43. Ayet
يَٓا اَبَتِ اِنّ۪ي قَدْ جَٓاءَن۪ي مِنَ الْعِلْمِ مَا لَمْ يَأْتِكَ فَاتَّبِعْن۪ٓي اَهْدِكَ صِرَاطًا سَوِيًّا
“Babacığım! Doğrusu, sana gelmeyen bir ilim bana geldi. Bana uy ki seni doğru yola ileteyim.”
Arabic Uthmani · Diyanet İşleri
يَٓا اَبَتِ اِنّ۪ي قَدْ جَٓاءَن۪ي مِنَ الْعِلْمِ مَا لَمْ يَأْتِكَ فَاتَّبِعْن۪ٓي اَهْدِكَ صِرَاطًا سَوِيًّا
“Babacığım! Doğrusu, sana gelmeyen bir ilim bana geldi. Bana uy ki seni doğru yola ileteyim.”
Gerçekten de ata, sence bilinmeyen bir bilgiye sahip oldum ben, artık bana uy da seni dosdoğru yola ileteyim.
Ey babam! Sende bulunmıyan bilgi, bana gelmiştir; bana uy da, seni doğru yola kılavuzlıyam
“Babacığım! Doğrusu, sana gelmeyen bir ilim bana geldi. Bana tabi ol ki seni doğru yola ileteyim.”
Sana vâsıl olmıyan ’ilmin bir kısmı bana bildirildi. Beni ta’kîb it, seni selâmet yoluna sevk ideyim.
Babacığım! Hakikaten sana gelmeyen bir ilim bana geldi. Öyle ise bana uy ki, seni düz yola çıkarayım.
"Babacığım, bana, sana gelmeyen bir bilgi geldi. Beni izle de seni düzgün yola ileteyim."
 babacığım emin ol bana ilimden sana gelmiyen hakikat geldi, gel bana uy da seni bir düz yola çıkarayım
"Babacığım! Doğrusu sana gelmeyen bir ilim bana geldi. O halde bana uy da, seni doğru bir yola eriştireyim."
(Yine demişti ki:) “Ey babacığım! Doğrusu, sana gelmeyen bir ilim, (Allah’tan başkasına ibadet edenlerin azap göreceğine dair bilgiler, peygamber olmam sebebi ile) bana geldi (bildirildi). Bana uy ki, seni dosdoğru (hak) yola ileteyim.
"Babacığım, gerçek şu ki bana, sana gelmeyen (ve bilemeyeceğin İlahi) bir ilim geldi. Artık bana tâbi ol, ki seni düzgün ve doğru bir yola eriştireyim."
“Ey babacığım! Sana gelmeyen bir ilim¹ bana geldi. O halde bana uy. Ki seni dosdoğru olan yola ileteyim.”
“iy atam! bayıķ ben geldi baña 'ilmden ol nesene kim gelmedi saña pes uyġıl baña yol gösterem saña ŧoġru yol.”'
«Ey atam, bana muhakkak ki sana gelmeyen bir ilim gelmişdir. O halde bana uy da seni dümdüz bir yola çıkarayım».
“Ey babacığım! Muhakkak ki ben (bir peygamberim), ilimden sana gelmeyen (bir hakikat) gerçekten bana gelmiştir! Öyle ise bana tâbi' ol ki seni doğru bir yola eriştireyim!”
"Ey babacığım! Şüphesiz bana (sana ulaşmamış olan) hakikat bilgisinden bir pay ulaşmış bulunuyor; öyleyse bana tabi ol ki, (bana gelen o hakikat bilgisiyle) seni dosdoğru bir yola yönlendireyim!"
“Ey Babacığım! Sana gelmemiş bir bilgi, şüphesiz bana geldi. Bana tabi ol ki, bende seni doğruluk seviyesi en yüksek bir yola ileteyim.”
Ey babacığım! İşte sana gelmiyen bilim bana gelmiştir. Öyleyse, bana uy da doğru yola ileteyim.
«—- Babacığım! Sana müyesser olmayan bilgi bana müyesser oldu. Bana tabi ol ki seni doğru yola götüreyim.
“Ey babacığım, muhakkak ki sana gelmeyen bir ilim bana geldi. Bana tabi ol ki, seni dosdoğru bir yola çıkarayım.”
“Babacığım! Şüphesiz sana gelmeyen bir ilim geldi bana. Artık bana tabi ol, seni düzgün bir yola hidayet edeyim.”
Ey babacığım! Sana gelmeyen bilgi bana geldi. Bana uy, seni doğru yola götüreyim.
Babacığım! Sana gelmeyen bir bilgi hakikaten bana geldi, bu sebeple bana uy ki seni düz yola çıkarayım.
“Babacığım; inan ki, senin ve peşinden gittiğin şu insanların hiç bilmediği bir bilgi ulaştı bana, o hâlde bana uy ki, seni dosdoğru yola ileteyim.”
“Babacığım! Sana gelmemiş İlim’den (Bilgi’den) bana geldi; bana tâbi’ ol; seni düz bir yola eriştireyim”.
Babacığım! Ben, senin farkında olmadığın bir takım ilahî bilgilere sahibim. Bana 'olur' de, seni doğru yola götüreyim.
"Babacığım! Bana, Rabbimden senin bilmediğin bilgi geldi. Bana uy! Seni düzgün bir yola ileteyim!"
Ey babacığım! Şüphesiz ki sana gelmeyen bir ilim (Allah tarafından) bana geldi. Bana uy ki sana düzgün (doğru) yolu göstereyim.
(Devamla): “Ey babacığım! Gerçekten bana, sana gelmeyen bir ilim geldi. Hemen bana uy da seni hak yola ulaştırayım.”
“Ey babacığım, gerçek şu ki, senin hiç haberdar olmadığın bir bilgi ışığı ³² ulaştı bana; öyleyse bana uy ki seni dosdoğru bir yola çıkarayım.
Babacığım, gerçekten bana, sana gelmeyen bir bilgi/vahiy gelmiştir. Öyleyse bana uy da seni dosdoğru yola yönlendireyim. 6/74...85, 2/124...135, 3/65...68, 14/35...41, 16/120…123, 22/78, 26/69...103, 60/4...6
“- Babacığım, ben, sana gelmeyen bilgilerin, sana verilmeyen ilâhî ilmin kesinlikle bana vahyedildiği kimseyim, peygamberim. O halde bana tâbî ol da, seni doğru, dengeli bir yola, İslâmî hayat tarzına kavuşturayım.”
“Ey babacığım! İnan ki bana, sana ulaşmamış olan hakikat bilgisinden bir pay ulaşmış bulunuyor;[²⁵⁰²] öyleyse bana uy ki, seni dosdoğru bir yola yönlendireyim!”
Ey atacığım! Muhakkak ki, ilimden sana gelmeyen, bana gelmiştir. Artık bana tâbi ol, seni bir doğru yola eriştireyim.»
(Oğlun olduğum için beni küçük görsen de bil ki) Sana gelmeyen ilim, Rabbim'den bana ihsan buyurulmuştur!.. Artık bana tabi ol da, seni doğru (düz) yola ileteyim.
"Babacığım! Doğrusu, sana gelmeyen bir ilim bana geldi. Bana uy ki seni doğru yola ileteyim. "
Babacığım, gerçekten bana, sana gelmeyen bir bilgi gelmiştir. Hadi bana uy da seni dosdoğru bir yola ileteyim.
Yā atam, taḥḳīḳ baña geldi ‘ilmden, ol nesne ki saña gelmeyüpdür. Pesbaña uy ki saña doġru yol gösterem.
“Babacığım, sana ulaşmayan bir ilim, geldi bana, ne olur bana tâbi ol da seni dümdüz bir yola çıkarayım”
Babacığım, bana sana, gelmeyen bir bilgi geldi; bana uy, seni düzgün bir yola ileteyim.
"Ey Babam! Tahkîk bana 'ilimden sana gelmeyen şey geldi. Bana ittibâ' it ki seni doğrı yola götüreyim."
Ey babacığım! Sana gelmemiş olan bir bilgi bana geldi. Bana uy da sana düzgün bir yol göstereyim.
Ey babacığım! Muhakkak ki bana, sana gelmeyen ilim geldi. Bana uy da seni düzgün bir yola ileteyim.
“Babacığım, sana gelmeyen bir bilgi bana ulaşmış bulunuyor. Bana uy ki seni doğru bir yola ulaştırayım.
"Babacığım, bana ilimden, sana ulaşmayan bir nasip geldi. O halde bana uy ki, seni düzgün bir yola ileteyim!"
'Babacığım, gerçek şu ki, bana, sana gelmeyen bir ilim geldi. Artık bana tabi ol, seni düzgün bir yola ulaştırayım.'
Ey babam! Gerçekten bana, sana gelmiyen ilim gelmiştir (Allah'ı bilmişimdir). O halde, bana uy da, seni doğru bir yola ileteyim.
Ey babacığım! Şüphesiz sana gelmeyen bilgi, bana geldi.. Bana uy, sana dosdoğru bir yolu göstereyim.
“Ey babacığım! Bana, senin hiç haberdar olmadığın bir bilgi ulaştı. Öyleyse buna uy ki seni dosdoğru bir yola götüreyim.”