Diğer Türkçe mealler
Abdulbaki Gölpınarlı
Umarım ki Rabbim, bana seninkinden daha hayırlı bir bağ verir, senin bağına da yıldırımlar yollar gökten de kaypak, kaygan bir toprak oluverir bağın.
Besim Atalay (1965)
Seninkinden daha iyisini de, bana Tanrım verebilir, senin bağın üzerine gökten bir belâ gelir, düpdüz eder her yeri
Cemal Külünkoğlu
39-40-41. “Her ne kadar beni kendinden mal ve evlat bakımından zayıf görüyorsan da bahçene girdiğin zaman ‘Maşaallah (Allah'ın dilediği olur), bütün güç sadece Allah'ındır' demen gerekmez miydi? Belki Rabbim senin bağından daha hayırlısını bana verir, (seninkinin) üstüne gökten yakıp yıkan bir afet gönderir de kaygan bir toprak kesiliverir. Veya bağının suyu çekilir de ondan artık büsbütün ümidini kesersin.”
Cemil Said (1924)
39, 40. Bağçene girdiğin vakit niçün "MâşâAllâh lâ kuvvete illâ bi(A)llâh" (Allâh’ın istediği olur kuvvet ânındır) dimiyorsın. Vâkı’â sen beni fakir evlâdımı kalîl göriyor isen de olabilür ki Allâh bana senin bağçenden daha hayırlı bir şey virir ve senin üzerine semâdan belâ yağdırır ve günün birinde bağçelerin kurı bir toprak olur.
Diyanet Vakfı
«Belki Rabbim bana, senin bağından daha iyisini verir; senin bağına ise gökten yıldırımlar gönderir de bağ kupkuru bir toprak haline gelir.»
Edip Yüksel
"Rabbim, belki senin bahçenden daha iyisini bana verir ve olur ki bahçene gökten bir felaket gönderir de kupkuru bir toprağa dönüşür.
Elmalılı Hamdi Yazır
ne bilirsin belki rabbım bana senin bağından daha hayırlısını verir, seninkinin üzerine de Semadan bir afet indiriverir de yalçın bir toprak olakalır
Elmalılı (Sadeleştirilmiş)
Belki Rabbim, bana, senin bağından daha hayırlısını verir; senin bağına ise gökten yıldırımlar gönderir de, bağın yalçın bir toprak haline gelir."
Emrah Demiryent
39-40. Bağına girdiğin zaman, “MâşâAllah lâ kuvvete illâ billah” (bütün bu nimetlerin asıl sahibi ve bana bunca nimetleri bahşeden Allah’tır, Allah’tan başka mutlak güç ve kudret sahibi yoktur) demen gerekmez miydi? Eğer malca ve evlatça beni kendinden güçsüz görüyorsan (şunu iyi bil ki), belki Rabbim senin bağından daha iyisini bana verir, senin bağının üzerine de gökten yıldırımlar gönderir (de, o böbürlenerek çok beğenmiş olduğun bağın/bahçen) kupkuru bir toprak hâline döner.
Abdullah-Ahmet Akgül
"Belki Rabbim senin bağından daha hayırlısını bana verir de, (seninkinin) üstüne gökten ’yakıp-yıkan bir afet’ gönderir ve böylece (senin çiftliğin kuruyup) kaygan bir taş zemin (ve kupkuru bir toprak parçası) kesiliverir."
Erhan Aktaş
Belki Rabb'im, bana senin bahçenden daha hayırlısını verir. Ve seninkinin üzerine de gökten felaketler gönderir de verimsiz, kupkuru bir toprak olur.
Eski Anadolu Türkçesi
39-40. “daħı nişe ol vaķt kim girdüñ bostanuña eyidmedüñ oldur kim diledi Tañrı ķuvvet yoķdur illā Tañrı-y-ıla? eger görürseñ beni ben eksügirekven senden maldın yaña daħı oġlandın yaña ola kim çalabum vire baña yigrek bostanuñdan daħı viribiye anuñ üzere oķlar ya'nį ıldırım gökden pes ola ya'nį bostan yir yüzi ŧayıncaķ.”
Hasan Basri Çantay
Rabbimin bana senin bağından daha hayırlısını vermesi, (Seninkinin) üstüne ise gökden yıldırımlar göndererek (bağının) kaypak (yalçın) bir toprak haaline gelivermesi me'müldür».
Hayrat Neşriyat
“Bununla berâber, olur ki Rabbim bana, senin bağından daha hayırlısını verir ve onun (senin bahçenin) üzerine gökten bir âfet gönderir de (o bağın, ot bitmeyen) kupkuru bir toprak hâline geliverir!”
İhsan Aktaş
Fakat Rabbim bana senin bahçenden daha iyisini verebilir ve onun (senin bahçenin) üzerine gökten bir âfet gönderir de kupkuru bir toprak hâline çevirebilir!
İlyas Yorulmaz
“Rabbimin senin bahçenden daha hayırlısını bana vereceğini, senin bahçenin üzerine gökten bir afet gönderse, bahçen yerle bir olabilir.”
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
Olur ki çalabım bana senin bağından daha iyisini verir, senin bağının üzerine de gökten yıldırımlar indirir de orası dümdüz olur.
İsmail Hakkı İzmirli
39, 41. «— Bağına girdiğin zaman, «Maaşallah lâ kuvvet-i illâ billah» [²] demeliydin. Beni kendinden daha az mal ve evlât sahibi görüyorsan olabilir ki Rabbim bana senin bağından daha iyisini verir, senin bağının üzerine de gökten bir belâ [³] gönderir de orası ayak kayacak dümdüz bir yere döner. Yahut bağının suyu çekilir de onu istemeye [⁴] asla gücün yetmez».
İsmail Yakıt
“Ola ki Rabbim bana senin bağından [cennet] daha hayırlısını verir ve seninkinin üzerine gökten hesap görücü bir âfet [husbânen] gönderir de orası kupkuru/çorak bir toprak hâline gelir.”
Kadri Çelik
“Belki Rabbim senin bağından daha hayırlısını bana verir, (seninkinin) üstüne de gökten yakıp yıkan bir afet gönderir de yalçın, çorak bir toprak kesiliverir.”
Abdullah Parlıyan
Umarım ki Rabbim bana, seninkinden daha hayırlı bir bağ verir, senin bu bahçene gökten bir afet geliverirde, kaypak ve kupkuru bir toprak oluverir.
Kuran Yolu
39-40. Keşke bağına girdiğinde, ‘Mâşal¬lah! Güç yalnız Allah’ındır’ deseydin! Eğer malca ve evlâtça beni kendinden güçsüz görüyorsan, ben de rabbimin, senin bağından daha iyisini bana vereceğini umuyorum. Allah senin bağına gökten âfetler gönderir de bağ boş ve kaygan bir zemin haline gelebilir.
Mahmut Kısa
Ne biliyorsun, bakarsın Rabb’im, bana seninkinden daha hayırlı bağlar, bahçeler verir ve senin bahçene gökten dolu, yağmur, sel, fırtına gibi bir afet gönderir de, şu güzelim bahçen, ot bitmez çıplak bir düzlüğe dönüşüverir!
Mahmut Özdemir
“Umulur ki rabbim, bana senin bahçenden daha hayırlısını verir. Seninkinin üzerine Gök’ten bir afet gönderir; kupkuru çıplak bir toprak oluverir”.
Mehmet Çakır
belli mi olur, bakarsın Rabb'im bana, senin bağından daha güzelini verebilir.
Mehmet Çoban
"Belki Rabbim bana, senin bağından daha iyisini verir. Senin bağına ise gökten yıldırımlar gönderir. Bağın kupkuru bir toprak olur."
Mehmet Okuyan
39,40. Bahçene girdiğinde “Maşallah! Kuvvet yalnızca Allah’a aittir.” deseydin ya! “Malca ve evlatça beni kendinden güçsüz görüyorsan, (şunu bil ki) belki Rabbim bana senin bahçenden daha iyisini verir; oraya (bahçene) gökten yıldırımlar gönderir ve kupkuru bir toprak hâline gelir.
Mehmet Türk
“Rabbim bana da senin bahçenden daha hayırlısını verebilir¹ ve senin bahçeni de gökten gelen bir afete uğratarak, kupkuru bir toprak haline getirebilir.”
Muhammed Esed
Rabbim bana senin bağından bahçenden pekala daha hayırlısını verebileceği gibi, [senin] bu [bahçe]ne gökten bir afet gönderir de [bahçen o zaman] yerle bir olabilir;
Mustafa Çavdar
–Belki de Rabbim bana, senin bağından daha iyisini verir. Senin bağının üzerine gökten bir afet gönderir de kupkuru bir çöle döndürür. 10/24
Ahmet Tekin
“Ümit edilir ki, Rabbim bana senin bağından daha iyisini verir. Senin bağına ise gökten yıldırımlar musallat eder de bağ, kupkuru bir toprak haline gelir.” dedi.
Mustafa İslamoğlu
kim bilir belki Rabbim bana senin bağından daha hayırlısını verir; seninkine de gökten bir âfet indirir de ot bitmez çöle döndürür;[²³⁹⁷]
Ömer Nasuhi Bilmen
«Umulur ki, Rabbim bana senin bağından daha hayırlısını verir ve senin bağın üzerine de gökten bir yıldırım gönderir de orası kayacık bir toprak kesilir.»
Orhan Kuntman
Umulur ki, Rabbim bana senin bağından daha hayırlısını verir ve senin bağın üzerine de, gökten bir yıldırım gönderir de, o güzelim bağın kurur, kaypak bir toprak parçası haline gelir.
Osman Fırat
Rabbim bana, senin bağından daha iyisini verebilir. Ve o(senin bağı)nın üzerine de gökten bir âfet gönderir de bağın kupkuru bir toprak kesilir.
Şaban Piriş
Rabbim bana, senin bahçenden daha iyisini verebilir. Seninkinin üzerine de gökten bir bela gönderir de kupkuru boş bir arazi haline gelir.
Satıraltı Meal (1534)
Ola ki beni yaradan Tañrı vire baña senüñ bostānuñdan yaḫşıraḳ. Daḫıgöndere senüñ bostānuñ üstine bir ṣā‘iḳa gökden. Pes ola emles ṭopraḳ kiüstinde hīç nesne bitmiş olmaya.
Suat Yıldırım
40, 41. Olur ki Rabbim senin bahçenden daha iyisini bana verir ve senin o bahçene gökten bir afet indirir de bağın kupkuru toprak kesilir; yahut bağının suyu çekilir de ondan artık büsbütün ümidini kesersin. ” [67, 30]
Süleyman Ateş
Rabbim bana, senin bağından daha iyisini verebilir. Ve o(senin bağı)nın üzerine de gökten bir hesap görme afeti gönderir de bağın kupkuru bir toprak kesilir.
Süleyman Tevfik (1927)
"Me'mûldur ki rabbim bana senin bağçenden daha hayırlısını virir. Ve senin bağçene de semâdan bir belâ indirüb mahv iderek dümdüz iyler."
Süleymaniye Vakfı
Bakarsın Rabbim bana senin bahçenden iyisini verir; seninkine de gökten hesabını görecek bir şey gönderir de çıplak ve kaygan bir yüzeye(toprağa) çevirir.
Ahmet Varol
Umulur ki Rabbim bana senin bağından daha hayırlısını verir, onun (seninkinin) üzerine de gökten yıldırımlar gönderir ve böylece kaygan bir toprak halini alır.
Ümit Şimşek
“Fakat bakarsın, Rabbim bana senin bağından daha hayırlısını verir; senin bağına ise gökten bir âfet indirir de orası kıraç bir toprağa dönüşür.
Yaşar Nuri Öztürk
Olabilir ki, Rabbim bana senin bağından daha değerlisini verir; seninkinin üzerine de gökten bir âfet gönderir de bağlığın yalçın bir toprak kesilir."
Ali Bulaç
'Belki Rabbim senin bağından daha hayırlısını bana verir, (seninkinin) üstüne gökten 'yakıp-yıkan bir afet' gönderir de kaygan bir toprak kesiliverir.'
Ali Fikri Yavuz
Olur ki Rabbim, bana, senin bağından daha hayırlısını verir; seninkinin üzerine de gökten bir âfet indiriverir de yalçın bir toprak oluverir.
Bahaeddin Sağlam
İşte pek yakında Rabbim, senin bağından daha yararlı bir bağ bana nasip edecektir, seninkine de gökten bir ateş indirecek, o bağ kupkuru kaygan bir zemin olacaktır.
Bayraktar Bayraklı
40,41. “Umulur ki Rabbim bana senin bahçenden daha iyisini verir ve seninkinin üzerine de gökten hesap görecek bir yıldırım gönderir de, orası kaygan, kuru bir yer olur. Yahut suyu çekilir de, artık, onu bir daha elde edemezsin” dedi.