İsrâ Suresi 73. Ayet

Arabic Uthmani · Diyanet İşleri

73. Ayet

وَاِنْ كَادُوا لَيَفْتِنُونَكَ عَنِ الَّذ۪ٓي اَوْحَيْنَٓا اِلَيْكَ لِتَفْتَرِيَ عَلَيْنَا غَيْرَهُۗ وَاِذًا لَاتَّخَذُوكَ خَل۪يلًا

Onlar, sana vahyettiğimizden başkasını bize karşı uydurman için az kalsın seni ondan şaşırtacaklardı. (Eğer böyle yapabilselerdi) işte o zaman seni dost edinirlerdi.

Diğer Türkçe mealler

Abdulbaki Gölpınarlı

Onlar, sana vahyettiğimizden başka şeyler düzüp bize iftira etmen için az kaldı ki seni bile fitneye düşüreceklerdi ve o vakit seni dost edineceklerdi işte.

Besim Atalay (1965)

Bize başka bir şey iftiran için, vahiy etmiş olduğumuz şeyden seni şaşırayazdılar, böylecene seni dost tutarlardı

Cemal Külünkoğlu

(Bu inkârcılar,) az kalsın, sana vahyettiğimiz (Kur'an) dışında birtakım sözler uydurup bize yakıştırman (ve Kur'an'ın ayetleriymiş gibi insanlara okuman) için seni fitneye düşüreceklerdi. (Bunu başarabilselerdi) o zaman seni dost edineceklerdi.

Cemil Said (1924)

Teşvîkleriyle seni bizim vahy iylediğimizden uzaklaşdıracaklar ve başka vahiyler ile iftirâk itmeğe sevk iyleyecekler. O vakit sana dost nazarıyla bakacaklar idi.

Diyanet Vakfı

Müşrikler, sana vahyettiğimizden başka bir şeyi yalan yere bize isnat etmen için seni, nerdeyse, sana vahyettiğimizden saptıracaklar ve ancak o takdirde seni candan dost kabul edeceklerdi.

Edip Yüksel

Başka bir şeyi uydurup bize yakıştırman için nerdeyse seni sana vahyettiğimizden ayırıp saptıracaklardı. İşte o zaman seni dost edineceklerdi.

Elmalılı Hamdi Yazır

Az daha seni bile, sana vahyettiğimizden gayrısını bize karşı iftira edesin diye, fitneye düşüreceklerdi ve o takdirde seni halîl ittihaz edeceklerdi

Elmalılı (Sadeleştirilmiş)

(Ey Muhammed!) Az kalsın seni bile, sana vahyettiğimizden başkasını bize karşı iftira edesin diye, fitneye düşüreceklerdi ve o takdirde seni dost edineceklerdi.

Emrah Demiryent

(Resûlüm!) sana vahyettiğimizden gayrısını bize yakıştırman için, (müşrikler kendi akıllarınca) neredeyse senin (dahi) aklını çelecekler ve (yaptıkları planlar tutarsa) o zaman seni dost edineceklerdi.

Abdullah-Ahmet Akgül

(Ey Resulüm!) Onlar (müşrikler) neredeyse, Sana vahyettiğimizden başkasını Bize karşı düzüp uydurman (ve Kur’an’ı onların keyfine göre yorumlaman) için Seni fitneye düşüreceklerdi. (Sen onların isteğine uyarsan) O zaman Seni de dost edineceklerdi.

Erhan Aktaş

Onlar, fitneyle¹ neredeyse seni, sana vahyettiğimizden ayırarak, ondan başkasını Bize karşı uyduran bir iftiracı konumuna düşüreceklerdi.² O zaman seni halil³ edinirlerdi.

Eski Anadolu Türkçesi

daħı bayıķ yaķın oldılar kim fitneye bıraġalar seni andan kim vaḥy eyledük saña tā yalan baġlayasın üzerümüze andan ayruķ daħı andan dutalar seni dost.

Hasan Basri Çantay

(Akıllarınca) onlar sana vahy etdiğimizden başkasını uydurub bize (atf ve) iftira edesin diye seni bile hemen hemen fitneye düşürecekler, o takdirde seni (candan) dost edineceklerdi.

Hayrat Neşriyat

(Habîbim, yâ Muhammed!) Neredeyse (o müşrikler) seni dahi, sana vahyettiğimizden başkasını bize karşı iftirâ edesin diye, gerçekten fitneye düşüreceklerdi ve(sen onlara uysaydın) o takdirde seni dost edineceklerdi.

İhsan Aktaş

Ve onlar, sana vahyettiğimizden başka bir şeyi yalan yere bize isnat etmen için, (sandılar ki) seni, neredeyse sana vahyettiğimizden saptırabilecekler ve işte o zaman seni hemen bir halil (kendi izlerinden giden bir dost olarak) kabul ederlerdi.*

İlyas Yorulmaz

Sana vahy ettiğimizden başka sözleri, bizim adımıza uydurman için, neredeyse seni yanıltacaklardı. (Bizim adımıza yalan uydursaydın) O zamanda sana yakınlaşacaklardı.

İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu

Az kalsın senin gönlüne bildirdiğimizden seni ayıracaklardı, bir başkasının uydurup da Bizim üzerimize atasın diye. Böyle yapsaydın onlar seni kendilerine yardak edineceklerdi.

İsmail Hakkı İzmirli

Onlar vahyettiğimiz şeyden başkasını bize iftira edesin diye seni az kalsın o vahiyden döndüreceklerdi, o zaman seni candan bir dost edineceklerdi.

İsmail Yakıt

(Ey Peygamber!) Onlar, neredeyse seni fitneye sürükleyecekler; sana vahyettiğimizden başka şeyler uydurarak bunları Bize isnat eden bir iftiracı durumuna düşürecekler ve işte o zaman seni dost edinecekler.

Kadri Çelik

Onlar neredeyse, sana vahyettiğimizden başkasını bize karşı düzüp uydurman için seni fitneye düşüreceklerdi; o zaman da seni mutlaka dost edinirlerdi.

Abdullah Parlıyan

O yolunu şaşırmış kimseler, bizim sana vahyettiğimizden, başka birşey ortaya atasın diye seni ayartarak, seni vahyettiğimiz gerçeklerden uzaklaştırmaya çalışmaktalar. Öyle ki, bunu başarabilselerdi, seni hemen kendilerine dost edinirlerdi.

Kuran Yolu

O putperestler, sana vahyettiklerimizden başka şeyleri yalan yere bize yamayasın diye neredeyse seni ayartıp ondan saptıracaklar, işte o zaman seni kendilerine dost sayacaklardı.

Mahmut Kısa

Ey Muhammed! Bu inkârcılar, sana vahyettiğimiz Kur’an haricinde birtakım sözler uydurup Bize yakıştırman ve o sözleri Allah’ın ayetleriymiş gibi insanlara okuman için az kalsın seni kandırarak, gönderdiğimiz bu Kur’an’dan saptıracaklardı! Ve dediklerini yapmış olsaydın, o zaman seni kendilerine en yakın dost edineceklerdi.

Mahmut Özdemir

Ondan başkasını bize karşı uydurman için seni, sana vahyettiğimizden neredeyse fitneye düşüreyazdılar. İşte o zaman seni halîl / dost edinirler.

Mehmet Çakır

Resulüm! Seni, sana vahyettiğimiz sözlerden koparmak için, oyunlar üretiyorlar. Bazı şeyleri bize mal etmeni istiyorlar. Ancak o takdirde seninle dost olacaklarmış.

Mehmet Çoban

Onlar sana ayetlerimizden başka bir sözü: "Bu da Allah’tan gelen vahiydir." diyerek seni sözlerine çağırırlar. Çıkarlarına uygun gördükleri sözleri bizim üzerimize atmaya çalışırlar. Böyle yaparak seni saptırmaya çalışırlar. Onların dediklerini yaparsan seni candan dost kabul edeceklerini söylerler.

Mehmet Okuyan

(Müşrikler), sana vahyettiğimizden (Kur’an’dan) başka bir şeyi bize iftira etmen için neredeyse seni fitneye düşüreceklerdi. İşte o takdirde seni candan dost kabul edeceklerdi.

Mehmet Türk

(Ey Muhammed!) O (müşrikler) Bizim sana vahyettiğimizin dışında, Bize karşı başka şeyler uydurursan seni dost edineceklerini (bile söyleyerek) seni deniyorlar.

Muhammed Esed

O [YOLUNU şaşırmış] kimseler, Bizim adımıza, vahyettiğimizden başka bir şey ortaya atasın diye seni ayartarak, seni vahyettiğimiz [gerçeklerden] uzaklaştırmaya çalışmaktalar; öyle ki, bunu başarabilselerdi seni hemen kendilerine dost edinirlerdi! ⁸⁸

Mustafa Çavdar

Az kalsın seni ayartıp, sana vahyettiğimiz Kuran dışında; bizim adımıza birtakım şeyler uydurtarak, böylece bize iftira etmeni sağlayacaklardı ve o takdirde seni Halil/dost edineceklerdi. 5/48-49, 11/12, 28/87

Ahmet Tekin

Seni sana vahyettiklerimizden ayırarak, vahyimizin dışında, bizim adımıza, gelişigüzel şeyler uydurman konusunda az kalsın büyük bir sıkıntıya sokacaklardı. Bunu başarabilselerdi, kesinlikle seni dost edineceklerdi.

Mustafa İslamoğlu

İŞTE o (tipler), eğer ellerinden gelseydi, sana vahyettiğimizin dışında Bizim adımıza birtakım şeyler tedarik edesin diye seni dahi baştan çıkararak tuzağa düşürmeye kalkışmışlardı; o zaman bunu başarabilselerdi, seni de dost edineceklerdi.[²³⁰⁹]

Ömer Nasuhi Bilmen

Ve onlar az kalsın sana vahyettiğimiz şeyden başkasını Bize iftira edesin diye seni fitneye düşüreceklerdi. O zaman seni elbette dost edineceklerdi.

Orhan Kuntman

(Ey Muhammed) Müşrikler (akıllarınca ) sana vahyettiğimizden başkasını uydurup, bize atıf edesin diye seni fitneye düşürmeye yeltendiler. Güya o takdirde seni candan dost edineceklerdi! (İmana geleceklerdi)

Osman Fırat

Az daha onlar seni, sana vahyettiğimizden başkasını üstümüze iftira atman için fitnelemişlerdi. (Eğer böyle yapsaydın) İşte o zaman seni aralarına alırlardı.

Şaban Piriş

-sana vahyettiğimizden başka bir şeyi bizim hakkımızda uydurarak neredeyse seni fitneye düşüreceklerdi. İşte O zaman seni dost edineceklerdi.

Satıraltı Meal (1534)

Yaḳın oldılar ki fitneye düşüreler seni, saña vaḥy eyledügümüz aḥkāmdan iftirā eylemeg‐içün bizüm üstümüze özgesini. Ol vaḳtda seni dost idinürlerdi.

Suat Yıldırım

Az kalsın, seni bile sana vahyettiğimizden başka bir şeyi uydurup, Bize mal etmen için akılları sıra kandıracak ve ancak o takdirde seni dost edineceklerdi.

Süleyman Ateş

Az daha onlar, baskı ile seni, sana vahyettiğimizden ayırarak ondan başkasını üstümüze atman için kandıracaklardı. İşte o zaman seni dost edinirlerdi.

Süleyman Tevfik (1927)

Az kaldı ki sana vahy iylediğimizden seni aldadub bize onun gayrıyla iftirâ itdireler. Öyle yapsa idin seni dost ittihâz iderlerdi. [²]

Süleymaniye Vakfı

Başka bir şey uydurup üzerimize atasın diye sana sıkıntı verip az kalsın sana vahyettiğimiz şeyden ayıracaklardı. O zaman seni dost(veli) edinirlerdi.

Ahmet Varol

Onlar neredeyse, sana vahyettiğimizden başkasını bize karşı iftira etmen için seni fitneye düşürecek ve o zaman seni dost edineceklerdi.

Ümit Şimşek

Sana vahyettiğimizden başka birşeyi Bize yakıştırman için, akıllarınca seni fitneye düşürecekler ve o zaman seni dost edineceklerdi.

Yaşar Nuri Öztürk

Az kalsın seni, sana vahyettiğimizden uzaklaştırarak ondan gayrısını uydurup bize isnat edesin diye fitneye düşüreceklerdi. İşte o takdirde seni dost edinirlerdi.

Ali Bulaç

Onlar neredeyse, sana vahyettiğimizden başkasını bize karşı düzüp uydurman için seni fitneye düşüreceklerdi; o zaman seni dost edineceklerdi.

Ali Fikri Yavuz

Az kalsın seni bile, sana vahy ettiğimizden başkasını bize iftira edesin diye, fitneye düşüreceklerdi ve o takdirde seni dost edineceklerdi. (Bu âyet-i kerime, Sakîf kabilesinin, Hz. Peygamber efendimizden din hükümlerini kendi menfaatlerine uygun olarak değiştirmesini istemeleri üzerine nâzil olmuştur.)

Bahaeddin Sağlam

Adımıza başka şeyler uydurman için neredeyse seni, sana vahyettiğimiz hakikatlerden caydıracaklardı. İşte o zaman seni dost edineceklerdi.

Bayraktar Bayraklı

Bize karşı başka bir şey uydurman için, az kalsın sana vahyettiğimiz şeyden seni saptıracaklardı. O zaman seni dost edineceklerdi.