67. Ayet
قَالَ اِنَّكَ لَنْ تَسْتَط۪يعَ مَعِيَ صَبْرًا
Adam, şöyle dedi: “Doğrusu sen benimle beraberliğe asla sabredemezsin.”
Arabic Uthmani · Diyanet İşleri
قَالَ اِنَّكَ لَنْ تَسْتَط۪يعَ مَعِيَ صَبْرًا
Adam, şöyle dedi: “Doğrusu sen benimle beraberliğe asla sabredemezsin.”
O, sen dedi, benimle beraber bulunmaya dayanamazsın.
O dedi ki: «Sen benim yanımda hiç sabredemezsin
67-68. (Kul,) şöyle dedi: “Doğrusu sen benimle beraberliğe asla sabredemezsin. İç yüzünü kavrayamayacağın bir bilgiye nasıl sabredebilirsin ki?”
67, 68. O: "Benimle bulunmağa sabır idemezsin, ma’nâsını anlayamıyacağın ba’zı şeylere nasıl sabır idebilürsin?" cevâbını virdi.
Dedi ki: Doğrusu sen benimle beraberliğe sabredemezsin.
"Sen benimle birlikte olmaya dayanamazsın," dedi,
Doğrusu, dedi: sen benimle sabredemezsin
(Hızır) dedi ki: "Doğrusu sen benimle asla sabredemezsin.
O (Hızır) ise, “Sen benimle beraber bulunmaya asla sabredip dayanamazsın” dedi.
O (Zat, Hızır AS) ise: "Doğrusu, sen benimle birlikte kalmaya ve (yaptıklarıma katlanmaya) asla sabredip dayanamazsın!"
Sen, benimle beraber olmada sabretmeye asla güç yetiremezsin.
eyitti “bayıķ sen hergiz gücüñ yitmeye benüm-ile ķatlanmaġa.”
O da (Musâya): «Doğrusu sen benim beraberimde sabretmiye asla muktedir olamazsın».
(Hızır, cevâben şöyle) dedi: “Doğrusu sen, berâberimde sabretmeye aslâ güç yetiremezsin!”
(O kul) dedi ki: "Doğrusu" sen benimle beraberliğe (olacaklar yüzünden) sabredemezsin.
O’da “Sen benimle beraber olmaya tahammül edip sabır gösteremezsin.”
O da dedi: "Doğrusu, senin benimle birlikte katlanmaya gücün yetmeyecektir.
67, 68. O, dedi ki benimle bulunmaya sabır edemezsin, ilminin, iç yüzünü kavrayamadığı bir şeye nasıl sabredersin?
O da “Doğrusu sen benimle beraber sabredemezsin.”
Dedi ki: “Gerçekten sen, benimle birlikteliğe sabretmeye güç yetiremezsin.”
O da: “Sen benimle birlikteyken, olacak olanlara katlanamazsın” dedi.
67-68. O kul, “Doğrusu sen benimle beraberliğe sabredemezsin, (iç yüzünü) kavrayamadığın bir şeye nasıl sabredersin?” dedi.
Hızır, “Elbette fakat sen bir insan olarak, sana bildirilen ilâhî kurallara uymakla yükümlü olduğundan, benimle arkadaşlığa kesinlikle dayanamaz ve yaptıklarıma —doğal olarak— karşı çıkarsın!” dedi. Ve ekledi:
Dedi ki: -“Sen, benimle birlikte sabredemeyeceksin”.
Adam: " Bana katlanamazsın " dedi ve ekledi:
Adam dedi ki: "Doğrusu benimle beraberliğe sabredemezsin!"
(O bilge melek) şu cevabı vermişti: “Doğrusu sen benimle beraberliğe sabredemezsin.
O da: “gerçekten sen, benimle beraberliğe asla sabredemezsin.” dedi.¹
[Öteki;] “Sen benimle birlikte(yken olacak olanlara) katlanamazsın” dedi,
O da: – Sen benimle birlikte olmaya katlanamazsın.
Sâlih kulumuz Hızır: “Sen benimle birlikte bulunmaya asla sabredemezsin” dedi.
O “Korkarım ki sen benimle birlikteliğe sabredemezsin!” dedi (ve ekledi):
Dedi ki: «Şüphe yok sen benimle beraber sabra kâdir olamazsın.»
Hızır: "Kuşkusuz sen benimle bulunmaya (benim yaptıklarıma) katlanamazsın.
(O da): "Sen benimle beraber bulunmağa sabredemezsin" dedi.
O da: -Sen benimle olmaya sabredemezsin, dedi.
Ḥıżr eyitdi: Senüñ gücüñ yitişmez benümle ṣabr eylemege, didi.
67, 68. “Doğrusu” dedi, “sen benimle beraberliğe sabredemezsin. Bütün yönleriyle kavrayamadığın meseleler karşısında nasıl kendini tutabilirsin ki? ”
(O da): "Sen benimle beraber bulunmağa dayanamazsın" dedi.
O: "Sen benimle sabra kâdir olamazsın" didi.
"Sen benimle birlikte olmaya dayanamazsın” dedi.
O da dedi ki: "Doğrusu sen benimle sabretmeye güç yetiremezsin.
O ise “Sen benim beraberliğime tahammül edemezsin,” dedi.
Dedi: "Doğrusu sen benimle beraberliğe dayanamazsın."
Dedi ki: 'Gerçekten sen, benimle birlikte olma sabrını göstermeye güç yetiremezsin.'
Hızır dedi ki: “- Doğrusu sen benimle asla sabredemezsin.
O abd: “Sen, benimle beraber kalmaya, sabretmeye dayanmazsın” dedi.
O kul, “Sen benimle birlikte olmaya sabredemezsin.”