Kehf Suresi 42. Ayet

Arabic Uthmani · Diyanet İşleri

42. Ayet

وَاُح۪يطَ بِثَمَرِه۪ فَاَصْبَحَ يُقَلِّبُ كَفَّيْهِ عَلٰى مَٓا اَنْفَقَ ف۪يهَا وَهِيَ خَاوِيَةٌ عَلٰى عُرُوشِهَا وَيَقُولُ يَا لَيْتَن۪ي لَمْ اُشْرِكْ بِرَبّ۪ٓي اَحَدًا

Derken bütün serveti helâk edildi. (Yıkılmış) çardakları üzerine çökmüş hâldeki bağına yaptığı harcamalar karşısında ellerini oğuşturuyor ve şöyle diyordu: “Keşke Rabbime hiçbir kimseyi ortak koşmasaydım..”

Diğer Türkçe mealler

Abdulbaki Gölpınarlı

Derken serveti mahvoldu da çardakları çökmüş, yerle bir olmuş bağında ellerini uğuşturarak keşke Rabbime hiçbir varlığı eş, ortak olarak tanımasaydım demeye başladı.

Besim Atalay (1965)

Yemişleri yok oldu, oraya harcadığı emekler karşısında elin oğuştururdu, çökmüştü çardakları bahçenin, «Ne olaydı Tanrım için, hiç kimseyi eş tutmamış olaydım» deseydi!

Cemal Külünkoğlu

Derken bütün serveti birden yok edildi. (Yıkılmış) çardakları üzerine çökmüş hâldeki bağına yaptığı harcamalar karşısında ellerini ovuşturmaya başladı ve şöyle dedi: “Keşke ben (de) Rabbime (zenginliğimi, çoluk çocuğumu, bahçemi ve) hiçbir şeyi ortak koşmasaydım!”

Cemil Said (1924)

Zenginin bağçesi harâb oldı tekmil meyveleri mahv oldı, asmaların yalnız sırıkları kaldı. Kâfir ellerini oğuşturdı. İtdiği mesârife acıdı "Âh kâşki Allâh isteye idi de âna hiç bir şerîk koşmıya idim" diyu bağırdı.

Diyanet Vakfı

Derken onun serveti kuşatılıp yok edildi. Böylece, bağı uğruna yaptığı masraflardan ötürü ellerini oğuşturup kaldı. Bağın çardakları yere çökmüştü. «Ah, diyordu, keşke ben Rabbime hiçbir ortak koşmamış olsaydım!»

Edip Yüksel

Derken, ürünü yok edildi. Çardakları üzerine yığılmış olan bağına verdiği emekten ötürü matem tutmaya ve "Keşke Rabbime ortak koşmasaydım," demeye başladı.

Elmalılı Hamdi Yazır

Derken bütün serveti istîlâ ediliverdi, bunun üzerine ona yaptığı masraflara kaarşı avuçlarını oğuşturup kaldı, o, çardakları üzerine çökmüş kalmıştı, ah, diyordu, nolaydım rabbıma hiç bir şerik koşmamış olaydım

Elmalılı (Sadeleştirilmiş)

Derken serveti yok edildi. Bunun üzerine bağına yaptığı masraflara karşı ellerini oğuşturmaya başladı. Bağ, çardakları üzerine yıkılmış kalmıştı, "Ah Keşke Rabbime hiçbir şeyi ortak koşmasaydım" diyordu.

Emrah Demiryent

Derken (kendisine verilen nimetlerin, Allah tarafından verildiğini unutarak, her şeyi kendinden bilen ve yeniden diriltilmeyi inkâr eden o kâfir kimsenin) bütün ürünleri (azabımız ile) yok edildi. O, çardakları yıkılmış (yerle bir olmuş bağının harap olmuş hâlini görünce) onun için harcadığına (emeğine/masrafına) yanarak ellerini ovuşturmaya (dövünmeye) başladı ve “Âh, keşke Rabbime hiç kimseyi/hiçbir şeyi ortak koşmasaydım!” dedi.

Abdullah-Ahmet Akgül

(Derken) Onun (gafil ve nankör kişinin) ürünleri (afetlerle) kuşatılıverdi. Artık o, (bağının bakımı) uğrunda harcadıklarına karşı avuçlarını (esefle) ovuşturuyordu. (Çünkü) O (bağın) çardakları yıkılmış durumdaydı, (ve artık) kendisi de şöyle diyordu: "Keşke Rabbime hiç kimseyi (ve hiçbir şeyi) ortak koşmasaydım! (Ve nankörlük yapmasaydım!)"

Erhan Aktaş

Onun ürünleri kuşatılıp bitirildi. Ve çardakları üzerine yıkılmıştı. Yaptığı harcamalara üzülerek ellerini ovuştururken, “Keşke ben Rabb'ime hiçbir şeyi ortak koşmasaydım.” diyordu.

Eski Anadolu Türkçesi

daħı helāk oldı yimişleri pes oldı döndürür iki ayasını anuñ üzere kim ħarc eyledi anda ol düşiciyiken [154a] baranaları üzere ya'nį üzüm çubuķlar daħı eydür “iy keşke ben ortaķ eylemeyedüm çalabuma kimseyi'.”

Hasan Basri Çantay

(Nihayet) onun bütün serveti istilâya uğratıldı, (bağı) uğrunda harcadıklarına karşı avuçlarını uğuşdurakaldı! (o bağın) çardakları yere çökmüşdü. Diyordu ki: «Nolaydım, Rabbime hiçbir (şey'i) ortak tutmayaydım»!

Hayrat Neşriyat

Derken (bütün) geliri (helâk ile) kuşatıldı; bunun üzerine oraya harcadıklarına karşı(yanarak) avuçlarını ovuşturmaya başladı; artık orası çardakları üzerine çökmüş bulunan(harâb olmuş) bir hâlde idi ve (o): “Keşke Rabbime kimseyi ortak koşmasaydım!” diyordu.

İhsan Aktaş

Ve (gerçekten de o şımarık ve inkârcı kişinin bahçesi, bir gün bütün) ürünleri (kökünden silip süpüren bir afet tarafından çepeçevre) kuşatıldı da, çardakları üzerine yıkılmış durumda olan bağın karşısında, boşa giden emek ve sarfettiklerine içi yanarak, ellerini ovuşturup dövünmeye başladı ve “Ah ne olurdu, Rabbimden başkasına tanrısal nitelikler yakıştırmamış olsaydım” diyordu.

İlyas Yorulmaz

O adamın ürünleri kuşatılmış, altı üstüne gelmiş bahçeden elde ettiği nafakasının yok olması karşısında, ellerini ovuşturarak çaresizlik içerisinde “Keşke Rabbime hiçbir kimseyi ortak koşmasaydım” demişti.

İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu

Bütün ürünleri yok olmuştu. Bunun üzerine oraya harcadıklarını düşünüp çökmüş çardaklarını karşısında iki elini ovuşturmaya başladı da şunu söyledi: "Ne olurdu çalabıma hiçbir nesneyi eş koşmasaydım."

İsmail Hakkı İzmirli

Meyvesi felâkete uğradı [⁵]. Ertesi sabah o hâli görünce ona harcettiği paraya [⁶] karşı el oğuşturmaya başladı, bağın ise çardakları çökmüştü. «— Keşke Rabbime hiçbir ferdi ortak tutmayaydım!» diyordu.

İsmail Yakıt

Nihayet (bir gün bir âfet oldu) onun ürünü/serveti yok edildi. Çardakları üzerine yıkılmış durumda olan bağının karşısında ona harcadıklarına acıyarak ellerini ovuşturmaya başladı ve “Ah! Keşke ben Rabbime hiç kimseyi ortak koşmasaydım” diyordu.

Kadri Çelik

(Derken) Onun ürünleri (afetlerle) kuşatılıverdi. Artık o, uğrunda harcadıklarına karşı avuçlarını (esefle) ovuşturup duruyordu. O bağ ürünlerden boşalmış, öylece ıpıssız kalıvermişti. Kendisi de şöyle diyordu: “Keşke Rabbime hiç kimseyi ortak koşmasaydım!”

Abdullah Parlıyan

Derken o inkârcı kişinin bütün ürünleri yok edildi de, çardakları üzerine yıkılmış durumda olan bağın karşısında, boşa giden emek ve sarfettiklerine içi yanarak, ellerini oğuştura oğuştura: “Ah ne olurdu, Rabbimden başkasına tanrısal nitelikler yakıştırmamış olsaydım” demeye başladı.

Kuran Yolu

Çok geçmeden adamın ürünleri (felâketlerle) kuşatıldı. Sahibi, çardakları yere çökmüş haldeki bağı uğruna yaptığı masraflardan ötürü çırpınmaya başladı. “Ah” diyordu, “Keşke ben rabbime hiçbir şeyi ortak koşmamış olsaydım!”

Mahmut Kısa

Ve gerçekten de adamın bahçesi, bir gün bütün ürünleri kökünden silip süpüren bir afet tarafından çepeçevre kuşatıldı. O inkârcı adam, çardakları yerle bir olmuş bahçesinin bu acıklı hâlini görünce, onun için harcadığı emeğe yanarak ellerini ovuşturup dövünmeye başladı: “Ah, keşke Rabb’ime hiçbir varlığı ortak tanımasaydım! Ne olurdu, arkadaşımın tavsiyesini dinleyip yalnızca Rabb’ime kulluk etseydim!” diyordu.

Mahmut Özdemir

Onun ürünleri kuşatıldı. Çardakları üzerinde bomboş kaldı. Orada harcadıkları boşa gitti. Diyor ki: -“Ah keşke rabbime kimseyi ortak koşmasaydım!”.

Mehmet Çakır

Bir gün adamın tüm meyvesi bir anda kül oldu. Adam ise, çardağına oturmuş, yaptığı harcamalar için ah edip ellerini ovuşturuyor: " keşke Tanrı ile arama bir şey sokmasaydım " diye söyleniyordu.

Mehmet Çoban

Derken bütün serveti helak edildi. Yanıp kül olmuş, çardakları üzerine çökmüş haldeki bağını görünce yaptığı harcamalar karşısında ellerini ovuşturarak şöyle diyordu: "Keşke Rabbime hiçbir kimseyi ortak koşmasaydım! Sadece Rabbimin yasalarına uyarak yaşasaydım! Şımarık, kibirli ve burnu büyük olmasaydım!"

Mehmet Okuyan

(O şımarık kişinin) serveti kuşatılmıştı (yok edilmişti). Böylece, çardakları üzerine yıkılmış hâlde (bahçesiyle ilgili) yaptığı harcamalar yüzünden ellerini ovuşturarak şöyle diyordu: “Ah, eyvah, keşke Rabbime kimseyi ortak koşmamış olsaydım!”

Mehmet Türk

(Derken) o adamın serveti helâk ediliverdi. O (bağın) çardakları alt üst olmuş durumdayken (adam) bahçesine yaptığı masraflara yanarak:¹ “Keşke Rabbime kimseyi ortak koşmasaydım.” diyordu.

Muhammed Esed

Ve [gerçekten de böyle oldu:] ürünlerle dolup taşan bahçeleri çepeçevre târümâr edildi; ve o [bahçenin] târümâr olmuş çitleri, çardakları karşısında, boşa giden emeğine yanarak ellerini oğuştura oğuştura: “Ah, n’olurdu, Rabbimden başkasına tanrısal nitelikler yakıştırmamış olsaydım!” demekten başka söyleyecek bir şey bulamadı.

Mustafa Çavdar

Nihayet bir afet geldi ve onun varını yoğunu aldı götürdü. Adam tarumar olmuş bağına girince boşa giden emeklere, çökmüş çardaklara bakıp ellerini ovuşturarak pişmanlığını şöyle dile getiriyordu “Ah keşke Rabbime hiç kimseyi ortak ederek şirk koşmasaydım.” 56/63...70

Ahmet Tekin

Derken onun serveti yok edildi. Böylece bağı uğruna yaptığı masraflardan dolayı ellerini ovuşturarak sabahı sabah etti. Bağın çardakları yere çökmüştü. “Ah, keşke ben ilâhlığında, otoritesinde, mülkünde, tasarruflarında Rabbime hiçbir ortak koşmamış olsaydım.” diyordu.

Mustafa İslamoğlu

Nihayet, berikinin bütün serveti mahvedildi; kökü göğe gelip tarumar olmuş o bağın karşısında durmuş, heba olan emeğine yanıp ellerini ovuşturarak diyordu ki: “Ah n’olaydım, keşke Rabbime hiç kimseyi ortak koşmamış olaydım!”

Ömer Nasuhi Bilmen

Ve meyvesini (servetini) helâk kapladı. Artık ona sarfettiği şeylerden dolayı iki avucunu ovuşturmaya başladı. O (bağ) ise çardakları üzerine çökmüş idi ve diyordu ki: «Ne olurdu ben Rabbime bir ferdi şerik koşmamış olsaydım!»

Orhan Kuntman

Derken, onun bütün serveti kuşatılıp yok edildi; harcadığı emeklere içi yanarak iki avucunu oğuşturmaya başladı. O bağın çardakları yere çökmüştü. (Çok pişman olmuştu) "Ah, ne olaydı da Rabbime hiçbir şeyi ortak koşmamış olaydım" diye yanıp yakınıyordu.

Osman Fırat

Ve ürünü yok edildi, çardakları üzerine yıkılmış durumda olan(bağ)ın karşısında ona harcadıklarına acıyarak ellerini uğuşturmağa başladı: "Âh nolaydı, ben Rabbime kimseyi ortak koşmamış olaydım!" diyordu.

Şaban Piriş

Bir sabah kalktığında ürünleri yok edilmiş, çardakları ise çökmüştü:-Keşke Rabbime kimseyi ortak koşmasaydım, diyerek; ona sarfettiği emeğe avuçlarını ovuşturuyordu.

Satıraltı Meal (1534)

Helāk oldı barça mālı, pes elin biri birine vurup ḳaldı ḥasretden ḫarc itdügi māl‐ıçun. Ol bostān üstine ol düşmiş‐iken aşaġası yuḳaru olup. Daḫı ey‐dürdi: Kāşki ben şirk getürmeye‐y‐düm beni yaradan Tañrıya birnesne.

Suat Yıldırım

Çok geçmeden, bütün serveti kül oldu. . . Sahibi bu halini görünce, bağın çökmüş çardakları karşısında, yaptığı masraflarına, harcadığı emeklere acıyıp avuçlarını oğuştura kaldı! “Ah! ” diyordu, “n'olaydım, Rabbime ibadette hiçbir şeyi ortak yapmamış olaydım! ”

Süleyman Ateş

Derken (o inkarcı kişinin) ürünü yok edildi, çardakları üzerine yıkılmış durumda olan(bağ)ın karşısında ona harcadıklarına acıyarak ellerini uğuşturmağa başladı: "Ah nolaydı, ben Rabbime kimseyi ortak koşmamış olaydım!" diyordu.

Süleyman Tevfik (1927)

Diğeri bostanının meyvesi mahv oldığından ve çardakları yıkılub yere düşdiğinden ona sarf iylediği vakit ve nakdi düşünerek ellerini uğuşdırır ve: "Âh kâşki rabbime kimseyi şerîk itmeye idim." dirdi.

Süleymaniye Vakfı

Ve ürünü kuşatıldı. Bahçe, çardakları üzerinde boş bir yığın halini aldı. Yaptığı harcamaya karşılık ellerini ovuşturup şöyle demeye başladı: "Keşke Rabbime hiç kimseyi ortak saymasaydım.”

Ahmet Varol

Derken ürünleri kuşatıldı ve onun için harcadıklarına (içi giderek) avuçlarını oğuşturmaya başladı. (Bağın) çardakları yıkılmış durumdaydı. Kendisi de: "Keşke Rabbime hiç kimseyi ortak koşmasaydım" diyordu.

Ümit Şimşek

Nitekim onun bütün ürünü birgün felâkete uğrayıverdi. O ise, bağının alt üst olmuş çardakları karşısında, harcadığı paraya ve emeğe yanarak ellerini birbirine vuruyor, “Ne olurdu, Rabbime kimseyi ortak koşmasaydım!” deyip duruyordu.

Yaşar Nuri Öztürk

Derken bütün ürününe el kondu. Bağ sahibi, çardakları üzerine çökmüş bulunan bağ için harcadıklarına vahlanarak avuçlarını ovuşturuyor ve şöyle diyordu: "Ne olurdu, Rabbime hiç kimseyi ortak koşmasaydım!"

Ali Bulaç

(Derken) Onun ürünleri (afetlerle) kuşatılıverdi. Artık o, uğrunda harcadıklarına karşı avuçlarını (esefle) oğuşturuyordu. O (bağın) çardakları yıkılmış durumdaydı, kendisi de şöyle diyordu: 'Keşke Rabbime hiç kimseyi ortak koşmasaydım.'

Ali Fikri Yavuz

Nihayet o kâfirin bütün serveti helâk edildi. Bunun üzerine bağına yaptığı masrafa karşı, avuçlarını oğuşturmaya durdu. Bağ, çardakları üzerine yıkılmış kalmıştı. “Ah ne olaydım! Rabbime hiç bir ortak koşmamış olaydım.” diyordu.

Bahaeddin Sağlam

(Belalar) her taraftan (öbürünün) malını kuşattı. Çardaklarıyla beraber yerle bir olmuş o bağın karşısına geçip, yaptığı masraflara üzülerek ellerini ovuşturup: “Keşke, Rabbime hiçbir şeyi ortak koşmasaydım” demeye başladı.

Bayraktar Bayraklı

Derken onun serveti kuşatılıp yok edildi. Böylece, bağı uğruna yaptığı masraflardan ötürü ellerini ovuşturup kaldı. Bağın çardakları yere çökmüştü. “Âh, keşke, Rabbime hiçbir ortak koşmamış olsaydım!” diyordu.