72. Ayet
وَمَنْ كَانَ ف۪ي هٰذِه۪ٓ اَعْمٰى فَهُوَ فِي الْاٰخِرَةِ اَعْمٰى وَاَضَلُّ سَب۪يلًا
Kim bu dünyada körlük ettiyse ahirette de kördür, yolunu daha da şaşırmıştır.
Arabic Uthmani · Diyanet İşleri
وَمَنْ كَانَ ف۪ي هٰذِه۪ٓ اَعْمٰى فَهُوَ فِي الْاٰخِرَةِ اَعْمٰى وَاَضَلُّ سَب۪يلًا
Kim bu dünyada körlük ettiyse ahirette de kördür, yolunu daha da şaşırmıştır.
Ve burada kör olan, ahirette de kördür ve yolunu da tam sapıtmıştır, şaşırmış gitmiştir.
Burada kör olan, ahrette de kör, yolca dahi çok sapkındır
Her kim bu dünyada (gerçekleri görmede) kör olarak yaşamış ise, işte o ahirette de (oranın güzelliklerini görmede) kör olacak, hatta yol bulmadaki şaşkınlığı (dünyadan) daha da beter olacak.
Dünyâda kör körine hareket iden âhiretde kör olacakdır ve en müdhîş dalâlet yolunda bulunacakdır.
Bu dünyada kör olan kimse ahirette de kördür; üstelik iyice yolunu şaşırmıştır.
Bu dünyada (Kitaba) kör olanlara gelince, onlar ahirette de kördür ve yol bakımından daha da sapıktır
Her kim de bu Dünyada körlük ettise o artık Âhırette daha kör ve gidişçe daha şaşgındır
Her kim bu dünyada (manen) kör ise ahirette de kördür. Ve gidişçe daha şaşkındır.
Burada (dünyada, hakka/hakikate karşı manen) kör olan (ve bu hal üzere ölen kâfir kimse) âhirette de kör olacaktır. (Hatta) yol (bulma) bakımından (dünyadaki körden) daha şaşkın olacaktır.
Kim burada (dünyada hakikati görmeyecek şekilde kalbi) kör olursa, o ahirette de kör kalacaktır ve yol bakımından daha ’şaşkın ve sapkın durumdadır.’
Bu dünyada kör olan, ahirette de kör olacaktır¹. Yol bulma bakımından körden daha şaşkın olacaktır.
daħı her kim ola uşbunda gözsüz pes ol āħiretde gözsüzdür daħı azġunıraķdur yoldın yaña.
Kim bu (dünyâ) da kör olursa o, âhiretde de kördür, yolca da daha şaşkındır.
Ve kim burada (bu dünyada, kalbi) kör olursa, o takdirde o, âhirette de kördür ve yolca en sapık olandır.
Kim bu dünyada (beyin, akıl ve gönül gözüyle Allah’ı tanımaktan ve gerçekleri görmekten) kör ise, ahirette de (cennet yolundan) kör, hatta yolunu bulmada da daha şaşkın olacaktır.*
Kim burada (dünyada) kör ise, ahirette de kördür ve yolca da daha sapıktır.
Her kim bu dünyada kör davranacak olursa öbür dünyada da kör kalacaktır, yolunu da büsbütün şaşırmış olacaktır.
Her kim bu dünyada kör davranır ise öbür dünyada da kör kalacak, belki daha ziyade yoldan sapacaktır.
Kim bu dünyada (gerçeklere) körse ahirette de kördür.³⁶ Hatta yolca daha da sapıktır.
Kim dünyada (imamını bulma noktasında) kör ise, O, ahirette de kördür ve yol bakımından daha sapıktır.
Ve bu dünyada kalben kör olan, ahirette de kördür, yolunu da tam sapıtmıştır, şaşırmış gitmiştir.
Bu dünyada kör olan âhirette de kördür, yolunu daha da şaşırmıştır.
Her kim bu dünyada, hakîkat karşısında kalp gözü kör olarak yaşamış ise, işte o, âhirette de ilâhî nîmetler karşısında kör olacak; hem de doğru yoldan daha da sapmış bir hâlde! İşte bunlar, kendi körlükleri yetmezmiş gibi, sizleri de cehâlet karanlıklarına sürüklemek isterler. Örneğin, ilâhlarını öven birkaç ayet “uydurduğun” takdirde Müslüman olacaklarını söyleyerek, güya uzlaşma teklif ederler:
Kim burada (bu dünyada) kör olduysa, o Âhiret’te de kördür; yol bakımından en şaşkındır.
Bu dünyada gerçekleri göremeyen körler, ahiret hayatında dahi kör olacaklar. Hattâ daha da beter...
Ancak açıkladığımız gerçeklere karşı kör olanlar, hesap günü kör olarak karşımıza gelecekler. Üstelik şaşkınlık içinde ne yapacaklarını bilemeyecekler.
Bu dünyada (gerçeğe karşı) kör kalan kimse, ahirette de kör olacaktır; hatta yolunu iyice şaşırmış olacaktır.
Kim de şu (dünya)da kör(lük etti)¹ ise O âhirette de kördür ve en sapkın yoldadır.
Ve bu [dünyada kalbi] kör olan, ahirette de kör olacak ve [doğru yoldan] daha da sapmış bulunacaktır. ⁸⁷
Her kim bu dünyada ayetlerimize karşı kör davranırsa, o ahirette de kör olacak hatta daha beter bir durumda olacak. 17/97-98, 20/123...127
Her kim, bu dünyada, hak ve hakikati, çevresinde olup bitenleri görmekte kör kesiliyorsa, âhirette, ebedî yurtta da kördür. Üstelik hiçbir çıkış yolu bulamayacak derecede felâketle karşı karşıyadır.
Ama bu dünyada (kalp) gözü kör olan kimse âhirette de kör olacak; ve nereye nasıl gideceklerini büsbütün şaşıracaklar.[²³⁰⁸]
Ve her kim burada (hakikatları görmeyip kalben) kör oldu ise işte o, ahirette de kördür, yolca da daha sapıktır.
Bu dünyada (manen) kör olan (basiretten yoksun kalıp gerçekleri görmeyen) kimse ise, ahirette de kördür, yolunu iyice şaşırmıştır. (Pişman olur, özür diler fakat her ne yapsa cehennem azabından kurtulamaz)
Kim bu dünyada (İslam’a) körlük ettiyse ahrette de o kördür ve yolca da sapıtıştır.
Her kim dünyada kör olursa, o ahirette de kördür ve daha da şaşkındır.
Kim ki dünyāda gözsüz olsa, pes ol āḫiretde daḫı gözsüzdür, ḳatı azmış‐lardandur.
Kim bu dünyada gerçekleri görmede kör ise, âhirette de kördür, hatta yol bulmadaki şaşkınlığı daha da beterdir.
Şu dünyada kör olan kimse, ahirette de kördür (dünyada doğru yolu göremeyen, ahirette de kurtuluş yolunu göremeyecektir, hatta onun) yolu daha da sapıktır.
Bu dünyâda a'mâ olan âhiretde de a'mâdır ve yolunı daha ziyâde şaşırmışlardandır. [¹]
Kim burada körse[*] Ahirette de kör olur; yolunu iyice şaşırır.
Kim burada kör olursa ahirette de kördür ve yolca da daha şaşkındır.
Kim bu dünyada kör ise, işte o âhirette de kördür ve daha da şaşkın bir yoldadır.
Bu dünyada kör olan, âhirette de kördür. Yolca da daha sapıktır o.
Kim bunda (dünyada) kör ise, o, ahirette de kördür ve yol bakımından daha 'şaşkın bir sapıktır.'
Kim de bu dünyada (hakkı görüp kabul etmiyecek şekilde) kör olursa, artık o, ahirette de kördür ve yol bakımından da daha sapıktır.
Ve kim de bu dünyada kör ise, ahirette de kör olur. (Kitaplarını okuyamazlar.) Ve körlerden daha çok yollarını şaşırırlar.
Bu dünyada manen kör olan kimse âhirette de kördür; üstelik iyice yolunu şaşırmıştır.