dilese. Ki‐me [di]lesevüz andan ṣoñra, givürür‐biz anı ṭamuya ẕelīllik bile, raḥmetdenıraḳlıḳ bile.

Suat Yıldırım

Kim şu peşin dünya zevkini isterse, Biz de dilediğimiz kimse hakkında ve dilediğimiz miktarda, o dünya zevkini ona veririz. Ama sonra ona cehennemi mekân kılarız, O da yerilmiş ve kovulmuş olarak oraya atılır.

Süleyman Ateş

Kim bu aceleci(dünya)yı isterse, orada ona, (evet) istediğimiz kimseye hemen çabucak dilediğimiz kadar veririz; ama sonra yerini cehennem yaparız! Kınanmış ve kovulmuş olarak oraya girer.

Süleyman Tevfik (1927)

A'mâliyle dünyâ sevâbını isteyen kimselerden dünyâda istediğimize dilediğimizi ta'cîl ile viririz, sonra ona cehennemi tahsîs ideriz. Oraya mezmûm ve hayırdan ba'îd olarak girer.

Süleymaniye Vakfı

Kim çarçabuk olanı[*] isterse, düzenimize göre dilediğimize hemen orada verir sonra cehennemi onun yeri yaparız. Oraya alçalmış ve kovulmuş olarak gider.

Ahmet Varol

Kim bu çabucak geçeni (dünyayı) isterse, orada istediğimiz kimseye, dilediğimizi çabucak veririz. Sonra ona cehennemi nasip ederiz. Oraya kınanmış, (rahmetten) kovulmuş olarak ulaşır.

Ümit Şimşek

Kim bu peşin dünyayı isterse, Biz dilediğimiz kadarını dilediğimiz kimseye bu dünyada peşin olarak verir, sonra Cehennemi ona mekân yaparız. O da kınanmış ve kovulmuş olarak oraya girer.

Yaşar Nuri Öztürk

Peşin isteyene dünyada peşin veririz: Dilediğimize dilediğimiz kadar. Sonra da ona cehennemi veririz; yaslanır ona, kınanmış ve kovulmuş olarak.

Ali Bulaç

Kim çarçabuk olanı (geçici dünya arzularını) isterse, orada istediğimiz kimseye dilediğimizi çabuklaştırırız, sonra ona cehennemi (yurt) kılarız; ona, kınanmış ve kovulmuş olarak gider.

Ali Fikri Yavuz

Kim ameli ile dünya menfaatını isterse, dilediğimiz kimseye istediğimiz şeyi, dünyada peşin veririz; sonra da onu cehennem'e koyarız; kötülenmiş ve rahmetten koğulmuş bir halde ona ulaşır.

Bahaeddin Sağlam

Kim, önce olan dünya hayatını isterse, eğer onun için bir şey dilemiş isek, o şeyi hemen ona veririz. Sonra ona Cehennemi nasip ederiz. Kınanmış ve kovulmuş olarak orada kavrulur.

Bayraktar Bayraklı

Kim bu geçici dünyayı dilerse ona, yani dilediğimiz kimseye dilediğimiz kadarını dünyada hemen veririz, sonra da onu, kınanmış ve kovulmuş olarak gireceği cehenneme sokarız.